Köşe Yazıları 

Türk Milliyetçiliği Tanzimat’la başlamaz (III)

İslamiyet’in kabulünden Osmanlı’ya kadar Türk Milliyetçiliği Türkler, İslamiyet’i kabul ettikten hemen sonra dillerine hâkim olamamışlar, İslâm dünyasını oluşturan Arap ve İranlıların dillerini kullanmaya başlamışlardır. Bilhassa, saray çevresi ile aydınlar tarafından Arapça ve Farsça kullanmak, bir moda haline gelmiştir. Fakat Türk halkı, her türlü yabancı etkilere karşı koruduğu ve yaşattığı Türkçe ile bir taraftan İslâmî bir halk edebiyatı meydana getirirken, bir taraftan da dilini aydınlara unutturmamak için elinden gelen gayreti göstermiştir. Kutadgu Bilig, Atabet-ül Hakayık ve Divan-ı Lûgat-it-Türk İslâmî Türk edebiyatının, eseri elimize geçebilen ilk yazarı, Yûsuf Has Hâcip’tir. Yusuf, 1069-1070…

Devamı
Köşe Yazıları 

Türk milliyetçiliği Tanzimat’la başlamaz (2)

İslâm’ın kabulüne kadar Türk milliyetçiliği Türk milletçiliğinin, dil ve edebiyatta bilimsel ve sistematik olarak ortaya çıkışı, sistemli bir Tanzimat Dönemi’nde başlar. Fakat dil ve edebiyatta, milliyetçilik fikrinin kökleri, Türk tarihinin ilk çağlarına kadar uzanır. Bu yüzden, tarihimiz dilde ve edebiyatta milli duygu ve düşünceyi ortaya koyan birçok vesika ile doludur. Bu sebeple, dil ve edebiyatta Türk milliyetçiliği sırasıyla şu altı dönemde ele alınabilir: İslâm’ın Kabulünden Önceki Dönem ( Başlangıçtan 10. yüzyıla kadar) İslâm’ın Kabulünden Osmanlı’ya Kadar Devam Eden Dönem ( 10. yüzyıldan 14. yüzyıla kadar) Osmanlı Devletinin Kuruluşundan Tanzimat’a Kadar…

Devamı
Köşe Yazıları 

Türk milliyetçiliği Tanzimat’la başlamaz (1)

Millet ve Milliyetçilik Milli Eğitim Bakanlığı, Danıştay 8. Dairesi’nin verdiği, Öğrenci Andı’nın okullarda çocuklarımıza tekrar okutulması kararını tarihe gömmek için kararı temyiz etti. MEB Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı temyiz dilekçesinde, ‘Öğrenci Andı’, ‘çağdışı ve bilimsel değil’ diyerek eleştirildi, faşizm ve komünizm uygulamalarına benzetildi. Türk ulusal kimliğinin tarih sahnesine çok geç çıktığı belirtilen dilekçede, Osmanlıcılık ve Fransız İhtilali’ne de değinilerek “Türkler kendi çağdaşı unsurlara göre ulus bilincine en geç ulaşan topluluktur” denildi. MEB Temyiz dilekçesindeki görüşler özetle şöyle: “Türkler kendi çağdaşı unsurlara göre ulus bilincine en geç ulaşan topluluktur. Türkiye Cumhuriyet’ini…

Devamı
Köşe Yazıları 

Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı ve andımız tartışması

Aramızdan ayrılışının 80. yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Çok yönlü bir kişiliğe sahip olan Atatürk’ün en belirgin yönü, milliyetçiliğidir. Atatürk’ün şu sözü milliyetçiliğinin en açık ifadesidir: “Benim fıtratımda bir farklılık varsa, Türk olarak dünyaya gelmemdir.” Bu yüzden Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni milliyetçilik temeli üzerine kurmuştur. İlkeleri ve inkılaplarının da temel felsefesi, Türk milliyetçiliğine dayanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devletini kuran İstiklal Savaşı’nın önderleri Atatürk ve silah arkadaşları, İkinci Meşrutiyet yıllarında bütün aydınları saran Türkçülük akımı içinde yetişmiş Türk milliyetçileridir. Atatürk, milli heyecanını Namık Kemal’den, milliyetçilik fikrini…

Devamı
Köşe Yazıları 

‘Andımız’ın okutulması ve 2023 eğitim vizyonu

Danıştay 8. Dairesi’nin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2013 yılında ilkokullarımızda 80 yıl her sabah okutulan ‘Andımız’ın yasaklanmasını iptal eden kararı ile 2023 Eğitim vizyonu konularını birlikte değerlendireceğiz. Milli Eğitim eski Bakanlarından Reşit Galip tarafından 1932 yılında yazılan ‘Andımız’, toplumda genel kabul görünce  1933 yılından Ekim 2013’e kadar 80 yıl  ilkokullarımızda, çocuklarımızda millî kimlik duygusunu geliştirmek ve millî  şuuru güçlendirmek amacıyla okutulmuştur. Fakat 2013 yılında, ‘Açılım politikası’ ve ‘Çözüm süreci’ sırasında ‘Andımız’, yönetmelikten çıkarılmış ve bir anlamda okunması yasaklanmıştır. Kamu-Sen’e bağlı Türk Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin ‘Öğrenci Andı’ başlıklı 12. maddesini…

Devamı
Köşe Yazıları 

Milli Eğitim Bakanı’na Açık Mektup (3)

Meslekî ve Teknik Ortaöğretim ile Genel Sorunlar Meslekî ve Teknik Ortaöğretim Mesleki ve Teknik Liselerin küresel dünyanın meslek elemanları ile rekabet edecek elemanlar yetiştirebilmesi için esnek ve dinamik bir yapıya kavuşturulması gerekir. Bilginin ve teknolojinin yoğun üretildiği ve tüketildiği günümüz dünyasında, bu okulların yeni ortaya çıkan mesleklere göre, bölüm, program ve ekipman yönünden sürekli yenilenmeleri gerekir. Meslek Liselerinde “data işlemcisi”, “kodlama uzmanı” gibi geleceğin mesleklerine yönelik bölümler açılmalı, başarılı öğrenciler, branşları ile ilgili yükseköğretim kurumlarına sınavsız geçiş yapabilmelidirler. Meslekî ve teknik ortaöğretimde en büyük sorun, okullaşma oranının düşüklüğüdür. Bunun için…

Devamı
Köşe Yazıları 

Milli Eğitim Bakanı’na Açık Mektup (2)

Sayın Bakanım, Bu mektubumda İlköğretim (Temel Eğitim) 1997-1998 eğitim yılında kesintisiz sekiz yıla çıkarılan İlköğretim (Temel eğitim), 2012-2013 eğitim yılında (4+4+4) sistemine geçilince, dört yıllık İlkokul ve dört yıllık Ortaokul olmak üzere kesintili ve iki kademeli hale getirilmiştir. Farklı yaş gruplarındaki öğrencilerin, aynı okul çatısı altında öğrenim görmelerinin pedagojik ve psikolojik sakıncaları göz önüne alındığında, İlköğretimin iki kademeli olması doğru bir düzenleme olmuştur. Fakat İlköğretim kurumları, 1997-1998 eğitim yılından önce olduğu gibi; İlkokullar beş yıllık, Ortaokullar üç yıllık eğitim kurumları olarak yapılandırılmalıdır. 1.1. İlkokullar İlkokullar, eskiden olduğu gibi, beş yıllık…

Devamı
Köşe Yazıları 

Milli Eğitim Bakanı’na Açık Mektup (1)

Öğretmen – Yönetici – Merkez ve Taşra Teşkilâtı Sayın Bakanım, Sorunların yoğun bulunduğu, giderek kan kaybeden eğitimimizi iyileştirmek üzere iş başındasınız. İşiniz zor, Allah kolaylık versin. İşinize müdahale edilmezse, başarılı olma potansiyeline sahip bir eğitimci olduğunuzu biliyoruz. Hayatının 44 yılını eğitime adamış ve millet menfaatini her şeyin üstünde tutan biri olarak, yardımcı olmak için eğitimin sorunları ile ilgili çözüm önerilerimi sizinle paylaşmayı yararlı görüyorum. Millî Eğitim sistemimiz, Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne kadar çeşitli etkenlerle sürekli  değiştirilmiştir. Sonuçları alınmadan yapılan bu değişiklikler, eğitimde bir karmaşa ortamı yaratmıştır. Eğitimin paydaşları ile görüşülmeden yapılan…

Devamı
Köşe Yazıları 

Fuat Uğur’a açık mektup: ‘Andımız’ın ırkçılıkla ilgisi yoktur

Sayın Uğur, Türkiye gazetesinin 8 Eylül 2018 tarihli nüshasındaki yazınızda Sözcü gazetesinin üç gün önce Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a yaptığı “Açılım yüzünden kaldırılan Andımız yeniden okunsun” çağrısına tepkinizi içeren yazınızı ibretle okudum. ‘Andımız’dan “İlköğretim okullarındaki tüm öğrencilere papağan gibi ezberlettirilen bir metin” olarak bahsetmişsiniz. Sayın Uğur, ‘Andımız’ papağana ezberletilen bir tekerleme değil,  çocuklarımıza milli kimliklerini kazanmaları, insani ve ahlaki değerleri içselleştirerek benliklerini geliştirmeleri amacıyla okutulan bir metindi. Milli birlik ve beraberliğimize önemli katkı sağlayan ‘Andımız’, aynı zamanda çocuklarımızın iyi, vicdanlı ve saygılı bireyler olabilmelerine katkı sağlamak amacıyla okutuluyordu. Türkiye Cumhuriyeti,…

Devamı