Çırpınırdı Karadeniz ve Laleler

                Çırpınardın Karadeniz, Bakıp Türk’ün Bayrağına. Ah diyerdin, heç ölmezdim, Kapansaydım ayağına.   Uzak düşmüş dost elinden, İller var ki çarpar sinen. Vefalıdır, geldi giden, Yol ver Türk’ün bayrağına İnciler dök, gel yoluna Sırmalar düz sağ-soluna. Fırtınalar dursun yana, Selam Türk’ün bayrağına   Hamidiye ve Türk kanı, Her birinin bitmez şanı. Batum olsun yol kurbanı, Eğil Türk’ün bayrağına.   Türk elinden esen yeller Bana şiir, selam söyler. Olsun bizim bütün eller Kurban Türk’ün bayrağına 15 Aralık 1918, Gence Bugün, hepimizin meydan ve salonlarda…

Devamı

Türklerin Serüveni

Bu yazımızda değerlendirmesini yapacağımız kitap; son zamanlarda yayımlamış olduğu kitaplardan adını çokça duymaya başladığımız ve yayın hayatına 2016’nın sonbaharında başlayan Kronik Kitap’tan çıkan, Cansu Canan Özgen tarafından kaleme alınarak birinci baskısıyla 2017 yılının ekim ayında raflarda kendine yer bulan “Türklerin Serüveni-Metehan’dan Attila’ya, Fatih’ten Atatürk’e” isimli kitaptır. Yazarımız bu çalışmasında kendi alanında yaptıkları çalışmalarla özgün eserler ortaya koyan ve okuyucu kitlesi tarafından tanınan sekiz farklı akademisyen ve yazarla yaptığı söyleşileri kitap haline getirmeyi amaçlamıştır. Kitabın içeriği, Türk isminin nereden geldiği ile başlar ve Milli Mücadele yıllarında Atatürk ve silah arkadaşlarını da…

Devamı

Tasavvuf-İslâm ve Türk Milliyetçiliği -2

Zâhir ve bâtın (dış ve iç, kabuk ve öz) üzerinde durulur. Normaldir. Kur’an da zâhir ve bâtından söz eder. Allah zâhirdir ve bâtındır. Fakat sûfi bunu kendi mecrasında bırakmamış, ileri götürmüş, dışı beden, taş, kabuk, deri, mevki, fışkı diye hor görmüştür. Madem Allah, aynı zamanda zahirdir (zuhur eden, açığa çıkandır) görünen, artık bizce bilinen Allah’ı fışkı diye hor görmek olur mu? Yine diyecekler ki, siz bunu anlamıyorsunuz. Ruhunuz ham. Zâhir denilen ve hor görülen bu dış, Allah’ın zuhuru değil de yahut Allah’tan gelmedi de başka bir yaratıcıdan mı geldi? Yoksa…

Devamı

Milliyetçiliğimizin Kaynakları-XXVI

Avrupa halklarında Hun efsaneleri Hunların kökeni Hunların kökeni ve Avrupa halklarının zihin dünyasındaki etkileri, bu etkinin yansımaları, bilginlerin çok meşgul olduğu konulardandır. Bu konu, içlerinde büyük Türkolog Gyula Nemeth’in de bulunduğu bazı Macar bilginler tarafından hazırlanan ve önemli tarihçilerimizden merhum Şerif Baştav tarafından Attila ve Hunları adıyla Türkçeye çevrilmiş olan eserde enine boyuna değerlendirilmiştir. Bu yazımız adı geçen eserden yararlanılarak yazıldı. Hunların etnik kökeni konusunda çeşitli görüşler olduğu bilinmektedir. Bu görüşlerin pek çoğu siyasi olmaktan öte bir değer taşımaz. Bugün yeryüzünde var olan pek çok halk, tarihte büyük varlık göstermiş…

Devamı

II. Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Türk Milliyetçiliği-3

1. Milliyetçi Yayın Organlarının Yayımlanması ve Milliyetçi Teşkilatların Kurulması 1.4. Türk Ocağı Cemiyeti ve Türk Yurdu Mecmuası Meşrutiyet’in ilânından sonra Türk milliyetçiliği esası üzerinde kurulan en önemli teşkilât, Türk Ocakları’dır. Daha önce kurulan Türk Derneği ve Türk Yurdu Cemiyeti gibi kuruluşlar ile Genç Kalemler hareketi, doğrudan aydınların öncülüğünde kültürel, ilmî ve fikrî faaliyet göstermek amacıyla kurulmuştur. Türk Ocağı’nın kurulma düşüncesinin ve hayata geçirilmesinin, Askerî Tıbbiye öğrencilerinden geldiği görülmektedir. Bunun temel sebeplerinden biri, örgütlenme geleneğine sahip olmaları, biri de siyasî ve sosyal meselelere rahatlıkla teşhis koyabilmeleri ve harekete geçebilmeleridir. Bunun da…

Devamı

Hayalhâne Yazıları 5; Neden Steyşın Dersen…

Başlığımızda, Büyük Menderes Ovası’nda çiftçilik yapan akrabalarım sağolsunlar, çocukluğumda Türkçeleştirilmiş haliyle müşerref olduğum “station wagon” tabir edilen geniş ve yüksek bagajlı arabaların halk arasındaki yaygın adına yer verdim. Bu tıpkı “overlok, römöyöz, lüger” gibi, kanımca yandan yemekten ziyade hançereden süzülerek millileştirilmiş sözcüğün bende farklı bir anısı da var aslında. Şöyle ki, vakti zamanında, bizim sülâlenin yukarıda değindiğim ekip biçmedeki maharetiyle bilinen ve kendileri bunun farkında olmasa da diktikleri ağaç sayısıyla benim diyen çevreciden daha derin bir yeşil bilincine sahip olduğunu ispatlayan saygıdeğer kısmından bir büyüğüme sormuş bulunmuştum. Hani iki yazı…

Devamı

Tatil

Bu dünyada insanoğlunun mevsimlere göre sınıflandırdığı tatiller ve tatil yerleri vardır. Bunları öğrenmek için tur şirketlerinin kapısını bir kere çalmanız yeterlidir. Çünkü onlar sizi ayak seslerinizden tanırlar ve önceden hazırlanmış tur programlarını alternatifleriyle size takdim ederler. Sonrası zaten bir cep meselesidir… Fakat ben böyle mevsimlik tatil yerleri değil de bir ömür yaşanacak muhteşem bir tatil ülkesi arıyorum diyorsanız, bizim memleket bu işin biçilmiş kaftandır. İster kışın ortasında ister yazın başında hiç fark etmez, ne zaman olursa olsun tatil bizim için çok değerli ve çok önemli bir zaman dilimidir. Tatilin ve…

Devamı

Gıda Terörünün  Zırhı Gıda Güvenliği Kanunu mu?

Evet, yazının başlığı “bu da ne demek oluyor?” sorusunu haklı olarak sorduruyor. Ama maalesef yüz yüze yaşadığımız bir pratik bu. 2004 yılında ilk kanuni düzenleme, bir kararname ile uygulanmaya başlandı. Henüz AKP iki yıllık iktidardı. Her ne hikmet ve hangi akla hizmetse acele ile bir karar alındı. Belediyelerin de yetkisinde olan “Gıda güvenliği için numune alma, analiz ve ceza yetkileri” merkezi hükümete yani Tarım Bakanlığına devredildi. Yani gıda güvenliği denetim ve yetkisi tek elde, Tarım Bakanlığında toplandı. Yazımız boyunca “Tarım Bakanlığı” adını kısa ve öz olduğu için kullanacağız. Çünkü adı,…

Devamı

Ekmek Hırsızları!

Hasan’ı bir röportaj sayesinde tanıdık. Babaannesi vefat edince sokakta kalmış. Haftada bir gün parası olursa otelde konakladığını, onun dışında metro kapandıktan sonra sıcak olduğu için metro çıkışında karton üzerinde uyuduğunu söyledi. Güzel yürekli Hasan. Kanaatkârdı. Bir gün her şeyin yoluna gireceğine inanıyordu. İçinde bulunduğu duruma da şükretmesini biliyordu. Neyse ki Ankara Valiliği bu sesi duydu ve Hasan’a sahip çıkıldı. İşin bir boyutu daha vardı. Hemen üzerine atladılar: İşte yoksul dediğin böyle olmalıydı. İsyan etmemeliydi. Sokakta da kalsa hakkını aramamalıydı. Sokakta kalırken bile şükreden Hasan, icra borçları yüzünden mahvolmuş çiftçiye bir…

Devamı

Ağzının tadı kaçırılan Türkiye!

Türkiye 21. yüzyıla büyük problemlerle girdi. Bu problemlerin bir kısmı hayatın içinde yaşanabilecek şeylerdi… Mesela ekonomik krizler ya da üst üste vuran büyük depremler gibi afetler böyle meselelerdi. Elbette, depreme ya da ekonomik krize karşı tedbirler alınmış olsaydı bu kadar ağır sonuçlar yaşanmazdı da. Ama hiçbirisi de git gide ağırlaşan ayrışma ve bu kutuplaşmanın derinleşmesi kadar olmamıştı. Ekonomi çok önemli çünkü ekmek meselesi. Bilinen en büyük hız, ışığın, saniyede üç yüz bin km’lik hızı. Ancak insan acıktığında midesinin haykırışını ışıktan daha hızlı algılar. Milyarlarca dolar harcayarak ışığın hızını aşmak için…

Devamı

Hafter Rusya’nın Sözünden Çıkabilir Mi?

2011 yılından bu yana devam eden Libya iç savaşında yeni bir boyuta geçildi. Sıcak çatışmanın tüm hızıyla sürdüğü ülke, fiili olarak ikiye bölünmüş durumda. Bir yanda Birleşmiş Milletler’in tanıdığı, Türkiye dâhil pek çok ülkenin desteklediği Ulusal Uzlaşı Hükümeti, diğer yanda ise kendisine Libya Ulusal Ordusu ismini veren eski General Halife Hafter’e bağlı milis güçler bulunuyor. Esasında Libya iç savaşı ülkedeki dengeleri ve güç mücadelesini aşarak bölgesel hatta uluslararası bir nüfuz mücadelesine dönmüş durumda. Ankara ve Ulusal Uzlaşı Hükümeti arasında imzalan kıta sahanlığı anlaşması sonrası Libya’nın durumu Türkiye kamuoyu tarafından çok…

Devamı