Milliyetçi Aydınlara Sorduk

Ülkücü Hareket’in ağabeyi, Türk milliyetçiliğinin önemli münevverlerinden merhum Galip Erdem’i vefatının 22. yıldönümünde anıyoruz. Onun hatırası hakkında neler söylemek istersiniz?

 

Barış Demirel

Merhum Galip Erdem ülkücülerin çektiği çileyi en iyi bilen ve kalemini ülkü sancağı uğruna kullanan kıymetli bir fikir adamıydı. Bununla birlikte hukukçu yönü ile de 80 dönemi sonrasında ülkücü hareketin adalet karşısındaki hak savunuculuğunu da sağlam bir duruşla yürütmüştür. Merhum büyüğümüze Allah’tan rahmet diliyorum.

Harun Meral

Fikir ve düşüncelerini teorik plandan pratiğe taşıyan, ideolojisini davranış şekline dönüştüren nadide kişilerden birisidir. Ülkücü kimlik nasıl olması gerekir sorusuna referans gösterilebilecek bir adam. Kendisinden daha çok davası ve dava arkadaşları için yaşamış serdengeçti. Ruhu şad olsun.

Osman Kepenek

Hayattaki en büyük makamı ülkücülerin ağabeyi olmak olarak kabul eden Galip Erdem, kendi ifadesiyle ‘Ülkücü olabilme ülküsüne’ erişen nadir kimselerden olmuş ve musalla taşına ‘ülkücülük imtihanını kazanmış’ bir şekilde uzanmıştır. Ülkücü hareketin en çileli yıllarında niceleri savrulup giderken, dünyalık nimetlere sırtını dönmüş bir mücadele adamıdır o. Mücadelesini ihtiyaç olan her alanda vermiş, ortaya koyduğu fikri eserlerle fani âlemde yüzünü görmeyen bizlerin de ‘ağabeyi’ olarak öteki âleme göçmüştür. ‘Ülkücü Olabilme Ülküsü’ isimli makalesi idraklerimize nakış nakış işlememiz gereken bir manifesto niteliğindedir.

Alper Özmen

Her geçen gün yalnızlığımızın ve tekliğimizin artarak yükseldiği bir zamanda, bir ‘Galip Ağabey’ eksikliğinin sancısı iliklerimize kadar kendisini hissettiriyor. O, Galip Duası başlıklı yazısında ne güzel diyordu: “Allah’ım, sana layık insanlar olalım, önce Hakka, sonra halka hizmet etmesini bilelim. Bize büyük millet olmanın yollarını göster, nefsimizin yerlerini, sınırlarını bildir, iyi görünmenin de yetmediğini anlat bize, iyi olmanın şerefini öğret.” Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

Prof. Vahit Türk

Merhum Galip Erdem’i, ülkücülerin Galip Abi’sini 12 Eylül sonrasında MHP davasının yürütüldüğü avukat bürosunda şahsen tanıma ve bir süre yanında bulunma şansına eriştim. Yıllarca ülkücü hareketin dergi ve gazetelerinde gözünü budaktan sözünü dudaktan esirgemez cesaretle yazılar yazan, hiç bir güce eyvallahı olmayan bu yiğit er kişi, 12 Eylül cuntasının doğramaya çalıştığı vatan evlatlarının ve ailelerinin dertlerine derman olmak için gecesini gündüzüne katan biri oldu. Kendisi için ömründe kimseden bir şey istememişti, ancak cezaevindeki ülkücüler ve muhtaç aileleri için ulaşabildiği herkesten para (mektup) istediğine defalarca tanık olmuştuk. Ülkücüler üzerinde emeği ve hakkı çok olan ve yeri doldurulamayan bir fedakâr er kişi idi. Rahmetler olsun…

Prof. İsmail Yakıt

Rahmetli Galip Erdem vefat ettiğinde ebced hesabıyla düşürdüğüm 3 tarihten birini aşağıya alıyorum.

Galip Erdem Ağabey de rıhlet eylemiş vah!/Fıkrayla sohbet dendi mi akla galip gelir/Şahsiyeti,  kalemi ve zekâsına karşı/Ben varım diyen her her yazar da mağlup gelir/Çıktı bir ehl-i muhakkik söyledi tarihi/Erdem bu âlemde her zaman Galip gelir. 1997

Rahat uyusun.