Köşe Yazıları 

Mahbes’den Mektup*

Değerli Kardeşim ! …Ülküdaşım, gardaşım Yüce Allah’ın selamı, rahmeti Peygamber Efendimizin şefaati sizin ve bütün inananların üzerine olsun. Sağ olasın gardaşım Allah (C.C) razı olsun. Mektubunuzun geldiği günlerde bizde bu mahkemeye gitme hazırlığı içindeydik. Mahkememizle ilgili son gelişmeleri de öğrenmek istediğimizi düşünerek cevabını yazmayı bugünlere bıraktık. 20 Ocak’ta duruşmaya gittik. Mahkeme bazı şahitlerin dinlenebilmesi için 10 Mart 1978 tarihine atıldı. Geçte olsa neticede adaletin tecelli edeceği inancındayız. Hakkımızda hayırlısı Allah (C.C) imanımızdan ayırmasın ve bizleri şehitlerimize karşı mahcup etmesin. Âmin. Bu arada Andırın Ülkü Ocakları başkanlığına getirildiğini de büyük bir…

Devamı
Köşe Yazıları 

Sarıkamış Harekâtı veya hakikat böyle miydi?

22 Aralık 2018, Sarıkamış Harekâtı’nın 104. yıldönümüdür. Bu harekâtın ilk amacı; 93 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi) Osmanlı Devleti’nin yenilgisiyle sonuçlanınca Ruslara savaş tazminatı olarak verilen Batum’u ve Berlin Antlaşması ile yine Ruslara terkedilen Sarıkamış, Kars, Ardahan ve Artvin’i kurtarmaktı. Ordu Kumandanı Hasan İzzet Paşa, Kasım 1914’te, Azap ve Köprüköy’e (Erzurum’a) saldıran Rusları bozguna uğratarak dağıtmıştı. Ancak Hasan İzzet Paşa, dağılmış olan Rus ordusunu takip etmek yerine orduyu 15 km geri çekmişti. İşte, harekâtın ikinci amacı ise, dağılmış olan bu Rus ordusunu yok edip Bakü petrollerine ulaşmaktı. Bazı tarihçiler ise, bu…

Devamı
Köşe Yazıları 

Bir vakıf insan Seyyid Ahmet Arvasi

Bugün Türk İslam Ülküsünün büyük dava adamı Seyyid Ahmet Arvasi hocamızın hakka yürüyüşünün 30. yıl dönümü. 30 yıl önce 11:00 sularında İstanbul Erenköy’deki evinde daktilosunun başında ruhunu teslim etmişti.1 Ocak 1989 günü de İstanbul Fatih Camii’nin avlusunda Türkiye’nin dört bir tarafından cenaze merasimine katılan mahşerî bir kalabalığın kıldığı cenaze namazından sonra çok sevdiği Türk gençliğinin omuzlarında ebedi istiratgâhına gönderilmişti. Seyyid Ahmet Arvasi hocam samimi bir Müslüman, şuurlu bir Türk milliyetçisiydi, kendisini Türk milletine ve Türk milliyetçiliği davasına adamıştı “Hocam biraz da gelirinizi arttırmayı düşünmüyor musunuz?” şeklindeki sorulara; “Mal temizdir, mal…

Devamı
Köşe Yazıları 

Bir gazi derviş: Abdullah Yusuf Yeğin (Kod Adı: Cengiz)

Onu ilk tanıdığımda 17-18 yaşlarında bıyıkları yeni terleyen, uzun boylu, ışık yüzlü bir delikanlıydı. Serhatten yeni dönmüş bir akıncı beyzadesini andırıyordu. Vakur, çakmak çakmak gözleri ile avının üstüne atlamaya hazır bir kaplan duruşu vardı. O tarihte tutuklu bulunduğumuz Eskişehir kapalı cezaevine Ülkücü İşçiler Derneği’nin Genel Başkanı Vedat Alagöz ve arkadaşlarıyla beraber ziyaretimize gelmişlerdi. Bir sene sonra 9 Nisan 1979’da tam da doğum günü yıldönümünde İzmir’in Hatay semtinde aşırı solcu teröristlerin kurduğu kahpe bir pusuda, beline isabet eden bir kurşundan dolayı tekerlekli sandalyeye bağlı kalmıştı. Artık onu büyük bir imtihan bekliyordu.…

Devamı
Köşe Yazıları 

Bedelli askerlik milliyetçiliğin mütemmim cüzü mü?

Bugün sahifemde Siyaset Bilimi yüksek lisansı yapan ve kendisiyle sürekli olarak Türkiye ve dünya meselelerini istişare ettiğimiz, isminin zikredilmesini istemeyecek kadar da mütevazı genç bir ülküdaşımızın, kardeşimizin -inşallah ilerde ilim ve fikir adamı olacak- görüşlerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Daha doğrusu sahifemde bu kardeşimi misafir etmek istiyorum. “Türkiye’nin, içinde bulunduğu siyasi, iktisadi koşullar ve hukuk devleti mekanizmasının gereği gibi işletilememesi sebebiyle bir dar boğazda olduğu birçoklarının malumu. Dar boğaz çıkarımı, çoğunluk tarafından kabul görmekle birlikte, bu sonuca sebebiyet teşkil eden amillerin neler olduğu ise bir siyasal çekişme konusudur. Kimileri rasyonel akıl…

Devamı
Köşe Yazıları 

Ülkücü bir neslin hikâyesi: PK. 546 (1)

PK.546’da bir ülkücü öğretmenin, bizim neslimizin ağabeylerinden merhum Necdet Özkaya’nın Adana’da tutuşturduğu büyük bir idealin hikâyesini okuyacak ve mazinin kapısını aralayıp dünden bugüne bakacaksınız. Dünde yani, 1970’li yıllarda Adana Türk Ocağı, Türk Milliyetçiler Derneği Adana Şubesi ve Adana Kültür Derneği çatısı altında bir araya gelmiş gençlerin bir ‘ocak ruhu’ ile büyüklerinden aldıkları feyz ve ilhamla kısaca ‘Türk Milliyetçiliği Davası’ diye özetleyebileceğimiz bir hizmet kervanına katılışlarının hikâyesini bulacaksınız. Kitabı okurken farkında olmadan yükseköğrenim için gittiğim Bursa’da 1971 yılından itibaren yaşadıklarım bir film şeridi gibi gözümün önünden geçip gitti. Bursa Eğitim Enstitüsü…

Devamı
Köşe Yazıları 

Kurtarıcının (!) Zulmü Öncesi ve sonrası ile 12 Eylül 1980 – (8)

12 Eylül 1980 askeri darbesi sırasında ABD’nin Ankara Büyükelçisi olan James Spain, gönderdiği diplomatik notta darbeyi yapan askeri komutanlardan ABD’nin çıkarları açısından endişe yaratacak bir neden olmadığını söylüyor. (1) Yine ABD’li bir başka diplomat Newberry, 19 Eylül 1980 tarihinde gönderdiği yazışmada, yeni yönetimde de devamlılığı olacak olan iki konuyu ekonomik sistem ve dış ilişkiler olarak tanımlanıyor ve askeri liderlerin 1980 yılının başlarında başlatılan ekonomik reform programını sürdürmeye kararlı oldukları vurgulanıyor. Yalnız başına bu belgeler bile 12 Eylül Askeri Darbesi’nin üzerindeki ABD gölgesi iddialarını güçlendirmektedir. 12 Eylül’ün Ekonomi Politiği: 12 Eylül’ün…

Devamı
Köşe Yazıları 

Kurtarıcının (!) zulmü öncesi ve sonrası ile 12 Eylül 1980 (7) 12 Eylül’e doğru hızla giderken

12 Eylül’den sonra yakalanan ve başlıca katliam örgütlerinden biri olan Dev-Yol istihbarat sorumlusu eski Hava Kuvvetleri Komutanı’nın oğlu Tayfun Mater, emniyetteki sorgusu sırasında, kanlı stratejilerini şöyle izah ediyordu: “Amacımız son aşamada çatışmaya girerek silahlı üstünlük sağlamaktı. Öncelikle MHP’lilerle, ülkücülerle çatışmaya girmeyi planladık. Fakat ne yaptıysak MHP’yi üstümüze çekmeyi başaramadık”. Gün Sazak’ı öldürenlerden Dev-Sol militanı Sadık Özcan’ın 2 nolu askeri mahkeme ifadesinde ise “Dev-Sol’un stratejisinde ilk aşama, MHP ve ülkücü kuruluşları etkisiz hale getirmektir. Genelde MHP’li güçler, bizim önümüzdeki devrimi gerçekleştirmek için büyük engel teşkil etmektedir.” CHP ve sosyal demokratların nazarında…

Devamı
Köşe Yazıları 

Kurtarıcı(!)nın Zulmü Öncesi ve Sonrasıyla 12 Eylül 1980 – 6

12 Eylül Askeri Darbesi’nin başlıca sebeplerinden birisi Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü temin etmek, diğeri Türkiye’den Kıbrıs Barış Harekâtı’nın intikamını almak, 24 Ocak 1980 iktisadi kararlarının daha kolay hayata geçirilişini sağlamak ve Türkiye sathında her geçen gün daha da güçlenen milliyetçi – ülkücü hareketi engelleyip, ezip yok etmekti. 1974 affı ile dışarı çıkan devrimci militanlar, yakalandıkları dönemden çok daha hırslı ve bağnaz hale gelmişler, cezaevlerindeki hayatlarını, ideolojik eğitimlerini tamamlamak için bir fırsat olarak kullanmışlardı. Çıkar çıkmaz, bıraktıkları yerden işe koydular. Doğrudan komünist bir düzen kurmayı hesaplayan örgütler kurdular. İçişleri Bakanı…

Devamı