Türk Konseyi 7. Zirvesi gerçekleştirildi

Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin (Türk Konseyi) 7. Zirvesi 15 Ekim 2019 tarihinde Azerbaycan’ın başkenti Bakü şehrinde düzenlendi.

Türk Konseyi 7. Zirvesi, Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ev sahipliğinde, Kazakistan Cumhuriyeti Birinci Cumhurbaşkanı Elbaşı Nursultan Nazarbayev, Kırgızistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Purli Agamyradov ve Türk Konseyi Genel Sekreteri Baghdad Amreyev’in iştirakiyle Bakü’de düzenlendi.

Zirveye Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA), Türk Akademisi, Türk Kültür ve Miras Vakfı gibi uluslararası kuruluşların temsilcileri de katıldı. Zirve toplantısı öncesinde katılımcı ülkelerin Dışişleri Bakanları özel bir oturumla bir araya gelerek zirvenin gündemini belirleyen maddeler üzerine görüş alışverişinde bulundu. Her yıl farklı bir temayla toplanan, geçtiğimiz yıllarda ulaşım, enerji gibi konuların gündemde olduğu zirvenin bu seneki teması “Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Desteklenmesi” olarak belirlendi. Söz konusu tema kapsamında Türk Konseyi üyesi devletlerin ticaret ve sanayi odalarının başkanlarının katılımıyla Dünya Türk İş Konseyi Toplantısı yapıldı.

Türk Konseyi’ni kuran Nahçıvan Anlaşması’nın 10. Yılı ve Özbekistan’ın Türk Konseyi’ne katılması bu yılki toplantıya ayrı bir önem kattı. Geçtiğimiz yıl Çolpon Ata şehrinde düzenlenen 6. Zirve’ye ev sahipliği yapan Kırgızistan, Bakü Zirvesi ile birlikte dönem başkanlığını Azerbaycan’a devretti. Zirveye katılan liderler Türk Konseyi 7. Zirvesi’nin Bakü Deklarasyonu’nu ve bir dizi kararı imzalayarak bir sonraki Zirve’nin Türkiye’de gerçekleştirilmesini kararlaştırdı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev toplantıda yaptığı konuşmada, Kırgızistan’a başarılı dönem başkanlığı için teşekkür etti. Özbekistan’ı Konsey’e katılması dolayısıyla kutlayan Aliyev, Özbekistan’ın bu kararının Türk dünyasında birliğin daha da güçlenmesine ve iş birliğinin derinleşmesine katkı sağlayacağını söyledi. Aliyev, Türk Konseyi ülkelerinin ortak tarih ve milli değerleri birleştirdiğini vurgulayarak, Türk dili konuşan ülkelerle iş birliğinin Azerbaycan dış politikasının önceliklerinden olduğunu dile getirdi.

Türk Konseyi’nin kurulduktan sonra geçen 10 yılda önemli gelişmelerin yaşandığını belirten Aliyev, “Azerbaycan, bu günden itibaren Türk Konseyi dönem başkanlığını devralıyor. Azerbaycan, dönem başkanlığı döneminde ülkelerimiz arasında hem ikili hem de çok taraflı iş birliğimizin daha da gelişmesi için çabalarını devam ettirecektir.” diye konuştu.

Nazarbayev: Türk Dili Devletleri demeyelim, Türk Devletleri diyelim

Kazakistan’ın kurucu Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Türk Konseyi’nin başarılı bir gelişim süreci yaşadığını, Türk devletleri arasındaki birlikteliğin kendisini mutlu ettiğini söyledi. Özbekistan’ın “tam üye”, Macaristan’ın ise “gözlemci” ülke olmasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

Nazarbayev, Türk Konseyi’nin başarılı bir gelişim süreci yaşadığını, Türk devletleri arasındaki birlikteliğin kendisini mutlu ettiğini söyledi. Zirve’de önemli bir mesaj veren Nazarbayev “Türk Dili devletleri demeyelim, Türk Devletleri diyelim!..” diyerek devam etti: “Yeni bir tarih sayfası açılıyor. Türk Konseyi, küresel anlamda önemli siyasi ve ekonomik popülerlik kazandı. Aynı zamanda Türk dünyasında uyumumuzu da artırmış bulunuyoruz. Türk ülkeleri arasındaki etkileşim yeni bir seviyeye çıkmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Nazarbayev, Türk medeniyetinin çok derin köklere sahip olduğuna işaret ederek, “Türk dünyasının birliği, benim için güven sözüyle net bir şekilde ifade edilebilir. Ben birlikteliğimizi tasvir etmek için “yeniden doğuş” ve “güven” sözlerini seçiyorum. Aynı zamanda da “kardeşlik” kelimesi benim için çok şey ifade ediyor.” diye konuştu.

Erdoğan: Türk Dünyası nezdinde ortak bir fon kurulması önerisini destekliyoruz

Zirve’de konuşan Erdoğan, Türk Konseyi gibi yapıların dünya siyasetindeki rolünün daha da arttığını gördüklerini belirterek, “Türk Konseyi’nin diğer çok taraflı platformlarla iş birliği ve eş güdüm içinde faaliyet göstermesine önem veriyoruz. Konseyin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde gözlemci statüye sahip olmasını arzu ediyoruz. Bu minvalde Türk Dünyası nezdinde ortak bir fon kurulması önerisini destekliyoruz. Ancak öncelikle bu fonun mali, hukuki ve idari temellerinin sağlam atılması gerekiyor. Bu konuda sekreteryanın eş güdümünde ilgili ulusal ve uluslararası kurumların da tecrübesine başvurularak, kapsamlı bir çalışma yapılmasında fayda görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Başta kültür ve eğitim olmak üzere bilim, tarih, gençlik, spor, arşiv ve kütüphanecilik gibi alanlardaki çalışmaları artırarak sürdürmeleri gerektiğine işaret eden Erdoğan, “Bu minvalde Bakü merkezli TÜRKPA’yı, yine Bakü’de kaim Türk Kültür ve Miras Vakfı’nı, Astana’daki Türk Akademisi’ni ve Ankara’da faaliyet gösteren TÜRKSOY’u hep birlikte desteklemeliyiz. Bu teşkilatlarımız arasında irtibatı pekiştirecek eş güdüm komitesinin kurulmasına dair kararı da zirvemizde almayı öngörüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfı aracılığıyla ellerinden gelen her türlü katkıyı sunmaya hazır olduklarını da kaydetti.

Milli davalarda birbirlerinin yanında durmanın, kardeşliklerinin bir gereği olduğuna vurgu yapan Erdoğan: “Azerbaycan’ın öz toprağı Yukarı Karabağ ve çevresinin Ermenistan’ın işgali altında olması, 1 milyon kardeşimizi evlerinden, yurtlarından uzakta kaçkın olarak yaşamak zorunda bırakmıştır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu konuşmamda ifade ettiğim üzere, bu kabul edilemez bir durumdur. Yukarı Karabağ sorunun en kısa sürede barışçıl yollarla ve Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü esasında çözülmesi için elimizden gelen gayreti göstermeye devam edeceğiz. Türk dünyasının asli parçası olan Kıbrıs Türkleri çözümsüzlüğün mağduru olmayı sürdürüyor. Beklentimiz Kıbrıslı Türklerin maruz bırakıldıkları haksız izolasyon ve ambargonun kırılmasına yardımcı olmanızdır.” dedi.

Mirziyoyev: Özbekistan için tarihi bir gün

Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, bu günün kendileri için “tarihi bir gün” olduğunu, Özbekistan’ın tam üye olarak Türk Konseyi safına katıldığını ifade etti. Üye ülkeler arasında ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin önemine değinen Mirziyoyev, ülkesinde son yıllarda ekonomik alanda elde edilen başarıları anlattı. Mirziyoyev, Türk Konseyi ülkeleri nüfusunun yüzde 40’ının gençlerden oluştuğunu hatırlatarak, Genç Girişimciler Forumu’nun oluşturulmasını ve ilk toplantısının Özbekistan’da yapılmasını önerdi.

Macaristan’ın Başbakanı Viktor Orban da Türk Konseyi’ne katkı sağlamak için gözlemci üye olduklarını, kurumun Avrupa’ya yakınlaşmasında önemli rol oynamak istediklerini söyledi. Orban, Türk Konseyi’nin Budapeşte ofisinin bu konuda büyük rol oynayacağını da sözlerine ekledi.

Türkmenistan’ın Başbakan Yardımcısı Pürli Agamuradov ise Türk Konseyi’ni önemsediklerini ve desteklediklerini belirtti. Türk Konseyi’nin en fazla önem verdikleri uluslararası örgütlerden biri olduğunu ifade eden Agamuradov, zirveye katılımlarının Türkmenistan’ın konuya olan özel ilgisinin göstergesi olduğunu kaydetti.

Türk Konseyi Dönem Başkanlığı Azerbaycan’a geçti

Zirve’de, Türk dünyasının aksakalı olarak anılan ve Kazakistan’ın kurucu Cumhurbaşkanı olan Nazarbayev’e, Türk dünyasını birleştirme çabalarına sağladığı büyük katkılar dolayısıyla “Türk Konseyi Ömür Boyu Onursal Başkanı” unvanı İlham Aliyev tarafından takdim edildi.

Ana konusu, “Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerinin Geliştirilmesi” olan zirve sonunda, Türkiye’nin Barış Pınarı Harekâtı’na destek kararının da yer aldığı bildiri kabul edildi. Toplantı sonrasında kabul edilen ve liderlerce imzalanan bildiride “Türk Konseyi, Türkiye’nin Barış Pınarı Harekâtı’nın terörizmle mücadeleye, Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanmasına, Suriyelilerin teröristlerin zulmünden kurtarılmasına ve yerlerinden edilmiş Suriyelilerin ana vatanlarına güvenli ve gönüllü geri dönüşleri için şartların oluşturulmasına katkıda bulunacağına olan umut ve inançlarını beyan etmektedir.” ifadeleri yer aldı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, bir sonraki zirvenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önerisiyle gelecek yıl Türkiye’de yapılacağını açıkladı.