Köşe Yazıları 

Bedelli askerlik milliyetçiliğin mütemmim cüzü mü?

Bugün sahifemde Siyaset Bilimi yüksek lisansı yapan ve kendisiyle sürekli olarak Türkiye ve dünya meselelerini istişare ettiğimiz, isminin zikredilmesini istemeyecek kadar da mütevazı genç bir ülküdaşımızın, kardeşimizin -inşallah ilerde ilim ve fikir adamı olacak- görüşlerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Daha doğrusu sahifemde bu kardeşimi misafir etmek istiyorum. “Türkiye’nin, içinde bulunduğu siyasi, iktisadi koşullar ve hukuk devleti mekanizmasının gereği gibi işletilememesi sebebiyle bir dar boğazda olduğu birçoklarının malumu. Dar boğaz çıkarımı, çoğunluk tarafından kabul görmekle birlikte, bu sonuca sebebiyet teşkil eden amillerin neler olduğu ise bir siyasal çekişme konusudur. Kimileri rasyonel akıl…

Devamı
Köşe Yazıları 

Ülkücü bir neslin hikâyesi: PK. 546 (1)

PK.546’da bir ülkücü öğretmenin, bizim neslimizin ağabeylerinden merhum Necdet Özkaya’nın Adana’da tutuşturduğu büyük bir idealin hikâyesini okuyacak ve mazinin kapısını aralayıp dünden bugüne bakacaksınız. Dünde yani, 1970’li yıllarda Adana Türk Ocağı, Türk Milliyetçiler Derneği Adana Şubesi ve Adana Kültür Derneği çatısı altında bir araya gelmiş gençlerin bir ‘ocak ruhu’ ile büyüklerinden aldıkları feyz ve ilhamla kısaca ‘Türk Milliyetçiliği Davası’ diye özetleyebileceğimiz bir hizmet kervanına katılışlarının hikâyesini bulacaksınız. Kitabı okurken farkında olmadan yükseköğrenim için gittiğim Bursa’da 1971 yılından itibaren yaşadıklarım bir film şeridi gibi gözümün önünden geçip gitti. Bursa Eğitim Enstitüsü…

Devamı
Köşe Yazıları 

Kurtarıcının (!) Zulmü Öncesi ve sonrası ile 12 Eylül 1980 – (8)

12 Eylül 1980 askeri darbesi sırasında ABD’nin Ankara Büyükelçisi olan James Spain, gönderdiği diplomatik notta darbeyi yapan askeri komutanlardan ABD’nin çıkarları açısından endişe yaratacak bir neden olmadığını söylüyor. (1) Yine ABD’li bir başka diplomat Newberry, 19 Eylül 1980 tarihinde gönderdiği yazışmada, yeni yönetimde de devamlılığı olacak olan iki konuyu ekonomik sistem ve dış ilişkiler olarak tanımlanıyor ve askeri liderlerin 1980 yılının başlarında başlatılan ekonomik reform programını sürdürmeye kararlı oldukları vurgulanıyor. Yalnız başına bu belgeler bile 12 Eylül Askeri Darbesi’nin üzerindeki ABD gölgesi iddialarını güçlendirmektedir. 12 Eylül’ün Ekonomi Politiği: 12 Eylül’ün…

Devamı
Köşe Yazıları 

Kurtarıcının (!) zulmü öncesi ve sonrası ile 12 Eylül 1980 (7) 12 Eylül’e doğru hızla giderken

12 Eylül’den sonra yakalanan ve başlıca katliam örgütlerinden biri olan Dev-Yol istihbarat sorumlusu eski Hava Kuvvetleri Komutanı’nın oğlu Tayfun Mater, emniyetteki sorgusu sırasında, kanlı stratejilerini şöyle izah ediyordu: “Amacımız son aşamada çatışmaya girerek silahlı üstünlük sağlamaktı. Öncelikle MHP’lilerle, ülkücülerle çatışmaya girmeyi planladık. Fakat ne yaptıysak MHP’yi üstümüze çekmeyi başaramadık”. Gün Sazak’ı öldürenlerden Dev-Sol militanı Sadık Özcan’ın 2 nolu askeri mahkeme ifadesinde ise “Dev-Sol’un stratejisinde ilk aşama, MHP ve ülkücü kuruluşları etkisiz hale getirmektir. Genelde MHP’li güçler, bizim önümüzdeki devrimi gerçekleştirmek için büyük engel teşkil etmektedir.” CHP ve sosyal demokratların nazarında…

Devamı
Köşe Yazıları 

Kurtarıcı(!)nın Zulmü Öncesi ve Sonrasıyla 12 Eylül 1980 – 6

12 Eylül Askeri Darbesi’nin başlıca sebeplerinden birisi Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü temin etmek, diğeri Türkiye’den Kıbrıs Barış Harekâtı’nın intikamını almak, 24 Ocak 1980 iktisadi kararlarının daha kolay hayata geçirilişini sağlamak ve Türkiye sathında her geçen gün daha da güçlenen milliyetçi – ülkücü hareketi engelleyip, ezip yok etmekti. 1974 affı ile dışarı çıkan devrimci militanlar, yakalandıkları dönemden çok daha hırslı ve bağnaz hale gelmişler, cezaevlerindeki hayatlarını, ideolojik eğitimlerini tamamlamak için bir fırsat olarak kullanmışlardı. Çıkar çıkmaz, bıraktıkları yerden işe koydular. Doğrudan komünist bir düzen kurmayı hesaplayan örgütler kurdular. İçişleri Bakanı…

Devamı
Köşe Yazıları 

Kurtarıcı(!)nın Zulmü Öncesi ve Sonrasıyla 12 Eylül 1980 – 5

Umutların ve Meselelerin Yükseldiği  ‘Sıcak Yaz’ Silahlı Kuvvetler güdümündeki bu ‘yarı askeri rejim’, 1973 seçimlerine kadar devam etti. 1973 yazına girerken Türkiye’de uzun bir dar geçit arkada bırakılıyordu. Gelişimin yine hızlandığı, umutları büyümüş insanların yeniden şehirleri ve kırları kapladığı; dinamik, gürbüz, sesi duyulan bir Türkiye ortamı yaratmak, modern toplumcu güçlerin ana özlemi ve hedefidir. Çünkü hiçbir toplum sınırsız bir süre boyunca olağanüstü şartlarda yaşamaya mahkûm kılınamaz. Mahkûm ediliyorsa, o topluma ait sosyo-ekonomik kuruluş, olağan şartlarda varlığını koruyamayacak kadar hastalıklı demektir. Cumhurbaşkanı Korutürk şöyle konuşur: “Eski devirlerde ve yeni zamanda bütün…

Devamı
Köşe Yazıları 

Kurtarıcı(!)nın Zulmü Öncesi ve Sonrasıyla 12 Eylül 1980-4

12 Mart: Darbeye Karşı Darbe Türkiye 1971’e çok gergin bir ortamda girdi. Dev-Genç militanları, Anadolu’ya yayılarak köylüler ve işçileri kışkırtıyor, DİSK’in düzenlediği grevler, 15-16 Haziran olaylarında olduğu gibi normal yörüngesinden çıkıyor, doğrudan anayasal düzene yönelik tehdit haline geliyordu. Bu arada, Madanoğlu-Avcıoğlu, İlhan Selçuk ekibi de Silahlı Kuvvetler içindeki yandaşlarıyla birlikte yönetime el koymak için hazırlıklarını sürdürüyorlardı. Bu grup, ‘Baas’ tipi sosyalist ve totaliter bir yönetim planlıyor, ‘devrimci’ bir iktidar oluşturmak için şiddet kullanmayı doğal sayıyordu. İktidarın derin aymazlığına mukabil Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç, MİT Müsteşarı Fuat Doğu,…

Devamı
Köşe Yazıları 

Kurtarıcı (!)nın Zulmü Öncesi ve Sonrasıyla 12 Eylül 1980 – 3

1960’lara gelindiğinde milliyetçi fikirler üniversite çevrelerindeki çok iyi yetişmiş bir grup ilim adamı ile Türk Ocakları’nın çevresinde ve sınırlı sayıdaki aydınların dışında çok fazla taraftar bulamamıştı. Bunun sebebi de 1944’teki ırkçılık-Turancılık davası diye bilinen hadiselerden sonra toplumun geniş kesimlerinde ve özellikle gençler üzerinde Türk Milliyetçiliğinin bir öcü gibi gösterilmesiydi. Milli tarih şuurundan, Türk milletinin mukaddeslerinden ve Milliyetçilik fikrinden mahrum yetişen genç nesillerin kafaları ve gönülleri başta Batı hayranlığı olmak üzere birçok yabancı fikir ve ideolojilerle dolduruluyordu. Özellikle Marksist-Leninist gruplar çok sinsi yer altı faaliyetleri ile okumuş kesimlerde, ordu içinde ve…

Devamı
Köşe Yazıları 

Kurtarıcı(!)nın Zulmü (2)

Öncesi ve Sonrasıyla 12 Eylül 1980 – 2 27 Mayıs esas itibariyle, 14 Mayıs’ın karşılığını vermek şeklinde yorumlanabilir. Zira 14 Mayıs 1950’de Demokrat Parti’nin iktidara gelmesini sivil-asker bürokrasi ve aydın çevreler bir türlü içine sindiremedi. Bu çevreler, halkın bu siyasi tercihini bilgisiz ve şuursuzluğuna bağlıyor, tercihinin isabetli olmadığına hükmediyordu. Demokrat Parti’nin arka arkaya kazandığı seçimleri de milli iradenin bir tecellisi olarak görmek yerine ‘karşı devrim’ olarak nitelendiriyordu.  Demokrat Parti’nin 1931 yılında Atatürk’ün isteği ile kendi kendini fesheden ‘Türk Ocakları’nın Hamdullah Suphi Tanrıöver’in çabalarıyla yeniden açılmasına destek vermesi ve Ulus’taki tarihi…

Devamı