...

KIRGIZ-TACİK SINIR ÇATIŞMASI SAVAŞA YOL AÇAR MI?

Sabir Askeroğlu

29 Nisan’da Kırgız-Tacik sınırında aniden çatışmalar yaşandı. Her iki tarafta kayıp verdi. Ateşkes yapılmasına rağmen Tacikistan ikinci bir taarruzda bulunarak bir kırsalı işgal etti. Her iki tarafta sınıra asker ve ağır silahları sevk etti. 1 Mayıs’ta ikinci bir ateşkes sağlanmasıyla Tacik güçleri geri çekildi. Sınırların belirlenmesi ve sınır sorunlarının çözülmesi için görüşmelerin başlatılması kararlaştırıldı.

Çatışmaları tetikleyen sorun su paylaşımında yaşanan anlaşmazlık ve çözülmemiş sınır sorunuydu. Fakat Tacikistan tarafının çatışmaları bu seviyeye çıkarmasının arkasında farklı iç meseleler olduğu söylenebilir. Afganistan’da yaşanan gelişmelerin Tacikistan üzerinde yarattığı korku ve Tacikistan’da var olan siyasi sorunlar iktidarın irrasyonel tepki vermesine neden olmuştur.

Çatışmaların kapsamlı savaşa dönüşmemesinin de belli nedenleri vardı. Öncelikli olarak Kırgızistan ve Tacikistan güç bakımından eşit seviyede. Her iki ülkenin de askeri sayısı 16 bin civarındadır. Dolayısıyla her devlette savaşı uzun süre yürütme imkanından yoksundur. Her iki ülkenin de ciddi ekonomik sorunları vardır ve savaşa harcayacak maddi kaynaklarından da yoksundur. Daha yeni seçilmiş Kırgız Cumhurbaşkanı Sadır Caparov iktidara gelişi de ekonomik nedenlerle ilgiliydi. Ve iktidarda kalabilmesi de Kırgızistan halkının refahına bağlı olacaktır. Bu nedenle de çatışmaları bir an önce sona erdirmek isteyen taraf Kırgızistan olmuştur. Aynı durum Tacikistan Devlet Başkanı İmamoli Rahmon için de geçerlidir. Kısa süreli (birkaç ay) de olsa bir savaş, ülkenin kısıtlı kaynaklarını eritecektir. Bu da Rahmon iktidarını sorgulanmasına yol açacaktır.

Ayrıca her iki ülke de aynı ittifak içinde olması ve bölgenin güçlü ülkeleri olan Özbekistan ve Kazakistan’ın savaşın çıkmasına karşı çıkmaları Tacikistan’ı caydıracaktır.  Savaşmak için destek bulamayan taraflar diplomasiye öncelik vermek durumunda kalacaklardır.

Bölge ülkeleri için olduğu gibi özellikle de Tacikistan’ın kararlarını belirleyen kritik mesele Afganistan’daki gelişmelerdir. Kırgızistan’dan farklı olarak Tacikistan Afganistan’la ortak sınıra sahiptir. Tacikistan için en büyük tehdit Kırgızistan’dan değil güney komşusundan kaynaklanmaktadır. Taliban’ın zaman içerisinde Afganistan’da güçlenmesi Tacikistan’ın kaynaklarını buraya yoğunlaştırmasına yol açacaktır. Tek bir cephede savaş yürütmek için yetersiz olan Tacikistan’ın iki cephede savaşması olanaksızdır. Tacik hükümeti bunun farkındadır.

Sonuç olarak Sovyetler Birliği’nden miras kalan sorunların askeri çözümü yoktur. 30 yıldır süregelen sorunlar ise her iki komşu ülkenin ekonomisine büyük zarar verdiği gibi halkların düşmanlığına neden olmaktadır. Bölgede yaşanan gelişmeleri göz önünde bulundurduğumuzda Tacikistan Kırgızistan’la savaşmak değil, kuzey komşusunun desteğini alarak hem kuzey sınırlarının emniyetini sağlamak hem de Afganistan’dan gelebilecek güvenlik tehditlerine karşı desteğini almak daha rasyonel olacaktır.