Sakin Öner

Tüm yazıları
...

YÖK BARAJLARI KALDIRARAK NEREYE KOŞUYOR?

İletişim: sakinoner@hotmail.com

Sakin Öner

Yükseköğretim Kurulu (YÖK)’nun Yükseköğretim Kurumları Sınavına (YKS) ilişkin aldığı son kararla TYT ve AYT baraj puanları uygulaması kaldırıldı. Acaba YÖK’ün bu kararı yüksek öğretim hayatımıza ne getirecek, ne götürecek? Bu konuyu hep birlikte masaya yatıralım, enine boyuna irdeleyelim.

Bu yıl 2.8 milyon adayın başvurması beklenen 2022 Yükseköğretim Kurumları Sınavından (YKS) itibaren ön lisans ve lisans programlarını tercihte 150 ve 180 olan TYT ve AYT baraj puanları uygulaması kaldırıldı. Adaylar önceki yıllarda olduğu gibi sınav puanına orta öğretim başarı puanı eklenerek oluşacak yerleştirme puanıyla, puan üstünlüğüne göre yerleşme imkânı elde edecekler. Tıp, diş hekimliği, eczacılık, hukuk, mimarlık, mühendislik ve öğretmenlik programlarındaki baraj şartı devam edecek. Temel Yeterlilik Testinin 135 dakika olan sınav süresi, 30 dakika artırılarak 165 dakikaya çıkarıldı.

Yüksek öğretim hayatımızı önce nicelik yönünden değerlendirelim. 2003 yılı öncesinde 53 devlet, 23 vakıf (özel) olmak üzere toplam 76 üniversitemiz vardı. 2021 verilerine göre; 131’i devlet üniversitesi, 78 vakıf (özel) üniversitesi ve 5 bağımsız meslek yüksekokulu olmak üzere toplamda 214 yüksek öğretim kurumumuz var. Bu kurumlarda, Açık Öğretim Fakültesi dahil 8.4 milyon öğrenci öğrenim görüyor. Üniversite öğrencisi nüfusumuz 150 ülkeden fazla. Bizimle aynı nüfusa sahip olan Almanya’da 2.8 milyon üniversite öğrencisi var. Yüksek öğretim kurumlarımızda 90 bin 338 öğretim üyesi, 180 bin 65 öğretim elemanı bulunuyor. Öğrenci başına düşen hoca sayısından, yılda yayınlanan uluslararası makale sayısına, kütüphanesindeki kitap sayısından, araştırmalara ayrılan bütçe miktarına kadar birçok nicel değerlendirmede geride kalıyoruz.

Yüksek öğretim hayatımızı şimdi de nitelik yönünden değerlendirelim. Dünya üniversiteleri içinde ilk binde şu dokuz üniversitemiz var: Koç Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi. Üniversitelerin aldığı Nobel Ödülü gibi uluslararası başarılarını ve önerilen akademik makale sayılarını inceleyerek bu kriterler çerçevesinde dünyanın en iyi 2000 üniversitesini sıralayan Şanghay Klasmanına göre, Türkiye’den ilk 100’e hiçbir üniversite giremezken ilk 500’de yer alan tek üniversite İstanbul Üniversitesi oldu.

Ortaokul ve liselerimizin akademik başarılarının ne kadar düşük olduğu PİSA sınavları sonuçlarından biliniyor. Türkçe okuduğunu anlayamayan çok öğrencimiz var. Çoğunluğu vakıf (özel) üniversitesi olan yeni üniversitelerin çoğunun eğitim kalitesi dünya standartlarının oldukça altında. Buralarda yeterli sayıda öğretim üyesi bulunmuyor. Anadolu’da açılan üniversitelerin o illerin sosyal, ekonomik ve kültürel iklimine pozitif bir etkisi olsa da toplamda kalitenin düşmesine de sebep oluyorlar. Ancak bilimsel eğitime yeterli önemin verilmeyişi, liseden gelen öğrencilerin yeterli temele sahip olmamaları gibi yapısal sorunlar sebebiyle üniversitelerimizin niteliği bir türlü artmıyor. Bunun değişebilmesi için zihniyetin değişmesi ve sistemin evrensel standartlara göre yeniden düzenlenmesi gerekiyor.

Şimdi YÖK’ün aldığı TYT ve AYT baraj puanları uygulamasının kaldırılmasından kimler memnun olur ona bakalım. Önce akademik başarısı düşük olan öğrenciler memnun olur. 2021 YKS’de 700 bin genç baraj altında kaldı. Bu kararla yüz binlerce öğrenciye bir soru çözemeseler bile üniversiteye girme kapısı açıldı.

Bu karardan ikinci olarak vakıf (özel) üniversiteleri çok memnun olmuşlardır. Çünkü geçen yıl, bazı devlet üniversiteleri ile daha çok vakıf (özel) üniversiteleri kontenjanlarını dolduramadılar. Bazı Tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile mühendislik bölümleri bile boş kaldı. Geçen yıl boş kalan kontenjan miktarı 170 bin.

Bu karardan üçüncü olarak ÖSYM memnun olacak. Çünkü geliri ciddi olarak artacak. 2022 YKS’ye girecek öğrenciler, en az yüzde 10 zamla her basamak için 115 liradan üç basamak için 345 lira ücret ödeyecek.

Bu karardan dördüncü olarak, bu kararın arkasındaki siyasi irade memnun olur. Belki bu karardan memnun olan bazı gençlerimiz önümüzdeki seçimde bu iradeye oy verirler.

Şimdi içimizi acıtması gereken şu gerçeği de unutmayalım. İŞKUR’un son işsizlik verilerine göre; 418 bin lisans, 330 bin ön lisans, 18 bin yüksek lisans ve 770 doktora mezunu olmak üzere 770 bin civarında kayıtlı üniversite mezunu işsizimiz var. Kayıtlı olmayanlarla birlikte bu sayı milyonun üzerindedir. Bu karar sonucunda birkaç yıl sonra üniversiteli işsiz sayımız ciddi olarak artacak.

Sonuç olarak şu hususu belirteyim, YÖK’ün 2022 Yükseköğretim Kurumları Sınavından (YKS) baraj puanlarını kaldırma kararı, ülkemizin yüksek öğretimine bir kalite kazandırmayacağı gibi, düşük olan kaliteyi daha da aşağı çekecektir. Asıl sorun, barajı kaldırmak değil, erişilebilir nitelikli eğitimi sağlamak ve istihdam yaratabilmektir.