Köşe Yazıları 

Ben kimim?

“Ben bir Türk’üm dinim, cinsim uludur.” 21’inci yüzyılın başında, tıpkı geçen yüzyıla girerken olduğu gibi, kimlik tartışmalarıyla meşgulüz. Osmanlı Türk Cihan Devleti dağılma sürecindeyken, siyasi şartların çok ama çok ağırlaştığı dönemde en önemli soru, “Ben kimim?”dir. 19 ve 20’nci yüzyılda aslında bilinen fakat dağılmayı önleyeceği düşünülen alternatifler üzerinde tartışmalar yaşanmış, sonunda hak ve hakikat hâkim olmuştur. Ama geçmişle bugün yaşananlar arasında çok önemli bir fark var, bugün tarihin bize verdiği ismimiz tartışılmaktadır. Geçen yüzyılın aydınları, uzun zamandır devletin güç kaybetmesinin doğal bir sonucu olan toplumsal dağınıklıkta yaşanan kimlik problemine eğilmiştir.…

Devamı
Köşe Yazıları 

Tarihi tekrar ettirenler bundan korkmalıdır !

Türkiye 21’inci yüzyıla yönetim değişikliğiyle girdi. İlk zamanlarda sadece bir hükümet değişmesi olarak algılanan bu durumun aslında başkalaşma olduğu ortaya çıktı. Bu başkalaşmayı gerçekleştirmeye çalışanlar ise Türkiye’nin ve Türk milletin aslına döndürüldüğünü söylemekteler. Hakikat öyle mi, gerçekten Türk milleti aslına mı dönüyor? Yani şimdiki hâl yanlış, dolayısıyla evvelki mi doğruydu? Ya da yanlış ya da doğru olan nedir? Hakikat ne? Bu soruların cevabı tarihtedir. Fakat dönüşümü yaşatanlar tarihten ders alacaklarına, intikam almayı tercih ediyorlar. Varmak istedikleri hedef ve siyasetin dili bunu göstermekte. Toplum gerilmiş, insanlar ise en ufak bir olayda…

Devamı
Köşe Yazıları 

Siyasetnamedeki -pardon- iddianamedeki devlet

(Geçen haftaki yazımızın devamıdır.) Sona yaklaşırken, “Bu Açıklamalardan Sonra Genel Bir Değerlendirme”  başlığı altında felsefi olarak devlet yapısını ve rejimini irdelemeye başlayan iddianame, tarihe uzanan bir cümle kurmaktadır: “Türkiye geçmişten beri …bir gizli yapılanmanın varlığını tartışmaktadır. Hatta kimi yorumlarda bu yapının III. Selim’den beri devlet mekanizması içerisinde faaliyette olduğundan ve kimi zaman devletin emrinde kimi zaman ise uluslararası grupların emrinde olduğundan söz edilmektedir. İçerisindekilerin kendilerini devletin gerçek sahipleri olarak gördükleri bu çevreler …” sözleri ile varlığı tartışılan bir oluşum ve bu oluşumun içindekilerin devlete ilgili düşünceleri üzerine kurgulanmış bir siyasi değerlendirme başlar. Bu…

Devamı
Köşe Yazıları 

Şemdinli Davası, Türk kimliği ve egemenlik

Danıştay’ın Andımızın okunmasının kaldırılması kararını iptali üzerine, Andımız üzerinden “Türkçülük ırkçılıktır” ve “Andı yazanlar ezanı Türkçe okutanlardır” tartışmaları en üst düzeyde, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı tarafından dillendirildi. Cumhurbaşkanının çalışkanlık, doğruluk, ilerleme ya da yükselme gibi genel insanlık değerlerine itirazı olmayacağına göre tartışma iki temel konu üzerinedir. Birincisi kendisinin de öne çıkardığı gibi Türk kimliği üzerinde ikincisi de “Ezanı Türkçe okutanlar” diyerek, isim belirtmeden, bir dönemi, Atatürk dönemini belirtmektedir. Özellikle sık sık kullandığı “23 Nisan ruhu”  kavramı ile de 1923 öncesine vurgu yapmaktadır. 1923’den sonra ise Cumhuriyet ile birlikte 1924…

Devamı
Köşe Yazıları 

İmam Hatiplilik ruhu ve Andımız

Türk milleti büyük bir hızla bir yerlere doğru götürülüyor. Gidiş ve istikamet nereye? Niçin buraya götürülmeye çalışılıyor? Önemli sorular. Cevapları da Türk milletinin egemenliğini doğrudan ilgilendiren konular. Türk kimliği üzerinde yoğunlaşan bu tartışmaların hedefine ulaşması mümkün olmamakla birlikte millet bütünlüğünün çok büyük bir sarsıntı geçireceği de kesin bir gerçek. Binlerce yıllık Türk adı üzerinde yapılan bu tartışmalar en üst düzeyde devam ediyor. 24 Ekim 2018 Salı günü, “Yeni Türkiye”nin nasıl bir devlet olacağına dair, Cumhurbaşkanı tarafından art arda üç önemli konuşma yapıldı. Birincisi AKP grup toplantısında, dolayısıyla AKP Genel Başkanı…

Devamı
Köşe Yazıları 

Ey İmam Hatiplilik ruhu geldiysen üç sefer vur…

Türkiye’de çok uzun zamandır bir İmam-Hatip meselesi var. Çocuklarımız dinini diyanetini öğrensin gibi masum cümlelerin zırhına bürünen bir, ‘hedefe ulaşma’ gayesi vardır. Bu hedef nedir? Ulaşmak için neler yapılmaktadır? Bu hedefe ulaşınca ne olacaktır? Ve çocuklarımız, gerçekten dinini mi öğrenecekler yoksa başka bir gaye mi söz konusudur? Bu ve benzeri sorular hep tartışılmakta ama eğitim de hızla imam hatipleşmektedir. Mesela İmam Hatip Anadolu Lisesi ya da İmam Hatip Fen Lisesi veya İmam Hatip Sosyal Bilimler Okulu gibi yapılanmalar büyük bir hızla devam etmektedir. Fen ya da Sosyal Bilimler Lisesi varken…

Devamı
Köşe Yazıları 

Suriye’de ‘değişken’ siyasetle nereye?

2011 yılında on beş gün içinde Emevi Camii’nde namaz kılmak üzere yangına benzin dökenler, bu yangının ülkemizi etkilemesine mani olamadıkları için bizi yakmasının da önüne geçmeye çalışıyorlar. Ama her konunun olduğu gibi yangınla mücadele etmenin de bilimsel ve akılcı yolu ve yöntemleri var. Mesela rüzgâr karşıya alınarak alevlerin üzerine gitmek mümkün değildir. Çünkü alevler rüzgârla beraber büyüyerek üzerinize gelecek sizi de içine alacaktır. Suriye meselesinde de tıpkı bu şekilde, sanki rüzgâra karşı durarak alevlerin üzerine gidiliyor. Daha en başından, 2011’de olaylar başladığında atılan yanlış adımlara halen de devam edilmekte. Bugün…

Devamı
Köşe Yazıları 

Müdafaa-i Hukuk, Kuvayı Millîye ve Türkiye

Ağustos ile içinde bulunduğumuz eylül ayları, Türk milleti için çok önemli olayların yaşandığı aylardır. Malazgirt Savaşı (1071), Sakarya (1921) ve Başkomutanlık Meydan (1922) Muharebeleri, 9 Eylül (1922) İzmir’in kurtuluşu, kapkara 12 Eylül (1982) darbesi… Hepsi de Türk milletinin hayatına çok önemli etkileri olmuş olaylar. Hangisini yazsam diye düşünüp duruyor insan. Bugüne etkilerini ya da bugünle ilişkilerini incelemeden sadece eskiyi yazmak çok rahat. Ya “bir zamanlar maziye bak ne kadar şendik” veya “vay Hainler böyle yapmasalar bugün nerede olurduk” demek hem çok kolay hem de pratik. Ancak bugün içinde bulunduğumuz hal…

Devamı
Köşe Yazıları 

Malazgirt Ruhu, İstiklal Yolu ve Türk Milleti

                  “Gördüm ki Yüce Tanrı devlet güneşini Türklerin burçlarından doğurmuş. Onları yeryüzünün hakanı kılmış. Onlara Türk adını kendi vermiş.” Dîvânı Lugâti’t Türk Kâşgarlı Mahmut “Biz Türkler temiz Müslümanlarız. Bid’at nedir bilmeyiz. Onun için Yüce Tanrı bizi aziz kıldı.” Alparslan “Milli benliğini bulamayan milletler başka milletlerin avı olacaklardır.” Atatürk   Ağustos ayı tarihimizde çok önemlidir, zaferler ayıdır. 26 Ağustos 1071 günü Anadolu’nun kapıları açıldı. Bu tarihten önce, Anadolu’ya ilk olarak Anı’dan giren Türkler, tam ve kâmil anlamı ile teşkilatlı bir şekilde, Malazgirt’ten sonra…

Devamı