Köşe Yazıları 

Amerika-İsrail ittifakının siyasî saikleri

Yahudi Geçici Ulusal Konseyi 14 Mayıs’ta yani ‘manda’nın sona ermesinden birkaç saat önce, 5’e karşı 6 oyla İsrail Devleti’nin kurulmasına karar verdi ve saat 16’da Ben Gurion İsrail’in kurulduğunu açıkladı. Yeni devlet saat 16.30’da ABD, 17’de Sovyetler Birliği tarafından tanındı. 18’de manda yönetimi bitti. *** İsrail devletinin 1948’de kuruluşu ile Suriye ve İsrail savaş pozisyonuna girdiler. 15 Mayıs 1948 tarihinde, yani kuruluşun ertesi günü güneyden Mısır, doğudan Ürdün, kuzeyden Suriye ve Lübnan orduları saldırıya geçtiler. Aylarca süren savaşlardan sonra İsrail, Negev Çölü’nün tamamını ve Galilee bölgesini ele geçirerek 1947’de kendisine…

Devamı
Köşe Yazıları 

Amerika- İsrail ittifakının ekonomik saikleri

Ekonomik saikler deyince tabiî olarak bunlar arasında en ehemmiyetli ve hatta birçok Ortadoğu ülkesi için yegâne olan faktör petroldür. Biliyoruz ki petrol, hem kara hem hava ulaştırma araçları için en kullanışlı enerji kaynağıdır. Petrolün yanında tabiî gaz da, yine Ortadoğu ülkelerince bol miktarda üretilen bir başka enerji kaynağıdır. Petrolün devletlerin ekonomik hayatındaki rolünün ortaya çıkışı 1870’e rastlar. Rusların Ostatki dediği, gaz yağının rafine edilmesinden meydana gelen yan mahsul, ilk defa başarıyla bu tarihte Hazar Denizi’nde seyreden gemilerde yakıt olarak kullanılmıştır. İhtiyaçtan ötürü Rusya İngiltere’den petrol ithal etmek zorunda kalmıştı. Ama…

Devamı
Köşe Yazıları 

Amerika-İsrail ittifakının dinî saikleri

Ortadoğu; dinin, toplumların hayatında oynadığı roller bakımından merkezî bir ehemmiyete sahiptir. Zira Ortadoğu üç büyük, tek tanrılı dinin doğduğu ve üç büyük dinin kutsal mekânlarının olduğu bir coğrafyadadır. Dolayısıyla da bu mekânları ele geçirmek her üç dinin mensupları için de büyük savaşların, mücadelelerin konusu olmuştur. Bu üç büyük dinden Musevilik, ortaya çıkışından bir müddet sonra Yahudilerin millî dini haline gelmiştir. Böyle olunca da aslında etnik bir mânâsı olan Yahudilik ve dinî bir mânâsı olan Musevilik, zaman zaman birbirinin yerine de kullanılır olmuştur. Bunun sebebi Yahudilerle Museviliğin aynı kimliği ifade edecek…

Devamı
Köşe Yazıları 

Mukaddesimiz; Türkçemiz

Milletleri millet yapan, onlara millet olma ruhunu veren birçok maddî ve manevî unsur bulunmaktadır. Bu unsurlar, bir milletin toprağı, bayrağı, örfü,  âdeti,  tarihi, kültürü, inancı ve dilidir. Bunlar toplumlara ‘vatanı olan bir millet’ olma özelliği kazandırırken aynı zamanda o topluma milli bir kimlik kazandırır. Bu değerler arasında sosyal hayat bakımından varlığı en ehemmiyetli olan ise dildir. Çünkü dil, fertler arası münasebeti sağlarken aynı zamanda düşüncelerin ifade imkânı bulduğu tek yol olup geçmişle gelecek arasında da bir köprü görevi görür. Dil ile kültür arasındaki bağ da bundan ileri gelir. ‘Millî Kimlik’ kavramı bir…

Devamı
Köşe Yazıları 

Türkiye’nin Asırlık Problemi… Bu Ne Bitmez Çileydi!

Asırlık problem deyince, aklınıza siyasî tarihimiz dâhilinde olan ve dönem dönem gündemimizi hararetle işgal eden birtakım meseleler gelebilir. Fakat aklınıza ilk sırada gelen ve gerek iç gerekse dış siyasetin problemleri arasında sayılan mevzulardan bahsetmiyorum. Toplumun içinde varlık sürdüren ama kaynaklarını toplumdan almayan, toplumdan beslenmediği halde toplumu beslemeye kalkan aydınlarımızdan bahsediyorum asırlık problem derken… Aydınlar(ımız) diye söze başlayıp, kelimenin yanına bir iyelik eki kattım diye bu mefhumu bize ait saydığım zannedilmesin… Onların bir kısmı bizden olup, bize yabancılaşan; bir kısmı ise hiçbir zaman bizden olmayıp bol miktarda ‘biz’li cümle kuranlar… Kategorileri…

Devamı
Köşe Yazıları 

İNTİŞAR EDERKEN…

Bir gaye ile çıkılan yollar için kurduğum “hayırlı olsun, niyetine göre akıbeti olsun” cümlelerime, dualar ekleyeceğim bu defa. Zira Millî Devlet gazetesinin böyle bir dönemde çok mühim bir vazife üstlendiğine can-ı gönülden inanıyorum. Bu vazife, hal-i pür melalimizi ifade etmek için “kutuplaşma” kelimesini kullanamayacağım kadar sert ve keskin çatışmaların gerçekleştiği bir ortamda, gün geçtikçe kaybettiğimiz “tahammül” duygumuzu hatırlatacak belki de. Kim bilir, belki de istişare ederken istifade etmenin, ikna etmeye çalışırken incitmemenin, nezaketin tenkitin gücünü zedelemediğinin, aksine daha da kuvvetlendirdiğinin bir örneğini teşkil edecek. Belki de şu meşhur sözü tatbik…

Devamı