Köşe Yazıları 

Gerçek hedef İran mı?

İran üzerine yoğunlaşan sıcak savaş tehditleri son günlerde ciddi gündem maddeleri arasına girdi. Doğu Akdeniz’de ABD, Rusya, İsrail, Fransa, İngiltere, Yunanistan, Mısır ve Suriye devletlerine ait savaş gemilerinin sayısı nerede ise deniz trafiğini aksatacak sayıya ulaştı. Basra körfezinde de ayrı bir yoğun savaş hazırlığı var. ‘Batı’ ittifakının Ortadoğu’da ve Akdeniz’de oluşturduğu kara, hava ve deniz gücünün hedefinin,  ‘İran’ın nükleer silah yapma tehdidi’ ve ‘Doğu Akdeniz’de bulunan doğal gaz ve petrol yataklarının’ paylaşımında Türkiye’yi saf dışı tutmak üzere ABD, Yunanistan, İsrail, GKRY ve Mısır ortak anlaşmasını korumak ve fiili uygulamaya geçmesini…

Devamı
Köşe Yazıları 

Beka meselesinden Türkiye ittifakına !..

Sn. Erdoğan’ın ‘Türkiye İttifakı’ mesajının içeriye değil ‘dışarıya’ olduğunu tahmin ettiğimi bir önceki yazımda yazmıştım. Art arda olan iki gelişme bu tahminimi doğrular mahiyette. Aslında, YSK’nın İstanbul seçimlerini yenileme kararından üç gün öncesine kadar, seçimlerin yenilenmesinin hem AK Parti, hem de CYS (Cumhurbaşkanı Yönetim Sistemi) için büyük risk olacağını ve bu yüzden kararın yenilenmesi yönünde olmayacağını düşünüyordum. Fakat 8 yıl avukatlarıyla görüşme yasağında olan ve mesajlarının dışarıya ulaştırılması kesin yasak olan terörist başının yeniden gündeme gelmesi ve açıklamaları, İstanbul seçimlerinin iptali yönünde kanaatlerimin değişmesine sebep oldu. Olamaz olan oldu!.. ‘Türkiye…

Devamı
Köşe Yazıları 

Cumhur İttifakından Türkiye İttifakına(!)..

Mahalli seçimler, Nasrettin Hocanın “Sen de haklısın” fıkrasını hatırlatan bir sonuçla her iki ittifakın kazandığını(!) açıkladığı bir sonuçla bitti. İstanbul diyeceksiniz merek etmeyin, belki siz bu yazıyı okurken YSK seçimin yenilenmemesi kararını açıklamış olur. Sn. Erdoğan’ın ‘Türkiye İttifakı’ ifadesi ve Sn. Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı seçim sonuçlarının tartışılması gündemini alt sıralara itti. Oy oranlarına göre ‘Cumhur İttifakı’, ‘Millet İttifakı’nı bu seçimlerde ciddi bir oy oranı ile geçti. Yani yendi. Fakat bu galibiyetin sahadaki görüntüsü hiç de memnuniyet verici olmadı. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Mersin Büyük Şehir Belediyelerini ‘Millet İttifakı’nın CHP’li…

Devamı
Köşe Yazıları 

31 Mart yerel seçiminde milliyetçi oyların dağılımının, Atsız ve Türkeş üzerine hatırlattıkları!..

Genelde rahmetli Atsız Hocamız ile rahmetli Başbuğumuz Türkeş arasında geçtiği söylenen anlaşmazlıkların odağında ‘İslam mı, Türklük mü’ önceliğinin olduğu tartışılır. Tamamen yanlış ve gerçek olmayan bir ‘galattır’ bu kabul. Rahmetli Atsız Hoca ne kadar ‘Türkçü’ ise Rahmetli Türkeş de en az onun kadar ‘Türkçü’ idi. Ve Türkeş ne kadar ‘müttakî’ bir mümin ise Atsız Hoca da en az onun kadar ‘müttakî’ bir mümin idi. Tartışma ya da çatışma anlamında olmayan münazara konusu olan husus aslında şu idi: Türk milliyetçiliğinin, Türkçülüğün ‘siyasi parti’ şemsiyesi altında temsil edilmesi mi daha doğru bir…

Devamı
Köşe Yazıları 

Yeni Zelanda’da ne oldu?

Ülkücü Harekette bizim neslin hiç hata yapmadığı ve bugüne kadar yanlışlanamamış en önemli fikri disiplini, ‘Türk milletinin’ gizli,  açık düşmanlarını bilme ve karşı karşıya kaldığı yakın ve uzak tehditler konusunda yanılmamış olmasıdır. “Tarih milletler mücadelesidir.” iddiamız ve temel fikri düsturumuz, yaşanan her geçen yılda mükerreren doğrulanmıştır. Ve önümüzdeki gelecek yıllarda da bu gerçek değişmeyecektir. Yeni Zelanda katliamı ve sonrasında  ‘Yeni Zelanda’ yönetimince sergilenen ‘barışçıl ve insani’ yaklaşım ve açıklamalar ‘katliamdan’ daha çok dünya gündemimde yer aldı ve almakta. Ve halen dalga dalga ‘İngilizler ve Müslümanlar’ arsındaki saygı ve güven haleleri…

Devamı
Köşe Yazıları 

Galip Erdem ağabeyin ardından !..

12 Mart 1997 günü uğurladık Galip ağabeyi ahirete !.. 12 Eylül darbesinden 39 yıl, Galip ağabeyin vefatından bugüne 22 yıl geçmiş. Bizim nesilde ya eliyle, ya sözüyle ya da kalemiyle dokunmadığı ‘Ülkücü’ yoktur. Milli ve milliyetçi bir adamdı. Ülkücüleri çok severdi ve sevdiği kadar da onlar adına ‘kendilerine’ verecekleri zarardan çok korkardı. “Siz ülkücüleri tek tek çok seviyorum. Fakat bir araya gelip ‘teşkilat’ olunca sizden korkuyorum. O zaman siz başka bir şey oluyorsunuz.” derdi rahmetli. Sizlerle bugün Rahmetli Galip ağabeyin beni beyin fırtınalarına savuran, bugüne de iz düşürebileceğimiz ibretlik bir…

Devamı
Köşe Yazıları 

Adayların izdüşümünde 31 Mart mahalli seçimlerinin analizi!..

Cumhurbaşkanlığı Yürütme Sistemi’ne (CYS) geçildikten sonra ilk mahalli seçimler yapılacak. Sistemin getirilmesindeki temel hedeflerden en önemlisi şu idi. Seçimler sonrası parçalı, koalisyonlara sebep olan ‘temsili siyasal yapının’ değişmesi ve iki ana siyasal görüş şemsiyesi altında Türkiye’nin ‘siyasi yapılarının’ toplanması. Bu hedefin şimdilik az hasarla gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Fakat bu sistemin faturası mevcut parti yönetimleri açısından henüz tam ödenmedi. Adayların belirlenmesinden sonra ortaya çıkan resim, 31 Mart’tan sonra siyasi partilerin genel merkezlerinin ciddi sarsıntılar, değişiklikler geçireceğinin işaretlerini vermekte hatta bölünmeler de söz konusu. CYS’sistemi siyasi partilerin ideolojik kimyasını bozdu ve seçmen tabanlarını…

Devamı
Köşe Yazıları 

Tarımda ‘tanzim’ satış !..

Seçim öncesi, ‘sebze ve meyvedeki’ fiyat artışlarından dolayı, ‘tanzim satışlar’ yoluyla sebze ve meyve piyasasına yapılan müdahale, ‘seçimlere yönelik’ bir propaganda malzemesinden başka bir anlam taşımıyor. Sadece Ankara ve İstabul’da sınırlı çeşit ve sınırlı miktarda ve belli sayıda ki noktalarda belediyeler eliyle yapılacak satışlar ‘sebze ve meyve’ piyasasındaki artışları sürekli ve kalıcı olarak çözecek bir yöntem değildir. Aracı, tefeci ve ‘hal mafyası’ iddası ile meyve ve sebzedeki fiyat artışlarını tek sebebe indirgemek ise doğru ve gerçekçi bir tespit olmaz. Mevsimsel geçişlerde ve mevsimsel şartlarda farklılıklar, tarımsal ürünlerin fiyatlarında bazen müspet…

Devamı
Köşe Yazıları 

Ekonomik kriz iktidarı teslim alacak mı? !..

Sn. Bahçeli’nin NATO uyarısı !.. Milletimiz, devletimiz ve vatanımızın bütünlüğü çok ciddi tehdit altındadır. Ne oldu? Niçin oldu? Neden oldu? Kim bugünlerin sorumlusu? Bu sorulara cevap aramak için uzun uzun tartışabilir ve suçlu ayağa kalk diyebiliriz. Bu çabamızın ve vardığımız sonuçların bugün ve gelecekte daha şiddetli yaşayacağımız tehdit ve tehlikelerin çözümüne yapacağı tek katkı, sadece aynı hataları yapmamak ve bu hataları yapan siyasi kimliklerden hızla kurtulmamız gerektiğini anlamak, farketmek olacaktır. Ya sonrası? Tehditi nasıl ortadan kaldıracağız ve yapmamız gerekenler için nasıl ve nerede yeni bir safta ‘millet-devlet’ olarak buluşacağız? !..…

Devamı
Call Now Button