Köşe Yazıları 

Rusya ile ilişkileri açısından Türkiye’nin geleceği

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın merakla beklenen Rusya ziyareti geçtiğimiz gün gerçekleşti. Türkiye S-400 konusunda geri adım atmayacağını bir kez daha deklare ederken, iki ülke arasında bir dizi iş birliği kararı da alındı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da ziyaretten sonra katıldığı bir televizyon kanalında, S-400 savunma sistemini almakta kararlı olduğumuzu ve Türkiye’nin acilen bir hava savunma sistemine ihtiyaç duyduğunu tekrarladı. Örtüşen çıkarlarımız, ABD’nin pervasızca PKK uzantılarını silahlandırmaya devam etmesi ve Türkiye’nin tehditlere boyun eğmeyerek tercihini Patriot’tan değil; S-400’den yana kullanması, Rusya ile ilişkilerimizin belirli bir tempoyu yakalaması sonucunu doğurdu. Türkiye-Rusya ilişkilerinin…

Devamı
Köşe Yazıları 

S-400: Dolar 8, Euro 9 mu?

S-400’lerin teslimatı yaklaştıkça bir yandan ABD’den tehdit üstüne tehdit geliyor bir yandan da emekli maaşını hala Türkiye’den alan eski Büyükelçiler, kendi ülkelerine ABD sopası sallamaktan geri durmuyorlar. Cumhuriyet dönemi Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrine baktığımızda, ülkemizin sürekli zarar gören taraf olduğu çok açıktır. Türk hükümetleri, ‘Stratejik ortaklık-müttefiklik’ masalının peşinden giderken, ABD sürekli Türkiye’nin altını oymuş ve bazen Türk yetkilileri kameralar önünde tokatlayarak, bazen askerimizin başına çuval geçirerek bazen de tatbikat esnasında gemimizi vurarak dünya devletler ailesi içinde imajımızı ayakları altına almıştır. Şüphesiz bizim gibi bir ülke için en ideal olanı her türlü…

Devamı
Köşe Yazıları 

Bu sistemle olmayacağı belliydi

Adına ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ denilen, bütün yetkileri bir insanın iradesinde toplayan sistem Türkiye’ye iyi gelmedi. Referandum sürecinde de birçok kez itiraz etmiş, meselenin sistem de değil; zihniyette olduğunu anlatmaya çalışmıştık. Referandumdan birkaç gün önce Yeniçağ gazetesi için yaptığım değerlendirme şöyleydi: “Biliyorum, soru sormanın hiç sırası değil. Soru soranların ve cevapların peşine düşenlerin adeta taşlandığı bir dönemden geçiyoruz. Susmanın ve bir kenara çekilmenin, ortalarda görünmekten çok daha güvenli olduğu bir zaman dilimi içerisindeyiz. Ben susmayı, uğradığımız komploda bize sahip çıkan, bizden en az kendileri kadar emin olan Türk Milliyetçilerine karşı büyük…

Devamı
Köşe Yazıları 

Küreselleşmenin panzehiri milli devlettir

Geçtiğimiz yüzyılda tarihin en büyük jeopolitik felaketi yaşandı ve Osmanlı İmparatorluğu onlarca parçaya bölündü. Osmanlı’nın hoş görüsüne sığınarak topraklarımızda rahatça yaşamış halklar, emperyalist kışkırtmalarla canımızı yakmaya başladığında, öne çıkan fikir Osmanlıcılıktı. Aydınlarımız ve devlet adamlarımız Osmanlıcılık fikrinin devleti yıkılmaktan kurtarabileceğine inanmışlardı ancak bu fikir azınlıklar üzerinde etkili olmamıştı. Osmanlıcılık ile imparatorluğun ayakta tutulamayacağı anlaşıldığında, bu sefer din kartı öne sürülmüş, Ümmetçilik düşüncesi ile İslam ümmetinin aynı zamanda ümmetin Halifesi olan padişaha biat edeceği hesaplanmıştı. Devletin “Büyük Cihat” çağrısına İslam âlemi gecikmeden cevap verecek ve halifenin etrafında kenetlenen Müslümanlar Batı emperyalizmine…

Devamı
Köşe Yazıları 

Bu fotoğrafla çöküş; bu çöküşle beraber doğuş başlamıştır

Yer ve zaman değişmekle birlikte o fotoğrafı hepimiz gördük. Belediyenin kurduğu bir baraka ve domates, soğan vb. almak için saatlerce bekleyen insanlar. Bu satırların takip edenlerin çok olduğunu düşünmüyorum; ancak basit bir aramayla eski yazılarımızı okuyanlar göreceklerdir ki burada defalarca dile getirdik. Neyi mi? Elbette neoliberal iktisat politikalarının artık Türkiye’yi taşımadığını ve bu zararlı sistemin çökmeye başladığını. “Devlet ticaret yapmaz.” lobisi bir anda gerçekle yüz yüze geldi ve devleti sebze-meyve işinde buluverdik. İş bu noktaya gelmeyebilirdi. Vatandaş o sıralarda beklemeden, ucuz ve kaliteli ürünle ihtiyacını giderebilirdi ancak uygulanan neoliberal iktisat…

Devamı
Köşe Yazıları 

Atatürk ne yapmıştı?

Cumhuriyet’in ilk yıllarında yürütülen iktisat politikaları, sehpadaki ekonomiyi, yere indirmeye yönelik adımlar olarak nitelendirebilir. Her dönemin kendine özgü özellikler taşıdığını da göz önünde bulundurursak, daha sağlıklı daha doğru sonuçlara ulaşabiliriz. Zira Osmanlı’da paranın değerini en çok düşüren Padişah Fatih Sultan Mehmet olmakla beraber, bugünün ekonomi yargılarıyla Fatih’i yorumlamak ne denli yanlışsa, yine cumhuriyetimizin ilk yıllarında atılan adımları da bu bağlamda değerlendirmek büyük bir yanlış olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı’dan devraldığı ekonomik yapı tam bir faciaydı. Üretimin tamamı tarıma, oda hava koşullarına bağlıydı. Kapitülasyonlar ve dış borçlar ülkeyi tam bir açmazda bırakmışlardı.…

Devamı
Köşe Yazıları 

Önce Soğanı Planlayabilmek Lazım

Malumunuz geçen gün yayınlanan kararnameyle, 28 Şubat’a kadar kuru soğanda % 49,5 olan gümrük vergisi sıfırlandı. Bunun anlamı şudur: Kuru soğan ekimini bile planlayamıyoruz. Geçtiğimiz yıl bir kişi bile çıkıp, gelecek yıl biz bu kuru soğanı nasıl tüketeceğiz diye kendisine dert etmemiş. Ancak kuru soğan ekimini bile planlayamayan yöneticilerimiz Türkiye’nin 2023 ve 2071 hedeflerinden bahsediyorlar. Onlara şunu söylemek lazım: “Allah aşkına siz önce kuru soğan meselesini halledin. 2023 ve 2071’i biz planlarız” Dünya tarihinde pirincin ilk ekildiği coğrafyanın üzerinde yükselen devletimiz, pirinç ithal ediyor. Bu bir başarıdır. Neoliberal politikaların esiri olmuş…

Devamı
Köşe Yazıları 

Türkiye’nin vaziyeti ve dünya

İbn-i Haldun bir toplumun çöküş belirtilerini şöyle sıralar: – Toplumda dayanışmanın yok olması – Üretimin zayıflaması – Fiyat ve vergilerin artması – Liyakatin kaybolması – Adaletsizliğin ve kayırmacılığın artması – Umutların kırılması, karamsarlığın hâkim olması – Göçün hızlanması Şüphesiz İbn-i Haldun’un yukarıdaki çıkarımları size de tanıdık geldi ve size de “Eyvah!” dedirtti. Ancak bundan daha kötüsü olmaz diye düşünmeyin. Çünkü var. O da: bu sarsıntının yok sayılması, üzerinde durulmaması ve aksine her şeyin iyi gittiğine dair halka ümit verilmesidir. Kamu İhale Yasası 16 yılda 186 kez değişen, üniversite mezunlarının iş…

Devamı
Köşe Yazıları 

Barzani’nin ekonomik gücü nereden geliyor?

Irak’ın toprak bütünlüğüne karşı kalkıştığı suikast girişimi ve Irak Anayasası’nda kendi yönetimine bırakılmayan Türkmen toprakları üzerindeki işgalci politikalarıyla birlikte gerçekleştirdiği sözde referandumla beraber Mesut Barzani Türkiye gündemine en üst sıradan giriş yapmıştı. Bugünlerde yine Barzani’ye bağlı peşmergelerin Fırat’ın doğusuna konuşlanacağı ve YPG’li teröristlerle Türkiye arasında tampon olacağı yönündeki iddialar konuşuluyor. Anlaşılan o ki yakın zamanda Barzani’yi yeniden sık konuşmaya başlayacağız. Peki, kim bu Barzani ve gücü nereden geliyor? Türkiye’de bazı gazeteciler ve siyasetçiler tarafından ‘özgürlük savaşçısı’ olarak pazarlanmaya çalışılan Barzani’nin ailesiyle birlikte bölgede kurduğu derin ekonomik sistem ise ısrarla gözden…

Devamı
Call Now Button