Köşe Yazıları 

Milliyetçiliğimizin Kaynakları XII

Kimlik ve dil VII Milliyetçiliğimizin kaynaklarını konu edindiğimiz yazıların on ikincisi, kimlik ve dil başlıklı yazımızın ise yedincisi ile karşınızdayız. Niçin böyle bir yazı dizisine gerek gördüğümüzü bir kez daha hatırlatarak yazıya başlamak isteriz. Türklük hem dünyada hem de ülkemizde sürekli örselenen, zaman zaman aşağılanan, yok sayılan, binlerce yıl boyunca insanlığa katkıları görmezden gelinen, yetiştirdiği bilim ve sanat adamları, hatta kurduğu devletler ve uygarlıklar başka milletlere mal edilen (Farabi ve İbni Sina’ya Fars, kendilerinin Türk olduklarını her fırsatta belirten, Türkçe konuşup Türkçe yazan Babürlülere Moğol, onun Hindistan’da kurduğu büyük Türk…

Devamı
Köşe Yazıları 

Milliyetçiliğimizin Kaynakları-XI

Kimlik ve dil-VI Bir önceki yazıda Türk dilinin ve edebiyatının, aynı zamanda Türk milliyetçiliğinin dayandığı temel metinlerden biri olan, ayrıca Türk kültür tarihinin de temel kaynak eserlerinden olduğu kabul edilen Kutadgu Bilig üzerinde durulmuş ve bu eserin yeryüzündeki bütün Türkler için öneminden kısaca söz edilmişti. Bu yazıda ise aynı biçimde bütün Türklük için son derece değerli bir eser olan, Türklük duygusuna sahip her kişinin hakkında bilgi sahibi olması gereken ve Türkçenin en büyük dil yadigârlarından biri olduğu herkesçe kabul gören, Türk kimliğinin temel beslenme kaynaklarından biri olarak gördüğümüz Kâşgarlı Mahmut’un…

Devamı
Köşe Yazıları 

Milliyetçiliğimizin Kaynakları – X

Kimlik ve Dil – V Türkistan’ın batısındaki Türkler, Köktürkler çağından itibaren Müslümanlarla temasa gelmiş, farklı bir din ve uygarlık çevresiyle tanışmaya başlamışlardı. 751 yılında Müslüman ordusuyla Çinliler arasındaki Talas Savaşı, Türk coğrafyasında cereyan etmiş ve henüz Müslüman olmayan Türkler de Müslüman ordusu yanında savaşa katılmıştı. Bugünkü Kırgızistan Cumhuriyeti sınırlarında bulunan Talas’ın coğrafi konumu düşünüldüğünde İslam’ın erken çağlarında Müslümanların Türk coğrafyasının güneyinin önemli bir kısmına hâkim duruma geldikleri anlaşılır. Abbasiler çağında İslam’ın güler yüzüyle karşılaşan Türklerin bu dini benimsemeye başladıkları da bilinmektedir. İslam dini, Türkler arasında bir yandan doğuya doğru yayılırken,…

Devamı
Köşe Yazıları 

Milliyetçiliğimizin Kaynakları-IX

Kimlik ve Dil-IV Ötüken Türk Kağanlığı (Köktürkler), 745 yılında Uygurlar tarafından yıkıldı ve Türk devletinin yönetimi bu tarihten itibaren Uygurların eline geçti, yani Türk devlet zincirinin Uygur halkası eklenmiş oldu. Uygurlar Ötüken bölgesindeki hâkimiyetleri boyunca Köktürkler gibi taşlara yazma geleneğini sürdürdü ve bu dönemden de günümüze anıt-yazıtlar geldi. Bunlar, Köktürkler’den kalanlar kadar etkileyici olmasa da yine de dönem tarihiyle ilgili birtakım bilgileri bize ulaştırır ve geleneği sürdürür. Moyun Çor adına dikilen ve Şine Us yazıtı olarak bilinen yazıtımız bunlar içerisinde en hacimli olanı ve en önemlisidir. Bu anıt-yazıtta da, Orhun…

Devamı
Köşe Yazıları 

Milliyetçiliğimizin Kaynakları-VIII

Kimlik ve Dil-III Orhun anıt-yazıtları, milattan sonra sekizinci yüzyılda Türk tarihinin üç büyük şahsiyeti adına granit mermere kazınmak suretiyle geleceğe bırakılmış ölümsüz abidelerdir. Bu anıt-yazıtların içeriği ile ilgili en güzel değerlendirmeyi merhum Muharrem Ergin Hoca Orhun Abideleri adlı eserinin ön sözünde yapar. Hocanın bu muhteşem değerlendirmesinin bir kısmını buraya almak isterim: “Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metin… İlk Türk tarihi… Taşlar üzerine yazılmış tarih… Türk devlet adamlarının millete hesap vermesi, milletle hesaplaşması… Devlet ve milletin karşılıklı vazifeleri… Türk nizamının, Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün büyük…

Devamı
Köşe Yazıları 

Milliyetçiliğimizin kaynakları – VII

Kimlik ve dil (II) Kimlik konusu üzerinde niçin böyle bir sıra yazı yazma gereği duyduğumuzu açıklamadık, sanırım birkaç söz söylemeye ihtiyaç var. Aslında yaşanılan tarih ve ortaya konulan uygarlık düşünüldüğünde yeryüzünde kimlik bunalımı yaşamaması gereken birkaç milletten biri olarak Türkler akla gelir, ancak bütün olarak milletimizin bugünkü durumu aksini gösteriyor. Ne yazık ki Türk coğrafyasında bu anlamda ciddi bir sıkıntı olduğu açık ve bu sıkıntıları gidermenin yolu da Türk’ün tarihi macerasını ve bu macera boyunca oluşturulan uygarlığı bilmekten geçiyor. Merhum Mehmet Niyazi Bey, Tarih Felsefesi adlı eserinde büyük Fransız düşünürlerinden…

Devamı
Köşe Yazıları 

Milliyetçiliğimizin kaynakları (VI)

Kimlik ve dil (I) İnsanoğlunun ne zamandan beri konuştuğu, yani ifade aracı olarak bir dile sahip olduğu bilinmez. Dil, insanları diğer varlıklardan ayıran en belirgin özellik olması bakımından çok merak edilen bir konu olmuş ve dillerin türeyişiyle ilgili pek çok teori ortaya atılmıştır. Genel olarak insanlığın dil varlığına ne zamandan beri sahip olduğu bilinmediği gibi Türkçenin de yeryüzündeki varlığının başlangıç tarihi tam olarak tespit edilebilmiş değildir. Dilin tarihi, bir anlamda milletin de tarihi olduğu için Türk’ün tarihi ile Türkçenin tarihi birlikte düşünülmekte ve Türkçenin varlık sahnesine çıkış zamanıyla ilgili çeşitli…

Devamı
Köşe Yazıları 

Milliyetçiliğimizin kaynakları – V

Sanat tarihi ve kimlik – II Türk milliyetçiliği düşüncesinin beslenme kaynaklarını konu ettiğimiz bu seri yazının dördüncüsünde Saka ve Hun sanat eserleriyle Moğolistan’daki şehir harabelerinden kısaca söz etmiştik. Bu yazıda da yine ana hatlarıyla Köktürk, Uygur, Karahanlı, Selçuklu ve sonrasında görülen sanat anlayışının sürekliliğinden ve ortaya konulan sanat eserlerinden söz etmeye çalışacağız. Türk tarihine bakışımızın bu sayılanları birbirinden bağımsız, ayrı devletler olarak kabul eden parçalayıcı değil, bunları bir zincirin halkaları gibi birbirinin mirasçısı, devamı olarak gören bütünleştirici bakış olduğunun bilinmesini ve bütün yazdıklarımızın da bu temele dayandığının anlaşılmasını isteriz. Kısaca,…

Devamı
Köşe Yazıları 

Milliyetçiliğimizin kaynakları – IV

Sanat tarihi ve kimlik Bir insan topluluğunun millet düzeyine yükselmesi yalnızca soy birliğiyle değil, uzun bir zamanla ve bu uzun zaman içerisinde biriktirilen anılarla, oluşan ortak değerlerle, gelenek-göreneklerle, kısaca soyut ve somut kültür mirasıyla, yani oluşturduğu kültür ve geliştirdiği medeniyetle ilgili bir durumdur. Yaşanılan coğrafyalar ve hayat tarzı insanlarda ortak bir evren algısına, ortak bir hak kavramına, ortak bir kanun ve adalet duygusuna, ortak bir ahlak ve namus anlayışına, ortak bir eğlenme duygusuna, ortak zevklere, ortak bir müzik anlayışına, ortak bir mimari üslubuna yol açar. Bu ve benzeri pek çok…

Devamı
MP3 DİNLE, film izle , evden eve nakliyat , youtube mp3 ,