Milliyetçi Aydınlara Sorduk

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence geçtiğimiz hafta Türkiye’nin NATO’da kalması ile S-400 sistemlerini almak arasında seçim yapmasını söyledi. ABD’nin bu tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Kürşat Güç

Türkiye 21. Yüzyılda gerek dış politika argümanlarını gerekse de savunma imkânlarını çeşitlendirmek zorundadır. ABD’nin Türkiye’yi alternatifsiz bir istikamete mecbur bırakma isteği rasyonel değildir. Türkiye dâhil bütün NATO ülkelerinin bir yandan ittifakın bir üyesi olma bir yandan da ittifak dışı çok yönlü ilişki tesis etme hakkı ve imkânı vardır.

Osman Kepenek

Kuruluşundan bu yana ABD’nin güdümünden hiç çıkmayan NATO, yıllardır Türkiye’ye karşı sorumluluklarını yerine getirmemektedir. Başta PKK/PYD olmak üzere pek çok konuda müttefik gibi değil adeta düşman gibi davranan NATO, ülkemizin güvenlik zaafiyetine uğraması için özel bir çaba sarfetmektedir. Söz konusu şahsın ‘tehditkâr’ açıklamalarının milli güvenlik politikalarımızı ters yüz etmesinin mümkünü olmadığı gibi, ciddiye alınacak bir yanı da bulunmamaktadır. Ne ABD, ne de NATO Türkiye’nin müttefikliğini bir kalemde silip atmayı göze alamaz. Türkiye ise bu süreçte kendi milli menfaatlerine en uygun olan savunma sistemini hayata geçirerek, gelebilecek tehdit ve saldırılara hazır durumda olacaktır.

Doç. Alper Özmen

Türkiye, NATO’ya üye olduğu tarihten itibaren kolektif savunmaya destek veren bir ülke olmuş ancak bunun karşılığını çoğunlukla görememiştir. Güvenlik sorunu yaşadığı dönemlerde, NATO sorumluluğunun gereğini yerine getirmemiştir. 1964 yılında Kıbrıs konusundaki tutum, 90lı yıllarda terörle mücadele kapsamında sınır ötesi operasyonlarına destek olmama, 2012 de Suriye hava tehdidine karşı yalnız bırakılma, Norveç krizi bu göstergelerin birkaçı. En son nereden hangi silahı alacağına bağımsız bir devlet olarak karar vermesine engel olmaya çalışmaktadır. NATO, artık Türkiye’nin dost mu düşman mı olduğuna karar vermeli ve ülkenin bağımsızlığına saygı duymalıdır.