Köşe Yazıları 

Hopa-Tarsus Hattı: Transkafkasya Dosyası

3000 yıl boyunca devletlere sınır çizen Hopa-Tarsus fiziki hattının, tarihi süreç içerisinde sergilediği siyasi ve beşeri özelliklere ‘Hopa-Tarsus Hattı: Türkiye Dosyası’ başlıklı bir önceki yazımızda değinilmişti. Anadolu’nun Türkleşme sürecinde bu hattın doğusu ile batısının farklı Türk siyasi teşkilatları tarafından Türkleştirilmesi olgusundan da bahsetmiştik. Buna göre Hopa-Tarsus hattının doğusundaki Türk vatanının, Büyük Azerbaycan’ı (kuzey-güney) da içerisine alan bütün bir Türk kültür havzasından teşkil olunduğu söylenebilir. Doğu Anadolu’da yaşayan Türklerle, Azerbaycan’da yaşayan Türkler arasındaki kültürel benzerliğin önemli sebeplerinden birisi de budur. Bu coğrafya uzun yıllar boyunca aynı Türk siyasi teşkilatları tarafından yönetilmiştir…

Devamı
Köşe Yazıları 

‘Hopa-Tarsus Hattı’: Türkiye dosyası

Hopa-Tarsus fiziki hattı, tarihi süreç içerisinde anlam atfedilebilecek coğrafi, siyasi ve beşeri bazı faktörlerden dolayı hem geçmiş hem de gelecek açısından Türkiye ve Türk Dünyası için önem arz etmektedir. Bu yazıda, bu tarihi ‘hat’ Türkiye açısından irdelenmiş olup, sonraki yazılarda Türk Dünyası açısından taşıdığı önem üzerinde de durulacaktır. Herhangi bir Türkiye fiziki haritasına bakıldığında; kuzeydoğudan (Hopa), güneybatıya (Tarsus) doğru uzanan bir dağ silsilesinin, Orta Anadolu Platolarının hemen ardında yükseldiği görülecektir. Tarihçi Herodot, bu hattın doğusuna ‘Yüksek/Yukarı Asya’ adını vermiştir. Herodot’un binlerce yıl önce fark ettiği, ancak bizim haritalarda defalarca karşılaştığımız…

Devamı
Köşe Yazıları 

Türkçülük

Türkçülük bir ilerleme ve kavuşma hareketidir. Zamansal ve mekânsal hinterlandı çok geniş olan bir milletin, kaybettiklerini tekrar elde etme ve uygarlık ligindeki konumunu yükseltmek için verdiği uğraşın adıdır. Yeryüzündeki tüm kadim milletler içerisinde, hareketlilik bakımından Türklerin eline su dökebilecek bir başka millet daha bulunmamaktadır. Almanya’nın güneyinden doğan ‘Tuna’yı, Güney Bulgaristan’dan doğan ‘Arda’yı, Doğu Anadolu’dan doğan ‘Zap’ı ve ‘Fırat’ı, Valday tepelerinden doğan ‘İtil’i aynı anda kültüründe, halk müziğinde muhafaza eden bir milletten daha bahsedemeyiz. Her ne kadar modern insanın Afrika’dan çıkıp tüm kıtalara yayıldığını göz önünde bulundurmak gerekirse de; milletlerin ve…

Devamı
Köşe Yazıları 

İpek Yolu’nda kültür birliğinin yeniden tesisi ve eğitim

İpek Yolu’nda dağlar, denizler ve çöller aşılarak yapılan yolculukta izlenen rota; Anadolu toprakları veya Suriye çölü aşılarak Fırat’a, buradan da Part ülkesi, Baktirya üzerinden Pamir yaylasına varıyor, tarım çukuru vahadan vahaya aşıldıktan sonra Gobi çölüne, oradan da Çin seddine ve Sarı ırmağa ulaşılıyordu.(1) Türk yurtlarından geçen bu güzergâh birçok yan kol ile beslenirdi. Bu yan kolların da birçoğu, Türk yurtlarını birbirine bağlaması bakımından önemlidir. Farklı Türk boyları, İpek yolu hâkimiyeti için pek çok kez tek bir Türk Kağanı’nın sancağı altında birleşmeyi kabul etmişlerdir. Bu siyasi işbirliğine ek olarak İpek yolu…

Devamı
Köşe Yazıları 

Kavramları karıştırmak: Vatanseverlik ve milliyetçilik

Gündelik hayatta kullanılan pek çok kavram, ihtiva ettiği anlamdan başka manalarda kullanılmaktadır. Bazen kavramın gerçek anlamından ziyade bu yanlış kullanımlar, toplumun geniş kesimlerince tercih edilebilmekte ve benimsenmektedir. Bu kavramlardan üçü, çağdaş siyasi, sosyal, kültürel, eğitim vb. alanlarda kullanılan vatanseverlik, ulusalcılık ve milliyetçilik kavramlarıdır.  Bu yazıda, ciddi kavram kargaşaları ve yanılgılarına işaret eden bu üç kavram arasındaki bağlantı ve farklılıklar üzerine odaklanılarak Türk kamuoyuna sirayet eden bu kavramların çözümlemesi yapılmaya çalışılmıştır. Bu yapılırken, bu kavramlarla ilgili literatürde genişçe yer alan olgu ve görüşlerin tekrarından kaçınılarak bu meziyetlerin gelişimi ve aralarındaki bağlar…

Devamı
Köşe Yazıları 

Atatürk ve Türk Dünyası – 2

Bir önceki yazıda, Türk İstiklal Harbi döneminde Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk Dünyası ile ilgili düşüncelerine ve faaliyetlerine değinilmişti. Bu yazıda ise Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra izlenen kültür ve eğitim politikalarında Türk Dünyası’nın ve Türk Kültür Birliği düşüncesinin izleri gösterilmeye çalışılmıştır. Bahsi geçen dönem (1923-1938), göz önünde bulundurulduğunda, o sırada bağımsız Türk varlığına yalnızca Türkiye sınırları içerisinde rastlanabildiğini hatırlamakta fayda var. Türk Dünyası’nın geri kalanı Rus, İngiliz, Fransız, Çin vb. ulusların işgali altında bulunuyordu. Atatürk’ün 1928’de gerçekleştirdiği Harf İnkılabı, Türk Dünyası’nda kurulmasını arzuladığı kültür birliği ile yakından ilgilidir. Arap harfleri, 1917…

Devamı
Köşe Yazıları 

Atatürk ve Türk Dünyası – 1

Yirminci yüzyıl Türk tarihinin şekillenmesinde en büyük rol, kuşkusuz Mustafa Kemal Atatürk ve onun yürüttüğü harekete düşmüştür. Yüzyıllarca varlık gösteren Osmanlı İmparatorluğu’nun, özellikle 18. yüzyıldan sonra içine düştüğü çıkmaz ve ardından gelen büyük toprak kayıpları neticesinde büyük travma yaşayan Türk milleti, esas problem ile yok olmakla yüzleştiğinde karşılaşmıştır. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından galip devletlerin, Türk toprakları üzerinde yürüttükleri böl-paylaş-işgal et politikası Türk milletinin yaşamına kastetmiştir. Tüm güçlerin ve organizasyonların feshettiği bir dönemde, Anafartalar’da kendisini tanıtmış olan kahramanın tekrar ortaya çıkarak, işgallere karşı halkın önderliğini üstlenmesi ve başarıya ulaşması müthiş bir…

Devamı
Köşe Yazıları 

Ortak Türk Tarihinden yeni bir haber var mı?

Türk dili konuşan topluluklar, doğal birleştirici unsurların toplamı bakımından Arap halklarından sonra birbirine en yakın grupları teşkil etmektedir. Bu Türk topluluklarının büyük kısmı bağımsız Türk devletlerinde yaşarken, milyonlarca Türk de farklı devletlerin hâkimiyetinde yaşamaktadır. Bağımsız Türk devletlerinde yaşayan topluluklar arasındaki doğal birleştirici faktörleri işlevsel kılması öngörülen bazı tedbirler, 1991’den bu yana uygulanmakta veya uygulanmaya çalışılmaktadır. 1991 öncesi düşünüldüğünde, bugüne kadar katedilen mesafe kesinlikle küçümsenmemelidir. Ancak diğer yandan dil, tarih ve muhtelif kültürel unsurlardan müteşekkil doğal birleştirici faktörleri işler hale getirecek; bu faktörlerin ateşlenmesiyle yüzlerce yıl müstakil kültürel değişmelere maruz kalmış…

Devamı
Köşe Yazıları 

Buzlu cehennem

Türkistan Türk kültür havzasının Kazak stepleri, 18. yüzyılın sonunda Rus İmparatorluğu’nun hâkimiyetine girmiştir. Hokand, Buhara ve Hive hanlıklarının kontrolündeki günümüz Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Tacikistan devletlerinin yer aldığı mahalde meskûn, ekseriyeti Türk olan topluluklar ise 19. yüzyılın son çeyreğine girilirken aynı makûs talihin tecellisine şahit olmuştur. Aynı tarihlerde Çin hâkimiyetine karşı bağımsızlık mücadelesi veren Doğu Türkistan da geçici bağımsızlık kazanımlarına karşın Çin’in esaret zincirini kıramamıştır. Yukarıda bahsi geçen dönemler, milliyetçilik fikrinin ve milli bilincin tüm dünyada inkişaf halinde olduğu bir zaman dilimine işaret etmektedir. Her ne kadar o dönemde milli…

Devamı
Call Now Button