Köşe Yazıları 

Orta Avrupa seyahati ve Türk izleri – VIII

Bu yazımızda da Viyana’da gördüklerimize devam edeceğiz. Askeri Müzedeki Türklerle ilgili köşelerin yanı sıra şehir içindeki heykeller ve izler görenlere adeta ‘Türkler bizim tarihi düşmanımızdır’ imajı verilmek isteniyor. Hatta Avusturya’daki ilkokul kitaplarında çocukların ilk öğrendiği konuların başında ‘Türkler ’in Viyana Kuşatması’ geliyor. Viyanalılar Belgrat’ın fethinden beri, Türklerin ne zaman kendilerine gelerek kuşatacaklarını sayıklar olmuşlardır. Nitekim Papa III. Calixtus’un emriyle 1456 tarihli Belgrat kuşatmasından beri başta Viyana olmak üzere Avrupa’nın her yerinde Türkler adına muayyen zamanlarda çan çalınmakta ve onların gazabından emin olmak için dualar ve ayinler yapılmaktaydı. Avusturya’nın Türk düşmanlığını…

Devamı
Köşe Yazıları 

Orta Avrupa seyahati ve Türk izleri-VII

  Müzeden sonra Viyana şehir turuna Türkenschanzpark ‘Türk Park’ından başladık. Türk Parkı denmesinin sebebi ise, II. Viyana kuşatması esnasında Osmanlı tabyasının bulunduğu bölge olmasındanmış. Daha sonra burayı, 1888’de İmparator Franz Joseph’in emriyle güzel ve büyük bir park haline getirilmiştir ve adını da ‘Türk Park’ı koymuşlar. Park oldukça yeşil ağaçlar, göletler, çimenler, oturma yerleri, gezinti yolları ve aralara serpiştirilmiş mermer heykeller bakımından oldukça güzel ve bakımlı görünüyor. Bu parkta bizim için önemli olan iki eser vardı: Birincisi, 1991 yılında Namık Kemal Zeybek’in Kültür Bakanlığı zamanında Türk devleti tarafından yaptırılmış olan ve…

Devamı
Köşe Yazıları 

Orta Avrupa seyahati ve Türk izleri – VI

Macaristan Turan Kurultayı’ndan sonra geceyi Budapeşte’de geçirdik ve ertesi gün de geçen sayıda bahsettiğimiz şehir içi gezimizi yaptık. Budapeşte’de bir gün daha kaldıktan sonra Avusturya sınırına doğru hareket ettik. Sınırdan geçtikten sonra hemen Viyana’ya doğru yola koyulduk. Rehberimiz bizi o gün Arsenal Askeri Müzesi’ne ve Türk Parkı’na götüreceğini söyledi. Kapanmadan önce Müzeyi gezmemiz gerekiyordu. Biz de buna bağlı olarak bu yazımızda Müze ziyaretini öne aldık. Avusturya ve Çek Cumhuriyeti’ndeki rehberimiz çok iyi bir rehberdi. Arsenal askeri müzesi dünyanın en zengin müzelerinden biridir. İçinde nadir pek çok eser vardır. Bahçesinde ilkin…

Devamı
Köşe Yazıları 

Orta Avrupa seyahati ve Türk izleri-V

Macaristan’a geliş amacımız aslında Turan Kurultayı’na katılmaktı. Budapeşte’ye gece gelmiştik. Ertesi sabah Kurultay için yola koyulduk. Kurultay hakkında yolda, ben daha önce 2014 yılında geldiğim için, otobüste arkadaşlara bilgiler vermeye çalıştım. Genelde kurultayın programları birbirine çok benziyordu. Yine aynı keyfi alacağımız için heyecanlıydık. Kurultay, Macaristan’ın Bacs-Kiskun bölgesinde; Budapeşte’nin yaklaşık 160 km. kadar güney doğusunda yer alan, Bugaç kasabasının geniş ovasında yapılıyordu. Kurultay alanına yaklaştıkça trafik güçleşiyordu. Alana dört-beş km. kala otobüsler, otomobiller sağlı sollu yol kenarlarına ve civardaki otopark için hazırlanmış tarlalara park etmişlerdi. Bizim de otobüsümüz pek de kolay…

Devamı
Köşe Yazıları 

Orta Avrupa Seyahati ve Türk İzleri – IV

Mohaç ovasını ziyaretten sonra Budapeşte’ye doğru yola çıktık. Macaristan’da cem’an iki gün iki gece kaldık. Bir gününü Turan Kurultayı’na bir gününü de Budapeşte’ye ayırdık. Bu yazımızda Budapeşte’deki Türk izlerini anlatmaya çalışacağım. Budapeşte gezimiz aslında Kurultay’dan sonra oldu ama söz Kanuni’den açılmışken Budin Kalesini ve içindekileri önce anlatmak istedim. Müteakip yazımızda Kurultay’dan genişçe bahsedeceğiz. Budin Kalesi, ilkin şehrin anahtarını Yahudilerin Kanuni’ye teslim etmesiyle savaşmadan alınmıştır. Daha ileriki yıllarda birkaç daha el değiştirmiştir. Budapeşte, Tuna nehrinin ikiye ayırdığı bir şehirdir. Nehrin doğusu Peşte, Batısı ise Buda’dır. Osmanlı oraya Budin der.    …

Devamı
Köşe Yazıları 

Orta Avrupa Seyahati ve Türk İzleri – III

Macaristan sınırına geldiğimizde vakit öğleyi çoktan geçmişti. Sınırdan geçince ilk işimiz Mohaç yoluna girmekti. Ancak, Türk tarihinde çok önemli bir yeri olan Mohaç ve Zigetvar Kalesi, turistlerin ve turist gruplarının pek uğrak yeri olmadığından şoförler yolu bulmakta oldukça zorlandılar. Turist götüren kişiler genelde hep Batının kiliselerine ve onların önem verdikleri yerlere odaklandıklarından Türk izlerinin bulunduğu önemli noktalara pek dönüp bakmıyorlar. Tabiî ki bunun bir de Macaristan perspektifi var. Adamlar kendi topraklarında yenilmişler, rezil rüsva olmuşlar. Yollara niye görkemli tabelalar koysunlar? Küçücük işaretlerle Mohaç’ı gösteren levhalar var elbette. Haritada görülen Mohaç…

Devamı
Köşe Yazıları 

Orta Avrupa Seyahati ve Türk izleri- II

Bulgaristan sınırını geçip Sırbistan’a girdiğimizde vakit öğleden sonrayı bulmuştu. Çünkü sınırda bir hayli yoğunluk vardı. Sırbistan, tarih boyunca müstakil bir ülke olamamış, Roma, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı hâkimiyetinde asırlarca kalmış bir yerdir. Bilindiği gibi, Sırbistan Prensliği 16. asırdan itibaren 357 sene Osmanlı toprağıdır. Osmanlı’nın Yeniçeri Ocağına devşirme topladığı yerlerden biridir. Nitekim Sırp asıllı birçok paşa Osmanlı yönetiminde yer almıştır. Osmanlının ayak bastığı ve fethettiği toprakları görünce insan kendi kendine Osmanlı’nın niye kültür politikası yoktu diye sormadan edemiyor? Osmanlı hep askeri karargâh kurmuş, vali paşalar ve kaymakamlarla yönetmiş vergi memurlarıyla da vergilerini…

Devamı
Köşe Yazıları 

Orta Avrupa seyahati ve Türk izleri -I

8-15 Ağustos 2018 tarihleri arasında Antalya Türk Ocağı olarak 41 kişilik bir ekiple Orta Avrupa seyahatine çıktık. Bu bir haftalık gezimiz sadece turistik bir amaçtan ziyade gittiğimiz ülkelerde Türk’e ait ne kalmış onları görmek,  Batı’nın Türk imajını daha yakından tespit etmek, hepsinden önemlisi ecdadın fethettiği, Türk yurdu yaptığı veya yapamadığı en azından atının nalıyla damgaladığı yerleri görmek, oralarda yatan şehit ve gazilerimizin ruhuna birer Fatiha okumak maksadıyla yola çıktık. Takdir edersiniz ki, ecdad yadigârı olan her nişaneye/esere veya kalıntıya ulaşamayacağımız baştan belliydi. Çünkü gezinin bir güzergâhı ve uygulanması gereken bir…

Devamı
Köşe Yazıları 

İbn Haldun’a göre devletlerin ömrü ve Osmanlı İmparatorluğu- VI

Şimdi de Osmanlı İmparatorluğu’nun İbn Haldun’un teorisi doğrultusunda her üç nesil sonrası devletin içine düştüğü inkırazları ve kurtarma yolları ile idareyi ele alanların getirdiği bir takım tedbirleri havi bilgileri içeren şemayı kronolojik olarak göstermeye çalışalım. Bu bilgiler tarihî kaynaklardan tarafımızdan seçilmiştir.(Bkz. İnalcık, s.1118-132) Tablonun başka şekilde oluşturulması halinde bile İbn Haldun’un üç nesil teorisini ispatlar mahiyette olacağı kanaatindeyiz. Osmanlı İmparatorluğu 1299  ¾   Kuruluş.  103 yıl sonra… l402  ¾    Timur’un Anadolu’da bulunan beylikleri canlandırması, Ankara Savaşı,  Yıldırım’ın oğulları arasında taht kavgaları, kardeşler arası savaş, Fetret Dönemi ve nihayet 1413 de I.…

Devamı