Söyleşiler

YUNANİSTAN BATI TRAKYA TÜRKLERİNİN HAKLARINI İHLAL ETMEKTEDİR

YUNANİSTAN BATI TRAKYA TÜRKLERİNİN HAKLARINI İHLAL ETMEKTEDİR

Dostluk Eşitlik ve Barış Partisi Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu ile Batı Trakya’daki gelişmeleri konuştuk.

Yunanistan’ın Batı Trakya Türklerine yönelik baskıları uzun yıllardır kesintisiz bir şekilde devam ederken şimdi de bölgedeki azınlık okulları üzerinden baskı uygulamakta. Türk azınlığı okullarındaki encümen seçimlerinin 7. kez ertelenmesi şeklinde gerçekleşen bu baskı bölgede yaşayan Türklerde huzursuzluğa sebep oldu. Yaşanan bu durum hakkında neler söylemek istersiniz?

Batı Trakya Türklerinin son yıllarda sıkıntı çektiği en büyük konulardan biri eğitim konusudur. Yıllardır eriyip giden, kapatılan azınlık okullarının yanı sıra gündemdeki encümen seçimleri konusu da aslında bir hak ihlali, hakkın azınlığın elinden alınması anlamına gelmektedir. Lozan Antlaşması’nın 40. Maddesinde açık bir şekilde okul ve benzeri kurumların kurulması, yönetilmesi ve denetlenmesi azınlık bireylerine garanti edilmiştir. Bu yüzden encümen seçimlerini oldubitti yöntemiyle atama yaparak gerçekleştirmek, devlet tarafından azınlığa karşı bir saygısızlık aynı zamanda da hak ihlalidir. Batı Trakya Türkleri olarak bunu kabul etmemiz mümkün değildir.

İskeçe ve Gümülcine’de toplanan Türkler Yunanistan Eğitim Bakanı’nı protesto ettiler ve birtakım açıklamalar yaptılar. Yapılan açıklamaların detaylarından ve Yunanistan tarafında oluşturduğu etkiden bahseder misiniz?

İskeçe ve Gümülcine’de encümenler konusunda haklı olan Azınlık toplumu demokratik hakkını kullanarak bir eylem gerçekleştirdi. Yapılan bu haklı protestoda talep ettiğimiz Batı Trakya’da azınlık okullarında görev yapacak yeni encümenlerin seçimle göreve gelmesi, salgın nedeniyle seçimlerin yapılmaması durumunda bir önceki dönemde görev yapan eski seçilmiş encümenlerin görev sürelerinin 2021 yılı sonuna kadar uzatılması idi. Eylem, bazı Yunan gazetelerinde farklı yansıdı ve salgın sürecinde bu tür eylemin doğru olmadığı vurgulandı. Bu olayın ardından Doğu Makedonya-Trakya Eyalet Eğitim Müdürü Bantikos, yapılan eylem sonrasında kendisine teslim edilen ve encümen heyetleri seçimlerinin yapılmasını veya encümen heyetlerinin görev sürelerinin yıl sonuna kadar uzatılması yönünde talep edilen mektuba cevap verdi ve tüm talepleri maalesef reddetti.

Yunanistan’ın isminde Türk olduğu gerekçesiyle İskeçe Türk Birliği’ni kapatması ve 38 yıldır süren hak arama mücadelesinde son durum nedir, Yunanistan AİHM kararına uyacak mıdır?

Yunanistan’ın AİHM kararlarını uygulama hususunda yetersiz kaldığı ve bu kararları özellikle azınlık konularında uygulamadığı aşikâr. Batı Trakya Türk azınlığı bunu en çok dernekleşme konularında deneyimledi. İskeçe Türk Birliği 38 yıldır bu konuda haklı bir mücadele sürdürmekte. 27 Mart 2008 günü İskeçe Türk Birliği’ni oybirliğiyle haklı bulan karar AİHM tarafından duyuruldu ve o günden bu yana, tam 13 yıldır İskeçe Türk Birliği bu kararın Yunanistan tarafından uygulanmasını bekliyor. Bu süre zarfı içinde Yunanistan’da görüşülen mahkemeler davayı olabildiğince çeşitli sebeplerden dolayı ertelemişlerdir. En son 9-11 Mart 2021 tarihlerinde Avrupa Bakanlar Komitesi’nin Strazburg’da gerçekleştirdiği toplantı sonrasında, komite Yunanistan’ı bir kez daha uyararak AİHM kararlarını uygulamasını istedi.

Batı Trakya Türklüğünün menfaatleri ve huzuru için yapılması gerekenler nelerdir?

Batı Trakya Türklerinin ülkesine daha yararlı olabilmesi için ilk önce bu topluluğun tehdit olarak görülmesi ve lanse edilmesinin son bulması gerekmektedir. Bunun çözümü de diyalogdan geçmektedir ancak bu diyalog talebi yıllarca bir karşılık bulamamış, bu da azınlığın refah seviyesine kötü şekilde etki etmiştir. Azınlık; ekonomide, eğitimde, dernekleşmede ve dinini özgürce yaşamada eşitlik talep etmektedir. Azınlığın hiçbir kötü girişimi olmamıştır. Türkiye, Müslüman Türk azınlığının anavatanıdır ve bizim Türk olarak Türkiye’de bulunan soydaşlarımızla iyi ilişkiler içerisinde olmamız gayet normaldir. Türkiye Cumhuriyeti de her zaman biz millettaşlarıyla yakinen ilgilenen ve hakkımızı almada bize yardımcı olmaya çalışan bir tutum içerisindedir.

Geçtiğimiz yıllarda bilhassa Ramazan ayında Batı Trakya’daki Müslüman Türk Azınlığının dini yaşayışına karşı bir takım haksız kısıtlamalar ve tacizler söz konusu olmuştu. Bu Ramazan yine aynı yaklaşım söz konusu mudur?

Özellikle geçen yıl salgın bahane edilerek Ramazan ayında camilerden ezanın kısık bir sesle okunması, bazı camilere salgın sürecince oldubittiye getirilerek yapılan imam atamaları ve buna benzer bazı olaylar yaşanmıştı. Bunun ardından azınlığın buna karşı göstermiş olduğu tepkilerden sonra bu yıl aynı girişimlerin yapılmadığını görmekteyiz. Bu yıl Ramazan ayında camilerde teravih namazının kılınmaması kararını geçen yıl olduğu gibi normal karşılıyoruz ancak Ramazan ayı içerisinde yapılacak herhangi bir gereksiz kısıtlama sonrası Batı Trakya Müslüman Türk azınlığı buna tepkilerini koyarak yine engel olmayı başaracaktır.

Diğer Söyleşiler