Köşe Yazıları 

Doktora, Doçentlik, Profesörlük Tezleri

Türk fikir hayatının mihenk taşı olarak adını andığımız Erol Güngör Hoca, Türk tarihi başta olmak üzere sosyal bilimler hakkında oldukça geniş bir kültür birikimine sahip düşünürlerimizdendir. 1959’lu yıllardan itibaren Türkiye’deki belli başlı fikir ve edebiyat dergilerinde ve gazetelerde pek çok makale, ansiklopedilerde ise madde yazmış olan Güngör Hoca, Türk kültür hayatına önemli hizmetlerde bulunmuştur. Erol Güngör çoğu zaman eserlerinde tarihsel konularda, kültürle milliyetçilik arasında kültür değişmesi ile milliyetçilik arasında, tarihle millet arasında birtakım tahlil ve tespitlerde bulunmuştur. Güngör Hoca, topluma mal olmuş bütün konuları ciddi birer mesele haline getirmiş ve…

Devamı
Köşe Yazıları 

Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan büyük skandal!…

Türk Dışişleri Bakanlığı, 18 Mart 2019’da Birleşmiş Milletler’e gönderdiği resmi mektupla büyük bir skandala imza attı. Bakanlık, Girit güneyi Türk Kıta Sahanlığı’nda petrol aramak için Yunanistan ile anlaşma imzalayan Amerikan Exxon Mobil ve ortağı Qatar Petroleum şirketlerinin önünü açmak için gayrimeşru bir düzenleme yaptı. Bakanlığın yaptığı gayrimeşru düzenleme ile 1923 Lozan Antlaşması’na göre Türkiye’ye ait olan 92 bin km2 lik Türk Kıta Sahanlığı (Petrol ve Doğalgaz Havzası) ve 5 Türk Adası resmen Yunanistan’a terk edildi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), 12 Aralık 2018’de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterine bir mektup…

Devamı
Köşe Yazıları 

Gönül ve Siyaset

Yaradılanı severim, Yaradandan ötürü. Yunus Emre’nin bu mısraları ne derin mânâ yüklüdür? Bunu başarabiliyor muyuz? Başarabilenlerimiz vardır elbet. Derviş gönüllü olanlarımız… Onların çoğunlukta olmadığını düşünüyorum. Çoğunlukta olsalardı her gün ‘yaradılanı sevmemek’ yüzünden olmuş bunca olayla karşılaşmazdık. Gariptir, hemen herkes Yunus’un bu mısralarını ve dahi öteki mısralarını sever, sevdiklerini söyler de, dilleri ve fiilleri bu sevgiyi doğrulamaz. Derviş gönüllü insanlara ihtiyacımız var ama bütün toplum derviş gönüllü insanlardan oluşamaz. Bu bir hayaldir, ütopyadır. Hele siyasîler… Siyasetle uğraşanlar derviş gönüllü kimseler olamaz. Olmalarını bekleyemeyiz. Siyasetin tabiatına aykırıdır bu. Politikacılar taraftarlarını sever, muhaliflerine,…

Devamı
Köşe Yazıları 

Girit’e İsrail radarı kurulamaz !…

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de kıta sahanlığını ilan etmemesinden istifade eden Rum – Yunan ikilisi, İsrail ve ABD ile işbirliği yaparak Girit Adası’na İsrail radarı kurmaya çalışıyor. Doğu Akdeniz doğalgazını Avrupa’ya taşıyan boru hattını korumak maksadıyla Girit’te kurulması planlanan İsrail radarı, Kıbrıs’ın tamamını, Ege Denizi’nin Çanakkale’ye kadar olan bölümünü, Türkiye’nin Ege ve Akdeniz bölgelerini kapsayan 600 km. çapında bir alanı kontrol edecek. Girit’e İsrail radarı kurulması halinde Türkiye yeni bir güvenlik sorunu ile karşılaşacak. Çipras, Anastasiadis ve Netanyahu, 20 Mart 2019’da ABD Dışişleri Bakanı Pompeo ile Kudüs’te bir araya geldi. Yunanistan, Güney…

Devamı
Köşe Yazıları 

İstanbul, Konstantinopolis olma yolunda hızla ilerliyor !…

Tayyip Erdoğan, 18 Mart Çanakkale Zaferi Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bin yıldır buradayız, inşallah kıyamete kadar da burada olacağız. İstanbul’u Konstantinopolis yapamayacaksınız” dedi. Peki, Erdoğan, Fener Rum Patrikhanesi’nin kullandığı Konstantinopolis ismini nasıl izah edecek? Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 03 Ocak 2011’de Fener Rum Patrikhanesini ziyaret etti. Dışişleri Bakanı Davutoğlu da 03 Mart 2012’de Fener Rum Patrikhanesini ziyaret etti. Ziyaret fotoğrafının yayınlandığı internet sitesinde Constantinople-Konstantinopolis yazılmış. İstanbul, Konstantinopolis yapılmış. Patrikhane’nin internet sitesinde Bartholomeos’un biyografisi (özgeçmişi) yayınlanmış. Özgeçmiş sayfasında Bartholomeos’un unvanı, Konstantinopolis Başpiskoposu – Yeni Roma ve…

Devamı
Köşe Yazıları 

1.Dünya savaşı yıllarında İngiliz İstihbarat Raporlarında Fişlenen Türkiye (1)

İngiliz İstihbarat Raporlarında Fişlenen Türkiye, Bülent Özdemir’in araştırmaları, merakı ve şansının bir araya gelmesiyle ortaya çıkmış eser. Bülent Özdemir’in Amerika Birleşik Devletleri’nde yaptığı bir araştırma sırasında konu ile ilgili evraklara göz atarken karşılaştığı, 1. Dünya Savaşı yıllarında Amerika’nın Halep Konsolosluğu görevinde bulunmuş olan Cornelius Van H.Engert’in özel evrakları içinde bulduğu kitapçık ve bu kitapçığın 1917 yılı Osmanlı Devletinde yaşayan önemli kişiler ile ilgili istihbaratî bilgiler içermesini görmesi ile kitabın şekillenme süreci başlıyor. Ortaya koyduğu eserde önsöz ve giriş bölümlerinde verdiği bilgileri ile bize İngilizlerin dış dünya ile ilgili karar vermelerinde,…

Devamı
Köşe Yazıları 

91 yıl gecikmiş bir terhis merasimi (1)

3 Aralık 2009 günü Prizren’deki Tb. Komutanımız elime zor okunan eski Türkçe bir metin getirdi. Bayram ziyaretine gidilen bir aile vermiş, dedeleri hakkındaymış. Ne olduğunu bilmiyorlarmış. Okudum. Bu bir terhis belgesi idi. Prizren’in Kule köyünden 1891 doğumlu Nazif oğlu Hamdi, 4 Şubat 1917 günü Prizren Askerlik Şubesince askere alınmış. 15’inci Fırka, 56’ncı Alay, 1’inci Tabur, 4’üncü Makinalı Tüfek Bölüğünde numara eri olarak Galiçya ve Bakü’de muharebelere katılmış ve 19 Aralık 1918 günü 9’uncu Ordunun emriyle terhis edilmiş. Bu belgeyle hayret içinde şunu öğrendim. Harp Akademilerinde Harp Tarihi Bölümü Başkanı olarak…

Devamı
Köşe Yazıları 

Genç yarışmacının verdiği ders

Televizyondaki ‘Kim Milyoner Olmak İster’ isimli yarışma programında geçenlerde genç bir adam yarıştı. Ankara köylerinden birinden gelmiş. Konuşkan, rahat, sempatik, güler yüzlü, yeni evli; Arkada karısı oturuyordu. Program gereği onunla da konuşuldu. Yirmili yaşlarda çok sevimli bir çiftler. Genç adam çok iyi bir yarışma çıkarmadı. Gerçi, üniversite mezunu, yüksek lisanslı nicelerinden kat kat daha iyiydi ama… Belki çok iyi bir yarışma çıkarmadı ama anlayana çok iyi bir ders verdi! “Tarım ve hayvancılıkla uğraşıyorum.” dedi. 70 adet büyükbaş hayvanı varmış. Baba mesleği imiş. Babası köyde kalmasına taraftar değilmiş, “Git, ya oku,…

Devamı
Köşe Yazıları 

M. Hayati Özkaya: Yeni Ufuk 5 yaşında…

Yeni Ufuk Denizli’de doğdu, Türkiye nüfusuna kayıtlı. Kütüğü beş binlik yıllık Türk tarihi. İlk sözleri Oğuz Kağan destanından oldu: “Takı taluy takı müren / Kün tuğ olsun, kök kurıkan” (Daha deniz, daha ırmak / Güneş bayrak olsun Gökyüzü çadır) Okumayı ilk Bengü taşlardan söktüler: “Türk Oğuz beyleri, halkı işitin! Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe, Ey Türk senin ilini töreni kim bozabilir?” Nutuk’la devam ettiler. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde söylediği “Muhtaç olduğunuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.”  sözünü özlerinde duyup son bağımsız Türk Devletini ebed müddet yaşatmaya ant içtiler.…

Devamı
Call Now Button