Uydurma Kavramların Yol Açtığı Yanlış Alışkanlıklar-2

R.Owen’ın önderliğini yaptığı İngiliz sosyalizminin dine karşı çıktığı doğrudur. Ayrıca bunda ideolojiye dönüşmüş din siyasetinin, sosyalizm üzerinde tepkisel etki yaptığı da doğrudur. Yahudi’nin taktik strateji etkisini de unutmamalıdır. Russel, Almanya’da 1843 de Moses Hess adlı bir Yahudi’nin, Engels üzerindeki etkisini anlatan yazısını nakleder: “Geçen yıl Paris’e doğru yola çıkacağım sırada Berlin’e gitmekte olan Engels beni görmeye geldi. Günün sorunlarını konuştuk ve birinci yıl devrimcilerin den olan Engels, benden inanmış bir komünist olarak ayrıldı. İşte böylece yıkım yağdırıyorum herkese.” Aslında sosyalizmin hayata geçmesi ve benimsenmesi, her alanda olduğu gibi bir inanç…

Devamı

Uydurma Kavramların Yol Açtığı Yanlış Alışkanlıklar

Yanlış anlayışlar bazı algılardan beslenirler. Bunlar her türlü gerçeği ezip geçerler. Dünyada, özel olarak Türkiye’de bu kavramlardan biri “sol” ve “solculuk” (gauchisme) kavramıdır. Uydurma bir zemin üzerine oturmuş bu kavram bir peşin hükmü ve alışkanlığı doğurmuş, besleyip durmuştur. Sol ve solculuk kavramları, sosyalizm ve komünizmin birbirine karıştırılmasına yol açmış, her türlü sosyalist anlayışın dinsizlikle bütünleşmesi peşin hükmüne sebep olmuştur. Sosyalist olmak için solcu olmak gerektiği kanaatine sahip olmayan pek az insan vardır. Peki, bu sol ve solculuk nedir? Aslında bunun tarihçesi de bilinir ama insanın kolaya kaçışı daima baskın çıkmıştır.…

Devamı

Yanlışlara Kurban Edilen Doğrular

İstismar-2 Latince protesto etmek, ileri sürmek, temin etmek, bir konuda güvence vermek gibi anlamlara gelen reklamer (Fransızca fiil), Fransızca şu anlamlarla geçip bütün dünyada buna dayalı belirli, fakat pek fark edilmeyen bir anlam kazanmıştır. Reklamer (reklame) istemek, hak olarak istemek, ileri sürmek, sözünü dinletmek, mecbur bırakmak, zorunlu kılmak, birinin veya bir şeyin üzerine dikkat çekecek tarzda hareket etmek, ısrarla istemek, yalvarıp yakarmak, rica etmek, birini bir şeye zorlamak, ihtiyaç duymaya zorlamak, avcının kuşu yakalaması için tuzakla yapma, kuş ve yalancı yem kullanarak bağırıp işaret etmek. Bu kadar anlamın ortak noktası…

Devamı

Yanlışlara Kurban Edilen Doğrular

İstismar-1 İstismar sınıfla bütünleşmiş de olsa, onunla sınırlı bir konu değildir. İstismar Türkçe deyişle bir şeyi kötüye kullanmak ve kısaca sömürmek, herkese ait ve herkese açık olan bir gerçeği, kendine ait kılmak, semeresine (meyvesine) ulaşmak için hasredici (kendine ait kılıcı) bir tavır koymaktır. Sonuçta o gerçeği başkalarına başka türlü göstermek söz konusudur. İstismar için bir gerçek gerekir. Gerçek olmayan şeyler, istismar konusu olmazlar. Açlık istismar edilebileceği gibi din de istismar edilebilir. Bilim istismar konularının baş sıralara girmişlerindendir. Bunlar en büyük gerçekler olduğu için en çok istismar edilenlerdendir. İstismar, istismar edilen…

Devamı

Moderncilik ve İslam

Genel olarak sosyal değişme, özel olarak günümüz medeniyeti, toplumları yeninin bağımlısı haline getirmiştir. Yenilik ve teknolojiye bağlılık, bir ideoloji ve bir hayat tarzı oluşturmuştur. En önemli netice, insanın kendine yabancılaşması gibi görünüyor. Modern toplumun kökleri, sanayileşme ve şehirleşmenin hızlanmasıdır. Yeni bir yapı oluşmuş gibidir. Modern toplumun yapısının analiz sonuçlarını şöyle sıralamak mümkündür: – Aklileşme: Aklı kullanmaktan öte bir tavırdır. – Müşahhaslık ve görünürlüğe en fazla yer verme. Materyalizm pozitivizm ve pragmatizm süreçlerini kapsar. – Dünyevileşme. – İzafilik artışı. – İdeoloji artışı: Sınıf ideolojisi de aşılmıştır. Ferdiyetçilik ve evrensellik genişlemiştir. Fakat…

Devamı

Sosyal değişmenin olgun meyvesi: Medeniyet

Medeniyet, sosyoloji koyarak, cemaatten cemiyete geçişin müşahhas örneği olan şehirleşmedir. Gerçi medeniyet tarihçisi Will Durant’a göre medeniyetin temeli kır kesimidir, fakat neticede toprak ve ruhun birleşmesi olarak yorumladığı medeniyetinin temelini kır, ama şeklini şehir olarak niteler. Cemaat veya cemiyet, kır veya şehir, medeniyette yaratıcı güç zihniliktir. “Zihniliğin inkârının tabii sonucu, barbarlığa dönmedir.” Öbür taraftan her kültür ve medeniyet tabiat kanunlarına uymak mecburiyetindedir. Zihnilik buradan hareketle hız alabilir. Gelişmek, ilerlemek, kültür ve düşünce üretmek, sosyal hayatın zenginleşmesi, refah artışı, sanayileşme bahsettiğimiz uyum ve niteliğe sahip olduğu nispette istikrarlı ve zararsız, aksi…

Devamı

İslam ve Milliyetçilik-2

İslam yayılırken farklı kültür ve medeniyetler üzerine yerleşirken mahalli ve milli önderliklere dini engel çıkarmamıştır. Çünkü toplum, şahsiyetleri kendi faaliyetlerini tayin edebilir ve önderlerini bulabilirler. Kur’an şöyle der, “…sen ancak uyaransın. Her kavmin(toplumun) bir yol göstereni (hâdi) vardır.” Mahalli iktidarlara, Müslüman olmak kaydıyla yer verilmiş olması millî dinî beraberliğe güvensizliğin olmadığı manasına gelir. Çünkü önder ile toplumu arasında, hele o devirde bir yabancılaşma tabiî olmayan bir şeydir. Sonra herkese örnek olan Hz. Peygamber önderliğinde merkezinde olduğuna göre endişe edecek bir durum yoktur. Eğer gerçek önderden uzaklaşırsa yahut ona aykırı düşülürse…

Devamı

İslâm ve Milliyetçilik-1

Sosyoloji penceresinden İslâm’a bakarken karşımıza çıkan önemli meselelerden biri milliyetçilik karşısında İslâm’ın tavrıdır. Bu durum ilkelerde nasıldır, hayattaki tezahürleri ne olmuştur? Günümüzde oldukça değişik mana kazanmış olan ve kültür milliyetçiliği denilen sosyal, psikolojik, ideolojik, siyasi ve hatta dini yönelişin, ırkçılıktan farklı olduğu apaçık bilinen bir gerçektir. Milliyetçiliği, ırkçılık üzerine oturtmak isteyen ideolojiler çok yakın geçmişin malıdır ama bugün yine de geride kalmıştır. Bugün milliyetçilik kendi varlık ve birliğini ve kültür şahsiyetini koruma ve devam ettirme olarak algılanmaktadır. Başkalarının aleyhine olan bir hayat hakkı, milliyetçilik sınırının ötesindedir. Irkçılık ve milliyetçiliğin farklarını…

Devamı

İslam ve kavim (2)

Es-Sıhr: Evlilik dolayısıyla hısımlık demektir. Çoğulu Eshar’dır. En-Neseb: Soy, hısımlık demektir. Çoğulu Ensâb’dır. Yine Kur’an’da Âlü kelimesi geçer ki aile, sülale, avâne, kimseler, …giller, soy-sop kavim manalarındadır. Âl-i Fır’avn, âl-i İbrahim vb. gibi. Kur’an gerçek neseple itibari, hukuki ve hissi beraberliği ve yakınlığı birbirine karıştırmamayı da istemiştir. “… Evlatlıklarınızı oğullarınız gibi tutmanızı meşru saymamıştır…”(1) “… Neseben yakın olanlar, Allah’ın kitabında, birbirine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha evladır.”(2) Miras hakkına matuf da olsa en azından yakın akraba önceliği ile ilgili ve belirsizliğe karşı bir prensip mevcut demektir. Mirasın, mirasçı dışında kalanlara…

Devamı

İslamiyet ve kavim (1)

Kavim kavramı, bir sosyal gruptan öte soy birliğini ifade eden biyososyal bir gerçekliktir. Irk kavramını daha çok biyolojik kavim kavramı daha fazla sosyolojik bir manayı ihtiva eder. Her ikisinde de kan birliği dil ve diğer kültür birliği söz konusu olmakla beraber ırk kan ile kavim dil ile ifadesini bulmuştur. Kavimler, tek başına veya bölünerek yahut başka kavimlerle birleşerek, bugünkü milletlerin tabanını teşkil ederler. Ancak millet oluşumu şehirleşme safhasından sonra vuku bulmuştur. Bazı kavimler milletlere sadece alt/yan kültür unsuru olarak katılmışlardır. Bazı kavimlerde iptidai durumunda kalmışlardır. İslam’ın ilk vatanı diyebileceğimiz orta…

Devamı

Bozulma sürecindeki örneklerle Türkiye manzaraları – 4

Türkiye’nin adı değiştirilmeye, Türk adının her yerden silinmesine teşebbüs edilmektedir. Bazı sermaye sahipleri Türk ve Atatürk düşmanlığı yapan yayınlara sponsorluk yapmaktadırlar. Türk’e sövenler büyük ödül almışlardır. Aynı coğrafyada yaşayan, aynı kültür ve kaderi paylaşan bir toplumu bir arada tutan onları millet yapan sebepler ortadan kalkmaya başlarsa, toplumun bozulmaz safhası aşılır çözülme ve dağılma safhası başlar. Türkiye buraya doğru gitmekte, götürülmektedir. Bir arada tutan sebepleri hatırlayalım: -Tarihi kader birliği -Kültür ve kimlik birliği -Çoğunluğun inanç birlik veya benzerliği. Azınlığa hoşgörüsü. -Siyasi otorite birliği (devlet) -Hukuki düzen (Adalet) -Horuyucu, kucaklayıcı ve geliştirici…

Devamı