Söyleşiler

​​​​​​​Türkmenlere bakanlık verilmesi Türkmen vekillerin bir başarısıdır

​​​​​​​Türkmenlere bakanlık verilmesi Türkmen vekillerin bir başarısıdır

I.T.C. Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşat Salihi ile Irak Parlamentosunun, Türkmenlerin Bakanlar Kurulu’nda temsil edilmesi ve yeni bir bakanlık oluşturması için Başbakan Kazımi’ye yetki vermesini konuştuk.

Irak Parlamentosunun, Türkmenlerin Bakanlar Kurulu’nda temsil edilmesi ve yeni bir bakanlık oluşturması için Başbakan Kazımi’ye yetki vermesinin ardından Türkmenler, bakanlık sahibi olarak Irak kabinesinde yer elde etti. Geçtiğimiz haftalarda aksi yönde bir durum söz konusuyken bu kazanım nasıl bir sürecin sonunda elde edildi?

Irak hükümeti kurulduğundan beri Türkmenlere bakanlık başka partiler üzerinden tanınıyordu. Bu durum ya Şii partiler üzerinden ya da Sünni partiler üzerinden gerçekleşiyordu. Bizim isteğimiz ise Türkmenler adına bir bakanlığın verilmesi yönündeydi. Biz altı aylık bir siyasi maraton neticesinde, görüşmeler neticesinde bu noktaya geldik. Türkmen milletvekillerinin muhtelif gruplardan olmasına rağmen Türkmen Cephesi ile hareket etmeleri bizim için önemli bir adım olmuştur.

Rakiplerimiz her zaman bizim parçalanmamızı istiyorlardı. Geldiğimiz noktada ise Türkmenlerin parçalanmadığını, birlik içerisinde hareket ettiğini herkes gördü. Türkmenler, coğrafyaları gereği muhtelif partilerden ülke siyasetinde yer alıyorlar. Bu sefer, muhtelif partilerden olmalarına rağmen hükümet kurulma sürecinde bizimle beraber hareket ettiler. Türkmen vekiller, Başbakan Kazımi’den Türkmenlere bir bakanlık verilmesini talep etti. Başbakan Kazımi de bunu Meclisin oylamasına sundu. Meclis, Türkmenlere bakanlık verilmesi yönünde bir karar aldı. Parlamento bu kararı aldıktan sonra artık Başbakan Kazımi’nin önünde bakanın adını göndermekten başka seçenek kalmadı.

Lakin burada bizim endişe ettiğimiz bir durum vardır. Türkmenlere verilmesi planlanan bakanlık görevi Başbakan tarafından gönderilmezse farklı bir siyasetin gelişeceğini söyleyebiliriz. Bizim arkamızdan iş çeviren birileri var, biz bunları biliyoruz. Bu gruplar Türkmenlerin merkezi hükümet içinde özellikle Bakanlar Kurulu içerisinde yer almasını istememektedirler.

Umarız ki Başbakan Kazımi parlamentoya bir isim gönderir ve bu bakan devlet bakanı olarak görev alır. Biz farklı bir bakanlık istemedik, normal bir bakanlık istedik. Söz konusu bakanlık sadece Türkmenlerin adına nitelendirilsin.    

Bütün Türk Milletini sevindiren haberin ardından Türkmenlere hangi bakanlığın verileceği merak konusu. Bu durumu siyasi bir zafer olarak değerlendirebilir miyiz?

Bizim için hangi bakanlığın olduğu önemli değil. Çünkü bakanlıklar bugün, Irak’ta maalesef Şiiler ve Sünniler arasında bölünmüş vaziyetteler.

Bizim gayemiz, verilecek olan bakanlıktan şahsî menfaatlerimiz yönünde çıkar sağlamak değil. Bizim siyasi meselelerimiz var. Her şeyden önce bir Kerkük sorunumuz var. Bunları gündemde tutarak Bakanlar Kurulu’nda tartışmaya açacağız. Parlamentoda herhangi bir konu tartışmaya açıldığında en iyi şekilde katkı sağlarız. Bakanlar Kurulu’nda Türkmenler bulunmadığında Türkmenleri ilgilendiren meseleler görmezden geliniyor. Bu yüzden hangi bakanlığın olduğunun bizim için bir önemi yok. Bizim onlardan talebimiz parlamento işleriyle ve illerle ilgilenen bir devlet bakanlığının verilmesi yönünde. Başbakan hangi görevi söylerse biz onu kabul ederiz. Yeter ki Türkmenler olarak Bakanlar Kurulu’nda yerimizi alalım.

Aynı gün terör örgütü PYD lideri Abdi’nin Bağdat’ta bir takım görüşmelerde bulunması, Kürtlere, Adalet ve Dışişleri Bakanlığının verilmesi ne anlama geliyor? Kürt gruplara yeni bir imtiyaz mı veriliyor?

Herkesçe bellidir ki Kürtlerin, özellikle KDP’nin siyasi operasyon içinde bir yeri vardır ve burada bölgeyi temsil eden bir bakanın olmasını talep ettiler. Geçtiğimiz dönemde de Dışişleri Bakanlığı onların elindeydi. O yüzden Dışişleri Bakanlığının Kürtlere verilmesi yeni bir mesele değil. Bir dönem önce de Hoşyar Zebari Dışişleri Bakanı’ydı. Kürtler verilen bu bakanlığı kendilerince Kuzey Irak’ın temsilcisi gibi görmekteler.

PYD sorumlusunun buraya gelmesi bir soru işaretidir. Bu konuda Türkiye’nin, Irak’la ciddi bir şekilde görüşmeleri başlatması gerekmektedir. Böyle bir siyaset şüphe getirir ve bu da Irak’la Türkiye’nin ilişkilerini farklı bir yere götürebilir.

Korona virüsünün etkisi dünya genelinde azalırken özellikle Kerkük’te yeni vaka sayılarının hızla arttığına dair haberler gelmekte. Türkiye Cumhuriyeti’nin yaşanan salgına yönelik yardımları oluyor mu?  Şu andaki vaziyet hakkında bilgi verir misiniz?

Korona virüsü ile ilgili sadece Kerkük’te değil bütün bölgelerde çok sayıda vaka var. Özellikle Bağdat’ta, güneyde vaka sayısında artış çok fazla. Biz sadece Kerkük’ü konuştuğumuzdan dolayı Kerkük öne çıkmaktadır. Türkiye, kendi durumu ile meşgul olmasına rağmen sağ olsun Kızılay, TİKA ve Sağlık Bakanlığı’ndan Türkiye Cumhuriyeti Bağdat Büyükelçiliği ve Erbil Başkonsolosluğu vesilesi ile bizlere hem maske hem gıda yardımları dağıtıldı.

Diğer Söyleşiler