İslam’ı istismar ederek siyasi güç elde edenler

“Bugün Siyasal İslam dediğimiz gürültülü yapı insana dair bir düşünce içermiyor. Siyasal İslam sadece slogana dayalı propaganda içeriyor bana göre. Mukayese yaparak, tenkit ederek, Toplumun sıkıntılarını öne çıkararak kendisini ispat etmeye çalışan bir olgu ile karşı karşıyayız. Bilgi yoluyla değil, bilgi üreterek değil, içerik üreterek değil, topluma iyi örnek olan insan yetiştirerek değil sadece gerginlik yaratarak ayakta kalmak çabasındalar.

Dikkat edin gerçek âlimler hariç, samimi Müslümanlar hariç, siyasal İslamcılar vasat niteliktedirler. Çağımızı anlayan ve entelektüel yoğunluk üreten, sosyal adalet sağlayan siyasal İslamcıya rastlayamazsınız.
Onlar nitelik üreterek değil sayı bakımından çoğalmak, demokrasi mekanizmasını kullanmak ve iktidarı elde etmek kaygısından başka bir ideale sahip değildir.

İslami söylemleri kullanarak yarı cahil kitlelerin sempatisini kazanıp sayılarını artırdıkça elde ettikleri oy potansiyeli nedeniyle iktidar oldukları her yerde iktisadi güçlerini artırmaktan, mevki ve makamları işgal etmekten başka İslam’ın ruhuna uygun hiç bir sosyal gelişmede onların imzasını bulamazsınız. Oysa İslam eşitlik, adalet, sosyal denge, tevazu ve topluma fayda temelinde bir anlayışı kapsar. İslam iyi insan yetiştirmek projesidir aslında. Hal böyle olunca Siyasal İslamcıların günlük hayattaki tavır ve davranışlarına baktığımızda sadece propaganda ve şekilcilik görürüz. Toplumcu değil bencildirler. Sosyal adaletçi değil grup taassubu içindedirler. Entelektüel aydın değil vasat ve bağnazdırlar. İslam’ın sosyal muhtevasını değil ritüel hale getirdikleri şekil boyutunu öne çıkarırlar vs…

Dini siyasete alet etmeyen bir siyasi yapı kurulması dileklerimle. Politik amaçlı Siyasal İslam mensupları ekonomik ve siyasi güç odakları oluşturdukça münafıkların sayısı artacak, buna bağlı olarak gerçek İslam’a olan itimat ve inanç da azalacaktır.”

Bir gözlem, bir eleştiri ve çözüm yolu

Sosyal, siyasi, iktisadi, kültürel alanlarda icra edilen faaliyet ve kararlar eğer ahlâkî değilse, toplumun genelini kapsayan fayda ihtiva etmiyorsa, o uygulama ve o karar insani de değildir, İslami de değildir. Müslüman toplumların idarecileri bu ilkeye dikkat etmek zorundadır.

Demem o ki, ahlakı olmayan, adil olmayan bir politik yaklaşım hem tehlikeli hem de tahripkâr bir siyaset tarzıdır. Bu ince farkı topluma izah edecek ve delilleriyle anlatıp uyuşturulmuş yığınları uyandırıp ikna edecek bir sistemli gayrete ihtiyaç var. “Biz bu kitapta hiç bir şeyi -konuyu- eksik bırakmadık.” Enam 38.

İslam’ı Kur’an-ı Kerim’den öğrenenlerden olmak, dinimizi Kur’an dışı hurafe, uydurma, hamaset ve politik söylemlerden öğrenerek karmaşa yaratanlardan olmamak dileği ile…