...

Türk Dünyası Raporu Eylül 2020

AZERBAYCANAzerbaycan bayrağı

Türkiye ve Azerbaycan medya platformu için mutabakata vardı

Türkiye-Azerbaycan medya platformu kurulması için mutabakata varıldı. Gelişmeyi İletişim Başkanı Fahrettin Altun duyurdu. İletişim Başkanı Altun, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika Dairesi Başkanı Hikmet Hacıyev ve beraberindeki heyetle görüştü.

Görüşmede, TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren ile RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin de yer aldı.

Fahrettin Altun, Türkiye-Azerbaycan Medya Platformu için mutabakata varıldığını açıkladı. Mutabakat çerçevesinde iki ülke medyasının entegre bir şekilde hareket etmesi sağlanacak. Sosyal medyada ortaya atılan iddia ve kara propagandalarla mücadele için ortak stratejiler üretilecek. 

İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre Altun, programda yaptığı konuşmada hem Türkiye’nin hem de Azerbaycan’ın, hayati çıkarlarına ve mevcudiyetlerine yönelik muhtelif tehditlerle karşı karşıya olduğunu, bu saldırıların doğrudan doğruya Türk milletine ve Türklüğe karşı yapıldığını ifade etti.

Söz konusu saldırılarla yalnızca askeri anlamda karşılaşmadıklarını belirten Altun, aynı zamanda hem Türkiye’ye hem de Azerbaycan’a yönelik itibar suikastlarına ve algı operasyonlarına kalkışıldığını dile getirdi.

Bakü’nün kurtuluşunun 102. yıl dönümünde tören düzenlendi

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’nün Kafkas İslam Ordusu tarafından Ermeni ve Bolşevik çetelerden kurtarılışının 102. yıl dönümü münasebetiyle Bakü Türk Şehitliği’nde tören düzenlendi.

Törene, Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral, Askeri Ataşe Tuğgeneral İsmail Hakkı Köseali ve Azerbaycanlı askeri yetkililer katıldı.

Büyükelçi Özoral’ın Şehitlik Anıtı’na çelenk koymasıyla başlayan törende, şehitler için saygı duruşunda bulunuldu. Azerbaycan Savunma Bakanlığı adına da Harp Akademisi Başkanı Korgeneral Haydar Piriyev anıta çelenk bıraktı. Şehitlik anı defterinin imzalayan Büyükelçi Özoral daha sonra beraberindekilerle Bakü Şehitler Hıyabanı’nı da ziyaret etti.

Öte yandan bir grup sivil toplum kuruluşu temsilcisi anıtın yakınlarda toplanarak tatbikat için gelen Türk ordusunun Azerbaycan’da kalması için gösteri yaptı.

Türk ve Azerbaycan bayrakları taşıyan kalabalık, “Türkiye kal” sloganı attı.

- Kafkas İslam Ordusu ve Bakü’nün kurtuluşu

Azerbaycan, 28 Mayıs 1918’de bağımsızlığını ilan ettikten sonra 4 Haziran 1918’de Osmanlı Devleti ile Batum’da anlaşma imzaladı. Anlaşma, iki devlet arasında siyasi, hukuki, ticari ve askeri alanlarda dostane ilişkiler kurulmasını öngörüyordu. Azerbaycan, anlaşmanın 4. maddesi uyarısınca Ermeni ve Bolşevik çetelerin işgaline karşı Osmanlı hükümetinden yardım istedi.

Enver Paşa’nın 28 yaşındaki kardeşi Nuri Paşa’nın (Killigil) çabalarıyla kurulan Kafkas İslam Ordusu, Filistin Cephesi’nden getirilen 106. ve 107. piyade ile 56. topçu alayları ile takviye edilerek Bakü ve Azerbaycan’ın diğer illerinin Ermeni ve Bolşevik çetelerden kurtarılması için görevlendirildi.

Gence’ye ulaşan Kafkas İslam Ordusu’ndaki asker sayısı, Azerbaycan kolordusundan yapılan bin kişilik takviyeyle 12 bine ulaştı.

Güzergâhındaki Göyçay, Salyan, Ağsu ve Kürdemir’i de Bolşevik birlikleri ve Ermeni çetelerinden temizleyen ordu, 15 Eylül 1918’de 30 saat süren şiddetli muharebelerden sonra Bakü’yü kurtardı. Bakü’de halkın coşkuyla karşıladığı Osmanlı askerleri, kentte geçit töreni düzenledi.

Kafkas İslam Ordusu, Bakü’nün kurtuluşu için yaptığı mücadelede 1130 şehit verdi.

Azerbaycan’ın Bakü, Şeki, Şamahı, Gobustan, Göyçay, Kürdemir, Neftçala, Hacıkabul ve Guba gibi birçok bölgesinde Kafkas İslam Ordusu askerlerinin defnedildiği 14 Türk şehitliği bulunuyor.

Azerbaycan’da seferberlik ilan edildi

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ülkede seferberlik ilan edilmesine yönelik kararı imzaladı.

Karara göre Azerbaycan Seferberlik ve Askerlik Devlet Hizmeti, askerî görevli bulunan vatandaşların seferberlik için askere alınmasını ve askeri nakliye konularıyla ilgili tedbirleri hayata geçirecek.

Aliyev, kararla ilgili tüm konuların çözümünü de Bakanlar Kuruluna havale etti. Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında, Ermeni güçlerin Azerbaycan sivil yerleşim birimlerine ateş açması üzerine çatışmalar başlamıştı.

Azerbaycan ordusu karşı saldırı başlatmış ve bazı yerleşim birimlerini işgalden kurtarmıştı.

Azerbaycan topraklarını geri alıyor

Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında sabah saatlerinde Ermeni güçlerinin Azerbaycan sivil yerleşim birimlerine ateş açması üzerine başlayan çatışmalar sürüyor.

Azerbaycan Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, Ermenistan ordusunun, saat 06.00 sıralarında cephe hattı boyunca geniş kapsamlı provokasyonda bulunarak Azerbaycan ordusunun mevzilerine ve sivil yerleşim birimlerine büyük çaplı silahlar, top ve havanlarla ateş açtığını belirtti.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, saldırının ardından yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, “Ermenistan’ın başlattığı saldırı neticesinde şehit ve yaralılarımız var. Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak. Ermenistan ordusuna ait askeri araçları imha ettik.” diye konuştu.

Söz konusu saldırıların sürekli hale geldiğine işaret eden Aliyev, “Temmuzda Ermenistan-Azerbaycan devlet sınırında, Tovuz istikametinde, yeniden top ateşleri neticesinde sivillerimiz ve bir hane zarar görmüştür. Bu Ermeni faşizminin gelecekteki göstergesidir.” dedi.

Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Azerbaycan ordusu komutanlığının sivil halkın güvenliğini sağlamak için tüm cephe boyunca bir karşı saldırı başlatmaya karar verdiği ifade edildi. “Kara birliklerinin, tank birimlerinin, füze ve topçu birliklerinin, insansız hava araçlarının desteğiyle cephede ve savunmanın derinliklerinde bulunan çok sayıda Ermeni askerini, tesis ve askeri araçlarını tespit ederek imha ettiği” aktarılan açıklamada, cephe hattının farklı yönlerinde Ermenistan’a ait 12 adet OSA uçaksavar füze sisteminin de imha edildiği belirtildi.

Azerbaycan Askeri Komutanlığı, işgal altındaki Ağdere bölgesindeki Ermeni silahlı kuvvetlerinin garnizon komutanına, can kayıplarının artmaması için “direnmemeleri ve teslim olmaları” çağrısında bulundu.

Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Ermeni garnizonun teslim olduğu takdirde, savaş esirleri ve sivil rehinelere yönelik muamelenin, Cenevre Sözleşmesi ve diğer uluslararası hukuk normlarına uygun yürütüleceği kaydedildi.

Azerbaycan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Yarbay Anar Eyvazov, düzenlediği basın toplantısında, Ermeni güçlerinin Azerbaycan sivil yerleşim birimlerine ateş açması üzerine başlatılan karşı saldırıda, uzun yıllardır işgal altında olan Fuzuli bölgesinin Karahanbeyli, Gervend, Köy Gerediz, Yukarı Abdurrahmanlı köyleri ile Cebrayıl bölgesinin Büyük Mercanlı ve Nüzgar köylerinin Azerbaycan ordusunun kontrolüne geçtiğini bildirdi.

Ermenistan hükümeti, Dağlık Karabağ’daki vaziyet nedeniyle ülkede “savaş durumu” ve “genel mobilizasyon” ilan etti. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Ermenistan hükümetinin Dağlık Karabağ’daki vaziyet nedeniyle ülkede “savaş durumu” ve “genel mobilizasyon” ilan ettiğini bildirdi.

Azerbaycan Milli Meclisi, ülkenin bazı şehir ve bölgelerinde “savaş hali” ilan edilmesi kararı aldı.

Milli Meclis, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında yaşanan çatışmalar nedeniyle ülkenin bazı bölgelerinde “savaş hali” ilan edilmesi yönündeki kararını onayladı.

Olağanüstü toplantıda kabul edilen karar gereği, “savaş hali” devam ettiği sürece Azerbaycan vatandaşlarının ve ülkedeki yabancıların anayasal hak ve özgürlükleri ile mülkiyet hakları kısmen ve geçici olarak kısıtlanacak.


KAZAKİSTANKazakistan bayrağı

Kazakistan, 2025 yılına kadar 15 milyar dolarlık petrokimya yatırımı yapacak

Kazakistan’ın 2025 yılına kadar petrokimya sektöründe toplam değeri 15 milyar dolar olan projeleri hayata geçirmeyi planladığı bildirildi. Kazakistan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in, Enerji Bakanı Nurlan Nogayev’i kabulünde ülkenin enerji sektörünün gelişme perspektifleri konuları ele alındı.

Nogayev, Cumhurbaşkanına 2025’e kadar petrokimya sektöründe toplam değeri 15 milyar dolar olan projelerin hayata geçirilmesinin planlandığı bilgisini verdi. Bakan Nogayev, 2022’nin sonuna kadar petrol üretiminin 12 milyon ton artmasını sağlayacak Tengiz petrol sahasının genişletilmesiyle ilgili projenin uygulanmasına ilişkin bilgi paylaştı.

Yılbaşından bu yana 432,05 megavat kapasiteli 15 yenilenebilir enerji santralinin devreye alındığını aktaran Nogayev, yıl sonuna kadar 260 megavat kapasiteli yenilenebilir enerji tesislerinin daha hizmete sunulmasının planlandığını dile getirdi.

Kazakistan’ın yılın 8 ayında petrolden gelir kaybı 3,8 milyar dolara ulaştı

Kazakistan’da yeni tip korona virüsü salgını nedeniyle uygulanan karantina sonucu bu yılın ocak-ağustos aylarında petrol üretiminden 1,6 trilyon tenge (3,8 milyar dolar) düzeyinde gelir kaybı yaşandı.

Başbakan Yardımcısı Alihan Smayilov, düzenlediği basın toplantısında, petrol üretiminde bu yılın sekiz ayının sonucu bütçe gelirinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,6 trilyon tenge azaldığını (yüzde 46) belirterek, “Petrol üretimindeki ihracat kaybı 350 milyar tenge (833 milyon dolar) oldu.” dedi. Smayilov, hükümetin üretim, tarım, ulaştırma ve turizm sektörlerini geliştirmeye öncelik verdiğini söyledi.

Yılda ortalama 89-90 milyon ton petrol üreten Kazakistan’ın bütçesinin önemli kısmı petrol ihracatından elde edilen gelirden oluşuyor.

Kazakistan’da bu yılın ocak-haziran aylarında Kovid-19’la mücadele kapsamında uygulanan karantina önlemleri sebebiyle petrol üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,1 azalmıştı.

Kazakistan’da Sakalar dönemine ait tarihi eserler bulundu

Kazakistan’da, milattan önce 5-4. yüzyıllarda Sakalar (İskitler) dönemine ait tarihi eserler bulundu.

Kazakistan Müzeleri Bilgi Merkezinden yapılan açıklamada, Al-Farabi Kazak Milli Üniversitesinden bir grup bilim adamının, Doğu Kazakistan eyaletinde gerçekleştirdiği arkeolojik kazı çalışmaları sırasında Sakalar dönemine ait tarihi eserler bulduğu belirtildi. Açıklamada, bulguların 850 altın parçasından oluştuğu ve bunların atlı geçit töreni için yapıldığının değerlendirildiği aktarıldı.

Nesnelerin hayvan tarzında yapıldığı ifade edilen açıklamada, “Geyik formları, mistik hayvanlar, altın kaplama takılar göz kamaştırıyor. Özellikle büyük kulaklı kaplan-panter şeklinde bir kolye ilgi çekmektedir.” ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, bulguların Sakaların metal ve döküm becerilerine hâkim olduğunu kanıtladığına işaret edildi. Ayrıca, höyükten 50 metre mesafede bronz ve altın döküm bulunduğu, üretim teknolojisi, malzeme ve formlara göre altınların milattan önce 5-4. yüzyıllara ait olduğu bilgisine yer verildi.

Tarihi kaynaklara göre, İskitler olarak da bilinen Sakaların, Avrasya steplerinde yaşadığı biliniyor.

1969’da Kazakistan’ın Almatı şehri yakınlarındaki bir kurganda milattan önce 5 yüzyıla ait altın kaplamalı bir Saka askeri zırhı bulunmuş, “altın elbiseli adam” adı verilmişti.

ASELSAN, Kazakistan’da solunum cihazı üretecek

Kazakistan Aselsan Engineering (KAE) Genel Müdürü Ziya Çamoğlu, ülkedeki yaklaşık 300 sağlık kuruluşu için 1.500 adet solunum cihazı üreteceklerini bildirdi.

Çamoğlu, yaptığı açıklamada, Kazakistan Sağlık Bakanlığıyla 1.500 adet solunum cihazı sözleşmesi imzaladıklarını belirterek, “243 il ya da ilçede bulunan yaklaşık 300 sağlık kuruluşuna bu sistemleri teslim edeceğiz, eğitim vereceğiz ve cihazları kullanıma hazır hale getireceğiz.” dedi.

Kazakistan’da böyle bir yüksek teknolojik cihazın ilk defa üretildiğini söyleyen Çamoğlu, “Ülkede cihazların farklı mobil, mekanik tipleri üretilmiş, fakat yoğun bakım vantilatör, solunum cihazı ilk defa üretiliyor.” ifadesini kullandı. Çamoğlu, söz konusu projenin Kazakistan ve Türkiye hükümetleri arasında mutabakat sağlanarak oluşturulduğuna işaret ederek, “Dolayısıyla Kazakistan halkına hizmet etmekten gurur duyuyoruz ve mutluyuz.” diye konuştu.

Cihazların teslimatını eylül ve ekim aylarında tamamlayacaklarını dile getiren Çamoğlu, şirketin mevcut altyapısıyla Kazakistan’ın ihtiyaçlarını her zaman karşılamaya hazır olduklarını dile getirdi. Kazakistan için diğer tıbbi cihazların üretimine de talip olduklarını kaydederek, ülkenin ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra cihazları başka ülkelere de ihraç edebileceklerini sözlerine ekledi.

ASELSAN ile Kazakistan Engineering şirketi iş birliği ile 2011’de kurulan KAE, Kazakistan ordusunun savunma sanayi alanındaki ihtiyaçlarını karşılıyor.

Kazakistan’dan Türk iş insanlarına yatırım çağrısı

Kazakistan’ın Ankara Büyükelçiliğinden yapılan yazılı açıklamada, geçen yıl haziran ayında yapılan seçimleri kazanarak ülkenin ikinci cumhurbaşkanı olan Tokayev’in önceliğinin halkının refah seviyesini yükseltmek olduğu belirtildi.

Açıklamada, Tokayev’in 1 Eylül’de yaptığı “Yeni Bir Gerçek Karşısında Kazakistan: Eylem Zamanı” başlığını taşıyan ulusa sesleniş konuşmasında ilan ettiği projelerin Türk iş insanlarının Kazakistan’a yatırım yapmasına olanak sağladığı aktarılarak, “Ulusa seslenişte zikredilen alanların hepsinde Türkiye’nin tecrübesi vardır. Dolayısıyla Türk iş adamları bu olanakları değerlendirebilir.” ifadesine yer verildi.

Yeni tip korona virüsüne karşı mücadelede ve sonrasındaki döneme hazırlık bağlamında Kazakistan ile Türkiye’nin uyumlu hareket ettiği vurgulanan açıklamada, salgın krizini fırsata çevirme olanağının bulunduğu, bu bağlamdaki projelerin ikili ilişkilerin daha da güçlenmesine zemin hazırlayacağı aktarıldı.

Açıklamada, Kazakistan’da 2025 yılına kadar 24 bin kilometrelik yol ve 20 yeni hastanenin inşasının planlandığı, bunun Türk inşaat ve sağlık sektörü şirketleri için büyük fırsatlar sunduğu belirtildi.

Tüp bebek konusunda da Kazakistan’ın yatırımları teşvik ettiği, ilaç ve tıbbi malzemelerin Kazakistan’da üretilmesinin bir ulusal güvenlik konusu olarak görüldüğü aktarılan açıklamada, Türk ilaç şirketlerinin Kazakistan’a yatırım yapmalarına destek verileceği ifade edildi.

Kazakistan’da kuş gribi paniği

Kazakistan Tarım Bakanlığı, Kuzey Kazakistan’da bir kuş gribi vakalarının görüldüğünü açıkladı. Kazakistan, ölüm sebepleri kuş gribi olarak teşhis edilen kanatlı hayvanların olduğunu kabul eden Ulusal Referans Merkezi, anlaşmalar gereğince durumu Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü’ne bildirdi.

Kuzey Kazakistan’ının yedi ilçesinde, 9-16 Eylül 2020 tarihleri arasında farklı türden kümes hayvanlarının şüpheli ölümü kaydedildi.  Yapılan tetkikler sonucunda kuş gribi salgını olduğu tespit edildi.

Kazakistan Veteriner Kontrol ve Gözetim Komitesi, 17 Eylül’den itibaren canlı kümes hayvanlarının tüketilmesine, kuluçkalık yumurta satışına, tüy ve tüylerden imal edilen ürünlere, kümes hayvanlarının etleri ve her tür kümes hayvanından elde edilen ürünlere, yem ve yem katkı maddelerinin kullanılmasına geçici kısıtlamalar getirdi. Ülkede salgının kontrol altında olduğu bildirildi.

Kazakistan’da Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi gelecek yıl Nevruz’da yapılabilir

Kazakistan’ın Kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirvesi’nin Türkistan şehrinde gelecek yıl Nevruz Bayramı’na doğru yapılabileceğini bildirdi.

Kurucu Cumhurbaşkanı sitesinde yer alan açıklamaya göre, Nazarbayev Türkistan ziyareti kapsamında şehrin altyapı projelerini inceledi. Nazarbayev, burada yaptığı konuşmada, 2018’de aldığı Türkistan’ı yeninden canlandırma kararının halk tarafından desteklendiğini belirterek, “Türkistan’ın yeni tesisleriyle tanıştık. Onlar şehrin yeni turistik konumları, yerel ve dünyadan turistlerin ilgi odağı haline gelecek.” dedi.

Şehrin konumu ve Türk Dünyasının manevi başkentlerinden biri olma statüsünün Orta Asya entegrasyonu için bir platform olarak hizmet edeceğini söyleyen Nazarbayev, “Biz Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesini Türkistan’da yapmayı planlıyorduk. Dünyadaki durum nedeniyle ertelenmişti. Her şey yolunda giderse zirveyi Nevruz’da yapabileceğimizi düşünüyorum.” ifadesini kullandı.

Kazakistan, bu yıl 8 milyon ton civarında tahıl ihraç edebilecek

Kazakistan Başbakanı Askar Mamin, 2020’de ülkenin tahıl ihracat potansiyelinin 7,5-8 milyon ton olduğunu bildirdi. Mamin, Bakanlar Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, ülkede yüzde 93 tahılın toplandığını belirterek, hasat hacminin 18 milyon ton tahıl seviyesinde planlandığını söyledi.

Tarlaların verimliliğinin bir hektarına 12,3 kental olduğunu ifade eden Mamin, “Yeni hasatın ihracat potansiyeli 7,6-8 milyon ton civarında.” dedi.

Mamin, dünya pazarında gıda ürünlerine talep ve fiyatların artmaya devam edeceğine işaret ederek, bu nedenle öncelikli hedefinin işlenmiş tahıl ürünleri üretimi ve ihracatı artırmak olduğunu dile getirdi.

Kazakistan, Uluslararası Biyolojik Güvenlik Ajansının oluşturulmasını önerdi

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Birleşmiş Milletlere (BM) Biyolojik Güvenlik Ajansının oluşturulmasını önerdi.

Tokayev, BM 75. Genel Kurul toplantısına gönderdiği video mesajında, yeni tip korona virüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelede güçlü küresel sağlık sistemi inşa etmenin gerektiğini belirtti. Kovid-19 aşısını oluşturma konusunun siyasileştirilmesinin kabul edilemez olduğunun altını çizen Tokayev, “Küresel aşı üretimi ve onun verimli tedarik zincirlerini sağlayacak bu önemli konuda kapsamlı bir uluslararası anlaşmaya ihtiyaç var.” dedi.

Tokayev, BM himayesinde bölgesel hastalık kontrol ve biyolojik güvenlik merkezleri ağı oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Dünyadaki salgın ışığında biyolojik silahları kontrol sisteminin geliştirilmesi ve başlatılmasının güncel hale geldiğine dikkati çeken Tokayev, “Kazakistan, BM Güvenlik Konseyine bağlı özel çok taraflı organ Uluslararası Biyolojik Güvenlik Ajansının oluşturulmasını öneriyor.” dedi.

Tokayev, söz konusu ajansın faaliyetinde 1972’de imzalanan biyolojik ve toksin silahların geliştirilmesi, üretilmesi ve depolanmasının yasaklanması ve imha edilmesine ilişkin sözleşmeyi temel alacağını kaydetti.

Kazakistan’da idam cezası kaldırıldı

Kazakistan, ülkede ölüm cezasının kaldırılmasını amaçlayan Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmeye Ek İkinci İhtiyari Protokol’e dâhil oldu. Ülkede son idam kararının 2016 yılında alındığı biliniyordu.

Kazakistan’ın Birleşmiş Milletler Temsilcisi Kayrat Umarov, ülkede idamın kaldırılmasına ilişkin Uluslararası Sözleşmenin Ek İkinci İhtiyari Protokolü’nü imzaladı.

Kazakistan Dışişleri Bakanlığından, 24 Eylül 2020 tarihinde yapılan açıklamada, idam cezasının kaldırılmasına ilişkin uluslararası protokole katılma kararının aynı gün Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev tarafından Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurulu’nda dile getirildiği ifade edildi.

Açıklamada, “Söz konusu uluslararası belgenin imzalanması, ölüm cezasının kapsamının kademeli olarak daraltılmasına ve ceza mevzuatının insanileştirilmesi giden yolun devamı niteliğindedir. Kazakistan Cumhuriyeti’nde ölüm cezasının uygulanması, Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının 2003 yılında ilgili moratoryumu yürürlüğe koyması ile tamamen askıya alınmıştı.” ifadelerine yer verildi.

Kazakistan’da, bağımsızlığını kazanmasından bu yana ülkede toplamda 536 idam cezası verildi. En son 2016 yılında idam kararı alınmıştı. 2016 yılının temmuz ayında Almatı’da terör saldırısı gerçekleştiren Ruslan Kulekbayev, idama mahkûm edilmişti. 27 yaşındaki Kulekbayev, 18 Temmuz’da Almatı’da Emniyet Müdürlüğü binasına saldırı düzenlemiş ve saldırıda sekizi polis, ikisi sivil olmak üzere, on kişi hayatını kaybetmişti.


TÜRKMENİSTANTürkmenistan bayrağı

Türkmenistan’da buğday ekim mevsimi başladı

Buğday ekim mevsiminin başlaması nedeniyle Türkmenistan’ın çeşitli bölgelerinde geleneksel festival ve merasimler yapıldı.

Dualarla başlanılan buğday ekim merasiminde, hükümet mensupları, il yaşlıları ve ziraatçılar yer aldı. Tarım endüstrisinde kullanılan son teknolojiler ile buğday ürünlerinin sergilendiği ekim festivali, halk dansları, şenlik ve konserlere sahne oldu.

Buğday ekimine başlanılan Ahal, Lebap, Daşoğuz ve Balkan bölgelerinde 2021 yılı için 690 bin hektarlık alanda planlanan buğday ekiminde, rekoltenin 400 bin ton olması bekleniyor. Tohum ıslah çalışmalarına önem verilen Türkmenistan’da, girdi maliyetlerinin en düşük seviyede tutulmasına dikkat ediliyor.

Türkmenistan’ın bağımsızlığının 29. yılı

Bağımsızlık günü kutlamaları, Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov ile devlet başkanı yardımcıları, bakanlar, üst düzey bürokratlar ve kanaat önderlerinin Bağımsızlık Anıtı’na çelenk koymasıyla başladı. Aşkabat Bağımsızlık Meydanı’nda Türkmenistan Milli Marşı’nın okunması ve göndere bayrak çekilmesinin ardından Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri, resmî geçit yaptı. Devlet Başkanı’nın ayakta izlediği geçit resmini hükümet yetkilileri, meclis başkanı, askeri ve kolluk kuvvet başkanları, bakanlar kurulu üyeleri, kamu kuruluşları temsilcileri, fahri büyükler, öğrenciler de izledi.

Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, bağımsızlığın 29. yıldönümü münasebetiyle bir mesaj yayınladı. Kutlama mesajında “Bağımsızlık, güçlü devletimizin sarsılmaz temelidir. Yaratmak ve inşa etmek için güç ve enerji veren kutsal bir kavramdır. Bu nedenle, bağımsızlığımızın 29. yıldönümünü geniş çapta kutluyoruz, onu mükemmel başarılarla karşılıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bağımsızlığın ilk günlerinden itibaren Türkmenistan halkının demokratik, laik, hukukun üstünlüğüne dayanan bir devlet ve sivil toplum gibi yüksek bir hedef seçtiğini ifade eden Bardimuhamedov, ülkenin doğal kaynaklarının ulusal ve insani menfaatlere yönlendirildiğini ve ülke halkının refahı adına uzun vadeli programlar ve köklü reformların başarıyla uygulandığını vurguladı.

Bağımsızlık günü, bütün yurtta çeşitli tören, gösteri, konser ve şenliklerle kutlanıyor.

Türkmenistan 1917 Rus Bolşevik İhtilali sırasında Ruslara karşı bağımsızlık mücadelesi vermişse de 1924’te SSCB’nin egemenliğini kabul etmek zorunda kaldı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla Türkmenistan Parlamentosu 27 Ekim 1991’de oybirliği ile Türkmenistan’ın bağımsızlığını kabul ederek tüm dünyaya duyurdu. Türkiye, Türkmenistan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan devlet oldu. 1992’de Birleşmiş Milletler üyesi olan Türkmenistan, BM Genel Kurulu’nun 12.12.1995 tarihli kararıyla “Daimî Tarafsızlık Statüsü” alan ilk devlet olma özelliği de taşıyor.

Türkmenistan’da bağımsızlık affı

Türkmenistan’ın bağımsızlığının 29. yılı kutlamaları çerçevesinde 812 hükümlü af edilerek tahliyesi gerçekleştirildi.

Genişletilmiş hükümet toplantısında af kararnamesini imzalayan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamdov, bağımsızlık günü vesilesiyle 812 Türkmen vatandaşı ile 3 yabancı uyruklu hükümlünün af edildiğini belirtti.

Ülkede büyük resmi ve milli günlerin arifesinde, işledikleri suçlardan pişman olan ve suçlarını telafi etmeye hazır oldukları belirlenen mahkûmları affetmenin bir gelenek olduğunu hatırlatan Devlet Başkanı, “serbest bırakılan kişilerin suçlarından içtenlikle pişman olduklarına ve anayurdun iyiliği için çalışarak suçlarını dürüst emekle telafi etmeye hazır olduklarına güveniyoruz.” dedi..

Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta Uluslararası Medya Forumu düzenlendi

TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren, Türkmenistan’ın Daimî Tarafsızlığının 25. yılı münasebetiyle düzenlenen Uluslararası Medya Forumu’na katıldı. Video Konferans yoluyla gerçekleştirilen foruma, 68 ülkeden, 300’den fazla uluslararası ve bölgesel medya kuruluşu temsilcisi ve uzman katıldı.

Asya-Pasifik Yayın Birliği (ABU) Başkan Yardımcısı sıfatıyla foruma katılan İbrahim Eren, bağımsızlığını kazanmasının ardından Türkmenistan’ı ilk tanıyan ülke olan Türkiye’nin, aynı zamanda Aşkabat’ta büyükelçilik açan ve Türkmenistan’ın daimî tarafsızlık statüsünü tanıyan ilk devlet olduğunu ifade etti.

Türkmenistan’ın, uluslararası alanda tanınan bir siyasi figür haline geldiğini ve tarihi arenadaki konumunu güçlendirdiğini belirten Eren, “Fikirleriniz veya diplomatik duruşunuz ne kadar güçlü ve prestijli olursa olsun, ihtiyacınız olan ilk şey mesajlarınızı yaymanıza ve duyurmanıza olanak sağlayacak güçlü medyadır.” dedi.

Uluslararası arenada medyanın önemine değinen İbrahim Eren, bugün bir araya gelebilmenin ve Türkmenistan’ın tarafsızlık politikasının 25 yıllık başarısını dünyanın dört bir yanından uluslararası medya temsilcileriyle tartışma imkânı bulmanın, medyanın rolünü oldukça başarılı bir şekilde oynamasına bağlı olduğunu ifade etti.

ABU Genel Sekreteri Javad Mottagi ve diğer katılımcılar, dünya toplumunun çatışma sorunlarının çözülmesinde koordineli hareket etmenin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, tarafsızlık politikası sayesinde Türkmenistan’ın yapıcı diyalog ve uluslararası ortaklık için açık bir platform haline geldiğini, bölgesel ve küresel alanda barış ve istikrarın sağlanmasına önemli bir katkı sağladığını kaydettiler.

Türkmenistan Halk Konseyi çalışmalarına başladı

Türkmenistan Halk Maslahatı Meclisi (Halk Konseyi) toplantısı, Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov başkanlığında başladı. Korona virüsü salgını koşulları nedeniyle Vilayet temsilcilerinin video konferans üzerinden katıldığı konsey çalışmaları, Aşkabat Mekân Sarayı’ndan yürütülüyor.

Halk Maslahatı Meclisi (Halk Konseyi)

Vilayetleri temsilen eden  yaşlılar, Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcıları, bakanlar, Kamu kurumlarının başkanları, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, üniversite yöneticileri ve öğrencileri ile Türkmenistan’ın diğer ülkelerdeki büyükelçilerinden oluşan iki bin beş yüzden fazla kişiden oluşan  Halk Maslahatı Meclisi, anayasa değişikliği, referandum, ülkenin ekonomik, sosyal ve politik gelişmesine yön verecek ana konularda tavsiyeleri tartışma ve karar alma yetkisine sahip bulunuyor. Yasama organı niteliği taşımayan Halk Maslahatı Meclisi kararları Milli Meclis tarafından yasalaştırılıyor.

Bu yılki Halk Konseyi toplantısı, gündeme alınan anayasal değişikler nedeniyle ayrı bir önem taşıyor. Halk maslahatında; iki meclisli parlamento sistemine geçilmesi, Halk Konseyi’nin Temsilciler meclisi olarak parlamento çatısı altına alınması ve anayasanın bazı maddelerinde değişiklik ve ilaveler yapılması ile ekonomik konular ele alınıyor.

İki Meclisli Parlamento sistemine geçilecek

Devlet Haber Ajansı TDH’nin bildirdiğine göre Halk Konseyi’nin gündeminde öncelikli olarak anayasal değişiklikler yer alıyor.  Türkmenistan’da milli iradenin tecelli ettiği en yüksek temsil organı niteliği taşıyan Halk Konseyinin faaliyetlerinin Milli Meclis çatısı altına alınarak, iki meclisli parlamento modeline geçilmesi bekleniyor.

Temsilciler Meclisi

Halk Maslahatında ele alınan düzenlemeye göre Türkmenistan’ın yeni iki meclisli parlamentosunun 181 üyeden oluşması bekleniyor. Düzenlemeye göre Halk Konseyi, üst meclis niteliğinde Temsilciler Meclisine dönüştürülecek. Seçimle görev yapan 56 üyeden oluşacak. Yasama yetkisi olan Temsilciler Meclisi, Alt Meclis tarafından hazırlanan kanunların onaylanması, referandum kararı verilmesi, eyalet sınırlarının değiştirilmesi gibi anayasal yetkilere sahip olacak.

Alt Meclis

125 milletvekilinden oluşan mevcut Meclis ise Alt Meclis olarak yasama görevi kapsamında kanunları yapmak, Temsilciler Meclisi’nin aldığı kararların uygulanmasını takip etmek, Bakanlar Kurulu faaliyet programını, Devlet Bütçesini ve ülkenin siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınma programlarını onaylama ve izleme fonksiyonlarını yerine getirecek.

Devlet Başkanı yetkilerini Temsilciler Meclisi Başkanına devredebilecek

İki meclisli yeni parlamento modelinde Devlet Başkanı, herhangi bir nedenle görevini yerine getiremediği takdirde, başkanlık seçimi öncesinde yetkilerini temsilciler Meclisi Başkanı’na devredebilecek.

Halk Konseyi toplantısında yeni kalkınma dönemindeki uzun vadeli programların yanı sıra devletin sosyo-ekonomik büyümesi ile ilgili önemli konular da ele alındı. Toplantıda konuşan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, salgın durumunun dünyadaki tüm devletlerin ekonomileri üzerindeki etkisine rağmen, Türkmenistan’ın ekonomisinde sürdürülebilir kalkınma sağladığını kaydetti ve devlet bütçesinin yüzde 70’inden fazlasının ülkenin sosyal alanını desteklemeyi amaçladığını vurguladı.

Türkmenistan Cumhurbaşkanı, ülkenin sürdürülebilir kalkınması için sağlık ve eğitim sistemlerinin geliştirilmesine dikkat çekti. Sağlık bakımı ve bu enfeksiyonla mücadelede sağlık çalışanlarının yeteneklerinin etkin kullanılmasının önem taşıdığını ifade eden devlet Başkanı, sağlık çalışanlarına ek faydalar sağlanmasını öngören bir kararname imzalayacağını duyurdu.

Devlet sağlık programının yeni bir versiyonunun hazırlanması gerektiğine dikkat çeken Berdimuhamadov, bilim ve eğitim alanında, özellikle inovasyon ve teknoloji alanlarındaki temel dönüşümleri sağlayacak genç uzmanların yetiştirilmesi ve belirli alanları belirlemek üzere uygun bir Program geliştirmesi talimatı verdi.


KIRGIZİSTANKırgızistan bayrağı

Kırgızistan’da seçim kampanya süreci başladı

Kırgızistan’da 4 Ekim’de yapılacak genel seçim için siyasi partilerin kampanya süreci resmen başladı. Merkez Seçim Komisyonu (MSK), seçim yarışına girmeye hak kazanan partilerin isimlerini ve partilerin milletvekili aday listelerini açıkladı.

Kampanyaların başlamasıyla seçim atmosferine giren Kırgızistan’da 120 sandalyeli parlamento (Jokorku Keneş) için 15 parti mücadele edecek.

Buna göre, Kırgızistan, Birimdik, Sosyal Demokrat, Mekenim Kırgızistan, Ordo, Reforma, Respublika, İman Nuru, Mekençil, Meken İntımağı, Zamandaş, Bir Bol, Ata Meken, Bir Bol ve Çon Kazat isimli siyasi partiler 100’er milletvekili adayıyla seçim propagandasını yürütecek.

Öte yandan, MSK, seçime katılmak için başvuruda bulunan Kırgızistan, Bütün Kırgızistan ile Aktif partilerinin seçim kurallarına aykırı başvuru yaptıkları gerekçesiyle reddetti. Kırgızistan Partisi seçime girme hakkını yargı yoluyla elde etti.

3 Ekim’e kadar sürecek kampanyanın ardından seçmen, yurt içinde ve dışında kurulacak sandıkta oy kullanacak.

Kırgızistan’da “Komuz Günü” kutlanıyor

Kırgız halkının geleneksel kültüründe önemli yeri bulunan komuzun korunması için geçen yıl ilan edilen “Komuz Günü” çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.

Kırgızistan’da her yıl 9 Eylül’ün Komuz Günü olarak kutlanmasına ilişkin 2019 yılında kararname imzalayan Cumhurbaşkanı Soorobay Ceeenbekov, mesaj yayımladı. Ceenbekov mesajında, “Halkımız için komuz sadece geleneksel bir müzik aleti değildir, atalarımızın gelecek nesillere giden şanlı yolunu melodiler aracılığıyla anlatan tükenmez bir mirastır.” ifadesini kullandı.

Komuz aracılığıyla yaratılan “harika eserler, felsefi derinliği ve müzik çeşitliliği” ile uluslararası alanda tanınır hale gelmeye başladığını belirten Ceenbekov, “Üst üste ikinci yılını kutladığımız Komuz Günü, güzel bir gelenek haline gelecek ve cumhuriyetimiz kültür hayatında değerli bir yer edinmeye devam edecektir. Ulusal kültürümüzün gururu, halk sanatının özel sembolü olan Komuz Günü kutlu olsun!” diye konuştu.

Öte yandan, Kırgızistan Kültür, Enformasyon ve Turizm Bakanı Azamat Camankulov, bakanlık olarak 9 Eylül Komuz Günü dolayısıyla çevrim içi konser, konferans ve çeşitli etkinlikler hazırladıklarını duyurdu.

Komuz Günü kutlamaları, bakanlık yetkililerin katılımıyla sanatçıların heykellerine çelenk konulmasıyla başladı. Bakan Camankulov, başkent Bişkek’te komuz üreticisi Namazbek Uraliyev’in atölyesini ziyaret etti. Medeniyet Devlet Televizyon Kanalı da komuz çalan vatandaşların sosyal medyada paylaştığı videoları yayımladı.

Kırgız folklorunun ve komuz sanatının incelenmesi, yaşatılması ve yaygınlaştırılması için çalışmalarda bulunan Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi (KTMÜ) Komuz Grubu, komuzcu Atay Ogonbayev’in doğumunun 120. yılına ithafen müzik ziyafeti verdi.

Kırgızistan Kültür, Enformasyon ve Turizm Bakanlığının 9 Eylül Komuz Günü dolayısıyla hazırladığı kutlamalar, halkın müzik tarihinde komuz çalanlardan oluşan ilk orkestrasını kuran ve halkın efsanevi komuzcusu sayılan Atay Ogonbayev’in yazdığı Maş Botoy adlı lirik eserinin 12 Eylül’de çevrim içi icra edilmesiyle sona erdi.

Kırgızistan’da, “Bozkırın Uyanışı Cengiz Aytmatov” adlı kitap tanıtıldı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov’un ön sözünü yazdığı iki ciltlik, “Bozkırın Uyanışı Cengiz Aytmatov” adlı kitabın tanıtımı Kırgızistan’da yapıldı.

Dünyaca ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’u bütün yönleriyle ele alan 23 farklı ülkeden 98 yazarın makalesi ve röportajların yer aldığı “Bozkırın Uyanışı Cengiz Aytmatov” kitabının tanıtımı ve dağıtımı, Kırgızistan Milli Bilimler Akademisi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Programa, Türkiye’nin Bişkek Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşaviri Nuri Şimşekler’in yanı sıra Kırgızistan Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Murat Cumatayev, Cengiz Aytmatov Dil ve Edebiyat Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Abdıldacan Akmataliyev ve kitapta makaleleri bulunan bilim insanları ve basın mensupları katıldı.

Kırgızistan’da seçim yarışına katılan parti sayısı 16’ya çıktı

Kırgızistan’da Bütün Kırgızistan Partisi’nin açtığı davayla seçime girme hakkını elde etmesiyle 4 Ekim’deki genel seçime girecek parti sayısı 16’ya çıktı.

Merkez Seçim Komisyonu’nun (MSK) resmi internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, MSK Bişkek İdare Mahkemesi’nin 9 Eylül 2020 tarihli kararını dikkate alarak Bütün Kırgızistan Partisi ve milletvekili aday listesinin kaydının yapıldığı duyuruldu. Böylece, kampanya süreci 4 Eylül’de başlayan genel seçime katılacak parti sayısı 16 oldu.

Parti kongresinde kabul edilen ve MSK’ye sunulan milletvekili aday listesindeki aday sıralamasının farklı olduğunu ileri süren bir adayın şikâyetini dikkate alan MSK’nin partiyi seçim sürecine dâhil etmemesi üzerine parti mahkemeye başvurmuştu.

Kırgızistan, borç ödemelerinde Çin’den erteleme istedi

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov, Çin’den borç ödemelerinin kolaylaştırılmasını ve ertelenmesini talep etti.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamada, Ceenbekov’un, Kırgızistan’a resmi ziyarette bulunan Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi’yi kabul ettiği belirtildi.

Görüşmede Ceenbekov’un, yeni tip korona virüsü salgınının makroekonomik durum üzerindeki olumsuz etkisini göz önünde bulundurarak, Kırgızistan’ın Çin’e olan dış borç ödemelerinin kolaylaştırılmasını ve ertelenmesini önerdiği bildirildi.

Açıklamada, Kırgız tarafının ayrıca iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik bağların gelişmesine katkıda bulunacak e-ticaret ve bilgi teknolojisi gibi alanlarda yeni iş birliği modellerinin uygulanmasına ilgisini aktardığı kaydedildi.

Görüşmede, tarafların ikili ve çok taraflı iş birliğinin öncelikli alanları hakkında fikir alışverişinde bulunduğu, iş birliğini daha da derinleştirmenin yanı sıra karşılıklı dayanışma ve mevcut durumda birbirlerini daha fazla desteklemeye hazır oldukları vurgulandı.

Kırgızistan’ın mevcut 3 milyar 874 milyon dolarlık dış borcunun 1 milyar 794 milyon dolarlık bölümünü Çin İhracat-İthalat Bankasına (Eximbank) olan borcu oluşturuyor.

Ceenbekov, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile nisan ayında yaptığı telefon görüşmesinde, ülkesinin borç geri ödemelerinin kolaylaştırılması konusunu gündeme taşımıştı.

Kırgızistan’da kömür ocakları mevkiinde heyelan yaşandı

Kırgızistan’ın kuzeyindeki Narın Bölgesi’nde kömür ocakları mevkiinde meydana gelen toprak kayması ve kaya düşmesi hasara yol açtı.

Acil Durumlar Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Dıykan-Kara-Keçe kara yolunun 37. kilometresinde meydana gelen toprak kaymasında ilk belirlemelere göre herhangi bir can kaybı yaşanmadı. Heyelan nedeniyle bölgede yollardan biri ulaşıma kapanırken enerji nakil hatlarındaki kopmalar nedeniyle elektrik kesintisi yaşandı.

Yamaçtan sürüklenen kaya ve toprak parçaları 600 metre uzunluğunda alanı etkiledi. Bölgede hareketliliğin sürdüğü ve yamaçtan toprağın kaymaya devam ettiği belirtildi.

Öte yandan, Başbakan Kubatbek Boronov’un talimatı üzere, Acil Durumlar ile Ulaşım ve Yol Bakan Yardımcıları, Sanayi, Enerji ve Alt Yapı Devlet Komitesi Başkan Yardımcısı ile Kırgız Kömür Şirketi yöneticileri heyelanın yaşandığı bölgede incelemede bulundu.

Yaklaşık 3,5 kilometre uzunluğunda yeni bir yan geçit yolunun inşası için Narın, Talas ve Issık Göl bölgelerindeki belediye ekiplerinin ortaklaşa çalışmalara başladığı duyuruldu.

Bir vatandaşın heyelan anını cep telefonuna kaydettiği görüntülerde, büyük gürültü ile yamaçtan kayan toprak ve kaya parçalarının ortaya çıkardığı toz bulutu dikkati çekti.

Kırgızistan’da korona virüsü ile mücadelede kullanılan ithal ürünler KDV’den muaf tutuldu

Kırgızistan hükümeti, yeni tip korona virüsü ile mücadelede kullanılan tıbbı ürün ve ekipmanları Katma Değer Vergisi’nden (KDV) muaf tuttu.

Başbakanlıktan yapılan açıklamada, Başbakan Kubatbek Boronov’un imzaladığı kararının 1 Ağustos’tan yıl sonuna kadar geçerli olacağı belirtildi.

İthal edilecek ürünlere yüzde sıfır KDV oranından yararlanmak isteyenlerden ürünlerin kullanım amacı, miktarı, maliyeti, mal sahibi veya şirketi hakkındaki bilgi formu ile Sağlık Bakanlığından izin almaları gerektiği ifade edildi.

Ülkede salgının başladığı 18 Mart’tan bu yana toplam 45 bin kişiye virüs bulaşmış, 1063 kişi yaşamını yitirmişti.

Kırgızistan’da ilk defa yerli bir şirket halka arz ile borsaya girdi

Kırgızistan’ın tarihinde ilk kez yerli şirketlerden biri halka arz ile borsaya girdi.

Kırgızistan Borsası’nda yerel şirketlerden birinin imtiyazlı hisse senetlerinin halka arzı ilk defa gerçekleştirildi. İmtiyazlı hisse senetleriyle Kırgızistan Borsası’na giriş yapan şirket olan Salım Finans, Kırgızistan’da bu konuda öncü oldu.

Öte yandan, ilk defa halka arz edilen hisse senetleri ise yoğun ilgi gördü. Çok sayıda katılımcı senetleri alabilmek ve yatırım yapabilmek amacıyla işlem gerçekleştirdi.

Ayrıca Kırgızistan’da ilk kez bu süreç tüm koşullara uygun bir halka arz olduğu açıklandı.

Kırgızistan’da Cumhurbaşkanı, güvenlik birimlerini yolsuzlukla mücadele etmeye çağırdı

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov, kolluk kuvvetlerine, saflarını yolsuzluk faaliyetlerine karışan çalışanlarından temizlemeye çağırdı.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamada, Ceenbekov’un liderliğinde devlet kurumlarının başkanlarının katılımıyla Güvenlik Konseyi Toplantısının gerçekleştirildiği ve devlet organları içinde yürütülen yolsuzlukla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

Güvenlik güçleri personelinin karıştığı yolsuzluk soruşturmalarına değinerek tepki gösteren Ceenbekov, “Hâkimler, polisler ve savcılar neden yolsuzluğa karışıyor?’ sorusuna, maaşın düşük olduğunu söylüyorlar. Bunu söylemekten utanmalısınız.” dedi.

Devletin gelişimini sağlamak, bütçesini artırmak ve sosyal adaleti tesis etmek için yolsuzlukla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğinin altını çizen Ceenbekov, “Güvenlik birimleri, yolsuzlukla ilgili tüm tutuklamaları vatandaşların şikâyeti üzerine yapıyor. Böyle olmak zorunda değil. Bu nedenle, bir kez daha sizi yolsuzluk faaliyetlerine karışan çalışanlarınızdan saflarınızı temizlemeye çağırıyorum.” ifadelerini kullandı.

Ceenbekov, yeni yolsuzlukla mücadele stratejisinin son yıllarda yapılanların tutarlı bir devamı olacağını belirterek, “Yolsuzluğa karışan şahıslar, makam ve görevindeki başarılarına rağmen en sert cezayı alacaklardır. Bu, halkın talebidir.” diye konuştu.

Kamu hizmetinin zenginleşmek için verilen bir görev olmadığı uyarısında bulunan Ceenbekov, amaçlarının, halkın kaderine tesiri olan devlet organlarında yolsuzluğu temizlemek olduğunu kaydetti.

Diğer yandan son 2 yıl 8 ayda yolsuzluk ve görevini kötüye kullanmak suçlarından açılan dava kapsamında devlet hazinesine 5 milyar 826 milyon som (798 milyon dolar) kazandırıldığı belirtilen toplantıda, Güvenlik Konseyi Sekreteryası tarafından hazırlanan 2021-2024 yılları kapsayan “Yolsuzlukla Mücadele Devlet Strateji Eylem Planı” kabul edildi.

Güvenlik Konseyi Sekreteri Damir Sagınbayev, kabul edilen Yolsuzlukla Mücadele Devlet Strateji Eylem Planı’nın uygulanmasıyla, ülkenin yolsuzluğun seviyesini belirleyen dünya sıralamasındaki konumunu yüzde 30 oranında iyileştirmesine yardımcı olacağını, halkın, devlet organlarına güven endeksini yüzde 50 oranında artıracağını ve vatandaşların yargı ve kolluk kuvvetlerine olan güvenini güçlendireceğinin altını çizdi.


ÖZBEKİSTANÖzbekistan bayrağı - Vikipedi

Özbekistan, bağımsızlığının 29. yıl dönümü kutlanıyor

Özbekistan’ın bağımsızlığının 29. yılı Kovid-19 salgını nedeniyle kısıtlı katılımla kutlanıyor. Her sene görkemli etkinliklerle kutlanan 1 Eylül Bağımsızlık Günü’nde, bu yıl salgın nedeniyle geniş katılımlı bayram kutlamaları yapılmadı.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda hükümet üyeleri ve kısıtlı sayıda davetlinin katıldığı tören düzenlendi. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, tehlikeli ve çalkantılı dönemlerde bağımsızlık gayesinin kendilerine büyük bir güç verdiğini, bilge halkın öngörüsü, dayanışma ve özverili çalışmasıyla tüm sınavları layıkıyla geçtiklerini belirterek “Bu bakımdan insanlık haysiyetimizi, gururumuzu ve şerefimizi, dinimizi, milli devletimizi yeniden canlandıran Bağımsızlık Günü, her zaman ana vatanımızın şanlı tarihinin en parlak sayfası olacaktır.” dedi.

Mirziyoyev, dünyada çeşitli tehdit ve çıkar çatışmalarının arttığı tehlikeli dönemde, Özbekistan’da kurulan yeni sistemin tamamen kendini kanıtladığını, uluslararası kamuoyunda “Yeni Özbekistan” ibaresinin kullanıldığını vurgulayarak bunun ülkesinin son yıllarda kalkınmanın yeni etabına adım atması ve elde ettiği başarılarının itirafı olduğunu dile getirdi. Mirziyoyev, “Halkımızın büyük gücünün ortaya çıktığı günümüzde Özbekistan’da yeni bir uyanışın, üçüncü Rönesans döneminin temelinin atıldığını söylemek doğru olur.” ifadesini kullandı.

Türk doktorlar Özbekistan’ın korona virüsü ile mücadelesine destek oluyor

Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen 16 Türk doktor Özbekistan’ın yeni tip korona virüsle (Kovid-19) mücadelesine destek amacıyla ülkenin çeşitli hastanelerinde çalışmalarını sürdürüyor.

Geçen ay sonunda Özbekistan’a gelen 9 uzman doktor, 6 yardımcı sağlık personeli ve 1 biomedikal mühendisinden oluşan Türk sağlık ekibi Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te Kovid-19 hastaları için inşa edilen 4 bin yataklı hastanenin yanı sıra ülkenin Fergana, Andican, Namangan, Semerkant ve Kaşkaderya vilayetlerindeki hastanelerde Özbek hastaları tedavi ediyor.

Türksoy’un Özbekistan çalışmaları bir kitapta derlendi

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ile Özbekistan arasındaki kültürel çalışmaların derlendiği “TÜRKSOY-Özbekistan” kitabı düzenlenen çevrim içi toplantıyla tanıtıldı.

Türksoy’dan yapılan yazılı açıklamada, Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Bilal Çakıcı’nın moderatörlüğünde düzenlenen etkinliğe, TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov, Özbekistan Kültür Bakanı Ozodbek Nazarbekov, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Özbekistan’ın Ankara Büyükelçisi Alişer Azamhocayev, Türkiye’nin Taşkent Büyükelçisi Mehmet Süreyya Er, Türkiye-Özbekistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Osman Mesten ve Dışişleri Bakanlığı Kültürel Diplomasi Genel Müdür Yardımcısı Emir Salim Yüksel katıldı.

Toplantının açış konuşmasını yapan Kaseinov, TÜRKSOY olarak bugüne kadar çeşitli ülke ve bölgelerde düzenlenen etkinliklerde davet edilen sanatçılarla Özbek halkının da temsil edilmesine dikkat ettiklerini ve Özbekistan’ın bayrağını diğer kardeş ülkelerin bayraklarıyla birlikte gururla dalgalandırdıklarını kaydetti.

TÜRKSOY ile Özbekistan arasındaki iş birliğinin her geçen gün daha da arttığını vurgulayan Kaseinov, “Türk Dünyası Kültür Başkenti” olarak Özbekistan’ın kadim Hiva şehrinin seçilmesinin bunun bir yansıması olduğunu dile getirdi.

Kaseinov, TÜRKSOY çatısı altında Alişer Nevai, Abdullah Kadiri gibi Özbek edebiyatının görkemli şahsiyetlerini andıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Önümüzdeki tarihlerde Özbekistan’ın önemli drama yazarı Said Ahmed’in doğumunun 100. yılı vesilesiyle, onun seçilmiş eserlerini Türkiye Türkçesinde yayımlayacağız. Bu eserin de tanıtım konferansını ileriki günlerde gerçekleştirmeyi arzu ediyoruz. Ayrıca, önümüzdeki yıl Özbekistan halk şairi Muhammad Yusuf’u anma etkinlikleri düzenleyeceğiz. Düzenleyeceğimiz konferanslar ve Muhammad Yusuf’un şiirlerini Türk dillerine tercüme ettirerek yayınlayacağımız kitaplarla Özbek halkının bu önemli çağdaş şairini Türk coğrafyası gençleriyle buluşturmayı ve Türk dünyasına tanıtmayı amaçlıyoruz.”

Çocuk doktoru, yoğun bakım, anestezi, göğüs hastalıkları, enfeksiyon hastalıkları, acil bakım, dahiliye ve halk sağlığı uzmanlarından oluşan Türk doktorlar, ayrıca video konferans yöntemiyle katıldıkları toplantılarda Özbek meslektaşlarına bilgi ve tecrübelerini aktarıyor ve onların hastalığın tedavisine ilişkin sorularını yanıtlıyor.

Kayseri Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Dr. Mükerrem Altuntaş, AA muhabirine konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Özbekistan’a iki ülke sağlık bakanlıklarınca ortaklaşa yürütülen çalışmalar çerçevesinde geldiklerini kaydetti.

“Amacımız, Özbekistan’ın Kovid-19’la mücadelesine katkı sağlamak, Özbek meslektaşlarımıza salgınla mücadele konusunda Türkiye’nin edindiği deneyimleri aktarmak.” diyen Altuntaş, 28 Ağustos’tan bu yana ülkedeki Kovid-19 hastalarının tedavi edildiği 10’a yakın hastanede inceleme ve çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

Özbekistan’ın yeni meyve bahçelerinin kurulumu Türk uzmanlara emanet

Özbekistan’da son yıllarda giderek büyüyen bahçecilik sektörünün geliştirilmesi konusunda Türk bahçecilik uzmanları önemli çalışmalar yürütüyor.

Geleneksel olarak pamuk ve buğday üreticiliği yapılan Özbekistan’da, son yıllarda meyve bahçeciliği giderek önem kazanırken, ülke için yeni olan bu sektörde Türk uzmanlar önemli projelere imza atıyor.

Özbek yetkililer, ülkede yeni meyve bahçelerinin kurulumu için Türk şirketlerini tercih ederken, bahçelere dikilecek fidanları da Türkiye’den temin ediyor.

Cizzah ili, coğrafi konumu ve ikliminden dolayı Özbek makamları tarafından meyve bahçeciliğinin geliştirilmesi için tercih edilen bölgeler arasında yer alırken, bölgedeki meyve bahçelerinin kurulumunda Türk bahçecilerin tercih edilmesi dikkat çekiyor.

- “Bu işin en iyisini Türkler bilir”

Cizzah’ta 200 hektar meyve bahçesi kuran bir Özbek şirketi yetkilisi Babur Mamatkulov, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu sene 190 hektarlık araziye meyve fidanları diktiklerini kaydederek, söz konusu projesinin toplam tutarının 5 milyon dolar olduğunu belirtti.

Mamatkulov, meyve bahçesine dikilen fidanların büyük bir kısmı ile sulama ve telli tarama sistemlerinin, Türkiye’den getirildiğini söyleyerek, ayrıca bahçenin “anahtar teslim” kurulumunun da bir Türk şirketine verildiğini vurguladı.

Özbekistan’ın dış ticaret hacmi ilk 7 ayda 19,5 milyar dolar oldu

Özbekistan Devlet İstatistik Komitesi’nden yapılan açıklamaya göre, yılın ilk yedi ayında 150’den fazla ülkeyle ticaret yapan Özbekistan’ın dış ticaret hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,3 azalarak 19 milyar 544,3 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Açıklamaya göre, ocak-temmuz döneminde ülkenin ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21,3 azalarak 8 milyar 283,6 milyon dolar, ithalatı da yüzde 17,7 azalarak 11 milyar 260,7 milyon dolar oldu. Bu dönemde ülkenin dış ticaret açığı ise 2 milyar 977,1 milyon dolar olarak hesaplandı.

Özbekistan’ın bu dönemde en fazla dış ticaret yaptığı ülkeler arasında 3,44 milyar dolarla Çin ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi 3,1 milyar dolarla Rusya, 1,53 milyar dolarla Kazakistan, 1,31 milyar dolarla Güney Kore ve 1,03 milyar dolarla Türkiye izledi.

Yılın ilk 7 ayında Özbekistan’ın Türkiye ile dış ticaret hacmi 1 milyar 38,6 milyon dolar olurken, bu çerçevede ihracat hacmi yüzde 27,6 azalarak 482,8 milyon dolar, ithalat hacmi ise yüzde 23,8 azalarak 555,8 milyon dolar olarak hesaplandı.

2019’da Özbekistan’ın ihracatında en büyük 4. ortağı olan Türkiye, bu yılın ilk 7 ayında en büyük 3. ortağı olarak yer aldı. Türkiye, yılın ilk 7 ayında Özbekistan’ın ithalatında geçen sene olduğu gibi 5. sıradaki yerini korudu.

Aynı dönem ülkenin ihracatında altın, hizmetler sektörü, sanayi ve tekstil ürünleri, enerji ve petrol ürünleri, meyve, gıda ve kimyasal ürünler ithalatında ise makine, teçhizat, kimyasal, metal ve gıda ürünleri ilk sıralarda yer aldı.

Geçen yıl Özbekistan’ın dış ticaret hacmi 2018’e göre yüzde 26,2 artarak 42,2 milyar dolar olarak hesaplanırken, ülkenin ihracatı yüzde 15 artışla 17,9 milyar dolar, ithalatı yüzde 25 artışla 24,3 milyar dolar olmuştu. Bu dönemde ülkenin dış ticaret açığı ise 6,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmişti.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev BM Genel Kurulu’na ilk kez Özbekçe hitap etti

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Birleşmiş Milletler’in 75. Genel Kurulu’na video mesaj yoluyla hitabında Rusça yerine Özbekçeyi tercih etti.

Özbekistan’ın bağımsızlığından bu yana bir Cumhurbaşkanı olarak BM Genel Kurulu’na hitabında Rusça yerine ilk defa Özbekçeyi kullanan Mirziyoyev, konuşmasında, yeni tip korona virüsü salgınının insanlığın bu tür küresel tehditlere karşı savunmasız olduğunu gösterdiğini ve düzenli diyalog, güven ve yakın iş birliğinin önemini açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Mirziyoyev, bu çerçevede çabaların birleştirilmesi, sorumlulukların pekiştirilmesi, uluslararası ortaklıkların geliştirilmesi, Dünya Sağlık Örgütünün statüsünü ve potansiyelini artırma, yetkilerini genişletmeye ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

Mirziyoyev, bu çerçevede BM himayesinde, salgın döneminde devletlerin gönüllü taahhütlerine ilişkin bir yasanın hazırlanması ve bu belgenin her devletin vatandaşlarına ve uluslararası ortaklarına karşı yükümlülüklerini yansıtması gerektiğini vurguladı.

Üç yıl önce kendisinin BM Genel Kurulu’nda Özbekistan’ın köklü reformlar yapma konusundaki kararlılığını dile getirdiğini anımsatan Mirziyoyev, “Siyasi, sosyal ve ekonomik değişimler kapsamında yapılan geniş çaplı reformlar sonucunda yeni bir Özbekistan oluşumu gerçekleşiyor. Bugün ülkemizde demokratik dönüşümler geri dönülemez hale geldi.” dedi.


KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİKuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağı

KKTC’de yeni eğitim dönemi uzaktan eğitimle başladı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) 2020-2021 eğitim öğretim yılı uzaktan eğitimle başladı. Bu yıl yeni eğitim yılının ilk ders zili, yeni tip korona virüsü nedeniyle uzaktan eğitimle çaldı.

Öğrenciler derslere, etkinliklere, sınavlara, duyuru ve ödevlerine Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı tarafından kullanıma açılan “egitim.mebnet.net” adresinden ulaşabilecek.

KKTC’de yüz yüze eğitimin ise 14 Eylül’de başlaması planlanıyor.

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, okula dönüş sürecinde fiziksel mesafeyi sağlayacak “Dönüşümlü Öğretim” modelinin uygulanacağını açıklamıştı. Bu süreç içerisinde okullarda oluşturulan salgın kurulları ile tüm hijyen koşullarının sağlanması için gerekli önlemler alınacak.

KKTC’de cumhurbaşkanı adayları YSK’ye başvurularını yaptı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC), cumhurbaşkanı adayları 11 Ekim’de düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimi için Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) adaylık başvurularını yaptı.

Bağımsız aday ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) cumhurbaşkanı adayı Tufan Erhürman, Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Ersin Tatar ile Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı ve bağımsız cumhurbaşkanı adayı Kudret Özersay, başvurularını sırasıyla YSK’ye yaptı.

Bağımsız aday Akıncı, daha önce 5 Şubat’ta adaylığını duyurduğunu ancak nisanda yapılması gereken seçimin yeni tip korona virüsü nedeniyle ekime ertelendiğini hatırlatarak, mart ayında yapmaları gereken başvuruyu bugün yapabildiklerini kaydetti.

Akıncı, “5 yıllık hizmet dönemimi kendi içimde de değerlendirerek, kendi vicdan muhasebemi de yaparak ve halkımızın çeşitli kesimlerinden gelen mesajları da değerlendirdikten sonra bu adaylığın gerekli olduğuna inanarak başvuruyu bugün yapmış bulunuyorum.” ifadelerini kullandı.

CTP’nin adayı Erhürman da adaylık başvurusunun herkese hayırlı olmasını diledi. Seçimin kolay bir dönemde yapılmadığını korona virüsü tehdidi altında bir seçim olacağını kaydeden Erhürman, şahsı ve partisi olarak bu süreçte alınması gereken önlemlere azami olarak dikkat edeceklerine işaret etti.

UBP’nin adayı ve Başbakan Tatar, adaylık başvurusunun ardından yaptığı açıklamada, önemli olanın KKTC’nin esenliği ve geleceği olduğunu kaydetti. Tatar, “11 Ekim’de 45’inci yıldönümünü kutlayacak olan UBP’nin Cumhurbaşkanı adayı olmak benim için bir şeref meselesidir.” dedi.

Türkiye’den KKTC turizmine 20 milyon liralık destek

Türkiye, yeni tip korona virüsü nedeniyle zarar gören Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) turizm sektörüne 20 milyon liralık kaynak aktaracak.

KKTC Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, her alanda maddi desteğin yanında KKTC’ye bilgi ve tecrübelerini de aktaran Türkiye, KKTC Turizm ve Çevre Bakanlığının kurumsal kapasitesinin artırılmasının yanı sıra turizm altyapısı, teşvikler ve hibelerle sektörün desteklenmesine ve girişimciliğin artırılması yönündeki çalışmalara da değerli katkılarda bulunuyor.

Açıklamada, “Bu bağlamda, korona virüsü salgınından en büyük zararı gören ülkemizdeki turizm sektörünün yeniden canlanması için 2020 yılı İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması’nda Lefkoşa Kaynaklı Reel Sektör Projeleri arasındaki ‘Turizm Salgın Destek Programı Projesi’nden 20 milyon TL kaynak ayrılmıştır.” ifadeleri yer aldı.

Ayrılan bu kaynak ile başta küçük oteller olmak üzere 130 otele ve 141 acenteye hibe desteğinde bulunulması ve 25 acenteye de 2019 yılı turizm teşvik ödemelerinin kısmi olarak ödenmesi için gerekli talimatların verildiği belirtilen açıklamada, gerekli çalışmaların başlatıldığına ve turizm altyapısına da ilgili yıl harcamalarında kullanılmak üzere ilave kaynak ayrıldığına vurgu yapıldı.

Açıklamada, turizmin yarattığı katma değer, istihdam ve döviz geliri vesilesiyle KKTC ekonomisine katkı açısından en önemli sektörlerden biri olduğuna da dikkat çekildi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve KKTC Başbakanı Ersin Tatar, 26 Mayıs 2020’de video konferans yöntemiyle düzenlenen görüşmeyle “Türkiye ve KKTC Arasında İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması’nı imzalamıştı.

KKTC’de son 80 yılın en sıcak eylülü yaşanıyor

Son dönemde hava sıcaklıklarının arttığı KKTC’de 80 yılın en sıcak eylülü yaşanıyor.

Türk Ajansı Kıbrıs’ın (TAK) haberine göre, 1941-2020 döneminde eylül ayında kayıtlara geçen en yüksek sıcaklık 43 dereceyle 2015’te tespit edilirken, ülkede dün hava sıcaklığı Geçitkale’de 45,8, Ercan’da 45,7, Lefkoşa’da 44,3 ve Mehmetçik’te 45 derece ölçüldü.

KKTC Meteoroloji Dairesi Müdürü Raif İlker Buran, eylül ayı için 80 yıllık sıcaklık rekoru kırıldığını açıkladı. Havaların 15 Eylül’den sonra serinleyeceğine işaret eden Buran, yarın ve pazartesi iç kesimlerde sıcaklığın 35-38 derece, diğer günlerde ise 39 ile 42 dolaylarında olacağını belirtti.

Buran, sahillerde ise sıcaklığın 32-35 dolaylarında seyredeceğini kaydederek, 15 Eylül’den sonra sıcaklığın mevsim normallerine düşerek iç kesimlerde 34, sahillerde 30 derece dolaylarında olmasının beklendiğini ifade etti.

KKTC’de Akdeniz Fırtınası başladı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, “Doğu Akdeniz’de diplomatik çözüm yollarıyla birlikte ülkemizin ve KKTC’nin güvenlik öncelikleri vazgeçilmezimizdir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Doğu Akdeniz’de Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Güvenlik Komutanlığının katılımıyla gerçekleştirilen “Akdeniz Fırtınası” tatbikatına ilişkin açıklama yaptı.

Tatbikatın bugün itibarıyla KKTC’de başladığını belirten Oktay, şunlara yer verdi:

“Doğu Akdeniz ‘de diplomatik çözüm yollarıyla birlikte ülkemizin ve KKTC’nin güvenlik öncelikleri vazgeçilmezimizdir. Türkiye’yi Antalya Körfezi’ne sıkıştırmaya, Kıbrıs Türkü’nü yok saymaya çalışanlara karşı çelikten irademizin temsili ve Akdeniz’in barış denizi olmasının teminatı olan kahraman askerlerimize muvaffakiyetler diliyorum.” 

Türkiye ve KKTC tarafından 6-10 Eylül’de “Şehit Yüzbaşı Cengiz Topel Akdeniz Fırtınası Tatbikatı” icra edildi. Her yıl planlı olarak yapılan tatbikat ile Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı arasında karşılıklı eğitim, iş birliği ve birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesi amaçlanıyor.

Tatbikat, Türkiye’den hava, deniz ve kara havacılık unsurlarının da katılımıyla hava hücum, muharebe arama kurtarma harekâtı tatbikatı ve eş zamanlı tabur görev kuvveti tatbikatları şeklinde, birleşik, müşterek ve fiili olarak icra edildi.

Tatbikata adı verilen Cengiz Topel, Kıbrıs’ın ilk havacı şehidiydi. Türk Hava Kuvvetleri’nin Kıbrıs’ta düzenlediği uyarı uçuşunda uçağı düşürülen Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel, Peristeronori isimli Rum köyü yakınlarına indi ancak Kıbrıs Rum kesimi güçlerince esir alındı.

Esir düşen Topel’in uluslararası savaş hukukunun esirleri kapsayan maddelerine aykırı olarak yapılan işkenceler sonucu şehit edildi.

25 Eylül’den itibaren KKTC’ye yeniden su verilecek

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 25 Eylül’den itibaren onarılan boru hatları aracılığıyla Anadolu’dan KKTC’ye yeniden su verileceğini açıkladı.

Kuzey Kıbrıs Su Temin Projesi’nde ocak ayında meydana gelen arızanın onarım çalışmasında sona gelindi. Beklenen haberi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay verdi. Oktay, 25 Eylül’den itibaren onarılan boru hatları aracılığıyla Anadolu’dan KKTC’ye yeniden su verileceğini açıkladı. Oktay ayrıca, Kıbrıs’a tarımsal sulama sağlayacak su temin çalışmalarının da devam ettiğini söyledi.

Kuzey Kıbrıs Su Temin Projesi, 2015 yılında hayata geçti. Türkiye’den yavru vatana su akışı 5 yıl boyunca sıkıntısız bir şekilde sağlandı. Ancak ocak ayında su taşıyan boru hattında arıza meydana oluştu.

Denizin 250 metre altındaki borunun, Anamur sahilinde askıya alındığı noktadan koptuğu belirlendi. Çalışmalar 5 gemilik bir filo ile gerçekleştirildi.

Şimdi Kıbrıs Türkleri suyun yeniden akacağı günü bekliyor.

KKTC’de askeri yemin töreni

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na (GKK) bağlı 43’üncü dönem asteğmen ve çavuş celbi için ant içme töreni yapıldı.

Gazimağusa bölgesindeki Gülseren Kışlası’nda yapılan törene, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Başbakan Ersin Tatar, Ekonomi ve Enerji Hasan Taçoy, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu, GKK Tümgeneral Zorlu Topaloğlu ile askerî erkan katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle başlayan tören, sancağın tanıtılması ve ant içmenin icrası ile devam etti. Törende başarılı personellere ödülleri protokol tarafından takdim edildi.

Tümgeneral Topaloğlu, günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yaptığı tören, Mücahitler Marşı ve tören geçişiyle sona erdi.

Yeni tip korona virüs (Kovid-19) önlemlerine dikkat edilen törende, katılımcı sayısının düşük tutulması nedeniyle halk tören alanına alınmadı.

KKTC’den ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’ya tepki

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanlığı, Kıbrıs’a gerçekleştireceği ziyaretinde yalnızca Rum yetkililerle görüşeceği belirtilen ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya tepki göstererek, “bu tavrı benimsemenin mümkün olmadığını” ifade etti.

KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, yaptığı yazılı açıklamada, ABD’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimine (GKRY) akredite Büyükelçisi Judith Garber’in, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı telefonla aradığını ve ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun Kıbrıs’a kısa bir ziyarette bulunacağını ilettiğini belirtti.

Garber’in, zaman darlığı nedeniyle Pompeo’nun bu ziyaretinde sadece Kıbrıs Rum liderliği ile temasta bulunabileceğini ilettiği, bu tavrın yanlış anlaşılmamasını ve ABD’nin pozisyonunda herhangi bir değişiklik olmadığını da kaydettiği belirtilen açıklamada, “Bunun üzerine Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı ABD Büyükelçisine, bunu yeni bir olumsuz gelişme olarak gördüğünü ve bu tavrı benimsemenin mümkün olmadığını belirtti.” ifadesine yer verildi.

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın, Pompeo’nun bir süre önce planlanan ve daha sonra iptal edilen Kıbrıs ziyareti programında Kıbrıs Türk tarafına geçerek kendisiyle görüşmesinin öngörüldüğünü hatırlattığı kaydedilen açıklamada, Akıncı’nın, ABD Büyükelçisine, Pompeo’nun iptal edilen ziyaretinin ardından şimdi yapacağı bu ziyarette bundan vazgeçilmiş olmasının ciddi bir yanlış olduğunu vurguladığı yer aldı.

KKTC, Türkiye ile AB’nin Doğu Akdeniz görüşmelerinden memnun

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Başbakan Ersin Tatar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel ve Almanya Başbakanı Angela Merkel ile video konferans yoluyla yaptığı görüşmenin ardından Türkiye ile Yunanistan’ın istikşafi görüşmelere başlamaya hazır olduğunun açıklanmasını memnuniyetle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye ile Yunanistan arasında istikşafi görüşmelerin başlamasına yönelik kararın açıklanmasının, uzun süredir Doğu Akdeniz’de yaşanan gerginlik ortamında son derece olumlu ve memnuniyet verici bir gelişme olduğunu belirtti.

Akıncı, “Öteden beri sorunların diyalog ve müzakere ile çözümlenmesini, doğal gaz konusunun gerginlik nedeni olmaktan çıkarılıp Doğu Akdeniz’in bir iş birliği havzasına dönüştürülmesini savunan birisi olarak bu gelişmenin her iki ülke halkına ve bölge barışına yararlı sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum. Bugün başlatılan sürecin sağlıklı bir şekilde ilerleyerek aynı vizyonla barış ve istikrar yönünde gelişmesi Kıbrıs Türk halkı adına en samimi dileğimdir.” ifadelerini kullandı.

Doğu Akdeniz’de enerji konusunda uluslararası bir konferansın toplanması çağrısının da olumlu adım olduğuna işaret eden Akıncı, Kıbrıs Türk tarafı olarak böylesi bir platformda yer almaya hazır olduklarını vurguladı.

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı son derece önemlidir”

Başbakan Tatar, yaptığı yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkel ve Michel arasında video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen görüşme sonrası Erdoğan’ın yaptığı açıklamaların memnuniyet verici olduğunu kaydetti.

Tatar, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Avrupa Birliği’ne, Doğu Akdeniz konusunun Kıbrıs Türkleri dahil, tüm tarafların katılımıyla düzenlenecek bölgesel bir konferansta ele alınmasını önermesi son derece olumlu bir çağrıdır. Kanaatimizce böylesi bir toplantıda gerçekler görülür ve iş birliği anlayışının önemi anlaşılarak konulara yaklaşılırsa tarihsel dönüm noktası olabilir. Dolayısıyla bizler katılmaya hazırız.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yunanistan’la istikşafi görüşmelere başlamaya hazır olduklarını açıklamasının da yerinde ve barışçı bir çağrı olduğunun altını çizen Tatar, bunun mutlaka iyi değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.


DİĞER

Batı Trakya Türk Cumhuriyeti 107 yaşında

Türk’ün yaralı yurtlarından Batı Trakya’da kurulan ve ömrü çok kısa olan bir devlet, bugün halen kendinden söz ettirebiliyor, kuruluşu kutlanıyor. 107 yıl önce kurulan Batı Trakya Türk Cumhuriyeti ve hükumeti 55 gün ayakta kalabilse de tarihe ilk Türk Cumhuriyeti olarak kaydoldu.

İlk Türk Cumhuriyeti olan Batı Trakya Türk Cumhuriyeti, Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’da yaptığı son önemli siyasi hamlesi oldu. Enver Paşa, Kuşçubaşı Eşref Bey ve Süleyman Askeri Bey’in gayretleriyle 1913 yılında kurulan devlet, önce Osmanlı Devleti’ne bağlı bir yönetim ardından bağımsız bir devlet oldu. Batı Trakya Bağımsız Hükumeti, 55 günlük ömründe tarihin en teşkilatlı devletlerinden birisi oldu ve uluslararası politikada önemli bir yer aldı.

Birinci Balkan Savaşında; Yunanistan, Bulgaristan Sırbistan ve Karadağ ittifakı, Osmanlı devletine karşı güç birliği yapmışlardı. Balkan halklarının saldırmasıyla Osmanlı Devleti, Balkanlardaki topraklarının tamamını kaybetmişti. Batı Trakya bölgesi, Edirne ve Kırklareli gibi nüfusun çoğunluğu Türklerden oluşan şehirler de Bulgarların eline geçmişti. 30 Mayıs 1913’te Londra Antlaşması imzalanmış ve bu yenilgi tescil edilmişti. Savaştan en karlı çıkan Bulgaristan’ın bu birlikte en karlı çıkan taraf olması ve Balkanlarda büyük bir devlet olarak diğerlerine hâkimiyet kurabileceği korkusu, paylaşımdan memnun olmayan diğer devletleri yeniden harekete geçirdi. Balkan devletleri bu kez Bulgaristan’a savaş açtı ve İkinci Balkan Savaşı ile bölge yeniden karıştı.

Balkan devletleri arasındaki ittifakın bozulması, Osmanlı devleti yöneticilerinde kaybettikleri toprakları alma isteği uyandırdı. Edirne, Kırklareli ve Batı Trakya için bir umut doğmuştu. Bulgaristan farklı cephelerde savaşmak zorunda kalınca Trakya bölgesindeki askerlerini göndermek durumunda kaldı. Enver Paşa için bu önemli bir fırsattı. 23 Temmuz 1913’te Edirne ve Kırklareli, Bulgar işgalinden kurtarıldı. Enver Paşa 3 bin askeriyle Meriç nehrini geçerek Batı Trakya’ya doğru devam etmeyi istedi ancak Rusya ve Avrupa devletlerinin baskısı nedeniyle devam edemedi.

Enver Paşa, Batı Trakya’nın alınması gerektiğine inanıyordu. Teşkilat-ı Mahsusa, bölgeye özel bir operasyon yapmaya karar verdi. Kuşçubaşı Eşref Bey, 16 Subay ve 100 erden oluşan bir ekiple bölgeye hareket etti. Birlik önce Bulgarların elindeki yakın bölgeleri almaya başladı. Süleyman Askeri Bey’de askerleri ile birlikte bu mücadeleye destek verdi. 31 Ağustos günü Gümülcine, 1 Eylül’de ise İskeçe işgalden kurtarıldı.

Alınan yerlerin yönetilmesi için önce Garbi Trakya Hükümet-i Muvakkatesi adıyla geçici bir hükumet kuruldu. Başkanlık görevine Salih Hoca getirildi. Ancak Avrupa devletlerinin tepkisi gittikçe artmaya, Osmanlı Devleti’nin karşı durma imkânları da azalmaya başlamıştı. Nihayet Meriç nehrinin karşısındaki askerlerine, geri çekilme emrini vermek zorunda kaldı. Ancak Avrupa devletlerinin hiç beklemedikleri bir olay yaşandı. Osmanlı birlikleri, buradaki Müslüman Türk halkını bırakıp gitmeyeceklerini bildirdi. Osmanlı Devleti ile tüm organik bağlarını koparan yönetim, 12 Eylül 1913’te Batı Trakya Türk Cumhuriyeti olarak bağımsızlığını ilan etti. Gümülcine başkent oldu. Cumhuriyet rejimini kabul eden ilk Türk Devleti olarak tarihe geçen Batı Trakya Türk Cumhuriyeti’nin bayrağı; siyah, yeşil ve beyaz renklerden oluşuyordu ve üzerinde ay yıldız vardı.

Traktör Tebriz şampiyon oldu

İran yönetimi altındaki Güney Azerbaycan’ın Tebriz şehrini temsil eden Traktör Tebriz futbol kulübü, rakibi İstiklal’i 3-2’lik skorla yendi. Alınan sonuçla birlikte Traktör İran Ulusal Kupası’nın sahibi oldu.

Traktör Tebriz ile İstiklal arasında bugün oynanan İran Ulusal Kupası final maçında kazanan Traktör Tebriz oldu. Traktör, 1. dakikada Muhammed Rıza Hanzade, 41. dakikada Akbar Imani ve 51. dakikada Mehdi Ghaedi ve 80. dakikada Amir Arsalan Motahari’nin attığı gollerle galibiyete ulaştı.

Traktör Tebriz, kazandığı kupa ile birlikte İran Ulusal Kupası’ndaki şampiyonluk sayısını ikiye çıkardı.

Türkiye’den Kosova ordusuna destek

Türkiye ile Kosova arasındaki Askeri Mali İş birliği Anlaşması kapsamında, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından Kosova Güvenlik Gücüne (FSK), yaklaşık 910 bin dolar değerinde kişisel teçhizat hibe edildi.

Kosova’nın başkenti Priştine’deki “Âdem Yaşari” kışlasında düzenlenen törene Türkiye’nin Priştine Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Albay İsmail Cenkeri Ersöz ve FSK Lojistik Subayı Binbaşı Nazmi Zogaj katıldı. Zogaj, yapılan hibe ve Türk ordusu ile devletinin FSK’ye sürekli desteğinden ötürü teşekkürlerini sundu.

Anlaşma kapsamında Kosova’ya 910 bin dolarlık askeri üniforma, pilot üniforması, kamuflaj, kışlık mont ve diğer eşyalardan oluşan kişisel teçhizat malzemeleri hibe olarak verildi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın geçen yıl Kosova ziyareti sırasında imzalanan, Askeri Mali İş birliği Anlaşması kapsamında, ağustos ayında da Kosova’ya TSK tarafından 743 bin dolar değerinde askeri giysi, yatak ve teknik ekipman hibe edilmişti.

TİKA’dan Romanya’da Müslüman mezarlığı

Türk İş birliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) desteğiyle, Romanya’da yaşayan Müslüman toplumunun en büyük sorunlarından mezarlık ihtiyacı çözüme kavuşuyor.

TİKA’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Türk ve Tatar soydaşların yoğun olarak yaşadığı Romanya’nın Dobruca bölgesindeki Köstence ilindeki Müslüman mezarlığında yer kalmaması sebebiyle ortaya çıkan sorunların giderilmesi için yıllardır yürütülen çalışmalar TİKA’nın desteğiyle sonuçlandı.

Romanya Müslümanları Müftülüğünün kullanımına tahsis edilen 35 bin metrekare yüzölçümlü arsanın mezarlık olarak kullanılabilmesi için yürütülen projelendirme çalışmaları tamamlanarak, yaklaşık 2 bin kabir kapasiteye sahip olacak mezarlığın yapım çalışmaları başlatıldı.

İnşaat törenine, Türkiye’nin Bükreş Büyükelçisi Füsun Aramaz, Türkiye’nin Köstence Başkonsolosu Emre Yurdakul, TİKA Bükreş Koordinatörü Yasemin Melez Biçer, Romanya Müslümanları Müftüsü Murat Yusuf, eski Milletvekili Adalet Bakanlığı Devlet Sekreter Yardımcısı Ahmet Varol, Köstence Vali Yardımcısı Ali Şenol, Romanya Müslüman Tatar Türkleri Demokrat Birliği Başkanı Gelil Eshergep, Türk İş Adamları Derneği Başkanı Güven Güngör ve Romanya’da faaliyet gösteren Türk iş adamları katıldı.

Törende konuşan Büyükelçi Aramaz, Romen makamlarına tüm azınlıklara yönelik hoşgörü çerçevesinde Türk-Tatar toplumunun ihtiyaçlarına duyarlı yaklaşımları için teşekkür etti.

Aramaz, Türkiye’nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da soydaşlara yönelik projelerini süreceğini bildirdi.

İşgalciler salgın dinlemiyor: Kırım’da 700’den fazla fuar düzenlenecek

Korona virüsü tehdidi tüm dünyada ciddiyetini korurken, Kırım’da adeta yok muamelesi görüyor. Salgın yarımadada hızla yayılırken, işgalcilerin sözde yöneticileri Kırım’da 700’den fazla fuar düzenlemeyi planladığı öğrenildi.

Sözde Kırım hükumetinin basın servisi tarafından 4 Eylül 2020 yapılan açıklamada, “Eylül 2020’de Kırım’ın kırsal ve kentsel alanlarında tarımsal ürünlerin ve işlenen ürünlerin satışı için 700’den fazla fuar etkinliği düzenlenmesi planlanmaktadır. Sanayi Politikası Bakanlığı, tarımsal ürünleri ve gıda ürünlerini üreten çiftçileri fuarlara katılmaya davet ediyor.” ifadelerine yer verildi.

Ankara’da eylem yapmalarına izin verilmeyen Doğu Türkistanlılardan açıklama

Çin hükumetin toplama kamplarında tuttuğu Uygur Türklerinin yakınları bugün saat 16.00’da Ankara Ulus Atatürk Anıtı Meydanı yanında eylem düzenleme kararı almıştı. Ancak Uygur Türklerinin yakınlarının yapacağı gösteriye korona virüsü tedbirleri kapsamında izin verilmemişti. Gelişmeler üzerine konuya ilişkin Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Abdürreşit Celil Karluk açıklamada bulundu.

Prof. Karluk bugün yaptığı açıklamada, gerekli mücadelenin sosyal medya üzerinden devam edeceğini belirterek, ”Çin tarafından tutsak edilen aile üyelerimizin serbest bırakılması yolundaki haklı mücadelemizi şimdilik sosyal medya üzerinden aynı kararlılıkla devam ettireceğiz.” diye bildirdi.

Uygur Türklerinin yakınları bugün saat 16.00’da Ankara Ulus Atatürk Anıtı Meydanı yanında eylem düzenlemesine izin verilmemesi üzerine Prof. Abdürreşit Celil Karluk, açıklamada bulundu. Karluk, Türkiye’nin aldığı karara saygı duyduklarını belirterek, ”Bugün Ankara Valiliği 08 Eylül 2020 saat 16:00’da (Bugün) Ankara Ulus Atatürk Anıtı meydanında yapmayı planladığımız Basın Açıklamasını “Covid 19 salgınının önlenmesi kapsamından alınan tedbirler nedeniyle uygun görülmemiş” olduğunu tarafıma resmi yazıyla tebliğ etmiştir. Devletimizin aldığı karara tamamen saygılı olduğumuzu kamuoyuna duyururken, Çin tarafından tutsak edilen aile üyelerimizin serbest bırakılması yolundaki haklı mücadelemizi şimdilik sosyal medya üzerinden aynı kararlılıkla devam ettireceğiz.” dedi.

Öte yandan, Doğu Türkistan davasının bir zamanlar sadece Türkiye’nin davası iken artık insanlığın ortak davası olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Bu bir hafta içinde konuyla ilgilenen, destek olan, ilgi alaka gösteren, kafa yoran başta üst düzey bürokratlar olmak üzere bütün devlet yetkililerine müteşekkiriz. Doğu Türkistan davası bir zamanlar Türk devleti ve milletinin davası iken, artık insanlığın ortak davasıdır.”

Türk Konseyi ile DSÖ arasında “iş birliği mutabakat zaptı” imzalandı

Türk Dili Konuşan Ülkeler İş birliği Konseyi (Türk Konseyi) ile Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Ofisi arasında iş birliğini geliştirmek amacıyla mutabakat zaptı imzalandı.

Türk Konseyinden yapılan açıklamaya göre, Türk Konseyi Genel Sekreteri Baghdad Amreyev ile DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Hans Henri Kluge arasında görüntülü toplantı gerçekleştirildi.

Görüşmede Türk Konseyinin yeni tip korona virüsü salgınıyla mücadelesindeki çabalarına ve faaliyetlerine değinen Amreyev, üye devletler arasında sağlık iş birliğini koordine etmek için Sağlık Koordinasyon Komitesi, salgının sosyoekonomik kalkınma üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için Tedarik Zinciri Grubu ile Kovid-19’un yanında diğer tehlikeli enfeksiyonlarla mücadelede koordinasyonu genişletmek amacıyla bilim insanları ve uzmanlardan oluşan Sağlık Bilimsel Grubu’nun kurulduğunu belirtti.

Toplantıda iki kuruluş arasındaki iş birliğini geliştirmek amacıyla mutabakat zaptı imzalanırken Amreyev, bu sürecin Türk Konseyi Olağanüstü Zirvesi’nde üye ülke devlet başkanlarının talimatı üzerine başlatıldığını kaydetti.

Mutabakat zaptının gelecekteki iş birliğinin yasal temelini oluşturacağını ifade eden Amrayev, anlaşmanın ayrıca Türk Konseyi ile DSÖ arasında somut projeler geliştirmenin yollarını açacağını vurguladı. Amrayev, Türk Konseyinin sadece salgın esnasında değil, salgın sonrasında da sağlık alanında iş birliğini devam ettirmeye hazır olduğunu kaydetti.

Edirne “Türk Dünyası Kültür Başkenti” olmaya aday

Edirne Valisi Ekrem Canalp, Edirne’nin Türk Dünyası Kültür Başkenti olması için başvuracaklarını söyledi. Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Düsen Kaseinov, Vali Canalp’i makamında ziyaret etti.

Ziyaretten büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Canalp, “Büyük bir coğrafyayı, Türk dünyasını temsil ediyorsunuz. Hem Edirne’yi hem Türkiye’yi hem Türk dünyasını birbirleriyle daha entegre, daha bitişik hale getirmek için birlikte çaba göstereceğiz.” dedi.

Kaseinov da Edirne’yi Türk dünyasına tanıtmak için gerekli gayreti göstereceklerini belirtti.

Vali Canalp konuğuna kentin asırlık el sanatlarından Edirnekari işlemesi tablo armağan etti, Kaseinov da Vali Canalp’e TÜRKSOY yayınlarını ve çini hatıra plaketi hediye etti.

Canalp, ziyaret sonrası yaptığı değerlendirmede, Türk Dünyası Kültür Başkenti unvanını alabilmek için yoğun çalışma içerisinde olacaklarını belirterek “Ümit ediyorum Türk Dünyası Kültür Başkenti Türkiye’den Edirne olur. Bunu çok isterim ama Türkiye’den herhangi bir vilayet olsa da ona destek olmak isteriz. Çünkü Türk dünyası ile ilgili yapılacak kültürel faaliyetler aramızdaki bağın güçlendirilmesine gelecek nesillerinde bu bağları daha da güçlü şekilde bir vesile teşkil ediyor.” diye konuştu.

Çoğunluğu Balkan coğrafyasından olmak üzere, Türk dünyasının dört bir yanından 5 bin öğrencinin Edirne’de eğitim gördüğünü ifade eden Vali Canalp, “Edirne aynı zamanda Balkanlar açısından kültürel bir merkez, belki de Balkanlar’ın kültürel başkentidir. Hem coğrafi hem de kültürel olarak merkezi bir konumda olan Edirne’mizi Türk Dünyası Kültür Başkenti olması amacıyla önümüzdeki dönem için başvurumuzu yapacağız, adaylığını resmi olarak açıklayacağız.” ifadelerini kullandı.

Ukrayna’da “Birlik Kırım Tatar Kültür Merkezi” açılışı

Açılışta Kırım Tatar halkının lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım’ın ilhakından sonra yaklaşık 25-30 bin Kırım Tatarının vatanlarını terk edip Ukrayna ana toprağına geçmek zorunda kaldığını belirterek, “Burada yaşayan Kırım Tatarları için böyle merkezler açılması örf ve adetlerini korumak için çok önemli. Bu merkezin açılmasında yardımı geçenlere teşekkür ederim.” dedi.

Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov ise bugünkü açılışla önemli bir olaya tanık olduklarını söyledi. “350 senelik bir Kırım Hanlığımız vardı. 350 senelik bir devlet dünyada çok değildir.” diyen Çubarov, Kırım Tatarlarının kendi devletlerinde ama kendi topraklarında olmadığını belirterek bu gibi projelerle birlik olmak gerektiğini kaydetti.

Türkiye’nin Kiev Büyükelçisi Yağmur Ahmet Güldere, Kırım Tatarları için kolay zamanlar olmadığını, zorlukların farkında olduklarını belirterek, “Yalnız değilsiniz ve hiçbir zaman da olmadınız. Türkiye geçmişteki gibi Kırım Tatarlarına yardım etmeye devam edecektir. Bu sabah Dışişleri Bakanlığı da önceki günlerde hapse mahkûm olan Kırım Tatarları için tepkisini ortaya koymuştur.” ifadesini kullandı.

Açılışta Ukrayna Parlamentosu Milletvekili ve Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Rüstem Umerov ile Ukrayna Devlet Başkanlığı Kırım Daimî Temsilcisi Anton Korineviç de görüşlerini ifade etti.

Kosova’da “Yenilikçi Türk Hareket Partisi” kuruldu

Prizren şehrinde gerçekleştirilen Kurucu Genel Kurulda, partinin genel başkanlığa oy birliğiyle Ertan Simitçi seçilirken, genel başkan yardımcıları Gökşen Uysal Curci ile Onur Canhas oldu.

Partinin Başkanlık Kurulundan yapılan yazılı açıklamada, yasal işlemlerin tamamlanmasının ardından partinin Kosova siyaset sahnesinde yerini alacağı belirtildi.

Açıklamada, “Genç, kaliteli, nitelikli ve deneyimli kadroları ile ülkenin kalkınmasına ve gelişmesine katkı sağlayacak, Kosova Türk toplumunun istikbali için politikalar üretecek ve geliştirecek, ülke siyasetini doğru okuyacak ve toplumumuzun değerlerine sahip çıkacak Yenilikçi Hareket, bugünden itibaren siyasi çalışmalarına başlamıştır.” ifadelerine yer verildi.

Yeni oluşumun tek amacının, tüm ülkeye ve kamuoyuna örnek, Türk toplumuna layık bir siyasi parti olma yolunda ilerleyerek seçmenlerinin iradesini sandıkta yeniden canlandırmak ve temsiliyetlerini her alanda artırmak olacağı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Toplumda ayrımcılığa ve bölünmeye asla izin vermeyeceğiz. Bu sebeple, önceliğimiz milli iradeye saygı duyulması ve bu doğrultuda siyasi çalışmalarımızın yürütülmesidir. Halkımıza ve seçmenimize kavuşmanın heyecanı ile Kosova siyasetinde yeni bir dönemin başlaması için ilk adımı atıyoruz.”

YTHP, Kosova Demokratik Türk Partisinin (KDTP) ardından ülkedeki ikinci Türk partisi oldu.

Doğu Türkistan’daki toplama kamplarının sayısı ve görüntülerine dair en net rapor

Avustralya Stratejik Siyaset Enstitüsünün (ASPI) hazırlamış olduğu Doğu Türkistan’da Çin’in ortaya koyduğu baskı ve asimilasyon politikalarını içeren “Sincan Veri Projesi Raporu”, Pekin yönetiminin soykırıma varan faaliyetlerini gözler önüne serdi.

Avustralya merkezli düşünce kuruluşu ASPI’nin (Australian Strategic Policy Institute) yayımladığı Doğu Türkistan raporu, Pekin yönetiminin yüksek güvenlikli, hapishaneyi andıran tesisleri inşa etmeye devam ettiğini ortaya çıkardı.

Kapsamlı rapordan edinilen bilgilere göre, Avustralyalı araştırmacılar, Doğu Türkistan’da 380 toplama kampının inşa edildiğini belirledi. Toplama kamplarına ilişkin verilere uydu görüntülerinden ulaşılırken, kampların Çin’in dünyaya pazarladığı ucuz iş gücü kullanılan ve insanların zorla çalıştırıldığı fabrikalara yakın olması dikkat çekti.

Avustralyalı düşünce kuruluşu, 2017’den bu yana Doğu Türkistan’ın tamamında 400 civarında toplama kampının inşa edildiğini ileri sürüyor. Bu kampların büyük bir çoğunluğu, düşük güvenlikli tesisler ile yüksek güvenlikli hapishaneyi andıran kampları içeriyor.

Uydu fotoğrafları üzerinde yapılan incelemelere bakıldığında 380’den fazla kamp tespit edilmiş bulunuyor. ASPI, son bir yılda 61 ayrı yeni inşaatın yapıldığını ve halen 14 inşaatın devam ettiğini ortaya koydu.

2018 sonunda sayısı 100 olan toplama kamplarının son iki yılda belirgin şekilde arttığına dikkat çekilen rapora göre uydu fotoğraflarında, Temmuz 2019-Temmuz 2020 döneminde bölgedeki 61 merkezde yeni inşaat ve genişletme çalışmalarının yürütüldüğü, 14 merkezde ise halen inşaat çalışmaları sürdüğü gözlemlendi.