Köşe Yazıları 

Nur ve Işık

Son yıllarda, vefat haberleri üzerine taziye bildiren bazı vatandaşlar yeni bir kelimede karar kıldılar: Işık. Işıklar içinde uyusun. Işıklar içinde uyu! Işık yoldaşın olsun! Bu kelimeyi ilk ortaya atanlar şuurlu bir tercih yapmışlardı, ‘lâik’ olma kaygısındaydılar, ‘ışık’ kelimesinde lâik bir nüans sezmişlerdi, diye düşünüyorum.  Şimdi kullananların bir kısmı yine öyledir, ama bir kısım insanlarımız da, fazla düşünmeden, moda diye, modern görünme hevesiyle kullanıyorlar. Ben lâikliğe samimiyetle inanırım. Lâik olmayan Arap coğrafyasının hâl-i pür melâli ortada. Amma velâkin lâiklik -bugün dilimizde kullanıldığı manası ile- devlete ait bir kavramdır, hukukî bir terimdir,…

Devamı
Köşe Yazıları 

İdealist İttihatçı Bir Muallim Selim Sırrı Tarcan(Hatırat) (1)

Hatıratlar yazıldığı döneme ait önemli tarihi vesikalardır. Elbette yüzde yüz doğru değillerdir ancak tarih yazımında ve yazanın penceresinden dönemi görmek açısından kıymetlidir. Erhan Çifci, son dönemde unutulmuş hatıratları derleyerek gün yüzüne çıkarmakta ve böylece meraklısı okuyuculara sunmaktadır. Tarihten rol model almak isteyen gençlere ve dönemi yaşayanlarının dilinden okumak isteyenlere önemli bir fırsat sunmaktadır. Kutü’l- Amare Kahramanı Halil Kut Paşa’nın anılarından sonra Selim Sırrı Tarcan’ın da hatıratını derlemiştir. Selim Sırrı Tarcan, çok yönlü kişiliği ile dikkat çeken bir şahsiyettir. Ancak Tarcan’ın elini attığı işlere bütün dikkat ve gayretinin vererek o alanda…

Devamı
Köşe Yazıları 

Çipras İle Yaptığım Görüşme

Yunanistan Başbakanı Çipras, 05 – 06 Şubat 2019 tarihlerinde iki gün süreyle Türkiye’yi ziyaret etti. 05 Şubat 2019 Salı günü yapılan toplantı sonrasında Erdoğan ve Çipras tarafından ortak basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısında, Ege Denizi’nde Yunan işgali altında olan 18 Türk Adası ve 1 Türk Kayalığı konusu yine gündeme gelmedi. Basın toplantısının bitiminde söz alan Erdoğan, hiçbir gerekçe göstermeden soru cevap bölümünü sadece iki soru ile sınırladı. İlk soru, Yunan gazeteci tarafından Çipras’a soruldu. İkinci soru ise yandaş televizyon kanalı A Haber muhabiri tarafından Erdoğan’a soruldu. Erdoğan’a, Heybeliada Ruhban Okulu…

Devamı
Köşe Yazıları 

Sabahattin İsmail: “Kıbrıs meselesi 40-50 yıldır bu şekilde süründürülüyorsa ve KKTC tanınmamışsa burada maalesef sorumlu Türkiye’dir”

Sabahattin İsmail’in Millî Düşünce Merkezi’ndeki 440. Bilgi Şöleni’nde yaptığı konuşmanın soru-cevap bölümüdür. İngiltere, Amerika ve Katar Akdeniz’de ortak çalışıyor (Katılımcı)- Rum kesimi ile Türk kesimi görüşmelerinde Amerika hayli etkili. Rum Kesimi de Yunanistan gibi AB üyesi. Amerika ile AB, Akdeniz-Orta Doğu eksenli bir mücadelesinin içerisinde bulunuyor. Şimdi Avrupa Birliği’nin Kıbrıs üzerinden Amerika ile bir çatışması var mı? (S.İ.)- Tabi, yok. Türkiye’yi Akdeniz’den uzaklaştırmak için koordineli bir şekilde çalışıyorlar. Amerika’nın petrol şirketleri Türkiye’nin hakkı olan ‘MEB’ sınırları olan bölgelerde, sınırlarda sondaj çalışmaları yapıyor. Fransa ve İtalya şirketleri de aynı şekilde araştırmalar…

Devamı
Köşe Yazıları 

Kitaplarla Söyleşi-2

“Tatmin eden övgü ve sövgü sizin olsun, idrak veren bilgi bize yeter.” İhsan Fazlıoğlu İlim yoluna revan olmuş Oğuzhan Saygılı hocamızın, iki yıl önce çıkan ilk kitabının devamı niteliğinde olan “Kitaplarla Söyleşi – 2” isimli eseri muhtelif dergi ve gazetelerde yayımlanmış 33 kitapla yapılan söyleşilerden oluşmaktadır. Söyleşi kelimesinin ihtiva ettiği mana – dostça karşılıklı konuşma – göz önüne alınırsa kitaba neden bu ismin verildiği daha iyi anlaşılmaktadır. Zira yazar, kitapları bir dost ve arkadaş olarak görmektedir. Eseri okuyanlar için mevcut yazıların alışılagelmiş tahlil – tenkit üslûbundan farklı olarak sohbet ortamı…

Devamı
Köşe Yazıları 

Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun: “Dünyada 19. yüzyıldan beri bir kaynama vardır. Hiç şüphe yok ki 21. yüzyılda da bu kaynamalar tarihin yönünü değiştirecektir.”

Kaynama Tarihe yön veren büyük olaylar, uzun yıllar süren kaynama dönemlerinden sonra ortaya çıkar. Tarihin belli bir döneminde, belli bir coğrafyada, belli bir grup insan şu veya bu şekilde bir kaynama, bir kaynaşma dönemi yaşar. Böyle dönemlerde efsaneler ve destanlar da devreye girer. İnsanlar bir ülkü çevresinde toplanır. Sonra içlerinden bir veya birkaç önder çıkar. Yönettiği grubu, destanlarla da desteklenen ülküye doğru hızla yürütür. Bütün şartların oluştuğu kaynama dönemlerinin sonunda bazı toplumlar bir tür mutasyona uğrar; tarihte büyük kırılmalar yaşanır; tarihin alışıldık, beklendik yönü değişir. Kaynama sürecini yaşayan toplum /…

Devamı
Köşe Yazıları 

Kardak Kayalıkları da Yunanistan’a mı teslim edildi?

      18 Türk Adası ve 1 Türk Kayalığını Yunanistan’a alenen teslim eden Tayyip Erdoğan, şimdi de Kardak Kayalıklarını mı teslim etti? Yunan Hükümeti’ndeki görevinden 13 Ocak 2019’da istifa eden Panos Kammenos, istifasının ardından aynı gün askeri helikopter ile Kardak Kayalıkları’nın üzerinden uçtu. Kammenos ile ilgili haber ve fotoğraflar Yunan Savunma Bakanlığı resmi internet sitesi ve kalymnos-news.gr adlı haber sitesinde yayımlandı. Kammenos’u taşıyan Yunan askeri helikopteri hiçbir engelle karşılaşmadan Türk Hava Sahası’nda uçtu ve Türk Hava Sahasını tam 6 mil ihlal etti. Kammenos, 1996’daki Kardak Krizi sırasında hayatını kaybeden…

Devamı
Köşe Yazıları 

Duvarlar

ABD’de bir duvar muhabbetidir gidiyor. Trump Meksika sınırına “Duvar öreceğim” diyor, Demokratlar “Ördürmeyeceğiz!” diyor. İki ülke arasındaki sınırın bir kısmında zaten bariyerler var; fakat bunlar çit, parmaklık, tahta perde şeklinde ya da sensörler, kameralarla çalışan ‘sanal’ duvarlar. Trump’ın niyeti bildiğimiz betondan duvar yapmak. Bütçeye duvar için istediğim parayı koymazsanız hükûmeti kapatırım demişti. Kongre istediği parayı ayırmadı ve ABD’nde hükûmet kısmen kapandı, 800.000 küsur memur maaşsız olarak evlerinde oturuyor. Bakalım ne zaman açılır, düelloyu kim kazanır? ‘İki ülke arasındaki duvar’ deyince akla Çin Seddi gelirdi. Şimdi gündemde Trump Seddi var. Benim…

Devamı
Köşe Yazıları 

Şafağa Selam Duranlar*

Erdem Şenocak ismini sosyal medya aracılıya duymuştum. Şenocak özellikle 12 Eylül öncesi ve sonrasında Ülkücü camianın yakından tanıdığı, tanımayanların da başta hapishaneye düşen Ülkücüler olmak üzere mahkemeye düşen Ülkücülerin yakından tanıdığı bir isimdir. 1980 öncesinde Ankara’da Üniversite eğitimi sırasında Ülkü Ocakları Hukuk Masası’nda başlayan görevi sebebiyle döneme tanıklık etmiş, mahkeme süreçleri ve dava dosyalarını yakından bilen ve bu konuda uzun yıllar çalışma yapan bir kişidir. Belki de 12 Eylül yaşanmasaydı Şenocak da o çok sevdiği öğretmenlik görevini yapacaktı. Çalışma alanım hasebiyle bu dönemle alakalı yazılan eserleri okumak, eserlerin karşılaştırmalı muhakemelerini…

Devamı