Köşe Yazıları 

Zulüm, zalimi de zehirler!

Milliyetçi Türk Gençlik Teşkilatı, 1966 yılının başında kurulmuştu. Derneğin başkanı, kabına sığmaz, coşkun bir genç olan Yılmaz Yalçıner’di. Üniversiteliler arasında birkaç lise öğrencisi vardı; bunlardan biri de bendim. İlyas Aslantürk, Sezgin Akyazı, Namık Kemal Zeybek (CKMP Gençlik Kolları Genel Başkanı), Afşin Noyantürkmen ve birlikte oldukları bir grup üniversiteli, bizim ağabeylerimizdi. İki ay sonra, dernek merkezinin yanında, Hukuk Fakültesi’nin karşısındaki Seyhan Düğün Salonu’nda bir konferans düzenlendi. Bir saat önce salona girdim; son hazırlıklar yapılıyordu. Sezgin Ağabey seslenince vardım; Yılmaz’la oturuyorlardı. “Programın sunuşunu sen yapacaksın.” dediler. Bir kâğıda konuşmacıları yazarak hazırlandım. Salon…

Devamı
Köşe Yazıları 

Onlar bizimdir

Bir arkadaşım, telefonda kavgayı patlattı: “Son yazını okurken küplere bindim. İnönü’yü ağır bir suçlamayla karalamışsın. Daha birkaç ay önce bir sohbetimizde, onun değerli bir asker ve devlet adamı olduğunu söylüyordun. Şimdi de Türkiye’nin siyasî ve bürokratik kadrolarının dünyaya bakışındaki körlüğü, Türk dünyası hakkındaki cehaletini, bu yüzden Sovyetlerin dağıldığı dönemde ortaya çıkan Türk devletleri ile ilişkilerde bocaladığını anlatıyorsun. Bunun suçunu da İnönü’nün yol açtığı zihnî hastalığa; nesillerin Türk dünyasını bilemez, tanıyamaz, düşünemez halde yetişmesine bağlıyorsun. İnönü şeytan mı, melek mi?…” “Derine İşleyen Yara” başlıklı o yazıda, 1944 yılında yaşanan ‘Irkçılık –…

Devamı
Köşe Yazıları 

Kırım’ın acı kaderi

Yenişehir Sağlık Koleji’nde henüz birkaç aylık öğrenciydim.  Kütüphanemizde duvarlar boyunca dizili kitaplara göz gezdirirken, Cengiz Dağcı’nın Yurdunu Kaybeden Adam adlı romanını görünce hemen el attım. O günlerde bir dergide yazar hakkında övücü bir yazı okumuştum. Bu yüzden merak etmiştim. Kitabı alabilmek için bir fiş doldurup kütüphane görevlisi Necmi ağabeye uzattım. Yüzüme baktı ve “Bunun ilk cildini okudun mu?” diye sordu. Başımı sallayınca yürüdü, karşı raflardan bir kitap seçip uzattı. Aynı yazarın Korkunç Yıllar adındaki kitabıydı. “Önce bunu oku, öteki bunun devamıdır.” dedi. “Roman olarak yazılmış ama aslında yazarın görüp geçirdiği…

Devamı
Köşe Yazıları 

‘BARIŞ’ İLE BARIŞI VURMAK

Suriye’de barışı sağlamak, Ortadoğu’nun hep sıcak derdi. Sayısı belirsiz taraflar, istisnasız barış taraftarı. Fakat barışamıyorlar. Çünkü ‘barış’ sözünden anladıkları ‘barış’ değil. Kavramlar, bazen kendini vuran, kendini yok eden düşman kesilir. İnsanlığın yaratılışında var olan ‘adalet’ duygusu ve düşüncesi, bazı durumlarda zulmün, zorbalığın, cinayetin sebebi ve vasıtası olur. Adalet adına ve adalet organları eliyle adaletsizliğin saltanatı kurulur. Adaleti katletmek için ‘adalet’ silahı kullanılır. Bu böyledir ama insanoğlunun, adalet adlı güzeli beklemekten, özlemekten ve aramaktan başka çaresi de yoktur. Bu sevdâ, onun yaratılışında, ruhunda var. Barış da bizim sönmeyen sevdâmız, dinmeyen özleyişimizdir.…

Devamı
Köşe Yazıları 

Sinsi Irkçıların Türk’e Saldırısı ve ‘Tarihin Hükmü’

Malazgirt zaferinin ardından, Anadolu’ya dalga dalga akan Türk göçleri, ülkeyi hızla Türkeli’ne dönüştürmüştü.  Büyük Selçuklu İmparatorluğu bünyesinde, doğudan batıya her bölgede irili ufaklı Türk beylikleri teşekkül ediyordu. Türklerin bu yeni yurda göçleri, 16. yüzyıla kadar sürüp gitti. 12. yüzyıl ortalarından sonra Avrupa ve Bizans kronikleri ve seyahatnamelerinde, Anadolu’nun doğu bölgeleri Türkomanya (Türkmeneli), batı ve orta bölgeleri Türkiya (Türkeli) adıyla anılıyordu. Anadolu’da Türk Devleti, 1075 yılında kuruldu. Selçukoğulları’ndan Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın kurduğu bu devletin ilk başkenti İznik’di. Birinci Haçlı Seferi sonrasında yaşanan çekilme sırasında Konya, devletin başkenti oldu. Uluğ Keykubat’ın hükümdarlığı…

Devamı
Köşe Yazıları 

Şeytan pençesiyle yara sarılmaz

İslam’ın doğuşu ve hızla yayılması sonrasında Ortadoğu, Hristiyan dünyasının beyni olan papalığın derin iç acısı olmuştu. Hristiyanlığın doğduğu ‘kutlu topraklar’, Müslümanların hâkimiyetine geçmiş, Hristiyanlık eriye eriye silinmeye dayanmıştı. Bütün kiliselerde acıklı masallar halinde kutlu toprakların kaybı anlatılıyor, kurtarılması için kendilerine düşen mukaddes görev dile getiriliyordu. Kudüs, bu hasretin sembolü ve uzaklardaki ebedî hedefiydi. 11. Yüzyılın ortalarından sonra doğudan gelip Ortadoğu’ya yayılan Türk egemenliği, Anadolu’yu hızla sarıp sarmalamıştı. 1071’deki Malazgirt yenilgisinden sonra Doğu Hristiyanlığının muhteşem devleti Doğu Roma, zavallı bir hale düşmüştü. Türk akınlarının ardınca büyük Türk kitleleri Anadolu’ya akıyordu. Mateos’un…

Devamı
Köşe Yazıları 

‘Hasta Adam’ın Yol Hikâyesi

1877 Türk- Rus savaşı (93 Moskof Harbi) sonrasındaki otuz yıl, bizim imparatorluğumuzun can çekişme dönemidir. Dünyanın başlıca siyasî merkezlerinde ‘Hasta Adam’ olarak anılan Osmanlı, bütün çabalara rağmen toparlanamıyordu. Devletin yönetim alanındaki bütün işleri, Avrupa büyük devletlerinin doğrudan veya dolaylı denetimi altındaydı. Maliye ise Düyun-u Umumiye yönetiminin kesin kontrolüne bırakılmıştı. İngiltere, Fransa, İtalya, Almanya ve Avusturya temsilcilerinden oluşan bu kurum, Avrupalı bankerlerin çıkarına uygun bir ekonomik düzen oluşturmuştu. Avrupa ülkeleri ve Rusya, Osmanlı İmparatorluğunun ortadan kaldırılması gerektiğini düşünüyorlardı. Ama bu büyük mirası nasıl bölüşeceklerinde anlaşmaları mümkün değildi. İşte bu yüzden ‘Hasta…

Devamı
Köşe Yazıları 

Sakarya boyunda dua

Sivrihisar ovası, kavurucu sıcak altında yayılmış, uzanıp gidiyordu. Münir Hoca’ya dokunacağı endişesiyle arabanın soğutma aygıtını çalıştıramadığımız için biz de sıcaktan koltuklarda mayışıyorduk. Dünyanın en usta şoförü (kendisi öyle diyor) Ahmet, arada bir camı aralıyor, dışardan sıcak bir hava dalgası dolunca hemen kapatıyordu. Sivrihisar’la Polatlı arasında bir dinlenme yerinde durduk, elimizi yüzümüzü yıkadıktan sonra kendimizi koca söğüdün gölgesine attık. Önümüze konan çaylara saldırdık.  Gölgede otururken terliyorduk. Münir Hoca, gözlerini karşı sırtlarda, Sakarya’nın öte yakasındaki uzak tepelerde gezdirdi, sonra birden gürledi: “Amma mızmız adamlarsınız yahu!” dedi. “Gölgede çay keyfi yapıyorsunuz, bir yandan…

Devamı
Call Now Button