Söyleşiler 

Bünyamin Aksungur:”Türk devletinin Türk okullarında Türk çocuklarına Türk müziği öğretilmiyordu; çünkü canan uykudaydı”

Türk Dünyası’nın şarkılarını sizin gönül telinizin ahengiyle tekrardan dinleme fırsatı bulan bizlere, kısaca kendi hayatınızdan ve Türk Dünyası’na olan ilginizin ne zaman başladığından bahsedebilir misiniz? Manisa’da 1957’de doğdum. İlkokulu ve ortaokulu köyümde ve köyümün civarında bir ilçede okuduktan sonra o zaman lise seviyesinde dört yıllık yatılı olarak öğretmen okulunu kazandım ve Edirne’ye gittim. Edirne’de öğretmen okulunu okuduğum yıllar 1971 ile 75 arası. Çocukluktan beri şarkı, türkü söylüyoruz ama sadece söylüyoruz ve bu hevestir, ezberlediğinizi söylemektir. Ne yaptığımızı bilme noktasına öğretmen okulundan itibaren başladık. Orada çok iyi öğretmenler yetişiyordu. O yıllarda…

Devamı
Söyleşiler 

Doç. Dr. Erkin Emet:“Uygurlar Türkiye’den çok şey bekliyor. Biz hem dindaşız, hem ırkdaşız.”

Doğu Türkistan 1884’de Çin işgaline uğrayarak Sincan eyaletine dönüştürülmüş ve o günden bu yana baskıcı ve asimile edici bir politika uygulamıştır. Fakat son 15 yılda izlenen politika son derece sert ve yok etmeye yönelik. 150 yıllık işgali genel olarak ele alırsak son 15 yıldır yapılan zulmü diğerlerinden ayırabilir miyiz? Doğu Türkistan, Uluğ Türkistan dediğimiz Büyük Türkistan’ın doğu kısmıdır. Güneyde Afganistan, güney Türkistan; Batıda Türkmenistan’dan başlayarak Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan; Kuzeyde Altaylardan başlayarak Çin seddine kadar bu bölge Büyük Türkistan’dır. 1884’te Mançu İmparatoru Shenglong Çin’in Pekin’de rahat uyuyabilmesi için Doğu Türkistan…

Devamı
Söyleşiler 

Reşat Salihi:“Gerekirse çadırlarımızı Bağdat’ın ortasında kurar, Türkmen milletinin haklarını talep ederiz.”

Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşat Salihi’nin basın açıklamasında Irak’ta kurulan yeni hükümet kabinesinde Türkmenlere yer verilmediği takdirde bu durumu protesto edeceğini söyledi. Buna binaen Irak meclisinde neler olmaktadır? Hükümet kurma çalışması ile yoğun gündem geçiren Irak, hükümeti kurmak ile görevlendirilen Adil Abdülmehdi’nin ellerine emanet edilmiş durumdadır. Adil Abdülmehdi, Şii liderlerin tamamı tarafından Irak’ın başına geçmesini istedikleri Şii bir liderdir. Adil Abdülmehdi’ye verilen bu görev, Irak içinde pek bir değişikliğe yol açmamakla birlikte, tam tersi Şiiler arasında çatışmaya sebebiyet bile verecektir. Büyük bir bölünme eşiğinde olan Şii partiler, hükümet kabinesinde istedikleri…

Devamı
Söyleşiler 

E. Kurmay Albay Ümit Yalım: “18 Türk adası ve 1 Türk kayalığı 2004 yılından beri Yunan işgali altındadır”

Sayın Yalım, Yunanistan’ın işgal ettiği adalarımızda son durum nedir? Hükümetin bu milli meseleye bakış açısında herhangi bir müspet gelişme yaşandı mı? Misâk-ı Milli ve Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan 18 Türk Adası ve 1 Türk kayalığı 2004 yılından beri Yunan işgali altındadır. İzmir, Aydın ve Muğla il sınırları içinde bulunan vatan topraklarında, 13 yıldır Yunan bayrağı dalgalanıyor ve Yunan askerleri elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Adalarımıza Yunan askerleri ile birlikte silah ve mühimmat yığınağı yapılmış, uçaksavar ve top gibi ağır silahlar yerleştirilerek top namluları Türkiye’ye yönlendirilmiştir. Türk adaları Yunan ordusunun ileri…

Devamı
Söyleşiler 

Abdullah Sayın:”ABD’nin uyguladığı ambargo İran’ı iç ve dış politikalarındaki uygulamalarında sıkıntıya sokacak”

1-) 5 Ekim itibariyle ABD’nin İran’a yönelik uygulamış olduğu yaptırımların ikinci aşaması devreye girdi. Bu aşamada İran’ı neler beklemektedir ve bu yaptırım kararının önceki ambargo ve yaptırımlardan farkı nedir? İran’ın, ABD yaptırımlarına yaklaşık olarak 40 yıldan bu yana çeşitli alanlarda ve düzeylerde maruz kaldığını söyleyebiliriz. Şah sonrası ABD ve İran ilişkilerindeki en büyük kırılma 4 Kasım 1979 tarihinde ABD Büyükelçiliği’nin basılması ve personellerin rehin alınması ile yaşanmıştır. Bu süreçte ABD’li rehineler 444 gün boyunca İranlı öğrenciler tarafından rehin tutulmuştur ve İran’a karşı tek taraflı ilk ABD ambargosu da bu süreçte…

Devamı
Söyleşiler 

Prof. Dr. Nurullah Çetin:“Gazi Mustafa Kemal Atatürk bizlere ‘Ne mutlu Türk’üm diyene!’ formülüyle Türk doğulabileceği gibi olunabileceğini de gösterdi”

1) Ölümünün üzerinden 80 yıl geçmesine rağmen ebedî istirahatgâhında hâlâ günde binlerce ziyaretçinin geldiği Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin tarihinde ne gibi derin izler bırakmıştır? Sorunuzun içeriğinde dolaylı olarak, Atatürk zamanındaki Lenin gibi karizmatik liderlerin hepsinin silinip gittiğine ama Atatürk’ün güncelliğini hâlâ koruyan bir lider oluşuna vurgu yapıyorsunuz. Atatürk ölmesine rağmen ruhunun ve mirasının hâlâ Türk milletinin ve devletinin yönlendirici siyasi gücü olmasının anlamı şudur: Atatürk’ün bıraktığı siyasi mirasın temel umdeleri bizim için güncelliğini korumaktadır. Bu anlamıyla Atatürk, dönemsel değil; evrensel bir liderdir. Atatürk’ün Türk milletinin tarihinde bıraktığı en derin…

Devamı
Söyleşiler 

Musa AKKAŞ:“‘Varlığım Türk varlığına armağan olsun’ demek bence bir şereftir. Biz kimseye zorla şeref bahşedemeyiz.”

Andımızın okullarda okutulmasının kaldırılmasını ve Danıştay’ın geçtiğimiz günlerde aldığı kararı bize değerlendirebilir misiniz? Son günlerde Andımız ile ilgili Danıştay 8. Daire’nin vermiş olduğu karar üzerinden ateşli bir tartışma başladı. Adeta diyebiliriz ki hainler geçidi ile karşı karşıya kaldık. Türklükten nasibini almamış, milli duyarlılığı olmayan Siyasal İslamcılar Andımızdaki bazı kelimelere, bazı cümlelere karşı çıkarak Andımızın okutulmaması yönünde direnişe geçtiler. Onların bu direnişi milli duyarlılığının olmadığının göstergesidir. Türkiye Kamu-Sen, Türk Eğitim-Sen “benim ilkem önce ülkem diyen” ve Türkiye sevdalılarının hayat verdiği bir sivil toplum hareketidir. Türk Eğitim-Sen kuruluş felsefesi gereğince varlığını sürdüren…

Devamı
Söyleşiler 

Dr. Alihan Limoncuoğlu:”Bugün Türk milliyetçiliği diye bir kavramın varlığından söz edebiliyorsak bunun ilk ve en önemli figürü Ziya Gökalp’tir”

Ziya Gökalp’in Türk Milliyetçiliği tarihindeki yeri ve önemi nedir? Ziya Gökalp’in Türk milliyetçiliği tarihindeki yeri ve önemi şöyledir; bence her şeyden öte eğer bugün Türk milliyetçiliği diye bir kavramın varlığından söz edebiliyorsak bunun belki de ilk ve en önemli figürü Ziya Gökalp’tir. Özellikle modern ve ideolojik manada Türk milliyetçiliğinden bahsettiğimiz zaman Ziya Gökalp olmasaydı Türk milliyetçiliği olur muydu olmaz mıydı bunun bile tartışılması lazım. Aslında sadece bunun üzerine doktora tezi yazılabilecek kadar önemli bir husus. Elbette bir Türk milliyetçiliği olacaktır ama özellikle vurgulamak isterim ki modern ve ideolojik manada bu…

Devamı