Köşe Yazıları 

Sınırları çizen kadın-İngiliz casus Gertrude Bell

Bu yazımızda değerlendirmesini yapacağımız kitap; son zamanlarda yayımlamış olduğu kitaplardan adını çokça duymaya başladığımız ve yayın hayatına 2016’nın sonbaharında başlayan Kronik Kitap yayınlarından 2018 yılının son ayında Taha Niyazi Karaca tarafından kaleme alınarak raflarda kendine yer bulan ‘Sınırları çizen kadın-İngiliz casus Gertrude Bell’ isimli kitaptır. Batı toplumu Sykes-Picot Antlaşması’nın 100. yıldönümünde, Lawrence’in yanına unutulmaya yüz tutmuş isimlerden biri olan Gertrude Bell’i de ekledi. Bell’in kadın olması kurgulanan casusluk ve idealizm hikâyesini daha anlamlı hale getirdi. Werner Herzog’un yönettiği ve Amerikan sinemasının önemli aktrislerinden Nicole Kidman’ın başrolde oynadığı ‘Çöl Kraliçesi’ filmi…

Devamı
Köşe Yazıları 

Emin Sazak’ın hatıraları

Akademik ve analitik bakış açısına sahip olmak isteyen kişilerin öğrenmek istediği konu ve dönem hakkında ciddi araştırma kitaplarına, akademik tezlere müracaat etmeleri gerekir. Bu tarz eserlerin diğer edebî türler gibi kolay okunmadığı da bir gerçektir. Akademik çalışmaların soğuk ve resmi yüzü, bilgi yoğunluğunun çok fazla olması, teorik bilgilerin zihni daha fazla yorması; şüphesiz okurun okuma ve anlama hızını yavaşlatmaktadır. Yorulan ve sıkılan okurun yardımına edebiyatın değerli çocukları olarak yorumlanabilecek anı, günlük, biyografi, mektup türleri yardımcı olurlar. Bu türlerin sosyal bilimler ve tarih ile yakın akrabalığı dikkat çekmektedir. Ancak bu kitapların…

Devamı
Köşe Yazıları 

Uygur Türklerinin diasporadaki yıldızı: “Rabia Kadir”

Bir ülke ve devletin, kamuoyunda haksız duruma düşmemek için; toplumsal, siyasal ve ekonomik tezlerini sadece kendi vatandaşlarına doğru bir şekilde anlatması yetmemektedir. Kendi tezlerini komşu ülkelerinden, dünya siyasetindeki söz sahibi ülkelere kadar bütün dünyaya ulaştırması gerekmektedir. Bunu da diplomasinin gücü ile yapar. Diplomasinin gücünün yetmediği yerlerde diaspora (tabi ki diasporası güçlü olan halk ve ülkeler için) elini taşın altına koyar. Dünya kamuoyunu inandırmak şöyle dursun, istediği şekilde kandırabilir. Bu durumun en somut örneği olarak “Ermeni Diasporası”nı gösterebiliriz. Diasporası kuvvetli olmayan ülkelerin de vay haline! Tıpkı Türkiye gibi… Konuyla ilgili bir…

Devamı
Köşe Yazıları 

Sultan II. Abdülhamid’in fotoğraf arşivine dair

Konuya vâkıf olanlarca bilindiği üzere Osmanlı modernleşmesi Sultan II. Abdülhamid döneminde çok farklı bir boyut aldı. Modernleşmenin altyapısı olarak tasavvur edilen eğitim, maliye, ulaşım, haberleşme, sağlık, sanayi, ticaret ve ziraat alanındaki atılımlar çok önemlidir. Bu anlamda günümüzdeki köklü kurum ve müesseselerin önemli bir kısmının temelleri sultanın iktidarına nasip oldu. Yine birçok teknik aletin icat edilmesi ve hızlı bir şekilde yayılması bu döneme tekabül eder. Fotoğraf makinesi de bunlardan sadece biridir. Sultan II. Abdülhamid’in ve sarayın fotoğrafa ve fotoğrafçılığa bakışıyla ilgili kabaca fikir sahibi olunabilecek iki çalışmaya sözü getirmek istiyorum. Sultan…

Devamı
Köşe Yazıları 

Türk fotoğrafçılığının yüzakı: Ara Güler

Türkiye’de fotoğraf sanatçılığı denilince şüphesiz akla ilk Ara Güler gelir. Ülkemizdeki genel yargıya inat Ara Bey kendini fotoğraf sanatçısı olarak görmez. Daha ziyade yaptığı işi ve bu hobiyi foto muhabirliği olarak tanımlar. Fotoğraf üzerine dünyanın muhtelif ülkelerinden onlarca ödül alan, yabancı birçok haber ajansında örneğin 50 yıldır dünyaca ünlü ve köklü Time Dergisinde çalışan, Türk basın tarihine yaptığı foto-röportajlar ile hatırlanan Ara Güler hakkında geçtiğimiz yıllarda bir biyografi kitabı çıkmıştı.(1) Bu eseri takdim edeceğim. Okuduğum biyografi kitaplarının hemen hemen hepsinde özellikle de mesleklerinde başarılı olanların hayat hikâyelerinde her zaman bir…

Devamı
Köşe Yazıları 

Yahya Kemal’in sohbetine katılmak ister misiniz?

Ahmet Hamdi Tanpınar “Yahya Kemal’e Hürmet” isimli bir makalesinde Yahya Kemal’den bahsederken şunları söyler: “Yahya Kemal edebiyatımızın pek az yetiştirdiği büyük üstatlardan, mürşitlerdendir. Onun sohbetini dinlemeyenler, yaşadığımız devrin en mucizeli lezzetlerinden birini tanımamıştır.” Tanpınar, Prof. Dr. A. Süheyl Ünver gibi kendisinin deyimiyle: “1915’ten beri devam eden ve her sene artan bir şevk ile devam ettiğim her güzel ve faydalı bilgiyi gerek işiteyim, gerek okuyayım kaydetmek mutadımdır.” diyen birisinin Yahya Kemal’in sohbetlerine katıldığını bilseydi yukarıdaki sözünü söylemeyi düşünmezdi herhalde. Yahya Kemal’in onlarca kez sohbetlerine katılıp notlar alan akademisyen ve kültür erbabı…

Devamı
Köşe Yazıları 

ASİ’DEN GAZİ’YE KARİKATÜRLERDE ATATÜRK (1919–1938)

Okuma alışkanlığının erken yaşlarda çocuk ve öğrencilere nasıl kazandırılacağını bizlere şair, akademisyen ve yazarların çocukluk hayatını anlattığı bazı söyleşi ve hatıra kitapları çok güzel anlatır.(1) Özellikle de taşrada çocukluğu geçen önemli sayıdaki yazarın anılarını dikkate aldığımızda, uğraş alanlarının darlığı, etkinliklerin yok denilecek kadar sınırlı olduğu çevrede kitaba sarıldıklarını ve kitabı bir daha ellerinden bırakmadıklarını yazarlar beyan eder. Yazarlar, kitaplar sayesinde ulaşılamayan dünyaya gedik açtıklarını belirtir. Buradan hareketle hayallerindeki ülke ve dünyanın önemli şehir, fikir ve devlet adamı, sanatçıları ile arkadaşlık ve dostluk kurduklarını söyler. Tabi söylemeyi unutmayalım söz konusu dönemler…

Devamı
Köşe Yazıları 

Ali Emirî Bey’in izinden giden bir yürek: Yavuz Argıt

Ülkemizin yaşayan en büyük fotoğraf sanatçılarından Ara Güler’in bir milyona yakın fotoğraf arşivi olduğunu, bu arşivi hangi kurum ve kuruluşlara bağışlayacağına karar veremediğini; bu önemli hazineye sahip çıkacak, gözü arkada kalmayacak bir kurumu henüz bulamadığını sanatçının bir eserinden biliyoruz[1]. Yine bu konuyla ilgili bir sanatçımızın yaptığı tespit durumun ne kadar vahim olduğunu gösterir. Kendisini Türk klasik sanatlarına vakfeden yazar, sanatçı ve akademisyen Mehmet Zeki Kuşoğlu bir mülakatında[2]  yabancılar tarafından çalınan mezar taşlarına artık neredeyse sevinme noktasına geldiğini, insanımızın kendi tarihi eserlerine karşı hoyratlığını şu cümlelerle dile getirir: “…Birçok yönleri ile…

Devamı
Köşe Yazıları 

“Gamalı Haç İle Kızıl Yıldız Arasında Bir Yazar: Cengiz Dağcı”

Akademisyen Abdulvahap Kara, hazırladığı bu eserde[1], yazar merhum Cengiz Dağcı’nın uzun askerlik günlerinin izlerini sürmüş. Dağcı’nın askerlik hatıraları yazarlık kaynağının adeta esin kaynağıdır. Yazar Cengiz Dağcı, II. Dünya Savaşı’nın cehennemi değirmeninde öğütülüp unutulan milyonlarca Sovyet Rusya vatandaşı Türk’ten sadece biridir. Dünya Savaşı’nın kaydını tutan, sonuçlarını değerlendiren araştırmacı ve yazarlar, Sovyet Rusya vatandaşı Türklerin yaşadığı trajedi, kayıp ve acıların çok az bölümüne değinir. Hele de Sovyet ordusunda cephede Almanlara karşı savaşıp, Almanlara esir düşüp sonra da Türkistan Lejyonerleri olarak Almanlarla birlikte Ruslara karşı savaşan, akabinde Ruslara teslim olup öldürülen yüzbinlerce Türk…

Devamı
Call Now Button