Köşe Yazıları 

Yeni Dünya’nın eşiğinde Türkiye

Temmuz ayı yaklaştıkça, Akdeniz’de sular ısınıyor. ABD, ülkemiz üzerindeki ağırlığını arttırmaya çalışarak, Türkiye’ye bir iktisadi cehennem yaşatmak istiyor. Son olarak F-35 eğitimi için ABD’de bulunan pilotlarımızın ülkeyi terk etmeleri istendi. Bu arada Hulusi Akar’ın yaptığı “Terör koridoru kurulursa ne yaparsınız diyorlar. Açık söylüyorum: Ölürüz. Buna karşı koymak için ölürüz” konuşması siyasi gündemin yoğunluğu yüzünden olsa gerek pek gündem olamadı. Bütün bu kargaşa içinde Türkiye’nin, durumu başarıyla yönettiğini elbette söyleyemeyiz. Akdeniz’de karşımıza dikilen; Yunanistan, Mısır, İsrail ve ABD birlikteliğine karşı gerekli adımları atmakta maalesef gecikiyoruz. Aynı anda hem Suriye ile hem…

Devamı
Köşe Yazıları 

Türkiye nerede hata yapıyor?

Öncelikle üç basit örnek: Alman kalem markası Faber-Castell’in kapısında şöyle yazar: “Bu fabrika 1761’de kurulmuştur.” Hollanda Birleşik Doğu Hindistan Şirketi’nin temelleri ise 1595 yılında atılmış; bu şirkete devlet adına anlaşma imzalama, savaş ilanında bulunma ve fethedilen yerleri yönetme yetkisi verilmiştir. Londra Royal Exchange Borsası da 1571 yılında faaliyete başlamıştır. Ve üç örnek daha: 2018’de Amazon’un gerçekleştirdiği 22,6 milyar dolar AR-GE harcamasına karşılık, Volkswagen 15,3 milyar dolar AR-GE harcaması gerçekleştirmiş. Ülkemizde ise kamu+özel sektör AR-GE harcamalarının toplamı aynı yıl 29,9 milyar lira. Şüphesiz her ülke kendi özel şartları temelinde kalkınabilir. Yukarıda…

Devamı
Köşe Yazıları 

Rusya ile ilişkileri açısından Türkiye’nin geleceği

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın merakla beklenen Rusya ziyareti geçtiğimiz gün gerçekleşti. Türkiye S-400 konusunda geri adım atmayacağını bir kez daha deklare ederken, iki ülke arasında bir dizi iş birliği kararı da alındı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da ziyaretten sonra katıldığı bir televizyon kanalında, S-400 savunma sistemini almakta kararlı olduğumuzu ve Türkiye’nin acilen bir hava savunma sistemine ihtiyaç duyduğunu tekrarladı. Örtüşen çıkarlarımız, ABD’nin pervasızca PKK uzantılarını silahlandırmaya devam etmesi ve Türkiye’nin tehditlere boyun eğmeyerek tercihini Patriot’tan değil; S-400’den yana kullanması, Rusya ile ilişkilerimizin belirli bir tempoyu yakalaması sonucunu doğurdu. Türkiye-Rusya ilişkilerinin…

Devamı
Köşe Yazıları 

S-400: Dolar 8, Euro 9 mu?

S-400’lerin teslimatı yaklaştıkça bir yandan ABD’den tehdit üstüne tehdit geliyor bir yandan da emekli maaşını hala Türkiye’den alan eski Büyükelçiler, kendi ülkelerine ABD sopası sallamaktan geri durmuyorlar. Cumhuriyet dönemi Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrine baktığımızda, ülkemizin sürekli zarar gören taraf olduğu çok açıktır. Türk hükümetleri, ‘Stratejik ortaklık-müttefiklik’ masalının peşinden giderken, ABD sürekli Türkiye’nin altını oymuş ve bazen Türk yetkilileri kameralar önünde tokatlayarak, bazen askerimizin başına çuval geçirerek bazen de tatbikat esnasında gemimizi vurarak dünya devletler ailesi içinde imajımızı ayakları altına almıştır. Şüphesiz bizim gibi bir ülke için en ideal olanı her türlü…

Devamı
Köşe Yazıları 

Bu sistemle olmayacağı belliydi

Adına ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ denilen, bütün yetkileri bir insanın iradesinde toplayan sistem Türkiye’ye iyi gelmedi. Referandum sürecinde de birçok kez itiraz etmiş, meselenin sistem de değil; zihniyette olduğunu anlatmaya çalışmıştık. Referandumdan birkaç gün önce Yeniçağ gazetesi için yaptığım değerlendirme şöyleydi: “Biliyorum, soru sormanın hiç sırası değil. Soru soranların ve cevapların peşine düşenlerin adeta taşlandığı bir dönemden geçiyoruz. Susmanın ve bir kenara çekilmenin, ortalarda görünmekten çok daha güvenli olduğu bir zaman dilimi içerisindeyiz. Ben susmayı, uğradığımız komploda bize sahip çıkan, bizden en az kendileri kadar emin olan Türk Milliyetçilerine karşı büyük…

Devamı
Köşe Yazıları 

Küreselleşmenin panzehiri milli devlettir

Geçtiğimiz yüzyılda tarihin en büyük jeopolitik felaketi yaşandı ve Osmanlı İmparatorluğu onlarca parçaya bölündü. Osmanlı’nın hoş görüsüne sığınarak topraklarımızda rahatça yaşamış halklar, emperyalist kışkırtmalarla canımızı yakmaya başladığında, öne çıkan fikir Osmanlıcılıktı. Aydınlarımız ve devlet adamlarımız Osmanlıcılık fikrinin devleti yıkılmaktan kurtarabileceğine inanmışlardı ancak bu fikir azınlıklar üzerinde etkili olmamıştı. Osmanlıcılık ile imparatorluğun ayakta tutulamayacağı anlaşıldığında, bu sefer din kartı öne sürülmüş, Ümmetçilik düşüncesi ile İslam ümmetinin aynı zamanda ümmetin Halifesi olan padişaha biat edeceği hesaplanmıştı. Devletin “Büyük Cihat” çağrısına İslam âlemi gecikmeden cevap verecek ve halifenin etrafında kenetlenen Müslümanlar Batı emperyalizmine…

Devamı
Köşe Yazıları 

Bu fotoğrafla çöküş; bu çöküşle beraber doğuş başlamıştır

Yer ve zaman değişmekle birlikte o fotoğrafı hepimiz gördük. Belediyenin kurduğu bir baraka ve domates, soğan vb. almak için saatlerce bekleyen insanlar. Bu satırların takip edenlerin çok olduğunu düşünmüyorum; ancak basit bir aramayla eski yazılarımızı okuyanlar göreceklerdir ki burada defalarca dile getirdik. Neyi mi? Elbette neoliberal iktisat politikalarının artık Türkiye’yi taşımadığını ve bu zararlı sistemin çökmeye başladığını. “Devlet ticaret yapmaz.” lobisi bir anda gerçekle yüz yüze geldi ve devleti sebze-meyve işinde buluverdik. İş bu noktaya gelmeyebilirdi. Vatandaş o sıralarda beklemeden, ucuz ve kaliteli ürünle ihtiyacını giderebilirdi ancak uygulanan neoliberal iktisat…

Devamı
Köşe Yazıları 

Atatürk ne yapmıştı?

Cumhuriyet’in ilk yıllarında yürütülen iktisat politikaları, sehpadaki ekonomiyi, yere indirmeye yönelik adımlar olarak nitelendirebilir. Her dönemin kendine özgü özellikler taşıdığını da göz önünde bulundurursak, daha sağlıklı daha doğru sonuçlara ulaşabiliriz. Zira Osmanlı’da paranın değerini en çok düşüren Padişah Fatih Sultan Mehmet olmakla beraber, bugünün ekonomi yargılarıyla Fatih’i yorumlamak ne denli yanlışsa, yine cumhuriyetimizin ilk yıllarında atılan adımları da bu bağlamda değerlendirmek büyük bir yanlış olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı’dan devraldığı ekonomik yapı tam bir faciaydı. Üretimin tamamı tarıma, oda hava koşullarına bağlıydı. Kapitülasyonlar ve dış borçlar ülkeyi tam bir açmazda bırakmışlardı.…

Devamı
Köşe Yazıları 

Önce Soğanı Planlayabilmek Lazım

Malumunuz geçen gün yayınlanan kararnameyle, 28 Şubat’a kadar kuru soğanda % 49,5 olan gümrük vergisi sıfırlandı. Bunun anlamı şudur: Kuru soğan ekimini bile planlayamıyoruz. Geçtiğimiz yıl bir kişi bile çıkıp, gelecek yıl biz bu kuru soğanı nasıl tüketeceğiz diye kendisine dert etmemiş. Ancak kuru soğan ekimini bile planlayamayan yöneticilerimiz Türkiye’nin 2023 ve 2071 hedeflerinden bahsediyorlar. Onlara şunu söylemek lazım: “Allah aşkına siz önce kuru soğan meselesini halledin. 2023 ve 2071’i biz planlarız” Dünya tarihinde pirincin ilk ekildiği coğrafyanın üzerinde yükselen devletimiz, pirinç ithal ediyor. Bu bir başarıdır. Neoliberal politikaların esiri olmuş…

Devamı
Call Now Button