E. Kurmay Albay Ümit Yalım: “18 Türk adası ve 1 Türk kayalığı 2004 yılından beri Yunan işgali altındadır”

Sayın Yalım, Yunanistan’ın işgal ettiği adalarımızda son durum nedir? Hükümetin bu milli meseleye bakış açısında herhangi bir müspet gelişme yaşandı mı?

Misâk-ı Milli ve Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan 18 Türk Adası ve 1 Türk kayalığı 2004 yılından beri Yunan işgali altındadır. İzmir, Aydın ve Muğla il sınırları içinde bulunan vatan topraklarında, 13 yıldır Yunan bayrağı dalgalanıyor ve Yunan askerleri elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Adalarımıza Yunan askerleri ile birlikte silah ve mühimmat yığınağı yapılmış, uçaksavar ve top gibi ağır silahlar yerleştirilerek top namluları Türkiye’ye yönlendirilmiştir. Türk adaları Yunan ordusunun ileri karakolu haline dönüştürülmüş ve Türkiye Cumhuriyeti, Erdoğan ve AKP hükümetleri eliyle Ege Denizi’nden soyutlanarak Anadolu’ya hapsedilmiştir.

Devletin birliği ve tekliği ortadan kalkmış, otorite Yunanistan ile paylaşılarak, Türkiye’nin batısında ikili devlet düzenine geçilmiştir. İzmir, Aydın ve Muğla illerimiz birisi Türk diğeri Yunan olmak üzere ikişer vali ve ikişer belediye başkanı tarafından yönetiliyor. Türkiye Cumhuriyeti, Erdoğan ve AKP hükümetleri döneminde, tarihinin ilk ve en büyük toprak kaybını yaşamış, Anayasanın 3.Maddesi fiilen değiştirilmiş ve Türkiye batıdan bölünmüştür.

İşgal edilen adalarımızda 13 Yunan Askeri Üssü açıldı. Üslerin tezkeresi yok. İşgal edilen adalarımızdaki Yunan Askeri Üslerinde top, uçaksavar ve havan gibi ağır silahlar var. Yunan Askeri Üslerinde 5 binden fazla Yunan askeri görev yapıyor.

07 Eylül 2017 Aydın Hurşit Adası’nda Yunan Lisesi açıldı. (Kapatılan Askeri Liseler yerine Yunan Lisesi açıldı)

11 Eylül 2017 Aydın Eşek Adası’nda Yunan İlkokulu ve Yunan Lisesi açıldı. (Kapatılan Askeri Liseler yerine Yunan Lisesi açıldı)

Erdoğan ve AKP hükümetleri işgal olayının üzerini kapatmaya çalışıyorlar ama akıntıya karşı kürek çekiyorlar. Adalar alenen verildiği için hükümetin bu milli meseleye bakış açısında müspet bir gelişme yoktur.

Geçtiğimiz günlerde Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol Hanımefendi savcılığa giderek Fener Rum Patrikhanesi’nin işgal altındaki adalarımıza Yunanistan’ın talebi doğrultusunda papaz atamasıyla ilgili suç duyurusunda bulundu. Adalarımıza papazların atandığı iddiaları doğru mudur? Konunun ayrıntısı nedir ve Fener Rum Patrikhanesi bu işin neresindedir?

Fener Rum Patrikhanesi’nin işgal altındaki adalarımıza papaz atadığı iddiaları doğrudur. Fener Rum Patrikhanesi’nin internet sitesine girince bu durum açıkça görülüyor.  Site İngilizce ve Yunanca, Türkçe yok! Ayrıca Bartholomeos, internet sitesinde ekümenik olduğunu çoktan ilan etmiş.

Ancak ilginç bir ayrıntı daha var. Sitede, Batnoz Adası ( Patmos ) Patrikliği’nin; Eşek Adası (Agathonision ) ve Nergizçik Adası ( Arkioi ) ile birlikte etrafındaki küçük adalarında, doğrudan Ekümenik Patrikliğin yetkisi altında olduğu belirtilmiş. Ayrıca, Patrikhane’nin dini otorite alanı içinde olan Eşek ve Nergizçik Adalarındaki kiliselerin telefon numaraları da verilmiş.

Bu bilgiler, Patrikhane’nin işgalin içinde olduğunu açıkça göstermektedir. Yunanistan’ın Türk adalarını işgal etmesi Megalo-İdea’nın bir uygulaması olup siyasi bir olaydır. Patrikhane’nin siyasi bir olayın içinde olması Lozan’da varılan mutabakata aykırıdır. Rıza Nur Bey’in Lozan Konferansı’nda, Patrikliğin her zaman siyasal çabalar göstereceği tezi doğrulanmıştır. Tarih bir kez daha tekerrür etmiş ve Patrikhane’nin gerçek yüzü ortaya çıkmıştır.

Patrikhane, Lozan Mutabakatına göre, İstanbul’da ikamet etme hakkını hukuken kaybetmiştir. Patrikhane, en kısa zamanda ait olduğu yere, Aynoroz’a taşınmalıdır.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ege adalarına ilişkin, “1996 Kardak krizine kadar ne olduysa oldu. Adaların hiçbirisinde fiili ve hukuki değişiklik yok.” dedi. Çavuşoğlu’nun bu açıklamasını nasıl yorumluyorsunuz? Kendisinin işgalden haberi yok mudur?

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, milletimizin gözünün içine baka baka yalan söylüyor. Çavuşoğlu, 16 Kasım 2017’de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmada, Yunan işgali altında olan 18 Türk Adası ve 1 Türk kayalığı hakkında ilginç iddialarda bulunmuş, Kardak krizinden sonra adaların fiili ve hukuki statüsünde hiçbir değişim olmadığını iddia ederek fiili durumun yani işgalin 1996’dan önce oluştuğunu iddia etmişti. Çavuşoğlu, kendi dönemlerinde hiçbir gelişme olmadığını da iddia etmişti.

Çavuşoğlu’na, toplam 15 soru sormuş ve Çavuşoğlu’ndan, iddialarında ciddiyse ve blöf yapmıyorsa, soruların tamamına, kıvırmadan, saptırmadan, iskân ile işgal kavramlarını birbirine karıştırmadan 14 Aralık 2017 Perşembe günü saat 17.00’ye kadar cevap vermesini beklemiştim. Ancak Çavuşoğlu bugüne kadar cevap vermedi ve iddia ettiği belgeleri kamuoyu ile paylaşmadı, paylaşamadı. Çavuşoğlu’nun blöf yaptığı ortaya çıktı.

Çavuşoğlu, 17 Aralık 2017’de de TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Adaların 1996’dan önce işgal edildiği” iddiasını tekrarladı.

Çavuşoğlu, Dışişleri Bakanlığının 2019 yılına ait bütçe görüşmelerinde de, Ege adalarına ilişkin, “1996 Kardak krizine kadar ne olduysa oldu. Adaların hiçbirisinde fiili ve hukuki değişiklik yok.” dedi. Çavuşoğlu yalan söylemeye devam ediyor. Çavuşoğlu iddiasında ciddiyse, 1996’dan önce Türk adalarına yerleştirilen beş binden fazla Yunan askerinin fotoğraf ve video görüntülerini, Yunan top, uçaksavar, havan silahları ile zırhlı araçların fotoğraf ve video görüntülerini, Türk adalarına dikilen Yunan ve Bizans bayraklarının fotoğraf ve video görüntülerini, tarihleri ile birlikte Türk kamuoyuna açıklamak ve ispatlamak zorundadır.

26 Kasım 2004’de, CHP Milletvekili Onur Öymen, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’e soru önergesi vererek Türkiye’ye yakın adalara Yunan bayrağı çekildiğini, anılan adaların Dışişleri ve Genelkurmay Başkanlığı listesindeki adalar olup olmadığını sordu. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, önergeye cevap vermedi. Erdoğan ve Gül, Türk adalarına Yunan bayrağı dikildiğini ve adaların işgal edildiğini zımnen ve hukuken kabul etti.

06 Ocak 2009’da Yunan Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas, Aydın Eşek Adası’na gelerek Belediye Başkanı ile birlikte fotoğraf çektirdi. Belediye binasına asılan tabelada “Yunanistan Cumhuriyeti Güney Ege Bölgesi On İki Ada İli Eşek Adası Nahiyesi” yazıyor. Tabela, Aydın Eşek Adası’nın Yunanistan tarafından ilhak edildiğini açıkça gösteriyor.

Mevlüt Çavuşoğlu bu belgeleri nasıl izah edecek? Çavuşoğlu, kendisini ve partisini kurtarmaya çalışıyor ama akıntıya karşı kürek çekiyor.

Sayın Yalım, bundan sonraki süreç için neler öngörüyorsunuz? İşgal altındaki adalarımızı kurtarmak için gereken siyasi iradeyi mevcut hükümetten görebilecek miyiz? Milli gururu inciten bu kepazelik nasıl ve ne zaman son bulacaktır?

Erdoğan ve AKP hükümetleri, adaları Yunan askerine alenen teslim ettiği için mevcut hükümetten herhangi bir şey beklemek boş bir hayaldir. Her gün yeni bir skandal ile karşılaşıyoruz. Erdoğan ve AKP hükümetlerinin,  2004 yılında 18 Türk Adası ve 1 Türk kayalığını Yunan askerine teslim ettikten sonra, 2014 yılında Girit Adası güneyinde bulunan 42 bin Km2 lik Türk Kıta Sahanlığını Yunanistan’a teslim ettiği, 2015 yılında da Taşoz Adası Türk Karasularında bulunan 111 Milyon varil Türk petrolünü Yunanistan ve İsrail’e teslim ettiği ortaya çıktı. Erdoğan ve AKP hükümetleri milli ve yerli değildir. Sorunların çözümü için milli ve yerli bir hükümete ihtiyaç vardır. Türkiye umutsuz değildir. Nefes alıyorsak umut vardır.