Haberler

...

TÜRKİYE ÇÖLLEŞMENİN EŞİĞİNDE

Türkiye büyük bir kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya. Kuruyan göller, su kesintisi yaşayan şehirler kuraklığın ciddi boyutlara ulaştığını haber veriyor.

Türkiye, son yılların en büyük kuraklık ve sıcaklık dalgasıyla karşı karşıya. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025’in ilk yarısında yağışlar, uzun yıllar ortalamasının çok altında kalarak bazı bölgelerde son 60 yılın en düşük seviyesine indi. Uzmanlara göre hem üretim hem de günlük yaşam açısından kritik dönemece girildi.

Barajlardaki Azalma Ekosistemi ve Üretimi Etkiliyor

Barajlarda su seviyeleri hızla düşerken göller ve nehirler adeta yok oluyor. Kocaeli’nde Yuvacık ve Namazgah barajlarının doluluk oranı yüzde 45’in altına inerken, İzmir’deki Tahtalı Barajı yüzde 7 seviyesine kadar geriledi. Gördes Barajı’nda ise neredeyse hiç su kalmadı. Trakya’da Meriç Nehri’nde debi ciddi seviyelere düştü; Konya’daki Beyşehir Gölü, Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olmasına rağmen çatlamış topraklarla kaplı bir alana dönüşmek üzere.

Kuruyan göller yalnızca ekosistemi değil, yöre halkının geçimini de doğrudan etkiliyor. Bir zamanlar balıkçılığın ve göçmen kuşların uğrak noktası olan Beyşehir, Seyfe, Kellah ve Eber gölleri artık sessiz ve çorak manzaralar sunuyor. Kastamonu’daki Çiğdem Göleti ise tankerlerle su taşınarak ayakta tutulmaya çalışılıyor.

Kuraklık yalnızca içme suyunu değil, enerji ve tarımı da tehdit ediyor. Hidroelektrik santrallerinde üretim yüzde 10’a kadar gerilerken, göl ve göletlerdeki çekilmeler balık ölümlerine yol açıyor. İç Anadolu ve Ege’de tarım faaliyetleri ciddi zarar gördü. Mısır ve pamuk gibi suya ihtiyaç duyan ürünlerin üretimi kısıtlanırken, nohut ve mercimek gibi daha az su tüketen bakliyatların ekimi teşvik ediliyor.

Türkiye’nin Yüzde 88’i Çölleşme Riski Altında

Yapılan çalışmalara göre Türkiye’nin yüzde 88’i çölleşme riski altında. Uzmanlar, erozyon kontrolü ve ağaçlandırma projelerinin hız kazanması gerektiğini, suyun her damlasının korunması için topyekûn bilinç ve kararlılığa ihtiyaç olduğunu vurguluyor.