Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu: “Dünya’daki bütün Türkler birlik ve dayanışma içinde olursak hepimiz güçlü oluruz”

Kırım Türklüğünün lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile 2014 yılında Kırım’da yaşanan işgali, Türkiye’nin bu işgaldeki pozisyonunu ve bu işgale karşı tutumunu konuştuk.

2014’te Rus işgali esnasında ve daha sonraki süreçte Türkiye Devleti’nin ve Türk halkının tarihi ve vicdani sorumluluklarını yerine getirdiğini düşünüyor musunuz?

Türkiye bizim için çok facia olan olaylarda tarafsız kalmadı. İlk olarak Türkiye, Rusya tarafından gerçekleşen işgali tanımadı. Kırım, Ukrayna’nın parçasıdır. Ukrayna’nın bütünlüğünün taraftarıyız. Ama Türkiye batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımlara Rusya’ya karşı katılmadı. Ben 2014 yılında Rus askerleri Kırım’ı işgal ettiklerinden sonra referandum geçirdiler ve buraya gelip Tayyip Bey ile görüşmüştüm.

Tayyip Bey’den benim 3 isteğim vardı. Kendisi de bu durumda ne yapabiliriz diye sordu. Benim üç ricam vardı. Birincisi, boğazların kapatılması ve Rus askerlerinin gemilerinin geçmesine izin verilmemesiydi. İkincisi, Türkiye’nin Rusya’ya karşı yaptırımlara katlanmasıydı. Üçüncüsü, Türk gemileri Kırım’ı bloke etsin ve Rus gemileri gelip alamasın. İsteklerimin hepsine hayır cevabını aldım. Bana dediler ki Montrö Anlaşmasına göre boğazları kapatamayız, ikincisi bu yaptırımlara biz Avrupa Birliği üyesi değiliz bizim durumumuz bu şekilde. Ruslara mecburuz, ticari ilişkileri kesip atamıyoruz. Gemilerin Kırım’ı bloke etmesi konusunda dediler ki biz tek başımıza bunu yapamıyoruz. Biz NATO üyesiyiz ama NATO’da böyle karar alınırsa biz birinci olarak orada oluruz. İşte durum böyle. Ama Türkiye pratik olarak bize destek veriyor. Şimdi vatanlarını mecburi olarak terk edip Ukrayna’nın ana topraklarına göç eden insanlara konut sağlamak, orada Kiev’e geçmiş olan Kırım Tatar Milli Meclisi çalışmalarına destek vermek ve orada TİKA programı var kültürümüzü canlandırmak ayakta tutmak için elinden gelenleri yapıyorlar. Yani Türkiye’ye biz minnettarız ama maalesef bakıyorum şimdi Türk basınında Kırım sorunu, Kırım Tatarlarının oradaki durumu çok yansıtılmıyor. Unutulmuş gibi duruyor. Tabi daima Türkiye’nin de başka sorunları da var başka problemleri de var. Ama bizim için Kırım Tatarları Türkiye’den çok umutlular. Tayyip Erdoğan Moskova’ya varıp Putin’le tokalaştığı zaman bizim insanlarımız üzülüyorlar. Diyorlar ki: “Bizim halkımıza karşı bu kadar hainlik yapan, o kadar kötülük yapan insanla nasıl varıp selamlaşır?”. Bu da var ama Türkiye’yi de anlıyoruz. Tabi durumuna göre, imkanına göre davranıyor.

İşgal sonrası dönemde Türkiye’deki Türk Milliyetçilerinin bu işgale karşı ortaya koydukları iradeyi yeterli buluyor musunuz?

Alparslan Türkeş zamanında Türkiye milliyetçi hareketi başkaydı şimdi biraz farklı. Tabi o zaman daha kuvvetliydi Milliyetçi Hareket Partisi. Şimdi bölünme de oldu biliyorsunuz, MHP, İyi Parti, bölündü. Böylece zayıflanmış oldu. Ama sağ olsunlar. Burada yürüyüşler olduğu zaman Ruslara karşı protesto yapıldığı zaman Türk milliyetçileri katılıyorlar. Ama yine de Türk Milliyetçilerinin basınına da Kırım konusu çok az yansıyor.

Sayın Kırımoğlu, Türkiye’deki genç Türk Milliyetçilerine ne söylemek istersiniz, vereceğiniz tavsiyeler nelerdir?

Türkler eğer hep beraber olurlarsa tabi ki güçlü olurlar. Tabi ki her Türk topluluğun kendi sorunları da var. Ama bundan da gayrı, hep beraber olsak kendi sorunları da dahil daha kolay hallolurdu. Aslında dostluk, akrabalık böyle zor günlerde hissedilir. Bizim şimdi bu desteğe, dayanışmaya çok ihtiyacımız var. Ve bizim insanlarımız da bakıyorlar ki bugünlerde bizim zor günlerimizde bize kim destek veriyor diye ve buna göre bundan sonra davranışları da ona göre olacak.