Söyleşiler

Türkiye, demografik bir operasyonun tam ortasındadır ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTMALIYIZ Uzun vadeli yapısal reformlara ihtiyacımız var Zorluk, kıtlık, sefalet… KERKÜK DÜŞERSE DİYARBAKIR DÜŞER, ANKARA SARSILIR SURİYE’DE NORMALLEŞME UZAK İHTİMALDİR YUNANİSTAN KÜLTÜREL SOYKIRIM YAPMAKTADIR
Güney Türkistan işgâle karşı direnmektedir

Güney Türkistan işgâle karşı direnmektedir

Aminullah Nail Khangeldi ile Güney Türkistan’da yaşananları ve bölgedeki son durumu konuştuk.

Milyonlarca Türk’ün yaşadığı Güney Türkistan bölgesi, terör örgütlerinin saldırıları ve Afganistan devletinin çeşitli baskıları altında zor günler geçiriyor. Bölgedeki sıkıntıların kaynakları nelerdir?

Güney Türkistan’daki mevcut sıkıntıların kaynağını tarihte aramakta fayda var. Tarihten biliyoruz ki Türk düşmanları hangi din ve inancı kabul ederlerse etsinler, Türklere karşı değişmeyen bir zihniyetleri var; o da Türk’ü yeryüzünden silmek ve beldelerini işgal etmektir. Nasıl ki bundan bir asır önce dünya birleşerek Anadolu’yu harita üzerinde fiilen paylaşarak ve Türk’ü yok etmek, yurdunu işgal etmek için topyekûn seferber olduysa veya Rusya, büyük Türkistan’ı nasıl işgal ettiyse aynı senaryo oynanmaktadır. Veyahut Doğu Türkistan’ı Çin nasıl yuttuysa ve nasıl ki oradaki Türklerin kökünü kazımaya çalışıyorsa, Güney Türkistan ve halkı da Faşist Afganlar tarafından uygulanan aynı gerçeklere karşı direnmiş ve direnmektedir.

- Güney Türkistan’ın stratejik coğrafi yerleşimi bu nedenlerin en başında gelmektedir. Orta Asya ülkeleriyle olan sınır hatları dünya süper güçlerinin bu bölgede karşı karşıya gelerek kendi çıkarlarını elde etmesine zemin hazırlamaktadır. Bölgedeki mevcut el değmemiş yer altı zenginlikleri ve en meşhur gümrükler da buna ektir.

- Son yirmi yıl içinde Güney Türkistan bölgesi her ne kadar güvenlik açısından çok iyi durumda olsa da devlet tarafından kalkınması ve gelişmesi için hiçbir proje ele alınmamış ve uygulanmamıştır. Devlet mekanizmasında yolsuzluk ve rüşvet en üst seviyeye ulaşmış ve yerel halkın kadroları işe alınmamıştır. Bunlar da oradaki halk ve devlet arasında olan güvensizlik makasını iyice açmıştır. Aynı zamanda Karzai döneminde Taliban ve diğer terörist gruplar Güney Türkistan’ın köylerinde geceleyen uçaklarla götürülmüş ve yerleştirilmiştir. Köylerde var olan savunmasızlık, eğitimsizlik ve batıl dini inançlar gibi unsurlar bir araya gelerek işbu grupların iyice kök salmasına sebebiyet vermiştir. Güney Türkistan ve halkını Taliban ve DEAŞ gibi terörist gruplardan korumak için gece gündüz çırpınan komutanları ve askerleri Afgan faşist devleti tarafından türlü oyunlarla hapse atılmış veya devlet yardımıyla terör grupları tarafından öldürülmüştür. Bunların tamamı el ele vererek bugünkü durumu ortaya çıkarmıştır.

- Komşu ülkeler İran, Pakistan ve Çin dünya süper göçleriyle birlik olup her ülke kendini sağlama almak ve çıkarı için savaşı Güney Türkistan bölgesinde devamını sağlamaktadır. Özellikle Pakistan, Afganistan’ın kalkınmasını istememekte. Çünkü Afganistan’ın kalkınması siyasi ve ekonomik olarak çöküşüne yol açacaktır (Afganistan’ın ithalatının hemen hemen %90’ı Pakistan, Çin ve İran’dan yapılmaktadır). Yanı sıra Pakistan tüm bölgeyi Peştunlaştırma fikrine Afgan devletinden yanadır. Peştunları kendi çıkarları için kullanmakta ve Güney Türkistan bölgesini harabeye çevirmektedir.

NATO güçlerinin çekilmesi sonrası başkent Kabil’deki havalimanının güvenliğini sağlamak adına girişimde bulunan Türkiye sizce neyi amaçlamaktadır?

NATO, sizin gözünüzde güç olsa da bizim gözümüze büyük bir hiçtir. Bu sözü NATO’nun Afganistan’daki 20 yıllık serüveni ve sonucunu görerek söylüyorum. Türkiye’ye bile bile ateşten bir gömlek giy(diril)mektedir. Daha geçen gün yerel gazetelerinden birinde, Taliban bu konuyla ilgili “Eğer Ki İşgale Devam Ediyorsanız Karşınızda Duracağız” başlığı altında bir bildirge yayınlandı. Taliban Türkiye’nin orada bulunmasını işgalin devamı niteliğinde görmektedir. Bildirgede “Afganistan ve Türkiye’nin tarihi, mezhebi ve kültürel bir bağı vardır. Ama Türk askerlerinin Afganistan’da bulunması iki dost arasında Düşmanlık çıkarabilir” diye not düşerek şunu eklemektedir: “Herhangi bir bahane ile olsa olsun yabancı bir ülke Askerinin Afganistan’da bulunması İşgal sayılır ve biz ona karşı cihat ederiz”.(1)

Sayıları her geçen gün artan Afgan göçmenler, gruplar halinde İran’a, oradan da ülkemize geçiyorlar. ABD’nin çekilmesiyle birlikte başlayan göç dalgası karşısında neler yapılmalıdır?

Çağımızdaki göçlerin hepsi savaş halında olan ülkelerden ve savaşların getirdiği felaketler yüzünden gerçekleşir. Afganistan halkı son yarım asırdır dış kaynaklı iç savaşlar yüzünden sürekli göç halindedir. Eskiden teknolojini ve özellikle medya ve internetin yaygın olmaması dolaysıyla herkes bildiği komşu ülkeler Pakistan ve İran’a dalgalar halında gelip sığınsa da Suudi Arabistan’a veya Türkiye’ye tek tük gelebilirdi. Artık herkes dünyayı avuçlarının içi gibi bildiği için, Avrupa ve daha ötelere yerleşmeyi amaçlamaktadır. Belledikleri menzile varmaları ve Türkiye’nin de o yolun üzerinde olması dolayısıyla ister istemez göç dalgalarının burada konaklaması kaçınılmaz olur. Kanımca önemli olan Türkiye’nin bu doğrultuda kendisini korumak için ciddi önlemler alması gerekiyor. Çünkü bu dalgalar şu kritik zamanda, beraberinde yeni hastalıklar, kıtlık, düzensizlik ve başka zorlukları getirirken, uyuşturucu ve silah kaçakçıları bunların arasına katılarak fırsattan faydalanacaktır. Üstelik komşu ülke İran, bu sorunları kendisi yaşamamak için bu dalgaları engellemeden doğrudan Türkiye’ye geçmelerine yardımcı olmaktadır. Unutulmamalıdır ki Taliban ve bölgedeki teröristlerin büyükleri de gelecek hamleleri için kendi adamlarını bu yollarla yurt dışına yerleştirmektedir. Güzel Türkiyemizin sorumlu emniyet güçleri ve istihbaratı kendi yurttaşlarının huzuru ve emniyetini korumak ve güvende almak için çok dikkatli olmalıdır.

Hem terör örgütleri hem de Afganistan hükümeti ile mücadele içerisinde olan Güney Türkistan Türklerinin son durumu nedir?

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Güney Türkistan halkı asırlardır türlü unvanlar altında, örneğin: saltanat, krallık, cumhuriyet, komünistlik, İslami Emaret, İslam cumhuriyeti, demokrasi maskeleriyle defaatle işgale kalkışan Afgan devletine karşı her türlü mücadeleyi veregelmektedir. İnsanlık umudunun yüz karası NATO’nun söz sahipleri dünyadaki son askeri teçhizatla 20 sene boyunca bir avuç motosikletli teröristi yok edememiş ve yenilerek kuyruğunu kıstırıp kaçmıştır. Aslında, durum çıplak gözle böyle görünse de işin özü süper güçlerin bu bölge ve halkı üzerinden kendi acımasız oyunlarını oynamaktır. NATO maskesi altında 20 yıl boyunca rakipleri Çin ve Rusya’ya karşı Taliban’ı eğiten Amerika ve ortakları, kendi elleriyle oynattığı Afganistan hükümetinin kukla iktidarı üzerinden vardığı anlaşmada Güney Türkistan’ı stratejik konumu nedeniyle tamamen teröristlere imzalayarak vermiştir. Ondandır ki son 2 ay içerisinde NATO Kabil’den çekilirken, Afgan Hükümeti de Güney Türkistan’daki askerî güçlerine “Tank ve top dâhil tüm askeri teçhizatı tek kurşun sıkmadan Taliban’a bırakarak çekilin” emrini vermiştir. Netice itibariyle Güney Türkistan illerinin merkezleri dışında tüm ilçeleri savunulmadan Taliban’a bırakılmıştır. Taliban’ın bulunduğu yerlerde, yerli Türk halkı her türlü işkenceye tabi tutulmaktadır. Örneğin: Her aile Taliban askerleri için günde 3 öğün yemek hazırlamak zorundadır. 15 yaşındaki kızları Taliban’a katılan Pakistanlı, Arap ve diğer teröristlerin nikâhına alınmaktadır. 45 yaşın altındaki dul kadınlar yine evli Taliban askerlerinin ikinci, üçüncü ve dördüncü karısı olarak zorla alınmaktadır. Ve son olarak da geçtiğimiz günlerde yayınladıkları vahşice bir fermanı var:

Kısaca özeti: “İşgal ettiğiniz her yerde, bütün devlet dairelerini ve tesislerini, köprüleri, okulları, hastane ve sağlık ocaklarını yıkın ve yakın! Devletten yana olanları öldürün. Devlet idarelerinden ele geçirdiğiniz ganimetleri ve savaş malzemelerini kullanmadan Pakistan’a naklettirmek üzere düzgün bir yerde saklayın…” Güney Türkistan’da son durum bundan ibaretken; bunların yanı sıra, Taliban doğrudan ve Afgan hükümeti de cephedeki birliklerin muhaberelerine cevap vermemekle dolaylı olarak Mareşal Raşit Dostum’un şehri olan son kale Şibirgan’ı dört taraftan kuşatmış bulunmaktadır. Kahramanlarımız, Mareşal Dostumun oğlu Komutan Yar Muhammed komutasıyla Şibirgan başta olmak üzere Güney Türkistan’ın tüm illerinde düşmanlarımızla burun buruna savaş içerisindedir.

Bölgede Türk’ün varlık mücadelesini veren ve her türlü zorluğa karşı yılmayan başta Mareşal Raşit Dostum ve Güney Türkistan Türklerinin menfaatlerinin korunması adına Türkiye’nin yapması gerekenler nelerdir?

Bu sorunuza, Güney Türkistanlı bir kardeşiniz olarak yürek derdiyle cevap vermek istiyorum. Kandaş ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti son 20 yıldır zaten sahadaydı ve tüm oyunların da ortağıydı. Biz kardeşleriniz, göz göre göre bu büyük felakete sürüklenmişsek eğer, Türkiye olarak sizin de katkınız vardır maalesef. Kandaşlarınızın menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için aslından yapacağınız çok iş vardı. Bu kadar geniş bir süre içerisinde kardeşlerinizi ve yavru vatanınızı başka bir boyuta çıkarabilirdiniz mesela. En azından oradaki Türk boylarının birliğini ve beraberliğini pekiştirebilirdiniz. En azından oranın evlatlarından yüzlerce fikir insanı, siyaseti bilen, stratejiyi bilen insanlar yetiştirebilirdiniz. Hiç olmazsa onlara bir haber ajansı kurup onların ulusal ve uluslararası medya gücünü sağlayabilirdiniz mesela. Kardeşlerinizi güçlü bir istihbarat teşkilatına sahip olmaları için onlardan yüzlerce kişiyi sağlam şekilde eğitebilirdiniz aslında. Lakin 20 senede yapamadıysa son 20 gün belki de son 20 saatte ne yapabilir ki?

Yine de eğer isterse soydaşları ve ata toprakları için yapabileceği bir şeyler vardır muhakkak;

- Türk Dünyası’nı toplayarak konuyla ilgili bir zirve görüşmesi gerçekleştirebilir.

- Bölgenin komşuları özellikle Özbekistan ve Türkmenistan’ın maddi ve manevi yardım yapmasını sağlayabilir.

- Karabağ savaşlarında aldığı pozisyonu aynı kan bağı gerekçesiyle orada da sergileyebilir. Hiç olmazsa Türk askerlerimize teçhizat temin edebilir.

Türk halkının hayır dualarını da bekleriz.

(1) https://8am.af/taliban-warn-turkey-if-you-continue-to-occupy-we-will-stand-against-you/

Diğer Söyleşiler