Tasavvuf-İslâm ve Türk Milliyetçiliği – I

Bin üç yüz yıllık bir hikâyeden söz ediyoruz. En uygun İslam yorumu diyorlar tasavvufa. Acaba öyle midir? Bana göre dinden hareket eden bir felsefe. Felsefe olunca benimsenebilir de tenkit de edilebilir. Zaten felsefe süreci, birbirini tenkit ede ede gelmiştir. Daha doğrusunu bulalım diye yola koyulmuştur. Eğer tasavvufu bir felsefe, varlık ve insan felsefesi olarak alırsak, doğru ve eğri taraflarını görmeye çalışmak yadırganmamalıdır. Yok eğer onu İslam’ın kendisi olarak veya en uygun yorumu olarak alırsak dogmatikleşir, tabulaşır, gelenekselleşir, merasimleşir, adeta ikinci bir din veya paralel bir din haline gelir. Nitekim öyle…

Devamı

Batı Toplumlarının Sekülerleşmesi

Sekülerleşme: Bir sürecin tasviri Din sosyolojisi modern toplumlarda dinin daralmasının tespiti üzerine gelişmiştir: Dini uygulamanın azalması, ideolojilerin ve dini kurumların nüfuzunun kaybolması gibi. Bilimlerin ve bütün sahalarda teknolojik uygulamaların gelişmesi, kaderine kendisinin hâkim olmasında insanın kapasitesi konusunda bir iyimserliği besliyordu. Aynı zamanda tabiatın kaynakları sınırsız gibi görünüyordu ve modern insanın arzu ve hırslarına sınır koymak gerekmiyordu. Toplum üzerinde dinin nüfuzunun kaybı, genellikle ve küresel olarak sekülerleşme kavramıyla karşılanmış oldu. Latin kökenli saeculum üzerine kurulmuş bu kelime zaman içinde seculier (din dışı, kutsal dışı), profane (dinden olmayan, dünyevi) manasını çoktan kazanmıştı.…

Devamı

Din ve toplum

“Religion” kelimesinin etimolojisi ilgi çekicidir. Bu kelime lider, relier (bağlamak, birbirine bağlamak, yeniden bağlamak, bir araya toplamak) demek istenen, Latince ligare, religare fiillerinden gelmektedir. O halde “la religion=din”, insanları birbirine, göğe, bir Tanrı’ya bağlayan demek olacaktır. Fakat “religion” Latince “legere”, yani cueillir (toplamak) manalarını işaret eden relegere fiillerinden de gelmiş olabilecektir. Emile Bonveniste’e göre (Hint-Avrupa dilleri üzerinde önemli çalışmaları ile anılan dilci, yazar, 1902-1976) “religio”, yapıldığı şey üzerine tekrar dönmek, onu yeniden ele almak, düşünce ve teemmül tarafından tekrar kavramak, dikkat ve özeni arttırmak demek olabilir. Demek ki “religion”, merak…

Devamı

Çalışma-Dilenmeme-Paylaşma

İslam’da insanın işi esastır. İş ve emek kutsaldır. Çalışmak şarttır. Bilinen şeyleri yazıyoruz ve bunlar gerek Kur’an’da gerek Hz Peygamber’in tavsiyelerinde mevcuttur. İstemek ancak Allah’tan denmiştir. (İyyake na’budu ve iyyake nestain, Fatiha 5) her gün tekrarladığımız ilahi kelamdır. Bir Arabî, Hz. Peygamber’e hicret ile ilgili sordu. Hz. Peygamber: Senin için zekâtını (sadakanı) verdiğin deven var mı? Arabî var deyince, köyünde otur, çalış işine bak, amel et, hicrete hacet yoktur, çünkü Allah senin amelinden hiçbir şey eksiltmez, buyurdu. (Buhari 2, s. 89, 547) İnsanlardan istemek yoktur. Çok zaruri şartlarda ve geçici…

Devamı

Reklam ve İslam

İslam inancıyla ve ilkeleri ile çatışan önemli bir iktisadi tavır reklamdır. Yazımızda İslam ile ilişkisinden söz edeceğiz. Bu konu, İslam ile liberal kapitalizmin sistem olarak ilgisinin bulunmadığını dair başlı başına bir ölçüttür. Hz. Peygamber der ki: “Bir malı lüzumundan fazla övmeyin” (Buhari, s.221,759). “Satacağı malı ziyade övmek ve alacağı malı kötülemek kadar kötü ahlaklı olunamaz” (Buhari, s. 218,754). “Resulullah, alışverişte müşteriyi yanıltmaktan (necş) nehyetmiştir (engellemiştir)” (Müslim, 5, s. 14; 1516). “Satışta yemin yasaklanmıştır” (Müslim, 5, s. 138, 1606, 1607; Tirmizi, 2, s. 405, 1285). Yemin reklamın en kötü şekli en…

Devamı

Uydurma Kavramların Yol Açtığı Yanlış Alışkanlıklar-2

R.Owen’ın önderliğini yaptığı İngiliz sosyalizminin dine karşı çıktığı doğrudur. Ayrıca bunda ideolojiye dönüşmüş din siyasetinin, sosyalizm üzerinde tepkisel etki yaptığı da doğrudur. Yahudi’nin taktik strateji etkisini de unutmamalıdır. Russel, Almanya’da 1843 de Moses Hess adlı bir Yahudi’nin, Engels üzerindeki etkisini anlatan yazısını nakleder: “Geçen yıl Paris’e doğru yola çıkacağım sırada Berlin’e gitmekte olan Engels beni görmeye geldi. Günün sorunlarını konuştuk ve birinci yıl devrimcilerin den olan Engels, benden inanmış bir komünist olarak ayrıldı. İşte böylece yıkım yağdırıyorum herkese.” Aslında sosyalizmin hayata geçmesi ve benimsenmesi, her alanda olduğu gibi bir inanç…

Devamı

Uydurma Kavramların Yol Açtığı Yanlış Alışkanlıklar

Yanlış anlayışlar bazı algılardan beslenirler. Bunlar her türlü gerçeği ezip geçerler. Dünyada, özel olarak Türkiye’de bu kavramlardan biri “sol” ve “solculuk” (gauchisme) kavramıdır. Uydurma bir zemin üzerine oturmuş bu kavram bir peşin hükmü ve alışkanlığı doğurmuş, besleyip durmuştur. Sol ve solculuk kavramları, sosyalizm ve komünizmin birbirine karıştırılmasına yol açmış, her türlü sosyalist anlayışın dinsizlikle bütünleşmesi peşin hükmüne sebep olmuştur. Sosyalist olmak için solcu olmak gerektiği kanaatine sahip olmayan pek az insan vardır. Peki, bu sol ve solculuk nedir? Aslında bunun tarihçesi de bilinir ama insanın kolaya kaçışı daima baskın çıkmıştır.…

Devamı

Yanlışlara Kurban Edilen Doğrular

İstismar-2 Latince protesto etmek, ileri sürmek, temin etmek, bir konuda güvence vermek gibi anlamlara gelen reklamer (Fransızca fiil), Fransızca şu anlamlarla geçip bütün dünyada buna dayalı belirli, fakat pek fark edilmeyen bir anlam kazanmıştır. Reklamer (reklame) istemek, hak olarak istemek, ileri sürmek, sözünü dinletmek, mecbur bırakmak, zorunlu kılmak, birinin veya bir şeyin üzerine dikkat çekecek tarzda hareket etmek, ısrarla istemek, yalvarıp yakarmak, rica etmek, birini bir şeye zorlamak, ihtiyaç duymaya zorlamak, avcının kuşu yakalaması için tuzakla yapma, kuş ve yalancı yem kullanarak bağırıp işaret etmek. Bu kadar anlamın ortak noktası…

Devamı

Yanlışlara Kurban Edilen Doğrular

İstismar-1 İstismar sınıfla bütünleşmiş de olsa, onunla sınırlı bir konu değildir. İstismar Türkçe deyişle bir şeyi kötüye kullanmak ve kısaca sömürmek, herkese ait ve herkese açık olan bir gerçeği, kendine ait kılmak, semeresine (meyvesine) ulaşmak için hasredici (kendine ait kılıcı) bir tavır koymaktır. Sonuçta o gerçeği başkalarına başka türlü göstermek söz konusudur. İstismar için bir gerçek gerekir. Gerçek olmayan şeyler, istismar konusu olmazlar. Açlık istismar edilebileceği gibi din de istismar edilebilir. Bilim istismar konularının baş sıralara girmişlerindendir. Bunlar en büyük gerçekler olduğu için en çok istismar edilenlerdendir. İstismar, istismar edilen…

Devamı

Moderncilik ve İslam

Genel olarak sosyal değişme, özel olarak günümüz medeniyeti, toplumları yeninin bağımlısı haline getirmiştir. Yenilik ve teknolojiye bağlılık, bir ideoloji ve bir hayat tarzı oluşturmuştur. En önemli netice, insanın kendine yabancılaşması gibi görünüyor. Modern toplumun kökleri, sanayileşme ve şehirleşmenin hızlanmasıdır. Yeni bir yapı oluşmuş gibidir. Modern toplumun yapısının analiz sonuçlarını şöyle sıralamak mümkündür: – Aklileşme: Aklı kullanmaktan öte bir tavırdır. – Müşahhaslık ve görünürlüğe en fazla yer verme. Materyalizm pozitivizm ve pragmatizm süreçlerini kapsar. – Dünyevileşme. – İzafilik artışı. – İdeoloji artışı: Sınıf ideolojisi de aşılmıştır. Ferdiyetçilik ve evrensellik genişlemiştir. Fakat…

Devamı

Sosyal değişmenin olgun meyvesi: Medeniyet

Medeniyet, sosyoloji koyarak, cemaatten cemiyete geçişin müşahhas örneği olan şehirleşmedir. Gerçi medeniyet tarihçisi Will Durant’a göre medeniyetin temeli kır kesimidir, fakat neticede toprak ve ruhun birleşmesi olarak yorumladığı medeniyetinin temelini kır, ama şeklini şehir olarak niteler. Cemaat veya cemiyet, kır veya şehir, medeniyette yaratıcı güç zihniliktir. “Zihniliğin inkârının tabii sonucu, barbarlığa dönmedir.” Öbür taraftan her kültür ve medeniyet tabiat kanunlarına uymak mecburiyetindedir. Zihnilik buradan hareketle hız alabilir. Gelişmek, ilerlemek, kültür ve düşünce üretmek, sosyal hayatın zenginleşmesi, refah artışı, sanayileşme bahsettiğimiz uyum ve niteliğe sahip olduğu nispette istikrarlı ve zararsız, aksi…

Devamı