Köşe Yazıları 

İslam ve Milliyetçilik-2

İslam yayılırken farklı kültür ve medeniyetler üzerine yerleşirken mahalli ve milli önderliklere dini engel çıkarmamıştır. Çünkü toplum, şahsiyetleri kendi faaliyetlerini tayin edebilir ve önderlerini bulabilirler. Kur’an şöyle der, “…sen ancak uyaransın. Her kavmin(toplumun) bir yol göstereni (hâdi) vardır.” Mahalli iktidarlara, Müslüman olmak kaydıyla yer verilmiş olması millî dinî beraberliğe güvensizliğin olmadığı manasına gelir. Çünkü önder ile toplumu arasında, hele o devirde bir yabancılaşma tabiî olmayan bir şeydir. Sonra herkese örnek olan Hz. Peygamber önderliğinde merkezinde olduğuna göre endişe edecek bir durum yoktur. Eğer gerçek önderden uzaklaşırsa yahut ona aykırı düşülürse…

Devamı
Köşe Yazıları 

İslâm ve Milliyetçilik-1

Sosyoloji penceresinden İslâm’a bakarken karşımıza çıkan önemli meselelerden biri milliyetçilik karşısında İslâm’ın tavrıdır. Bu durum ilkelerde nasıldır, hayattaki tezahürleri ne olmuştur? Günümüzde oldukça değişik mana kazanmış olan ve kültür milliyetçiliği denilen sosyal, psikolojik, ideolojik, siyasi ve hatta dini yönelişin, ırkçılıktan farklı olduğu apaçık bilinen bir gerçektir. Milliyetçiliği, ırkçılık üzerine oturtmak isteyen ideolojiler çok yakın geçmişin malıdır ama bugün yine de geride kalmıştır. Bugün milliyetçilik kendi varlık ve birliğini ve kültür şahsiyetini koruma ve devam ettirme olarak algılanmaktadır. Başkalarının aleyhine olan bir hayat hakkı, milliyetçilik sınırının ötesindedir. Irkçılık ve milliyetçiliğin farklarını…

Devamı
Köşe Yazıları 

İslam ve kavim (2)

Es-Sıhr: Evlilik dolayısıyla hısımlık demektir. Çoğulu Eshar’dır. En-Neseb: Soy, hısımlık demektir. Çoğulu Ensâb’dır. Yine Kur’an’da Âlü kelimesi geçer ki aile, sülale, avâne, kimseler, …giller, soy-sop kavim manalarındadır. Âl-i Fır’avn, âl-i İbrahim vb. gibi. Kur’an gerçek neseple itibari, hukuki ve hissi beraberliği ve yakınlığı birbirine karıştırmamayı da istemiştir. “… Evlatlıklarınızı oğullarınız gibi tutmanızı meşru saymamıştır…”(1) “… Neseben yakın olanlar, Allah’ın kitabında, birbirine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha evladır.”(2) Miras hakkına matuf da olsa en azından yakın akraba önceliği ile ilgili ve belirsizliğe karşı bir prensip mevcut demektir. Mirasın, mirasçı dışında kalanlara…

Devamı
Köşe Yazıları 

İslamiyet ve kavim (1)

Kavim kavramı, bir sosyal gruptan öte soy birliğini ifade eden biyososyal bir gerçekliktir. Irk kavramını daha çok biyolojik kavim kavramı daha fazla sosyolojik bir manayı ihtiva eder. Her ikisinde de kan birliği dil ve diğer kültür birliği söz konusu olmakla beraber ırk kan ile kavim dil ile ifadesini bulmuştur. Kavimler, tek başına veya bölünerek yahut başka kavimlerle birleşerek, bugünkü milletlerin tabanını teşkil ederler. Ancak millet oluşumu şehirleşme safhasından sonra vuku bulmuştur. Bazı kavimler milletlere sadece alt/yan kültür unsuru olarak katılmışlardır. Bazı kavimlerde iptidai durumunda kalmışlardır. İslam’ın ilk vatanı diyebileceğimiz orta…

Devamı
Köşe Yazıları 

Bozulma sürecindeki örneklerle Türkiye manzaraları – 4

Türkiye’nin adı değiştirilmeye, Türk adının her yerden silinmesine teşebbüs edilmektedir. Bazı sermaye sahipleri Türk ve Atatürk düşmanlığı yapan yayınlara sponsorluk yapmaktadırlar. Türk’e sövenler büyük ödül almışlardır. Aynı coğrafyada yaşayan, aynı kültür ve kaderi paylaşan bir toplumu bir arada tutan onları millet yapan sebepler ortadan kalkmaya başlarsa, toplumun bozulmaz safhası aşılır çözülme ve dağılma safhası başlar. Türkiye buraya doğru gitmekte, götürülmektedir. Bir arada tutan sebepleri hatırlayalım: -Tarihi kader birliği -Kültür ve kimlik birliği -Çoğunluğun inanç birlik veya benzerliği. Azınlığa hoşgörüsü. -Siyasi otorite birliği (devlet) -Hukuki düzen (Adalet) -Horuyucu, kucaklayıcı ve geliştirici…

Devamı
Köşe Yazıları 

Bozulma sürecindeki örneklerle Türkiye manzaraları – 3

Son 200 yılda, ölçütler hızla silikleşmeye başlamıştır. Bunun psikolojik zemininde aşk ve samimiyetini yavaş yavaş ölmeye başlaması bulunmaktadır. Erkek-kadın aşkı, memleket aşkı, bilim aşkı, hakikat aşkı hepsi bütün olarak ölme yüz tutmuştur. Yerine şehvet ve menfaat geçmeye başlamıştır. Aşkın ölmesi demek edebiyatın, sanatın, felsefenin de ölmesi veya nitelik değiştirmesi demektir. İnsanlık sahte sevgilerle vaziyeti idare etmeye çalışmaktadır. Bu küresel vaziyetin içinde Türkiye önemli ve ciddi bir laboratuvar teşkil etmiştir. Yöneticinin, iş adamının, her çeşit aydının, münferit örnekleri hariç, aşkı ve idari kalmamış, ölçütler silinir olmuş veya değişmiştir. Mutlu olayım da…

Devamı
Köşe Yazıları 

Bozulma sürecindeki örneklerle Türkiye manzaraları-2

Hastalıklar halka da sirayet etmeye başlamıştır. Halk kesimleri, alkış hastalığına tutulmuş, güzeli de çirkini de, iyiyi de kötüyü de, doğruyu d yanlışı da alkışlamaktadır. Hem halkın, hem etkili-yetkili okur-yazarların, ki onlara ‘aydın’ deniyor, bozulmaya ve yabancılaşmaya başlaması, bizi önlü-arkalı iki sahne anlayışına götürüyor. Birbirini etkileyen iki sahnenin biri ya sokakta ya günlük hayatta ya da meydanda cereyan edenlerdir. Diğeri siyaset ve devlet sahnesinde olup bitenlerdir. Geleceği tayin eden her ikisi birdendir. Bazen biri önem kazanır, bazen öbürü. Şurası var ki, siyaset ve devlet sahnesinin tekrar tekrar değişmesi ve kötüden kurtulmak…

Devamı
Köşe Yazıları 

Bozulma sürecindeki örneklerle Türkiye manzaraları

Bozulma dediklerimiz acaba abartma ve ayrıntılarda bozulma mıdır? Şimdi biz bunu mu yapıyoruz? Gerçeklere, değişmeye ve bir de bilimsele sığınmanın bir yolu, bu meseledir. Meseleleri ayrıntılara boğulmadan ve abartmadan değerlendirme isteği, haklı bir yaklaşımdır. Tehlikelerin büyüklüğü oranında onları analiz etmelidir. Yahut tehlikeden hiç söz etmeden değerlendirmelidir. Fakat bu, ideoloji ve inanç sistemleri için bir şey ifade etmeyeceği gibi bilim için de bilimin hiçbir pratik gayesi olmadığını kabule dayanır. Ayrıntılar, takip ettiği istikamete ve çoğalmasına göre değerlendirilmelidir ve küçümsenmemelidir. “Küçük şeylere gereğinden fazla önem verenler, ellerinden büyük işler gelmeyenlerdir.” denmiştir. Ancak…

Devamı
Köşe Yazıları 

Yabancılaşmanın ve milliyetçilik karşıtlığının ürettikleri

Milli güvenliğin psikolojik ve sosyolojik dayanakları, gelenek, değerler, inanç sistemi, kimlik ve hukuktur. Kamuoyu ve seçim, modern olarak bunlara eklenmiştir. Kamuoyu ve seçim, esas dayanakları desteklemeliyken onları dışarıda bırakan veya ters düşen yegâne dayanak haline gelirse, neler yaşanabileceğini göstermiş oldu. Kötü durumu oluşturan süreç, kendine yabancılaşma ile küreselleşmenin putlaştırılmasıdır. Tabiatıyla bu süreci adım adım liberalizm-kapitalizm hazırladı. Hak ettiği meşhur adıyla ‘vahşi kapitalizm’in alabildiğine katkıda bulunduğu çirkin bir dünyevileşmenin (sekülerleşmenin) doğal sonucu, toplumların ideal ve romantizmini kaybetmesi oldu. Bilim ilerledi, teknoloji gelişti, para çoğaldı fakat idealler azaldı, ilkeler yıkıldı. Fikir ve…

Devamı
MP3 DİNLE, film izle , evden eve nakliyat , youtube mp3 ,