Köşe Yazıları 

Bu fotoğrafla çöküş; bu çöküşle beraber doğuş başlamıştır

Yer ve zaman değişmekle birlikte o fotoğrafı hepimiz gördük. Belediyenin kurduğu bir baraka ve domates, soğan vb. almak için saatlerce bekleyen insanlar. Bu satırların takip edenlerin çok olduğunu düşünmüyorum; ancak basit bir aramayla eski yazılarımızı okuyanlar göreceklerdir ki burada defalarca dile getirdik. Neyi mi? Elbette neoliberal iktisat politikalarının artık Türkiye’yi taşımadığını ve bu zararlı sistemin çökmeye başladığını. “Devlet ticaret yapmaz.” lobisi bir anda gerçekle yüz yüze geldi ve devleti sebze-meyve işinde buluverdik. İş bu noktaya gelmeyebilirdi. Vatandaş o sıralarda beklemeden, ucuz ve kaliteli ürünle ihtiyacını giderebilirdi ancak uygulanan neoliberal iktisat…

Devamı
Köşe Yazıları 

Atatürk ne yapmıştı?

Cumhuriyet’in ilk yıllarında yürütülen iktisat politikaları, sehpadaki ekonomiyi, yere indirmeye yönelik adımlar olarak nitelendirebilir. Her dönemin kendine özgü özellikler taşıdığını da göz önünde bulundurursak, daha sağlıklı daha doğru sonuçlara ulaşabiliriz. Zira Osmanlı’da paranın değerini en çok düşüren Padişah Fatih Sultan Mehmet olmakla beraber, bugünün ekonomi yargılarıyla Fatih’i yorumlamak ne denli yanlışsa, yine cumhuriyetimizin ilk yıllarında atılan adımları da bu bağlamda değerlendirmek büyük bir yanlış olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı’dan devraldığı ekonomik yapı tam bir faciaydı. Üretimin tamamı tarıma, oda hava koşullarına bağlıydı. Kapitülasyonlar ve dış borçlar ülkeyi tam bir açmazda bırakmışlardı.…

Devamı
Köşe Yazıları 

Önce Soğanı Planlayabilmek Lazım

Malumunuz geçen gün yayınlanan kararnameyle, 28 Şubat’a kadar kuru soğanda % 49,5 olan gümrük vergisi sıfırlandı. Bunun anlamı şudur: Kuru soğan ekimini bile planlayamıyoruz. Geçtiğimiz yıl bir kişi bile çıkıp, gelecek yıl biz bu kuru soğanı nasıl tüketeceğiz diye kendisine dert etmemiş. Ancak kuru soğan ekimini bile planlayamayan yöneticilerimiz Türkiye’nin 2023 ve 2071 hedeflerinden bahsediyorlar. Onlara şunu söylemek lazım: “Allah aşkına siz önce kuru soğan meselesini halledin. 2023 ve 2071’i biz planlarız” Dünya tarihinde pirincin ilk ekildiği coğrafyanın üzerinde yükselen devletimiz, pirinç ithal ediyor. Bu bir başarıdır. Neoliberal politikaların esiri olmuş…

Devamı
Köşe Yazıları 

Türkiye’nin vaziyeti ve dünya

İbn-i Haldun bir toplumun çöküş belirtilerini şöyle sıralar: – Toplumda dayanışmanın yok olması – Üretimin zayıflaması – Fiyat ve vergilerin artması – Liyakatin kaybolması – Adaletsizliğin ve kayırmacılığın artması – Umutların kırılması, karamsarlığın hâkim olması – Göçün hızlanması Şüphesiz İbn-i Haldun’un yukarıdaki çıkarımları size de tanıdık geldi ve size de “Eyvah!” dedirtti. Ancak bundan daha kötüsü olmaz diye düşünmeyin. Çünkü var. O da: bu sarsıntının yok sayılması, üzerinde durulmaması ve aksine her şeyin iyi gittiğine dair halka ümit verilmesidir. Kamu İhale Yasası 16 yılda 186 kez değişen, üniversite mezunlarının iş…

Devamı
Köşe Yazıları 

Barzani’nin ekonomik gücü nereden geliyor?

Irak’ın toprak bütünlüğüne karşı kalkıştığı suikast girişimi ve Irak Anayasası’nda kendi yönetimine bırakılmayan Türkmen toprakları üzerindeki işgalci politikalarıyla birlikte gerçekleştirdiği sözde referandumla beraber Mesut Barzani Türkiye gündemine en üst sıradan giriş yapmıştı. Bugünlerde yine Barzani’ye bağlı peşmergelerin Fırat’ın doğusuna konuşlanacağı ve YPG’li teröristlerle Türkiye arasında tampon olacağı yönündeki iddialar konuşuluyor. Anlaşılan o ki yakın zamanda Barzani’yi yeniden sık konuşmaya başlayacağız. Peki, kim bu Barzani ve gücü nereden geliyor? Türkiye’de bazı gazeteciler ve siyasetçiler tarafından ‘özgürlük savaşçısı’ olarak pazarlanmaya çalışılan Barzani’nin ailesiyle birlikte bölgede kurduğu derin ekonomik sistem ise ısrarla gözden…

Devamı
Köşe Yazıları 

Krizi atlattık(!)

Enflasyonun biraz olsun düşmesi ve dövizin gerilemesiyle beraber yine meydana döküldüler: “Biz demedik mi?” Keşke haklı olsalar. Keşke her şey bitmiş, kriz atlatılmış, yaralar sarılmaya başlamış olsa; ancak durum böyle değil. İktidara yaranma çabası maalesef insanları küçük düşürüyor. İktidar ise kendisine yaranmak isteyenlerin şeref ve kişiliklerini rafa kaldırmasını istiyor. Bir kısır döngü… Girdiğimiz türbülanstan çıkmak için hangi adımları attık ki kriz sona ersin? Birkaç sunum, birkaç basın toplantısı ve birkaç planla atlatabileceğimiz kadar küçük bir sorun değil bu. Ne yaptınız örneğin? Liyakata dayalı bir sistem mi kurdunuz? Artık yazılı sınavlarda…

Devamı
Köşe Yazıları 

Kanser hastasına aspirin tedavisi

Geçtiğimiz hafta yerliler 4,4 milyar dolarlık dolar alımı gerçekleştirdiler ve bunun 2,7 milyar dolarını bireyler satın aldı. Sadece bu örnekten de anlaşılacağı gibi yeni ekonomi yönetimi, ülke içinde dahi ekonomiye güveni sağlayamadı. Zaten beton kusan Türk ekonomisinin içerisinde bulunduğu türbülanstan birkaç sunum ve basın toplantılarıyla çıkacağına inanmak için son derece saf olmak gerekiyordu. Daha önce de çeşitli defalar belirttiğimiz gibi Türk ekonomisinde ısrarla bir hasar tespitinden kaçılıyor ve modası geçmiş yöntemlerle piyasalara güven aşılanmasına çalışılıyor; ancak geldiğimiz noktada bu yöntemlerin hiçbir etki göstermeyeceği çok açık. Aklımıza gelen en basit çözüm…

Devamı
Köşe Yazıları 

Andımız ve ekonomimiz arasında bağ yok mu sanıyorsunuz?

25 Mayıs 1944 günü Nuri Demirağ uçak fabrikasında ürettiğimiz yüzde yüz yerli uçağımız İstanbul’dan Ankara’ya ilk seferini yapmış, üstelik bu fabrikada üretilen uçaklar Hollanda ve Finlandiya’ya ihraç edilirken, Atatürk tarafından bir tanesi de İran’a hediye edilmişti. Bazılarının ‘reklam arası’ olarak nitelendirip, düşmanlık beslediği ve her fırsatta ellerindeki emperyalist malı balyozu vurdukları Cumhuriyet bakın neler inşa etmişti: 1-Ankara fişek fabrikası (1924) 2-Gölcük tersanesi (1924) 3-Şakir zümre fabrikası (1925) 4-Eskişehir hava tamirhanesi (1925) 5-Alpullu şeker fabrikası (1926) 7-Uşak şeker fabrikası(1926) 8-Kırıkkale mühimmat fabrikası (1926) 9-Bünyan dokuma fabrikası (1927) 10-Eskişehir kiremit fabrikası (1927)…

Devamı
Köşe Yazıları 

Bu sistem çıkmaz sokaktır

2 Mart 2017 tarihinde Yeniçağ gazetesi için yaptığımız değerlendirmede şunları yazmıştık: Referandum tarihinin yaklaşması ile beraber, her genel ve yerel seçimde duymaya alıştığımız “İstikrar için” çıkışlarını yine duymaya başladık. Türkiye’nin her anlamda bir istikrara ihtiyaç duyduğu gerçek olmakla birlikte, söz konusu sistem değişikliğinin bu istikrarı ne derece sağlayabileceği muhakkak sorgulanmalıdır. Para çoğalmak ister ancak bunun için güven duyduğu bir zemine ihtiyacı vardır. Eğer bu güveni sağlayamazsanız, ihtiyaç duyduğunuz yatırımlar sistemden kaçarlar ve sizin değil; size ihtiyaç duyan yatırımların merkezi olursunuz. Yani; istihdam yaratacak, ekonominize katkı sağlayacak yatırımların değil, hukuk dışına çıkmak isteyen…

Devamı