Köşe Yazıları 

Bir ülke nasıl kaosa sürüklenir? Nasıl batırılır? Nasıl dış müdahaleye açık hale gelir?

Venezuela örneği Venezuela 20 yıl önce müreffeh ve sosyal barışın hâkim olduğu bir ülke idi. Ya şimdi ne durumda, bu duruma nasıl geldi? Venezuela ekonomisi düşüşte ve kan kaybediyor. Venezuela’da sosyal karmaşa ve her alanda sıkıntılar var. Dış müdahalelere açık hale geldi, zayıfladı… Hiper enflasyon, elektrik kesintileri, gıda ve ilaç kıtlığı son beş yılda milyonlarca Venezuelalının ülkesini terk etmesine yol açtı. Çoğu bu durum için Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve hükümetini suçluyor. Bazıları da ABD’yi sorumlu tutuyor. Peki Venezuela ekonomisi ve siyaseti bugünkü kriz şartlarına sosyal ve siyasi kaos ortamına…

Devamı
Köşe Yazıları 

En yakınımızda olan, fakat bizim en uzak olduklarımız..!

Türklük sadece lafta var. Nitelik olarak nedir, ne değildir pek bilen yok. Türk önderlerinin sadece ismi ezberlerimizde, onlar ne yapmışlar nasıl yaşamışlar, öncelikleri nelerdi bu detayları idrak edenimiz yok. Din, hurafe ve menkıbelerden ibaret hale getirilmiş. Din, sadece ibadet ritüeli gibi gösterilmiş. Hayat ise tüketim de tüketim, yemek, içmek, uyumak ve lüks yaşamak duygusuna endeksli bir zaman dilimi gibi algılanmakta. Tarih ise geçmişte cereyan eden hadiselerin kronolojik çetelesi hükmündedir. Tarihin başka bir anlamı yok. Tarihin ruhu yok olmuş, yok edilmiş. Sanat, hep nefsani duygulara hitap eden para tuzağı haline gelmiş.…

Devamı
Köşe Yazıları 

İslam’ı istismar ederek siyasi güç elde edenler

“Bugün Siyasal İslam dediğimiz gürültülü yapı insana dair bir düşünce içermiyor. Siyasal İslam sadece slogana dayalı propaganda içeriyor bana göre. Mukayese yaparak, tenkit ederek, Toplumun sıkıntılarını öne çıkararak kendisini ispat etmeye çalışan bir olgu ile karşı karşıyayız. Bilgi yoluyla değil, bilgi üreterek değil, içerik üreterek değil, topluma iyi örnek olan insan yetiştirerek değil sadece gerginlik yaratarak ayakta kalmak çabasındalar. Dikkat edin gerçek âlimler hariç, samimi Müslümanlar hariç, siyasal İslamcılar vasat niteliktedirler. Çağımızı anlayan ve entelektüel yoğunluk üreten, sosyal adalet sağlayan siyasal İslamcıya rastlayamazsınız. Onlar nitelik üreterek değil sayı bakımından çoğalmak,…

Devamı
Köşe Yazıları 

Uyarı

  Bugünkü güçlü, modern ve mütecanis Finlandiya’nın oluşmasında manevi mimarlardan birisi olan önder Snelman’ın, o dönemdeki gerici ve yobaz din adamlarına mesajı şöyle idi: “Topluma etki etmek çabasında olan din adamları! – Düşmanınız olarak değil, inançlı bir insan olarak sizden rica ediyorum. Hiç kimseyi ayırmadan, ötelemeden halkımızın gerçek koruyucusu olun. Din adamları ibadethane memurları değildir. Sizin temel göreviniz sadece ibadetler yapmak veya yaptırmak değildir. İbadethaneyi açıp kapatmak ve ibadet vakitlerinde ibadetlere zemin hazırlayarak dini görevlerinizi tümüyle yerine getirmiş olmazsınız. – Peygamberler, halka öncelikle temiz, iyi ve adil bir yaşam tarzı…

Devamı
Köşe Yazıları 

Hayalimdeki Türkiye

Fırsat eşitliğine dayalı milli bir eğitim sisteminin hâkim olduğu, taklitçi ve ezberci olmayan bir sistem hayal ediyorum. Gençlerin yeteneklerine göre eğitildiği sistem var hayalimde. Zenginin iyi okullarda parayla tahsil görüp, fakirin ise sıradan bir okula bile giremediği sistemi reddediyorum. Resmi hizmet ve bürokrasi alanının yandaş kadrolaşması, tanıdıkları istihdam etmek, sadakat esasına göre paylaştırılmak gibi gerici bir uygulamaya kurban edilmediği, liyakat esasına göre atandığı görevi bilgi ve becerisiyle en iyi şekilde deruhte edecek kadrolara yer verilen bir düzen arzu ediyorum. İktidar gücünü mülakat adını verdikleri ucube bir yöntemle yandaş kayırmacılığına dönüştüren…

Devamı
Köşe Yazıları 

Sistem sadece tesettüre girdi Değişen hiç bir şey yok Siyaseti sorgulayalım

Arkadaşlar Türkiye’de siyaset ve siyasetçileri biraz incelediğimiz zaman aşağıdaki arıza soruların cevaplarını vicdanınızda bularak tavır koyalım. 1- Siyasi mevkiler ve siyasilerin tavassutu ile oturulan makamlar normal geçim standardının üstünde aşırı zenginleşmeye, şahsi çıkar elde etmeye alet ediliyor mu, edilmiyor mu? HİÇ DÜŞÜNDÜK MÜ? 2- İşbaşına gelen Milletvekili, Bakan, Cumhurbaşkanı, Belediye Başkanı, Müsteşar, Genel Müdür, Müdür, amir vs. vs. gibi siyasi kadrolara atanan kişilerin ve birinci derecede yakınlarının bu göreve gelmeden önceki hayat standardı, mal mülk birikimi ile bu göreve geldikten sonraki maddi durumları zaman içinde ne kadar değişmiştir veya değişmemiştir?…

Devamı
Köşe Yazıları 

Ahlak

İslam düşünce sistemini, İslam diyalektiğini ve felsefesini incelediğimiz zaman şu gerçekle karşılaşıyoruz: Hz. Muhammed, ben İslam’ı tamamlamak üzere geldim veya dini ben tamamladım dememiş. Çünkü İslam, Kuran’ı Kerim’in son ayeti ile tamamlanmıştır. Ancak Hz. Peygamber ısrarla ben yüksek ahlakı tamamlamak üzere geldim, buyurmuştur. Çünkü insanlığın evrensel problemi ahlak ile ilgilidir. İnanan, inanmayan, iyi ve kötü herkes ahlak problemi nedeniyle toplumsal sıkıntılar yaşanmaktadır. Ahlak ne ile açıklanırsa onunla sınırlandırılmış ve basitleştirilmiş olur. Ne yazık ki, İslam coğrafyasında ahlak, kadın-erkek münasebeti, kılık-kıyafet veya meşru olmayan cinsellik ile sınırlandırılarak dar bir alana hapsedilmiştir.…

Devamı
Köşe Yazıları 

AKP’nin açık sınır politikası sayesinde ülkemize dolan Araplar

Bir dost şöyle ifade etmiş gördüğü manzarayı; “Dün Fatih’teydim. Suriçi’nde yürümek benim için tarihin içinde seyahattir. Tarihi kişiliklerle yoldaşlık, ecdadımla sohbet, ilk gençlik yıllarımı yâd etmek, okul dönemlerini hatırlamak, evliliğim, ilk çocuğum… Her sokağı, her köşe başı ya yaşanmış ya okunmuş ya duyulmuş hatıraların mekânıdır. . . . Dün Dülgerzade’den Zeyrek’e, Yavuzselim’den Balipaşa’ya yürüdüm… Fatih bambaşka bir yer olmuş. Rayihası değişmiş, yasemin ve öd ağacı kokuyor. Sokakta Türkçe konuşan kimse yok… Halep’in köylüsünden Lübnan’ın Dürzi’sine, Iraklısından Libyalısına, Tunuslusuna, Ürdünlüsüne kadar Arap’ın envai çeşidi oradaydı. Entarili, kifayetlisi de var, taytlısı, uzun…

Devamı
Köşe Yazıları 

Bize dair bir karalama

Ülkücü hareketin geldiği mevcut konumdan bakıldığında, tarihsel süreç içerisinde en önemli eksikliklerinden birisi de 1980 darbesinden sonra güçlü ve etkili teorisyenlere, ideologlara, fikir adamlarına, sanatçılara sahip olmayışıdır. Mirasyedi gibi hep geçmişin birikimleri ile avunduk. Birkaç istisna haricinde Ülkücü hareket fikir ve aksiyon adamı yetiştirememiştir. Bu acı gerçek ve önemli eksiklik, Ülkücüleri sloganlarla ve hamasetle hareket eden reaksiyoner kimliğe hapsetti. Öneride bulunan değil tenkit eden, çözüm üreten değil tepki gösteren yığınlaşma söz konusu olunca çelişkiler arttı. Ülkücü hareket önemli stratejistlere ya da siyaset adamlarına sahip olmuştur ancak bu birikimi kendi bünyesinde…

Devamı