Türklerin Bilge Atası Tonyukuk

Yazı, insanlık târihinin en önemli buluşlarından biridir. Toplum içindeki ve toplumlar arasındaki haberleşme, yazı ile gelişim göstermiştir. Coğrafya, târih, tıp gibi çok çeşitli alanlarda tutulan kayıtlar ve kültürel birikimler yazı aracılığıyla sonraki nesillere aktarılmıştır. Bir anlamda yazı; gelecekle haberleşmek, gelecekte yaşamak demektir.

Alfabe ise bir toplumun medeniyet düzeyini gösteren en önemli ölçülerdendir. Kültürel birikimlerin kodları onda saklıdır. Alfabe, toplumun hem özeli hem geleneğidir. Ağızdan çıkan ses, husûle gelen eylemdir. Geçmişle gelecek arasındaki en kutsal ve değişmez iletişim aracıdır.

Türkler, yazı ile bazı halklara nispeten daha geç tanışmış olsalar da kendilerine özgü alfabeleriyle çok değerli eserler ortaya koymuşlardır. Bunların tümünün günümüze ulaşmadığı düşünülürse, elimizde bulunan mîras niteliğindeki eserlerin kıymeti katbekat artmaktadır. Türklerin hem konar-göçer yaşam tarzı hem de matbaa ile geç tanışmış olmasının netîcelerinden biri olarak ürünlerimizin önemli bölümünün devlet kademesi tarafından yazılan veya devrin âlimlerine, yazılması yönünde emir telâkkî edilen eserlerden oluştuğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla bunlar genellikle devletin işleyişi, siyâseti; toplumun karakter özellikleri, kültürel varlıkları gibi konuları muhtevîdir. Bu konudan bahis açıldığında akla ilk sıralarda gelecek eserlerden biri ise şüphesiz Tonyukuk Yazıtı’dır.

Türk târihinin en mühim isimlerinden biri olan Göktürklerin bilge veziri Tonyukuk, müellifi sayılabileceği eserinde geleceğe temas ederek çok değerli kayıtlar bırakmıştır. Târihî meseleler, savaşlar, ikili ilişkiler ve siyâset, yazıtın ana hatlarını teşkîl eden kavramlardır. Bizzat kendisi tarafından yazdırılıp diktirilen ve Türk kültür târihi için kıymeti hâiz eşsiz bir eser olan bu yazıt, Türk edebiyatının da en önemli parçalarından biri olma niteliği taşımaktadır.

Yazıtta Tonyukuk’un kimi zaman şaşırtan kimi zaman gururlandıran kimi zaman da kendisini metheden üslûbuyla karşılaşmak mümkündür. Bununla birlikte; kullandığı deyimler, atasözleri ve benzetmelerden dolayı edebî açıdan çok güçlü bir eserle karşı karşıya olduğumuzu da belirtmeden geçmemek gerekir. Netîce itibarıyla, her ne olursa olsun bilge vezirin târihimizin çok büyük sîmâlarından biri olduğu, bütün çıplaklığıyla su yüzüne çıkar.

Keşfedildikten ve okunması tamamlandıktan sonra târihçi, edebiyatçı ve çeşitli bilim insanlarınca yazıt üzerinde çalışmalar yapılmıştır. Prof. Dr. Erhan Aydın’ın Ekim (2019) ayında Kronik Kitap’tan çıkan Türklerin Bilge Atası Tonyukuk adlı eseri, sözünü ettiğimiz çalışmalar arasında kendisine yer edinmiştir. Zira Aydın’ın, 18 kitabı ve 100’ün üzerinde makalesiyle Türk yazısı üzerine en önemli uzmanlarımızdan biri olduğu açıktır. İnönü Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde çalışmalarını sürdüren Aydın’ın, daha önce yine Kronik Kitap tarafından okurlarla buluşturulan Taşa Kazınan Tarih – Türklerin İlk Yazılı Belgeleri(1) ve Sibirya’da Türk İzleri – Yenisey Yazıtları(2), Türk kültür târihi açısından bizce fevkalâde kıymetli eserlerdir.

Türklerin Bilge Atası Tonyukuk; Tonyukuk ve eserine dâir bugüne değin yapılan çalışmalardan, Tonyukuk’un kimliğinden, unvanlarından ve görevlerinden söz eden kapsamlı bir çalışma olarak karşımıza çıkar. Eserin en önemli özelliği, Tonyukuk Yazıtı’nın Çin kaynaklarıyla karşılaştırılarak değerlendirilmesidir. Çin kaynaklarının Türk târihindeki yeri düşünüldüğünde yazarın izlediği yolun ve yöntemin ehemmiyeti daha iyi anlaşılacaktır.

Eserde dikkati çeken bir diğer özellik ise yazarın, Tonyukuk ve yazıtı hakkında kalıplaşmış doğru bilinen yanlışların üzerine çokça eğilmesidir. Çalışmayı emsâllerine göre en az bir adım daha öne çıkaran bu özelliği ile eserin, doğru târihçiliğin güzide bir örneği olarak adından söz ettireceğine inanıyoruz.

Eserin son sayfalardaki “Tonyukuk Yazıtının Türk Runik Harfli Metni, Yeni Türk Harflerine Aktarımı ve Günümüz Türkçesine Çevirisi” bölümünde 1 ve 2. taşın batı, güney, doğu ve kuzey yüzleri sırasıyla verilmiş, birebir çeviri yapmak veya metin üzerinde çalışmak isteyenlere ciddî bir kolaylık sunulmuştur.

Burada değinmek gerekir ki dipnotlar vâsıtasıyla eserde geçen yer isimlerini açıklaması ve Tonyukuk’un ifâdeleri ve kelimeler üzerine çözümlemelerde bulunması; harita, fotoğraf ve çizimlere yer vermesi; dizin ve indeks bölümü ile yararlandığı kaynakların bolluğu; ortaya koyulmak istenen akademik çalışma kimliğini esere kazandırdığı gibi yazarın titiz çalışmasının da en önemli işâretleridir. Esâsen yazarın Türkçe üzerine uzmanlığı, meydana getirilen çalışmanın yöntemi gereğince kolayca anlaşılabilmektedir.

Yayıncılık alanında son dönemde büyük bir atılım gerçekleştiren Kronik Kitap, özenli çalışmalarıyla adından uzun süre söz ettireceğe benziyor. Sayfa düzeni, kapak tasarımı ve imlâ gibi konularda gösterdiği ihtimam, ele aldığımız kitap için de geçerliliğini korumaktadır. Okurların çok zorlamadan kitaptan istifâde etmesini mümkün kılan bu keyfiyet, yayınevinin hânesine artı değer olarak yazılmalıdır, kanısındayız.

Geleceğe düşülen notlar, toplumların geçmişini anlamasında ve kendi geleceğini şekillendirmesinde oldukça etkilidir: Bir nevi toplumun hâfızası işlevini görürler. Yalnız bazen iletilen mesajların çözümlenmesi ve anlamlandırılması mecbûriyeti zuhûr edebilmektedir. Prof. Dr. Erhan Aydın, tam da bu görevi üstlenerek ciddî bir sorumluluğun altına giren âdetâ bir elçi konumundadır. Hiçbir noktanın karanlıkta kalmayacağı şekilde özenli bir çalışmanın ürünü olan bu eser sâdece dilci, edebiyatçı veya târihçiler için değil; Türk’ün geçmişine ve Türk kültürüne ilgi duyan herkese hitâp edebilecek mâhiyette olmakla beraber; eserin hak ettiği alâkaya mazhar olacağına inancımız tamdır.

(1) Erhan Aydın, Kronik Kitap, 1.Baskı, 368 Sayfa, 2018

(2) Erhan Aydın, Kronik Kitap, 1.Baskı, 304 Sayfa, 2019