Sakin Öner

Tüm yazıları
...

II. Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Türk Milliyetçiliği-4

İletişim: sakinoner@hotmail.com

Sakin Öner

1.Milliyetçi yayın organlarının yayımlanması ve milliyetçi teşkilatların kurulması

1.4. Türkçü-Milliyetçi diğer yayın organları

Osmanlı İmparatorluğunun 19. yüzyılın sonlarına geldiğimizde üç önemli merkezi vardı; İstanbul, İzmir, Selânik. İstanbul payitaht olması yönünden önemliydi. İzmir ve Selânik ticaret merkezleriydi. Selânik’in Osmanlı aydınları için ayrı bir önemi vardı. Bu şehir, Balkanlardaki azınlıkların milliyetçilik hareketlerini ve ayaklanmalarını yakından bilen ve etkilenen bir şehirdi. Bu yüzden Türkçülük konusunda ilk refleks hareketlerinin ortaya konulduğu bir yerdir. Padişahın baskıcı yönetiminden bunalan, fakat Avrupa’ya gidemeyen aydınların sığındığı bir limandı. Bu yüzden Selânik, aynı zamanda bir kültür, sanat ve siyaset merkeziydi. Türkçü-milliyetçi örgütlenmenin yapıldığı, partilerin ve teşkilâtların kurulduğu, mecmua ve gazetelerin yayımlandığı, hatta 1908’de ilan edilen II. Meşrutiyet’in hazırlıklarının yapıldığı yer, Selânik’tir. İmparatorluğun bu şehri, 9 Kasım 1912’de bir kurşun atmadan Yunanistan’a terkedilmiştir. Bu tarihten sonra orada başlayan fikri hareketler, teşkilatlar ve yayın organları genellikle İstanbul’a ve kısmen İzmir’e taşınmıştır. Bu bölümde Genç Kalemler, Türk Derneği, Türk Yurdu dışında bu dönemde Selânik’te, İstanbul’da ve İzmir’de çıkarılan bazı milliyetçi mecmua ve gazeteler hakkında kısaca bilgi vereceğiz.  

1.4.1. Çocuk Bahçesi

Edebiyat-ı Cedide’nin yayın organı olan Servet-i Fünun mecmuası kapatılınca, İstanbul’da yönetim baskısından bunalan gençlik, 1905 yılında Selanik’te “Çocuk Bahçesi” mecmuasını yayımlar. Mecmuada Mehmet Emin Yurdakul’un arı dille ve hece ölçüsüyle yazılmış şiirleri yayımlanır. Aynı dergide Tevfik Fikret ve Rıza Tevfik’in yazılarına da yer verilir.

1.4.2. Tenvir-İ Efkâr mecmuası ve Vatandaş gazetesi

II. Meşrutiyet’in getirdiği hürriyet ortamında matbuat alanında büyük bir gelişme olmuştur. Ayrıca siyasi, kültürel, fikri ve ideolojik akımlar, tarihimizde görülmeyen boyutta gelişme ve yayılma imkânı bulmuştur. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin merkezi Selânik, bu yönde de öncü roller üstlenmiştir. Cemiyete bağlı kulüpler, örgütün halk ile temasında aktif rol oynamışlardır. Kültür ve etkinlik merkezleri olarak halk içinde önemli işlevler görmüşlerdir.

 II. Meşrutiyet döneminde, halkçı ve köycü düşünce ve akımlar da dikkat çekici bir gelişme göstermiştir. II. Meşrutiyet döneminin ilk yıllarında Rumeli’de, Selanik İttihat ve Terakki Cemiyeti Üçüncü Kulübü tarafından köylüler için Vatandaş isimli bir gazete çıkarılmıştır. Elimizde çok az nüshası bulunan bu gazete pek çok açıdan dönemin en dikkat çekici yayınlarından biridir. Vatandaş gazetesinin, aynı tarihlerde yayın hayatına giren Tenvir-i Efkâr mecmuasıyla yakından ilişkisi vardır.(1)

Selanik’in günlük gazetelerinden Zaman’ın 18 Haziran 1909 günü çıkan sayısında, Abdi İsmet (Ulukut) Bey tarafından bugünlerde öğrenciler için Tenvir-i Efkâr isimli haftalık ve edebî bir mecmua çıkarılacağı duyurulmuştur. 11 Temmuz 1909’da ise bu mecmua için şu habere yer verilmiştir: “Hasılatının bir kısmı köylerde tamim-i maarife (eğitimin yaygınlaşmasına) hasredilmek üzere şehrimizde (Selânik’te) intişar edeceğini evvelce yazmış olduğumuz (Tenvir-i Efkâr) risalesinin birinci nüshası çıkmıştır. Bu derginin hasılatıyla “köylülerin anlayabileceği bir surette açık Türkçe olarak (Vatandaş) risalesi tab edilip İttihat ve Terakki Cemiyet-i Muhteremesi tarafından köylere gönderilmiştir.”Tenvir-i Efkâr, öğrencilerin, taze dimağların malumatlarının genişletilmesi, ahlaken düzeltilmelerine hizmet eden sade konular üzerine edibane yazılmış güzel makaleler içermektedir. Velilerin bu dergiyi düzenli olarak çocuklarına okutmalarını Zaman gazeteleri bilhassa tavsiye etmektedir”.

Tenvir-i Efkâr’ın elimizde bulunan ilk ve tek sayısı 8 Temmuz 1909 tarihlidir. Mecmuanın imtiyaz sahibi Mustafa Faik, müdürü ve başyazarı Abdi İsmet (Ulukut) Bey’dir. Selânik’te Sabri Paşa Caddesi Yeni Asır Matbaası’nda basılmıştır. Fiyatı 20 paradır. Abonelik bedelleri; hariçte senelik 23, 6 aylık 17.5 kuruş; Selânik için senelik 26, 6 aylık 14 kuruştur.

İptidailere ve rüştiyelere yönelik bir eğitim mecmuası olan Tenvir-i Efkâr’ın bu ilk sayısının yazarları; Abdi İsmet (Ulukut), Muallim Necip Necati (Özeren), Ali Osman ve Mustafa Nermi Beylerdir. Tenvir-i Efkâr’ın, kütüphanelerde başka nüshası bulunmadığı için, sadece ilk sayısı görülebilmiştir. Bununla birlikte, derginin yayımının sürdüğü tespit edilebilmektedir. Nitekim 16 Eylül 1909’da Yeni Asır Matbaası’nda çıkan yangın sonucunda, aynı yerde olduğu için, Tenvir-i Efkâr idarehanesinden hiçbir şey kurtarılamadığı, mecmuanın yakında yeniden çıkacağından abonelerin makbuzlarını göndermeleri, derginin müdürü Abdi İsmet Bey tarafından rica olunmuştur.

Tenvir-i Efkâr’la birlikte yayın hayatına giren Vatandaş’ın birinci sayısında tarih bulunmamaktadır. Bununla birlikte, yukarıda aktarılanlardan, ilk sayısının 1909 yılı Temmuz ayı başında çıktığı anlaşılmaktadır. Yeni Asır Matbaası’nda basılmış, iki sütun üzerine tertip edilmiş 4 sayfalık küçük boy bir gazetedir. Başyazarı, Bahçe dergisinin de yöneticilerinden olan öğretmen Necip Necati (Özeren) Bey’dir. Vatandaş gazetesi “parasızdır”. Künye bilgilerinde kullanılan sade Türkçe kelimeler göze çarpar. Mesela Necip Necati Bey “başmuharrir” olarak değil, “yazıcıbaşı” olarak sunulmuştur. “Umur-ı tahririyye” yerine “yazı işleri”, “matbaa” yerine “basmahane” kelimeleri kullanılır: “Yazı işleri için Selânik’te Yeni Asır Basmahanesi’nden sorulur.”(2)

1.4.3. Anadolu

İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin İzmir’de çıkardığı İttihat gazetesinin başına Selanik’ten İzmir’e gelen Haydar Rüştü (Öktem) geçti ve 6 Kasım 1911 tarihinde adı Anadolu olarak değiştirildi. Bu değişiklik, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Selânik’te Yunus Nadi (Abalıoğlu) idaresinde çıkardığı Rumeli gazetesinin muadili olduğunu bildirmek için yapıldı. Anadolu gazetesinde özellikle yine Selanik’te yetişen gençlerden Akil Koyuncu ve “Bahir Ulvi”, “Dedebeyoğlu”, “Kayıhanoğlu” takma adlarını kullanan Haydar Rüştü’nün Türkçülük istikametinde yazıları bulunmaktadır. Mütareke ortamında Rum iddialarına karşı yayın yapan Haydar Rüştü’nün, aynı amaçla bir de “Duygu” adlı gazete çıkardığı bilinmektedir.

1.4.4. Yeni Felsefe

İlk sayısı 6 Ocak 1911 tarihinde çıkan Muhit-i Mesaî’nin adı, 10. sayısından (Haziran 1911) sonra 28 Ağustos 1911 tarihinde Yeni Felsefe Mecmuası olarak değiştirildi. Muhit-i Mesaî, genel görünümü ile Genç Kalemler’in karşısında konumlanmıştı. Derginin asıl sahibi [Nebizâde] Ahmet Hamdi, Genç Kalemler’in ortaya attığı “millî edebiyat” ve “Yeni Lisan” davasına taraftardı. Bu durumda bir isim değişikliği ile dergiye yeni bir kimlik verilmesi gerekiyordu. “Yeni Felsefe Mecmuası”nın sloganı olan şu cümle, onun yayınlanış gayesini açıklıyordu: “Yeni hayat müdafiidir”.

Yeni Felsefe Mecmuası 17 sayı yayımlandı. Mecmuada yer alan yazıların konuları şu üç nokta üzerinde toplanmaktadır:

1. Türklüğümüzü unutmamak

2. Taklide değil ibdaya (yaratmaya) çalışmak

3. Teknik meseleleri bunların dışında tutmak.

1.4.5. Yeni Fikir

Yeni Fikir, meşhur eğitimci Edhem Nejat ve A (ayın) Ferit tarafından 28 Aralık 1911-Haziran 1912 tarihleri arasında 7 sayısı Manastır’da, I. Balkan Savaşı hezimetinden dolayı Şubat 1912-14 Mayıs 1914 tarihleri arasında 8-21. sayıları İstanbul’da yayımlanmış eğitim mecmuasıdır. Mecmuanın bu iki dönemi arasında fikir cephesi bakımından önemli farklar bulunmaktadır.  Başlığının altında Manastır döneminde “terbiyevî, içtimaî, ziraî mecmuadır” ibaresi yazarken, İstanbul’a taşındıktan sonra 8. Sayısının dış kapağında “Millî terbiye ve Türklüğe çalışır” ibaresi, iç kapakta ise “Hayat-ı istiklâlî (bağımsızlık hayatı) terbiyesine ve Türklüğe çalışır” ibaresi kullanılmıştır. 9. sayıdan itibaren tanıtım ibaresi “Millî terbiyeye çalışır ve mekteplerde çiftçilik gayesi güder” şekline dönüşmüştür.

İstanbul’da çıkan sayılarında Türk dünyasına ve milli şuuru besleyecek meselelere yönelme ön plandadır. Yeni Fikir mecmuası, başlangıçta da Yeni Lisan ve Genç Kalemler’le aynı paralelde ise de bu tutumu pek belirgin değildir. Fakat İstanbul döneminde doğrudan Yeni Lisan hareketini destekleyen yazılarıyla tavrını belirginleştirmiştir. Yeni Fikir mecmuasının son sayısı 1914 yılının Mayıs ayında yayımlandı.

1.4.6. Gençlik

Selânik’teki Genç Kalemler mecmuasında başlatılan Yeni Lisan davası, imparatorluğun başka şehirlerinde de yankı buldu. Bunlardan ilki, “Yeni Lisan” makalesinden kırk beş gün sonra İzmir’de çıkan Gençlik adlı mecmuadır. 24 Mayıs 1911’de yayın hayatına giren ve “Türk lisanıyla intişar eder haftalık edebî, ilmî risale” açıklamasını kullanan Gençlik’in ilk sayısında söz konusu makale tam metin olarak iktibas edilmiştir. Tıpkı Genç Kalemler gibi Gençlik de önemli mesajlarını “Tahrir Heyeti” adıyla vermiştir. Mecmuanın ilk yazısı olan “İfade”de, Genç Kalemler’in “Yeni Lisan” makalesindeki görüşlerinin benimsendiği duyurulmuştur. Temmuz 1911’de yayımlanan 3. ve son sayısında Mehmet Şükrü, “Yeni Lisan Yolu Nereye Çıkar” başlıklı yazısında, bu akımın biri ahlâki, diğeri milli olmak üzere iki büyük fayda sağlayacağını ileri sürmektedir. “Ahlâki fayda, üslûptan mübalâğa ve tabasbus unsurlarının ayıklanmasıdır. Milli fayda ise Türkçenin millîleşmesidir.” Mecmuanın imtiyaz sahibi Mehmet Refet, mesul müdürü ise Âkil Koyuncu’dur.

1.4.7. Türk İli-Türk Dili-Vatandaş-Turan-Yeni Turan

Selânik’te yayımlanan Rumeli gazetesinin, çıkaranlar arasındaki anlaşmazlıklar sebebiyle kapatılması üzerine devamı olarak 1 Ağustos 1912’de, Nebizade Ahmet (Ülkümen) tarafından Türk İli çıkarıldı. Daha sonra bu gazetenin adı sırasıyla Türk Dili, Vatandaş, Turan, Yeni Turan oldu. Bu isim değiştirmeler sırasında gazete yönetiminde de sırasıyla şu isimler görev almıştır: Mestan İsmail, M. Zekeriya [Sertel], Ali Nihat, A (ayın) İsmet ve Nebizade Ahmet Hamdi. Bu gazetelerin Turan’a kadarki yayını İttihat ve Terakki adına yapılmıştır. Turan ise daha bağımsız çizgidedir. 

Nebizade, Yunan eline geçmiş Selânik’te çıkarılacak yayın organının Türkçü çizgiyi muhafaza edemeyeceğini görerek gazetesini kapatmış ve İstanbul’a gelerek I. Dünya Savaşı’nın başlarında 14 Kasım 1914’te Turan’ı çıkarmaya başlamıştır. Turan, kendisini Selânik’teki Rumeli’nin devamı kabul ederek 1091. Sayıdan yayına başlamıştır. Turan, 18 Kasım 1915’e kadar devam edebildi. Gazetede, dönemin pek çok fikir adamı ve Celâl Sahir, Köprülüzade Mehmet Fuat, Kâzım Nami (Duru) ve Ömer Seyfettin gibi Türkçü kalem sahibinin imzaları görülmektedir.

(Devam edecek)

 

(1) Tenvir-i Efkâr konusunda Mustafa Suphi’nin 6 Mayıs 1909’da yayımlanan “Ta’mim-i Maarif Ve Tenvir-i Efkâr” isimli bir kitabı bulunmaktadır.

(2) İ. Arda Odabaşı, ”Selânik İttihat ve Terakki Üçüncü Kulübü’nün Köylü / Köycü Gazetesi: Vatandaş”, Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi, X/22 , (2011/Bahar), s.s.47-63