Milliyetçi Aydınlara Sorduk

Geçtiğimiz hafta ABD Başkanı Donald Trump Golan Tepeleri üzerinde İsrail egemenliğini tanıyan bir kararname imzaladı. ABD neyi amaçlamaktadır? Bu konuda neler söylemek istersiniz?

 

Barış Demirel

ABD kendi emperyalist emellerini hayata geçirme, Yahudi savunuculuğunu üstlenerek Müslümanların direncini tamamen kırmayı ve gözdağı vermeyi hedeflemektedir. ABD’nin bu tutumunu yadırgamazken bu hamleye Türkiye dışında ses vermeyen tepki göstermeyen İslam dünyasının tutumunu da yadırgamadığımı ifade edebilirim.

 

Osman Kepenek

1967 yılındaki Altı Gün Savaşlarından bu yana İsrail’in işgali altında bulunan Golan Tepeleri hem stratejik bir öneme sahip, hem de bölgedeki önemli su kaynaklarına ev sahipliği yapıyor. 1967 yılından bu yana Suriye ve İsrail arasında pek çok görüşme gerçekleşse de netice alınamamış, daha doğrusu İsrail işgale son vermemişti. 2016 yılında İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Bakanlar Kurulunu Golan Tepeleri’nde toplaması ile de Tel-Aviv yönetimi net bir mesaj vermiş oldu. Bugün ise Trump’ın aldığı hukuksuz ve mesnetsiz kararla konu tekrar gündeme gelmiş bulunuyor. BMGK’nin İsrail aleyhine vermiş olduğu kararlar da ortadayken bu durumun ne Türkiye ne de diğer bölge ülkeleri tarafından kabul edilemeyeceği aşikârdır. Hiçbir karar İsrail’in işgalini meşru hâle getiremez.

 

Prof. Mehmet Akif Okur

Meselenin bir boyutu, Trump ve Netanyahu’nun karşılıklı olarak iktidarlarını pekiştirme gayretleridir. İsrail, daha saldırgan bir politika için cesaretlendirilirken, II. Dünya Savaşı sonrasında tesis edilen uluslararası hukuk düzeninin temel ilkelerden biri, ülkelerin toprak bütünlüklerinin garanti edilmesi, tarihe havale edilmektedir. Türkiye açısından bunun yakın anlamı, Suriye’nin güneyden parçalanışını tescilleyen ABD’nin, şartları oluştuğunda aynı tavrı Irak ve Suriye’nin kuzeyi için de tekrarlama ihtimalidir.