Prof. Dr. Kürşad Zorlu: “Kazakistan yeni dönemde daha dinamik, dünyayı daha iyi okuyabilen bir kadroyla faaliyet göstereceğini bize işaret ediyor”

9 Haziran 2019 tarihinde gerçekleştirilen Kazakistan’daki cumhurbaşkanlığı seçimi halkın yüksek katılımıyla sonuçlandı. %70 oy alarak seçilen yeni cumhurbaşkanı Tokayev’in açıklamalarını ve genel olarak seçimi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Seçimin büyük ölçüde hukuk ve demokrasi  çerçevesinde gerçekleştirildiğine yönelik uluslararası gözlemcilerin açıklamaları oldu. Bu seçimi 800’e yakın gözlemci takip etti. 500’den fazla da yabancı basın mensubunun izlediğini görüyoruz. Genel olarak değerlendirmelerin olumlu kanatlar içerisinde olduğunu görüyoruz. Bunun yanı sıra seçimlerde bazı usulsüzlüklerin yaşandığına yönelik özellikle Kazakistan kamuoyunda seslendirilen bilhassa sosyal medyada yayılan bazı görüntüler olduğu da iddia edildi. Bunlara ilişkin olarak da Kazakistan Başsavcılığı inceleme başlattı. 19 şikâyetin soruşturmaya başlandığı ifade edildi. Sayın Tokayev’in de Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından hem ülkedeki birlik ve bütünlüğüne yönelik açıklamaları oldu hem de biraz önce ifade ettiğim iddialara yönelik olarak ta gerekli işlemlerin yapılacağından, bu konuda herhangi bir şüphe duyulmaması gerektiği yönünde bir takım değerlendirmeleri oldu Tokayev’in. Bu açıdan bakıldığında Kazakistan Cumhurbaşkanlığı seçimi, ülkede kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev dışında hâlihazırda başka bir cumhurbaşkanın ilk defa girdiği bir seçim olarak da değerlendirilebilir. Bu yönüyle halkın oylaması ile yapılan altı Cumhurbaşkanlığı seçimi oldu. Dolayısıyla da bir ilki teşkil ediyor. Yaklaşık 30 yıldır ülkeyi yöneten Nursultan Nazarbayev’in ardından yeni bir isim Kazakistan’ın cumhurbaşkanı olarak görevini yapmaya devam edecek.

KAZAKİSTAN’DA TOKAYEV YEMİN ETTİ (İHA/NURSULTAN-İHA)

Seçim günü yaşanan protestolarda 500’ün üzerinde göstericinin gözaltına alındığı söyleniyor. Bu gösterilerin sebepleri nelerdir?

1989 yılında Nazarbayev’in Kazakistan Komünist Partisi genel sekreterliğine seçildiğini düşünürsek o tarihten itibaren 30 yıllık bir dönem. 1991’de de Cumhurbaşkanı olarak görevine başlamıştı. Böyle bir uzun dönemde ülkeyi yöneten tek bir liderden bahsediyoruz. Tabii ki aynı zamanda kurucu lider. Ama buna karşın yönetsel ve siyasal anlamda bu kadar uzun süre bir lider yönetimde kalınca haliyle bir takım eleştiriler olması da mümkündür ve doğaldır. Dolayısıyla ülke içerisinde yönetime yönelik eleştirisi olanların bu seçimde yoğun bir beklentisi vardı. Zira bu kez karşılarında rakip olarak değerlendirilecek olursa Nazarbayev yoktu. Resmi ve hukuki olarak Nazarbayev yarışın içerisinde yoktu. Bunun dışında Sayın Tokayev Cumhurbaşkanı olarak yarıştı. Bu tabii halkta ya da muhalif kesimlerde değişim isteyen, değişim beklentisi olan kesimlerde bir tartışmaya sebep oldu. Bunun dışında bence en önemli şey, seçimin hemen ardından muhalefetin en güçlü adayı olarak gösterilen Amirzan Kosanov’un yaptığı açıklamalar bakımından bir takım taktiksel hatalar oldu. Bunlardan bir tanesi de şuydu. Bilhassa da eleştiriler bu şekilde yoğunlaştı Kazakistan içerisinde. Amirzan Kosanov, kesin sonuçlar açıklanmadan önce seçimi kazandığına yönelik Tokayev’i kutladı. Oysaki o dakikalarda henüz gayri resmi sonuçlar açıklanmıştı. Çünkü Kazakistan’da resmi sonuçlardan önce bir sandık çıkış skoru ön inceleme olarak araştırılıp ardından kamuoyuna aktarılıyor. Bunları baz alarak böyle bir kutlama mesajı yayınlandı. Bu da tabii kendisine inananlar çerçevesinde biraz şüphe ile yaklaşılma konusunda artış oldu. Neden beklemeden sonuçları hemen bu şekil değerlendi diye. Bu bağlamda Kosanov’un %16 oy aldığını görüyoruz. Zannediyorum bu protestoların temelinde; özetleyecek olursak birincisi, Sayın Nazarbayev aday olmaması sebebiyle beklentinin yükselmiş olması. İkincisi de muhalefetin öncü adayının bu şekilde yaptığı açıklamalar muhalif kesimlerde bir hayal kırıklığına sebep oldu. Bu da yer yer bu tür gösterilerin yapılmasıyla sonuçlandı. Doğrusu Kazakistan yönetimi de her ne kadar bazı tutuklamalar ve hatta soruşturmalar olsa bile sayın cumhurbaşkanı Tokayev’in yaptığı açıklamadan da yola çıkarsak bu tutuklananların serbest bırakılacağı şeklinde. Yani ortamı yumuşatmaya çalışan, herhangi bir üzücü hadisenin gerçekleşmemesi adına da Kazakistan’ın yönetiminin burada biraz daha kontrolü sağlamaya yönelik bir yaklaşımı olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla da birkaç gündür içerisinde veya bir hafta içerisinde özellikle gayrı resmi sonuç değil de kesin sonuçların seçim kurulu tarafından açıklanması ve yayınlanması ardından bu eylemlerin hızla azalacağını ve bir sükûnet ortamında Kazakistan’ın tekrar yoluna devam edeceğini söylemek mümkündür.

AGİT tarafından, seçimde usulsüzlük olduğuna dair açıklamaklar öne sürüldü. Bu açıklamalarla sizce ne amaçlanmaktadır?

Uluslararası gözlemcilerin büyük bir bölümü ülkedeki seçimi olumlu karşıladılar ve farklı yerlerdeki seçim gözlemcilerin yaptığı açıklamalara bakıldığında seçimde fırsat adaletini sarsan ya da farklı şekilde olumsuz bir kanaat uyandırabilecek olayların, gelişmelerin olduğuna yönelik açıklama çoğunluğu dolayısıyla da, uluslararası manada Kazakistan bu seçimlerde başarı ile çıkmıştır demek mümkündür. Şimdi de esas olan bundan sonrasıdır.  Çünkü Tokayev’in birincisi, mevcut 30 yıldır sürdürülen politik yaklaşım tarzını, diplomatik sistemini ne kadar devam ettireceği önemlidir. Bu açıdan bakıldığında zaten Tokayev, Nazarbayev’in geçici cumhurbaşkanlığına önerdiği bir isim görevi bırakma kararının ardından. Dolasıyla da çok güvendiği bir isim. Çünkü bunun bazı sebepleri var. 1991 yılından bu yana Nursultan Nazarbayev’in yanında bulunmuş, ondan feyz almış bir isim Tokayev.  Önce Dışişleri Bakanı yardımcılığı, Dışişleri Bakanlığı sonra başbakan yardımcılığı ardından Başbakanlık, Senato Başkanlığı sonra yine ülkenin önemli bir temsil kurum olan Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğinde bulundu ve AGİT’te de görevleri oldu. Tokayev bu anlamda Nazarbayev’in gerek iç gerekse dış politika yaklaşımlarına çok hâkim. Hatta bunların oluşturulmasına katkı sağlayıcı bir isim. 1994 yılında nükleer silahlardan ülkenin vazgeçme kararı aşamasında etkili olduğu biliniyor ve ardından da bu sürecin neticelendirilmesinde -ki bu kolay bir süreç değildir- etkili olmuştur. Dünyanın en büyük 4. nükleer silahlarına sahip olan Kazakistan’da, bir anda nükleer silahlardan vazgeçince. Bunları tabii sonuçlandırmak bir teknik, tecrübe ve cesaret isteyen mesele. Sayın Tokayev de o dönemde Dışişleri Bakanlığı’ndaki bu görevi sebebiyle bunu neticelendiren öncü  isimlerden birisiydi. Kazakistan’ın özellikle uluslararası anlamda geçmiş sürecine çok hâkim. Bunun yanı sıra bilhassa Sovyetler Birliği dönemindeki Dışişleri Bakanlığı’ndaki görevinin ilk sürecine baktığımızda Çin büyükelçiliğinde önemli görevlerde bulunduğunu görüyoruz Sovyetler Birliği adına. Ve daha sonra da zaten Rusya-Çin ilişkileri dengesinde Tokayev her zaman olayların ve süreçlerin içerisinde yer alan bir isimdi. Şimdi bu yeni dönemde Tokayev’in birincisi, Nursultan Nazarbayev’in politikalarına büyük ölçüde sadık kalarak ortaya koyduğu reform çabalarının devam ettireceğini söyleyebiliriz. İkincisi, Rusya ve Çin dengesinin önemli olduğunu söylemiştim Tokayev açısından. Bu anlamda Çin’e çok hâkim bir isim. Ayrıca Çince bilmekte. Dolayısıyla yeni dönemde Çin ile ilişkilerin biraz daha kurumsallaştığı bir dönem göreceğiz Kazakistan’da. Üçüncüsü, Kazakistan’ın içeride birlik ve bütünlüğünün sağlanması nihai hedef olacak. Bu bağlamda da bilhassa ülkede zaman zaman eleştirilerin yükseldiği ekonomi konusu var son dönemde dünyadaki kriz İle bağlantılı olarak. Tokayev’in bu bağlamda gelir adaletsizliğini önlemeye yönelik açıklamaları var. Özellikle altını çizmek istiyorum, yolsuzluklar konusunda iki bine yakın bir vaka olduğundan bahsetti seçim öncesindeki konuşmasında. Dolayısıyla Tokayev’in bunu açıkça seslendiriyor olması yeni dönemde ülkedeki bu gelir adaletsizliğini bir yandan önlemeye çalışırken bir yandan da ülkedeki bu yolsuzluk, yozlaşma gibi birtakım tehlikelerin önüne geçmek için ciddi tedbirler alacağını gösteriyor. Bir diğer önemli husus ise elbette Türkiye ile olan ilişkiler. O da Tokayev’in yeni politikaları açısından bizim ilgilenmeniz gereken bir husus. Nursultan Nazarbayev’in tarihsel dış politika hafızasına hâkim. Turgut Özal’dan bu yana Türkiye’de bulunan liderlerle bizzat Nazarbayev’in yanında bulunmuş bir isim. Bu bakımdan da o hafızaya Tokayev de hâkim. Türkiye’nin de yaklaşımları önemli olacak bu noktada. Türkiye,  bu yeni cumhurbaşkanlığı döneminde özellikle bu bir yıllık süreçte Kazakistan’a daha fazla ziyaretler gerçekleşmeli. İkili ilişkiler bağlamında bizim bürokratik kurumlarımız daha fazla projeler, özellikle sonuç odaklı projeler ortaya çıkararak bunları muhataplarına iletmeli. Tokayev’in Rusya-Çin dengesinde kuracağı bir sistemin yanında Türkiye, mutlaka öncesinde olduğu gibi ikili ilişkilerinin herhangi bir olumsuzluğa uğramadan devam etmesini sağlamalı diye düşünüyorum. Eğer bir aksilik olmazsa yani olağanüstü bir gelişme olmazsa ben yine Türkiye-Kazakistan ilişkilerinin Nazarbayev döneminde olduğu gibi yoğun bir şekilde devam edeceğini düşünüyorum. Tabii şüphesiz Nursultan Nazarbayev gibi Türk dünyasını iyi tanıyan, ona yön vermiş, ivme kazandırmış bir karizmatik liderden sonra onun ortaya koyduğu yaklaşımları, politikaları sürdürmek hiç te kolay olmayacaktır. Bu liderlik yönetiminin doğasında olan bir durumdur. Biz de hep birlikte izleyip göreceğiz. Tokayev umarım bu politikaların devam ettirilmesi yönünde bir irade ortaya koyar.

Son olarak Kazakistan devletinin, geride bırakılan seçim sonrası ilerleyişi nasıl olacaktır? Yeni dönemde Kazakistan’da ne gibi değişiklikler gündeme gelecektir?

Nazarbayev son döneminde ülkede siyasal ve bürokratik görevlerde bulunan kişileri giderek gençleştiriyordu. Böyle bir politika izlemişti. Tokeyev’in de özellikle seçildikten hemen sonra atadığı Astana valisi birkaç değişiklikler yaptı. Bu bağlamda bu kuruluşlarda görev yapanların gençleştirme sürecinin devam edeceğini görüyoruz. Bu da Kazakistan’ın yeni dönemde daha dinamik, dünyayı daha iyi okuyabilen bir kadroyla faaliyet göstereceğini  bize işaret ediyor. Tokayev zaten uluslararası ilişkilerdeki edindiği deneyimle dünyanın farklı liderlerini, dış işlerini çok iyi tanıyor. Ülkede devam eden mesela Bolaşak programı var. Bu programın özü, ülkedeki gençlerin yurt dışında dil ve çeşitli eğitimlerden geçerek donanım kazanmasını  sağlamak. İşte bu programın daha da kurumsallaşmasına kapı sağlayacaktır Tokayev. Ve ayrıca Tokayev, Kazakistan’ın Latin alfabesine geçişinde destekleyici isimlerden birisiydi. Bu konuda öncü bir rol oynadı. Dolayısıyla da Tokayev, hem modern Kazakistan’a hem de bu bağlamda kök değerleri ile modernleşme gerekliliğine inanan bir isim. Dolayısıyla Tokayev, ülkede içinde olduğu söylenen ekonomik sıkıntı dönemini sıkıntısız bir şekilde atlatırsa Kazakistan için yeni bir ivme dönemine hazırlıklı olmamız gerektiğini gösteriyor.