...

Türk Dünyası Raporu Ocak 2021

AZERBAYCAN

“Yıkılan tüm şehirleri yeniden kuracağız.”Azerbaycan bayrağı

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, yeni yıl dolayısıyla ulusa seslendi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, yeni yılda kendilerini büyük işlerin beklediğini belirterek, “Yıkılan tüm şehirleri yeniden kuracağız. Karabağ bölgesinde bir cennet yaratacağız. Halkımız bunu hak ediyor” dedi.

Aliyev, ulusa sesleniş konuşmasında halkın yeni yılını ve Azerbaycanlıların Dayanışma Günü’nü kutladı.

Bir yılı daha geride bıraktıklarını ifade eden Aliyev, “2020 yılı tarihte bizim şanlı zafer yılımız olarak kalacaktır. Azerbaycan, 44 günde Ermenistan’ı mağlup etti ve topraklarını işgalden kurtardı. Bu zafer Azerbaycan halkının hafızasında sonsuza kadar yaşayacak. Bu tarihi bir zaferdir. Tarihi adaleti yeniden sağladık.” dedi.

Azerbaycan’ı güçlendirmenin yanı sıra Ermenistan’ı zayıf bırakmak ve bölgesel projelerin dışında tutmak yönünde bir politika izlediklerini bildiren Aliyev, uluslararası arenada da Azerbaycan’ın haklı tutumunu güçlendirmek yönünde önemli adımlar attıklarını vurguladı.

Aliyev, kendilerini büyük işlerin beklediğini, Azerbaycan için yeni dönemin başladığını vurgulayarak, “Yıkılan tüm şehirleri yeniden kuracağız. Karabağ bölgesinde bir cennet yaratacağız. Halkımız bunu hak ediyor.” diye konuştu.

Ermeni güçlerinin döşediği mayının patlaması sonucu bir Azerbaycanlı öldü.

Ermenistan askerlerinin döşediği mayının patlaması sonucu bir Azerbaycanlı sivilin yaşamını yitirdiği bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı ifade edilen açıklamada, vatandaşlara işgalden kurtarılan arazilere mayınlardan tam temizlenene kadar girmeme uyarısında bulunuldu.

Daha önce de Ermenistan güçlerinin döşediği mayınların patlaması sonucu Azerbaycanlı sivil ve askerler yaşamını yitirmişti.

Ermenistan işgalinden kurtarılan Şuşa, Azerbaycan’ın “kültür başkenti” ilan edildi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan işgalinden kurtarılan Şuşa şehrini ülkenin “kültür başkenti” ilan ettiğini açıkladı.

Aliyev, kültür bakanı atadığı Anar Kerimov ile video konferans yoluyla toplantı gerçekleştirdi.

Azerbaycan’ın zengin kültüre sahip olduğunu hatırlatan Aliyev, Kerimov’a kültür ve dilin korunması ve yaşatılması hususunda talimatlar verdi.

Aliyev, bu yıl ünlü Azerbaycanlı şair ve düşünür Nizami Gencevi’nin 880. doğum yılının kutlanacağını anımsatarak, 2021’i “Nizami yılı” ilan ettiğini duyurdu.

Muğam, aşıklık ve halıcılık sanatlarının korunması ve yaşatılmasının önemine değinen Aliyev, dini ve mimari yapıların korunması gerektiğine dikkat çekti.

Azerbaycan tarih ve kültürünün simgelerinden olmasının yanı sıra hem bölgeye hakim coğrafi konumu hem de Dağlık Karabağ’ın en büyük şehri Hankendi’ye giden yolun üzerinde bulunması nedeniyle stratejik önem taşıyan Şuşa, 8 Mayıs 1992’de Ermenistan güçlerince işgal edilmişti.

Azerbaycan ordusu, Şuşa’yı 8 Kasım’da işgalden kurtarmıştı.

Azerbaycan’dan Ermenistan Dışişleri Bakanı Ayvazyan’ın Dağlık Karabağ ziyaretine tepki.

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ara Ayvazyan’ın Dağlık Karabağ’ı ziyaret ederek sözde Ermeni yöneticilerle bir araya gelmesine tepki gösterdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Ayvazyan’ın ziyaretinin ve Dağlık Karabağ’da bazı “anlaşmalar” imzalamasının Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan arasında 10 Kasım’da imzalanan üçlü bildiriyle çeliştiği, çatışmaların sona ermesinin ardından bölgede barış, güvenlik ve iş birliğini tesis etme girişimlerine uymadığı belirtildi.

Açıklamada, 10 Kasım’daki bildiride Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın da imzasının bulunduğu hatırlatılarak, şu ifadelere yer verildi:

“Ermenistan hükümeti bu hususta yükümlülükler almıştır. Erivan yönetiminin bu yükümlülüklerini ihlal etmesi provokasyondur. İç kamuoyu için gerçekleştirilen bu gibi eylemler bölgede durumun normalleştirilmesine hizmet etmemektedir.

Ermenistan yetkilileri asılsız fanteziler üzerine hareket etmemeli, bölgedeki yeni gerçekliği kabul etmelidir.

Üçlü bildirinin uygulanmasının sağlanması ve bölgede oluşan yeni güvenlik formatı, ayrıca iş birliği fırsatlarına dayalı adımların atılması barış içinde bir arada yaşamaya katkı sağlayabilir. Bunun tersi, gerginliği artırma girişiminden başka bir şey değildir.”

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Dağlık Karabağ’a ziyaret hususunda Ermenistan’ı uyardı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ara Ayvazyan’ın Dağlık Karabağ’ı ziyaret ederek, sözde Ermeni yöneticilerle bir araya gelmesine tepki göstererek, “Bu ziyaretler durdurulmalıdır. Bu tür kışkırtıcı adımlar atılırsa, Ermenistan’ın daha çok pişman olacağı konusunda uyarıyoruz.” dedi.

Aliyev, ekonomi kurmaylarıyla düzenlediği 2020 yılına ilişkin değerlendirme toplantısında, Dağlık Karabağ’a Azerbaycan’ın izni olmaksızın yapılan ziyaretleri değerlendirdi.

Azerbaycan’ın izni olmaksızın Dağlık Karabağ’a hiçbir yabancı ülke vatandaşının gidemeyeceği konusunu bölgede görevli Rus unsurlara daha önce ilettiklerini belirten Aliyev, “Maalesef Rus unsurların izniyle oraya Fransız parlamenterler gitti. Sonuçta Fransa’nın Bakü Büyükelçisi, Dışişleri Bakanlığına çağrıldı ve kendisine nota verildi. Biz sessiz kalmayacağız.” ifadesini kullandı.

Moskova’da Dağlık Karabağ görüşmesi gerçekleştirildi.

Rusya Devlet Başkanı Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Paşinyan, Moskova’da Dağlık Karabağ’ı görüşmek için bir araya geldi.

Putin, Kremlin Sarayı’ndaki görüşme öncesi yaptığı açıklamada, Aliyev ve Paşinyan’a Moskova’ya geldikleri için teşekkür etti.

Rusya Devlet Başkanı, “Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan tarafından varılan üçlü ateşkes anlaşması istikrarlı bir şekilde uygulanmaya devam ediyor. Dağlık Karabağ’daki durum sakin, 48 bin mülteci şimdiden bölgeye döndü.” dedi.

Rus lider, Aliyev ve Paşinyan ile görüşmesinin olumlu havada geçmesini ve Karabağ’daki durumun çözümüne katkıda bulunmasını umduğunu kaydetti.

Moskova’daki Dağlık Karabağ görüşmesinde taraflar, Karabağ’ın gelişimine dair ortak bildiri imzaladı.

Rusya Devlet Başkanı Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Paşinyan, Moskova’da Dağlık Karabağ’ı görüşmek için bir araya geldi. Taraflar, Karabağ’ın gelişimine dair ortak bir bildiri imzaladı.

Aliyev ile Putin Moskova’da ikili görüştü

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Karabağ’daki ulaşım bağlantılarının açılmasının bölge için büyük önem taşıdığını vurgulayarak “Azerbaycan olarak Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti üzerinden Türk pazarına erişebileceğiz. Aynı zamanda Türkiye-Rusya arasındaki demir yolu bağlantısı da sağlanacak.” dedi.

Aliyev, Rusya’nın başkenti Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile gerçekleştirdiği üçlü görüşmenin ardından Putin’le yaptığı ikili görüşmede açıklamalarda bulundu.

Bugün Moskova’da yapılan görüşmelerin ardından imzalanan ortak bildirinin önemine işaret eden Aliyev, “Azerbaycan, 30 yıl aradan sonra Ermenistan üzerinden ulaşım yoluyla Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile bağlantı kuracak.” diye konuştu.

Ermenistan’ın da Azerbaycan topraklarından Rusya ve İran’a demir yolu üzerinden erişime sahip olacağını belirten Aliyev, “Azerbaycan olarak Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti üzerinden Türk pazarına erişebileceğiz. Aynı zamanda Türkiye-Rusya arasındaki demir yolu bağlantısı da sağlanacak.” dedi.

Söz konusu bildirinin önemli bir potansiyel taşıdığını vurgulayan Aliyev, “Bugün kurulmasına karar verdiğimiz çalışma grupları da etkin bir şekilde çalışarak bölge için tasarlanan ve tamamlanacağına emin olduğum projelerin durumu hakkında bizi bilgilendireceklerdir.” ifadelerini kullandı.

Azerbaycan ve Ermenistan istihbarat başkanları Dağlık Karabağ’daki güvenlik konularını görüştü.

Azerbaycan Devlet Güvenlik Servisi Başkanı Ali Nağıyev ile Ermenistan Ulusal Güvenlik Servisi Direktörü Armen Abazyan son haftada 2 kez bir araya gelerek iki ülke sınırı ile Dağlık Karabağ’daki güvenlik konularını görüştü.

Azerbaycan Devlet Güvenlik Servisinden yapılan açıklamada, Nağıyev ve Abazyan’ın önce 8 Ocak’ta Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile Ermenistan arasındaki tarafsız bölgede, 10 Ocak’ta ise Ermenistan’ın Sünik vilayetine yakın sınır bölgesinde bir araya geldikleri bildirildi.

Son görüşmede, iki ülke sınır hizmetleri komutanlarının da hazır bulunduğu belirtildi.

Açıklamada, görüşmelerde iki ülke sınırında yaşanan olayların birlikte araştırılması, Azerbaycan ordusunun işgalden kurtardığı Dağlık Karabağ ve diğer bölgelerin güvenliği, çatışma bölgelerinde gömülen cesetlerin yerlerinin belirlenmesi ve esir değişimi gibi konuların müzakere edildiği kaydedildi.

Bakan Çavuşoğlu Azerbaycanlı mevkidaşı Bayramov’la görüştü

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile bir görüşme yaptı. Bakan Çavuşoğlu, görüşmeyi sosyal medya hesabından “TekMilletİkiDevlet” etiketiyle paylaştı.

Çavuşoğlu, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi’nin bakanlar onuruna verdiği akşam yemeğinin ardından mevkidaşı Bayramov’la ikili görüşme gerçekleştirdi.

Bayramov ile görüşmesini “TekMilletİkiDevlet” etiketiyle Twitter hesabından duyuran Çavuşoğlu, mevkidaşıyla Yukarı Karabağ’a ilişkin son gelişmeleri ele aldıklarını belirtti.

Çavuşoğlu, paylaşımında, “Barışın inşasında Azerbaycanlı kardeşlerimize desteğimiz sürecek.” dedi.

Azerbaycan inşaat ihalelerinde Türkiye modelini uygulayacak

Azerbaycan, devletin sipariş ettiği inşaat ihalelerinde Türkiye modelini uygulayacak, işgalden kurtarılan Dağlık Karabağ’ın imarında Türk şirketlerine öncelik tanınacak.

Dağlık Karabağ ve etrafındaki 7 ili Ermenistan’ın işgalinden kurtaran Azerbaycan’da, bu bölgelerin imarı için çalışmalara başlandı.

Azerbaycan hükümeti, işgal döneminde harabeye dönen tüm bölgeleri imar ederek ata yurtlarından yıllardır uzak düşen vatandaşların doğdukları topraklara mümkün olan en kısa sürede dönüşünü hedefliyor.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in talimatıyla kapsamlı imar ve kalkınmaya başlayan hükümet, projelere yabancı şirketlerin, özellikle de Türk iş adamlarının katılımı için süreçleri kolaylaştıracak sistemler üzerinde çalışıyor.

Hükümet, ülkedeki inşaat ihalelerinde Türkiye modelinin uygulanması yönünde karar aldı. Yapılan mevzuat değişikliği ile ihalelerde bürokratik engelleri ortadan kaldırılacak, siparişçi kurumların inşaat malzemesi taban fiyat listeleri güncel hale getirilecek.

Türkiye ile Azerbaycan arasında imzalanan Tercihli Ticaret Anlaşması Resmi Gazete’de yayımlandı.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Tercihli Ticaret Anlaşması’nın onaylanmasına yönelik karar Resmi Gazete’de yayımlandı.

Bakü’de 25 Şubat 2020’de imzalanan anlaşmaya göre, taraflar arasında anlaşmada yer alan bazı ürünlerde mevcut tarifelerin indirilmesi ya da kaldırılması ve tarife dışı engeller ile tarife benzeri engellerin kaldırılması, iktisadi ilişkilerin ahenkli şekilde gelişmesi yoluyla ticaretin güçlendirilmesi ve teşvik edilmesi, elverişli adil rekabet koşullarının yaratılması ve ticaretin sürdürülebilir büyümesi için daha öngörülebilir ve güvenli ortamın yaratılması amaçlanıyor.

Ticari ilişkileri güçlendirmeyi hedefleyen anlaşmanın uygulanmasıyla katedilecek gelişmelerin gözlenmesi için anlaşmaya taraf temsilcilerden oluşan bir Ortak Komite de kuruldu.

Azerbaycan’da “Kanlı Ocak” anıldı

Azerbaycan’da, bağımsızlığın sembolüne dönüşen ve tarihe “Kanlı Ocak” olarak geçen 20 Ocak Katliamı’nın kurbanları yad ediliyor.

Azerbaycanlılar, 1990’da yaşanan katliamda hayatını kaybedenleri anmak için Bakü Şehitler Hiyabanı’na akın etti. Yeni tip Korona virüsü (Kovid-19) tedbirlerine uyularak gerçekleştirilen ziyaretlerde mezarlara kırmızı karanfiller bırakıldı, şehitler için dualar edildi.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de eşi Mihriban Aliyeva ile Şehitler Hiyabanı’ndaki törene katıldı. Azerbaycan Milli Marşı’nın çalındığı törende Aliyev, Ebedi Ateş Anıtı’na çelenk bıraktı.

Ayrıca, yerel saatle 12.00’de tüm şehitler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Bu sırada Hazar Denizi kıyısındaki gemiler ve trafikteki araçlar da korna çaldı.

- “Türkiye her zaman Azerbaycan’ın yanında”

Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral da Şehitler Hiyabanı’nı ziyaret etti.

Büyükelçi Özoral, basın mensuplarına, bu sene daha farklı bir “20 Ocak” geçirdiklerini söyledi.

Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarının kurtarıldığını hatırlatan Özoral, “İnşallah şehitlerimizin ruhu biraz olsun rahatlamıştır. Göçmen kardeşlerimizin artık yurtlarına dönebilecek olmasıyla bu 20 Ocak’ı biraz daha farklı biçimde anıyoruz. Bütün şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyorum. Azerbaycan’ın kara gününde, iyi gününde, sevincinde ve kederinde her zaman Türkiye olarak yanında olduğumuzu vurgulamak istiyorum.” dedi.

Türk Konseyi, Azerbaycan’daki “Kanlı Ocak” katliamının 31’nci yılı dolayısıyla anma mesajı paylaştı.

Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi), Azerbaycan’da keder ve gurur günü olarak anılan ve tarihe “Kanlı Ocak” olarak geçen 20 Ocak Katliamı’nın 31’nci yılı dolayısıyla anma mesaj yayımladı.

Türk Konseyinin Twitter hesabından konuya ilişkin yapılan paylaşımda, “Kara Ocak olarak bilinen 20 Ocak 1990 Bakü katliamı vesilesiyle, Türk Konseyi olarak, vatanları uğruna canlarını feda eden Azerbaycan’ın tüm kahraman evlatlarını saygıyla anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.” ifadesi kullanıldı.

Azerbaycan ve Türkmenistan Hazar’daki “Dostluk” petrol yatağının ortak işletilmesi konusunda anlaştı.

Azerbaycan ve Türkmenistan, Hazar Denizi’nde yer alan ve “Dostluk” diye isimlendirilen petrol yatağının ortak işletilmesi konusunda anlaştı.

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Türkmenistan’da mevkidaşı Raşit Meredov ile bir araya gelerek “Dostluk” yatağında keşiflerin, işletmenin ve kullanımın iki ülke tarafından ortak yapılması konusundaki anlaşmaya imza attı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbangulu Berdimuhammedov da video konferans yöntemiyle imza törenine katıldı.

Türkmenistan’da “Serdar”, Azerbaycan’da ise “Kepez” ismiyle bilinen yatağın hangi ülkeye ait olduğu ve nasıl işletileceği konusu yıllardır iki ülke arasında diplomatik sorunlara neden oluyordu.

Hazar Denizi’nde, Azerbaycan ve Türkmenistan’a ait alanların tam ortasında yer alan yatağın yaklaşık 60 milyon ton petrol rezervine sahip olduğu öngörülüyor.

Azerbaycan işgalden kurtarılan bölgelere “akıllı şehirler” kuracak.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Reşat Nebiyev’le yaptığı toplantıda işgalden kurtarılan topraklardaki imar çalışmalarında yüksek teknolojiler kullanılması gerektiğini söyledi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ulaştırma, İletişim ve Yüksek Teknolojiler Bakanı olarak atadığı Reşat Nebiyev’i video konferansla kabul etti. Aliyev, Ermenistan’ın işgalinden kurtarılan topraklarda, yeniden kurulacak yerleşim birimlerinde “akıllı şehir” ve “akıllı köy” konseptlerinin temel alınacağını açıkladı.

Bölgedeki imar çalışmalarında yüksek teknolojiler kullanılması gerektiğini belirten Aliyev, mayın temizleme sürecine paralel olarak yeniden kurulacak şehir ve kentlerin projelerinin hazırlandığını söyledi.

Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı’nın Türkmenistan Ziyareti

Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ceyhun Azizoğlu Bayramov başkanlığındaki heyetin iki günlük Türkmenistan ziyareti başladı.

Bugün Azerbaycan Dışişleri Bakanı Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguly Berdimuhamedov tarafından kabul edildi.

Ardından Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşit Meredov ile Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ceyhun Azizoğlu Bayramov’un görüşmesi Dışişleri Bakanlığı binasında yapıldı. Yapılan görüşmede siyasi, ticari-ekonomik ve kültürel-insani alanlardaki yüksek düzeydeki ikili ilişkilerden duyulan memnuniyet ifade edildi. 

Azerbaycan Dışişleri Bakanı, Aşkabat’a yaptığı mevcut ziyaretin, Türkmenistan ile Azerbaycan arasında enerji işbirliğinde yeni bir aşamaya geldiğini belirtti. Bu bağlamda, Hazar Denizi’nde kaynak kullanımı ve işbirliği konusundaki ortak adımların önemi vurgulandı. Bakanlar iki ülke arasındaki siyasi ve diplomatik diyaloğun etkinliği ile işbirliğinin önemi üzerinde durdu.

Modern karayolu, demiryolu ve deniz altyapısına sahip iki ülkenin ulaşım ve transit potansiyelinin kullanımı da dahil olmak üzere ekonomik ve yatırım işbirliğini genişletme noktasında değerlendirmede bulunuldu.

İkili meselelerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası gündem başlıkları da ele alındı. Bu bağlamda, Türkmenistan, Azerbaycan Cumhuriyeti, Gürcistan, Türkiye Cumhuriyeti ve Afganistan İslam Cumhuriyeti arasındaki Transit ve Taşımacılık İşbirliği Anlaşmasının (Lapis Lazuli) önemi özellikle duruldu.

Söz konusu anlaşma çerçevesinde taraflar, ulaşım ve iletişim alanında kurulan üçlü hükümetler arası etkileşim biçimi çerçevesinde Lazurit Koridorunun potansiyelini güçlendirmeye katkıda bulunmayı amaçlamışlardı.

Azerbaycan ile Ermenistan arasında esir değişimi yapıldı.

Azerbaycan ile Ermenistan arasında esir değişiminin gerçekleştirildiği bildirildi.

Dağlık Karabağ’da görevli Rus unsurların komutanı Rüstem Muradov, gazetecilere yaptığı açıklamada, Azerbaycanlı bir esirin Bakü’ye, Ermeni beş esirin ise Erivan’a gönderildiğini açıkladı.

Ermenistan’ın işgal ettiği Dağlık Karabağ’da Azerbaycan karşısında yenilgiyi kabul etmesinin ardından 10 Kasım’da karşılıklı esir değişimini de içeren anlaşma imzalanmıştı.

Putin ve Aliyev, Türk-Rus Ortak Gözlem Merkezini görüştü

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Dağlık Karabağ’da kurulan Türk-Rus Ortak Gözlem Merkeziyle ilgili gelişmeleri görüştü.

Kremlin’den yapılan yazılı açıklamada, Putin ile Aliyev arasında yapılan telefon görüşmesinde, Dağlık Karabağ’da ateşkesin gözlemlenmesi kapsamında bugün faaliyetlerine başlayan Türk-Rus Ortak Gözlem Merkezine dair gelişmelerin istişare edildiği belirtildi.

Açıklamada, “Merkez’in, Dağlık Karabağ’da durumu daha da istikrara kavuşturma ve bölgede varılan anlaşmaların gerektiği gibi yerine getirilmesine katkıda bulunacağına yönelik inanç, görüşmede ifade edildi.” denildi.

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurucusu Mehmet Emin Resulzade doğumunun 137. yılında anıldı

Müslüman doğunun ilk demokratik cumhuriyeti kabul edilen ve 28 Mayıs 1918’de bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurucusu Mehmet Emin Resulzade, doğumunun 137. yılında anıldı.

Modern Azerbaycan milli kimliğinin oluşmasında büyük rol oynayan, basın ve siyasi faaliyetleriyle hayatı boyunca ülkesinin bağımsızlığı ve toplumun aydınlanması için çalışan Mehmet Emin Resulzade’nin anısı, hem Azerbaycan’da hem de hayatının bir kısmını geçirdiği Türkiye’de yaşatılıyor.

Azerbaycanlılar için bağımsızlığın sembolü olan ve bir slogan haline gelen “Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez” sözlerinin sahibi Resulzade, 31 Ocak 1884’te Bakü’nün Novhanı köyünde doğdu.

Genç yaşından itibaren siyasetle ilgilenen Resulzade, Çarlık rejimi aleyhtarı bazı siyasi parti ve örgütlerde çalışmalar yürüttü, çeşitli gazete ve dergilerde yazdı.


KAZAKİSTANKazakistan bayrağı

Kazakistan’da idam cezası kaldırıldı.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkede ölüm cezasını kaldıran kanunu imzaladı.

Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisinden yapılan açıklamaya göre, ülkede idam cezası resmi olarak kaldırıldı.

Cumhurbaşkanı Tokayev, “Ölüm Cezasının Kaldırılmasını Amaçlayan, Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmeye Ek İkinci İhtiyari Protokolü”ne ilişkin kanunu imzaladı.

Yeni kanuna göre, bundan sonra idam cezası yerine müebbet hapis cezası uygulanacak.

Söz konusu kanunun, “ülkede savaş durumunda askeri nitelikte ağır suçları işlemekten suçlu bulunan kişiler” için geçerli olmayacağı da vurgulandı.

Kazakistan’da 2003’ten beri idam cezaları askıya alınmıştı.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, topraklarının asla yabancılara satılmayacağını belirtti.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, ulusal basın organı Egemen Kazakistan için “Bağımsızlık her şeyden değerli” başlıklı makale kaleme aldı.

Kazakistan topraklarının babalarından miras kalan en büyük hazine olduğunu belirten Tokayev, “Büyük Kazak topraklarını bize kimse hediye bırakmadı. Bizim tarihimiz 1991 ile sınırlı değil. Halkımız, Kazak Hanlığı döneminde de onun öncesi olan Altın Ordu, Türk Kaganatı, Hun, Saka devirlerinde bile bu topraklarda yaşadı, büyüdü. Kısacası milli tarihimizin temeli, kadim zamanlara dayanıyor.” ifadesini kullandı.

Tokayev, Kazakistan’ın toprak bütünlüğüne şüpheyle bakan ve komşuluk ilişkilerine zarar vermek isteyen bazı yabancılara hem resmi hem toplumsal olarak tepki gösterileceğine işaret ederek, “Bir kez daha ulusal çıkarlarımızı her türlü koruyacağımızın altını çizmek istiyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Bağımsız Kazakistan sınırlarının uluslararası düzeyde tanındığını, buna kimsenin itiraz edemeyeceğini vurgulayan Tokayev, önceki günlerde ülkede bazı Rus milletvekillerince Kazakistan topraklarına ilişkin iddialarının gündeme geldiğini anımsattı.

“Kazak toprağı asla yabancılara satılmayacak”

Gelecek yıl ülkede yabancılara arazi satılmasına yönelik moratoryumun sona ereceğini belirten Tokayev, “Kazak toprağı asla yabancılara satılmayacak. Bunu artık her vatandaşımızın bilmesi şart.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tokayev, her vatandaşın devlet dili olan Kazakçayı bilmekle yükümlü olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Bu konuda tüm Kazakistanlılara, hala Kazakça bilmeyen vatandaşlarımıza seslenmek istiyorum. Gençlerin, istediklerinde İngilizce veya başka dilleri tez zamanda öğrendiklerini görüyoruz. Halkımız ‘Geç hiçten iyidir’ diyor. Dili öğrenmek için niyet etmek yeterlidir.”

Kazakistan ve Rusya’da günlük petrol üretimi 75 bin varil artırılacak.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC grubunun enerji bakanları toplantısında, Kazakistan’ın günlük petrol üretiminin şubat ve mart aylarında 75 bin varil artırılması kararı alındı.

Kazakistan Enerji Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Nurlan Nogayev, OPEC grubu Ortak Bakanlar İzleme Komitesi toplantısına katıldı.

Video konferans yoluyla yapılan toplantıda, şubat-mart döneminde OPEC ülkelerindeki günlük ham petrol üretim kesintisi miktarının mevcut 7,2 milyon varil düzeyinde devam etmesi kararlaştırıldı.

2016’dan itibaren OPEC ülkesi olan Kazakistan, 30 milyar varil petrol rezervi ile dünyada 11’inci sırada yer alıyor.

Nazarbayev’e ‘Algıs’ nişanı verildi.

Kazakistan’ın Kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Kazakistan Ortodoks Kilisesi’nin en yüksek ödülüne layık görüldü.

Kazakistan Ortodoks Kilisesi Başkanı Aleksandr Mogilev, Nursultan Nazarbayev’e, “Algıs” nişanını takdim etti.

Aleksandr Mogilev, Nursultan Nazarbayev’in Kazakistan’da dinler arasında uyumu güçlendirmeye yönelik katkılarını vurgulayarak, ülkenin refahı için çok şey yaptığını ifade etti.

Ortodoks Kilisesi’nin en yüksek ödülüne layık görülen Nursultan Nazarbayev, “Bağımsızlığın ilk gününden itibaren ülkede hoşgörüyü güçlendirmeye, tüm etnik gruplar arasındaki dostluk ve güveni artırmaya yönelik politikayı izlediklerini” söyledi.

Kazakistan, Türk dili konuşan ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesine büyük önem veriyor.

Kazakistan Dışişleri Bakanı Muhtar Tileuberdi, Türk dili konuşan ülkelerle ilişkileri geliştirmeye büyük önem verdiklerini bildirdi.

Bakan Tileuberdi, ulusal basın kuruluşuna verdiği mülakatta, Kazakistan’ın çok taraflı ve dostluk ilişkilerine dayalı dış politika izlediğini söyledi.

Tileuberdi, tüm dünyanın virüse karşı ciddi sınav verdiği dönemde Türk dili konuşan ülkelerin virüse karşı birlikte mücadele sergilediğini hatırlatarak, “Kazakistan geleneksel olarak, ülkemizin ortak tarih, kardeş diller ve kültürlerle birleştiği Türk dili konuşan ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesine büyük önem veriyor.” ifadelerini kullandı.

Kazakistan’da Türk Dünyası’nın tarihî ve kültürel atlası tanıtıldı.

Uluslararası Türk Akademisi tarafından hazırlanan ve 200’den fazla tarihi haritayı içeren “Türk Dünyası: Tarihi ve Kültürel Atlası” Kazakistan’ın başkenti Nur Sultan’da tanıtıldı.

Ulusal Akademik Kütüphane’de, Uluslararası Türk Akademisi Başkanı Darhan Kıdırali’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen tanıtıma, Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi Genel Sekreteri Altınbek Mamayusupov, Türk Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Ömer Kocaman, Türkiye’nin Nur Sultan Büyükelçisi Ufuk Ekici’nin yanı sıra Azerbaycan, Kırgızistan, Macaristan büyükelçileri, Kazakistan parlamentosu milletvekilleri ve 20’yi aşkın ülkeden Türkologlar katıldı.

Kıdırali, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, atlasın bu alanda gerçekleştirilen ilk çalışma olduğuna işaret ederek, “Türk Dünyası olmadan dünya tarihini üretmek zordur. Bu çalışmayla büyük devletler ve medeniyetler kuran Türk Dünyası’nın tarihini göstermek istedik.” ifadelerini kullandı.

Atlasın 6 bölümden oluştuğunu belirten Kıdırali, “Kaşgarlı Mahmud’un yanı sıra Yunan, Arap, Fars, Avrupalı ve Rusya’dan eski seyyahların haritaları ile Müslüman haritacıların eserlerini kullandık.” dedi.

Kıdırali, gelecek dönemlerde atlası Türkçe ve İngilizceye çevireceklerini kaydederek, “Atlas, Türk Dünyası gerçeğini ortaya koyuyor ve Türk tarihini merak edenler için kaynak teşkil ediyor.” diye konuştu.

Atlasın neden Rusça yayımlandığı sorusu üzerine ise Kıdırali, “İlk olarak bu alandaki kaynakların çoğu Rusya’ya ait. İkincisi, günümüzde Türk halklarının çoğu kısmı Rusya’da yaşıyor ve orada büyük bir kitle var. Ayrıca Rusya’da Türk Dünyasıyla ilgili tartışmalar artıyor, bu kitap onlara bilimsel bir cevap olacaktır.” yanıtını verdi.

Kazakistan 2020’de 19,5 bin ton uranyum üretti

Kazakistan Enerji Bakanı Nurlan Nogayev, ülkede 2020 yılında 19,5 bin ton uranyum üretildiğini bildirdi.

Nogayev, yılın ilk bakanlar kurulu toplantısında, ülkenin son bir yıllık enerji sektörünü değerlendirdi.

Kazakistan’ın 2020 yılında 19,5 bin ton uranyum ürettiğini belirten Nogayev, “Söz konusu yılda, ülkede 22,5 bin ton uranyum üretilmesi planlanmıştı. Ancak yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle üretime düzenlemeler yaptık.” dedi.

Uranyum üretiminde dünyada birinci ve rezervde ise ikinci sırada yer alan Kazakistan, 2019 yılında 22 bin 742 ton uranyum üretmişti.

Bakan Nogayev, son bir yılda ülkede 85,7 milyon ton petrol üretildiğini, bu miktarın yaklaşık 53 milyon tonunun Tengiz, Kaşagan ve Karaçığanak petrol yataklarından elde edildiğini aktardı.

Kazakistan’ın son bir yılda 68,5 milyon ton petrol ihraç ettiğini ifade eden Nogayev, bu alandaki yıllık planın yüzde 101,8 olarak gerçekleştiğini kaydetti ve 2020’de 55,2 milyar metreküp doğalgaz, 3,2 milyon ton da sıvılaştırılmış petrol gazı üretiminin gerçekleştirildiğini hatırlattı.

Son bir yılda yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektrik hacminin 3,15 milyar kWh olarak gerçekleştiğini kaydeden Nogayev, 2020’de ülkede yenilenebilir enerji alanında 25 projenin hayata geçirildiğinin de altını çizdi.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, ülkede kapsamlı reformlara imza atılacağını açıkladı.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkesinin dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında yer almasını istediklerini ve bu çerçevede kapsamlı reformlara imza atılacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tokayev, parlamentonun ortak oturumunda Meclis’in yeni seçilen 7. dönem milletvekillerine hitap etti.

Kazakistan’ın temel stratejik amacının dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında yer almak olduğunu belirten Tokayev, “Bağımsızlığın 30. yılında ülkede kapsamlı reformlara imza atılacak.” dedi.

Tokayev, toplumun az gelirli kesimlerine yönelik desteklerin artırılacağını ve halkın refah seviyesinin yükseltileceğini aktardı.

Ulusal ekonominin büyümesi için kamu yatırımlarındaki devlet payının azaltılacağını kaydeden Tokayev, ülkede daha önce başlatılan özelleştirme programının devam ettirilmesi gerektiğini söyledi.

Tokayev, Kazakistan’da siyasi yenilenme alanında yeni reformların beklendiğini ve yerel yönetimi güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Siyasi partilere yeni imkanlar tanınmasının da ön planda olduğunu vurgulayan Tokayev, parlamento seçiminde Meclis’e giriş barajını yüzde 7’den yüzde 5’e düşürülmesi gerektiğini ifade etti.

Kazakistan’da halk “külçe altına” yöneldi.

Kazakistan’da 2020 yılında vatandaşlar, 21 bin 99 adet farklı ağırlıkta toplam 890 kilo külçe altın satın atılımı gerçekleştirdi.

Kazakistan Milli Bankası, son bir yılda ülke vatandaşlarının ikinci kademe banka ve döviz bürolarından gerçekleştirilen külçe altın alımlarına ilişkin verileri paylaştı.

Buna göre, geçen yıl Kazak vatandaşlar 21 bin 99 adet farklı ağırlıklarda toplam 890 kilo külçe altın aldı.

Ülkede külçe altın satın alımı bir önceki yıla kıyasla yüzde 34’lük artış kaydetti.

Altın külçelerinin 5, 10, 20, 50 ve 100 gram ağırlığında piyasaya sürüldüğü ülkede, en fazla tercih edilen ise 100 gramlık külçeler oldu.

Söz konusu ağırlıktaki külçelerin toplam satış hacmindeki payı yüzde 28 (5 bin 859 adet) olarak gerçekleşti.

Kazakistan’da “halk için külçe altın satışı ve itfası programının” 2017’de başlatıldığından bu yana toplam 1,57 ton ağırlığında 42 bin 579 adet külçe altın satışı gerçekleştirildi.

Kazakistan-Özbekistan arasında hızlı tren seferleri için demir yolu hattı inşa edilecek.

Kazakistan Başbakanı Askar Mamin, Türkistan şehriyle Özbekistan’ın başkenti Taşkent arasında hızlı tren demir yolu hattının inşa edileceğini duyurdu.

Kazakistan’da Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in başkanlığında toplandı.

Başbakan Askar Mamin, toplantıda, Kazakistan’da bu yıl turizm sektöründe toplam değeri 1,1 trilyon tenge (2,6 milyar dolar) olan yatırım projelerinin uygulanmasına yönelik çalışmaların başlatılacağını açıkladı.

Özellikle, ülkede turizm altyapısını güçlendirmeye dönük önemli adımlar atılacağını belirten Mamin, Kazakistan’dan Özbekistan’a hızlı tren hattının inşa edileceğini bildirdi.

Mamin, söz konusu hızlı tren hattının Türkistan ile Taşkent’i bağlayan güzergah üzerinde yapılmasının planlandığını ifade ederek, “Turist sayısını artırmak amacıyla Türkistan-Çimkent-Taşkent güzergahında hızlı tren hattı inşaatı başlatılacak.” dedi.

Tokayev: “2025’e kadar kayıt dışı ekonomiyi yüzde 15’e düşürmeyi hedefliyoruz”

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, 2025 yılına kadar kayıt dışı ekonomiyi yüzde 15’e düşürmeyi hedeflediklerini bildirdi.

Bakanlar Kurulu’nda konuşan Tokayev, ülkede kayıt dışı ekonominin düşürülmesine yönelik çalışmaların sürmesi gerektiğini belirtti.

Tokayev, 2025 yılına kadar kayıt dışı ekonomiyi yüzde 15’e düşürmeyi hedeflediklerini aktararak, “Geçen yıl vergi ve gümrük alanında suç oranı yüzde 18 azaldı ancak gümrük kayıtlarına ilişkin yanlış beyan uygulaması devam ediyor. Sadece Çin sınırında 50 bin hatalı beyan kaydı gerçekleşti. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığına bağlı Ekonomik Suçlarla Mücadele Ajansı faaliyetine başlayacak.” diye konuştu.

Salgın dolayısıyla gıda fiyatlarının yüzde 11 arttığına işaret eden Tokayev, hükümetin bu dönemdeki temel amacının halkın gelir seviyesini yükseltmek olduğunu söyledi.

Tokayev, “Halka verilecek mikro kredi faiz oranının yüzde 6’yı aşmaması gerekiyor. Bu alanda küçük ve orta büyüklükteki işletmelere verilecek destek de önemli.” dedi.

Kazakistan’ın Latin harflerine uyarlanan yeni alfabesi tanıtıldı

Kazakistan Ulusal Alfabe Komisyonu, 2023 - 2031 döneminde ülkede kademeli olarak kullanılma girecek Latin harflerine uyarlanan yeni Kazak alfabesini tanıttı.

Kazakistan Ulusal Alfabe Komisyonu, Başbakan Askar Mamin başkanlığında toplandı.

Toplantıda, komisyon üyelerince 2023 - 2031 yılları arasında ülkede kademeli olarak kullanılmaya başlanacak Latin harflerine uyarlanan yeni Kazak alfabesinin tanıtımı yapıldı.

Ahmet Baytursunov Dil Bilimi Enstitüsü tarafından geliştirilen alfabe “bir ses-bir harf” ilkesine göre hazırlandı.

Latin harflerine uyarlanan yeni Kazak alfabesinde, 9’u ünlü 31 temel harf bulunuyor. Ancak alfabede yer almayan x,w gibi harfler ise yabancı kökenli kelimelerde kullanılacak.

Ayrıca Kazakistan Türkçesi’ne ait bazı sesler çift nokta imi, uzatma imi, çengel imi ve kısaltma imi gibi işaretlerle belirlenecek.

Başbakan Mamin, toplantıda yaptığı konuşmada “Alfabenin geliştirilmiş nüshası, Kazak dilinin yaygınlaşmasına yeni bir ivme kazandıracak ve modernleşmesine katkıda bulunacaktır.” ifadesini kullandı.

Söz konusu alfabeyi geliştirme sürecinde 40’tan fazla nüshanın incelendiği ve eğitim kurumlarında yeni alfabe ile yazma ve okumaya ilişkin anket çalışmaları gerçekleştirildiği belirtiliyor.

1940’tan itibaren Kiril alfabesini kullanan Kazakistan, 2017’de kademeli olarak Latin alfabesine geçme kararı almıştı.

Kazakistan’ın 2025’e kadarki Ulusal Kalkınma Planı belirlendi

Kazakistan’ın 2025’e kadarki Ulusal Kalkınma Planına göre, ülke yüzde 5’in üzerinde büyüyecek, KOBİ’lerin ekonomideki payı yüzde 35’e, hammadde dışı ihracat ise 2 kat artacak.

Kazakistan’da Yüksek Reformlar Kurulunun 3. toplantısında, Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkenin 2025’e kadarki Ulusal Kalkınma Planı’nı inceledi.

12 stratejik hedef alanından oluşan plana göre, 2025 yılına kadar ülke yüzde 5’in üzerinde büyüyecek, KOBİ’lerin ekonomideki payı yüzde 35 olacak, sabit varlıklara yapılan yatırım hacmi yüzde 30, hammadde dışı ihracat ise 2 kat artacak.

Söz konusu dönemde, Kazakistan’daki ortalama yaşam süresinin 72’den 75’e çıkarılması hedefleniyor.

Tokayev, planın mevcut küresel eğilimleri dikkate alınarak hazırlandığına işaret ederek, “Ülkemizin kısa vadede kalkınması için temel kriterler belirlendi.” dedi.

Öte yandan, Tokayev, 2021-2025 yıllarında ülkede yürütülecek özelleştirme planı hakkında da konuştu.

Halka arz programının yeniden başlatılacağını belirten Tokayev, “Halka arz kapsamında, hisseler öncelikle vatandaşlara satılmalı. Kazakistan halkı, milli servetin bir kısmını alabilme imkanına sahip olmalı.” ifadesini kullandı.

Tokayev, ülkedeki tamamen veya kısmen özel sektöre devredilen kurum sayısının 176’dan 736’ya çıktığını ve bu alandaki çalışmaların sürdürüleceğini de kaydetti.

Kazakistan’da parlamento seçimine katılım oranı yüzde 63,3 oldu

Kazakistan Merkez Seçim Komisyonu, parlamento milletvekilleri seçiminde katılım oranının yüzde 63,3 olduğunu bildirdi.

Komisyon, yerel saatle 20.00’de sona eren, parlamentonun alt kanadı olan Meclis milletvekilleri seçiminde, katılım oranına ilişkin bilgileri paylaştı.

Buna göre, yaklaşık 12 milyon seçmenin bulunduğu ülkede, seçime katılım oranı, yüzde 63,3 olarak gerçekleşti.

Seçimde en çok oy kullanan 3 eyalet arasında, yüzde 75,5 ile Kuzey Kazakistan eyaleti, yüzde 73,9 ile Kızılorda eyaleti ve yüzde 73,5 ile Almatı eyaleti yer aldı.

Başkent Nur Sultan (yüzde 45,1) ve ülkenin en kalabalık kenti Almatı’da (yüzde 30,3) gerçekleşen düşük katılım oranı dikkati çekti.

Ülke genelinde kurulan 10 bin 60 sandıkta oy sayımı yapılırken, yurt dışındaki temsilciliklerde kurulan bazı sandıklarda ise oy kullanma işlemleri devam ediyor.

En son 2016’da yapılan parlamento seçiminin nihai sonuçlarına göre, katılım oranı yüze 77,12 olarak gerçekleşmişti.

- Protesto gösterisi yapıldı

Ülkenin eski başkenti Almatı’da, gayri resmi “Demokratik Partisi” ile “Oyan Qazaqstan” hareketinin üyelerince protesto gösterisi yapıldı.

Bazı haber kaynaklarındaki bilgilerde, protesto sırasında 70’e yakın göstericinin polis tarafından çevrildiği ve Demokratik Partisi lideri Janbolat Mamay ile Oyan Qazaqstan hareketi üyesi Asem Japişeva’nın gözaltına alındıkları bildirildi.

Konuya ilişkin açıklama yapan İçişleri Bakan Yardımcısı Arıstangali Zapparov, söz konusu vatandaşlara yerel emniyet makamlarınca eylemlerin yasa dışı olduğu konusunda defalarca uyarı yapıldığını ve bazılarının, ifadeleri alınması için karakola götürüldüğünü ancak sonrasında serbest bırakıldıklarını söyledi.

Kazakistan’da Parlamento seçiminin kesin sonuçları açıklandı.

Kazakistan Merkez Seçim Komisyonu, parlamentonun alt kanadı Meclis milletvekillerini belirlemek için düzenlenen seçimin kesin sonuçlarını duyurdu.

Kazakistan Merkez Seçim Komisyonunca yapılan açıklamaya göre, 10 Ocak’ta yapılan milletvekili seçiminde ülke içi ve dışında 7 milyon 241 bin 562 vatandaş oy kullandı.

Seçime katılan 5 siyasi parti arasından iktidardaki Nur Otan Partisi toplamda 5 milyon 148 bin 74 (yüzde 71,9) oy alarak birinci, Ak Yol Demokratik partisi 792 bin 828 (yüzde 10,95) oyla ikinci, Kazakistan Halk Partisi ise 659 bin 19 (yüzde 9,10) oyla üçüncü oldu.

Seçimde Auıl (Köy) Halk-Demokratik Partisi 383 bin 23 oy (yüzde 5,29), Adal (Dürüst) partisi de 258 bin 618 oyla (yüzde 3,57) parlamentoya girmek için gerekli yüzde 7 barajını geçemedi.

Böylece Kazakistan’da parlamentonun alt kanadı olan Meclisin 7. döneminde 5 yıl görev yapacak 107 milletvekilinin 98’i Nur Otan (76), Ak Yol (12) ve Kazakistan Halk Partisinden (10) temsil edilecek. Diğer 9 milletvekili ise Kazakistan Halk Asamblesi üyelerinden oluşacak.

Meclis ve Senatodan oluşan iki kanatlı yapıya sahip Kazakistan Parlamentosu, anayasa gereği “devletin en yüksek yasama organı” olarak tanımlanıyor.

Parlamentonun alt kanadı olan Meclis, 107 milletvekilinden oluşuyor.

Kazakistan’da yeni hükümet açıklandı

Kazakistan’da genel seçimlerin ardından yeni dönemde görev yapacak olan hükumet nihayet kuruldu. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, yeni hükumetin kabulüne ilişkin kararnameyi imzaladı. Askar Mamin’in yeniden başbakan olarak görev aldığı hükumette, eski kabineden sadece iki bakanın ismi değişti.

Kazakistan’da 5 yıl görev yapacak yeni dönem milletvekillerini ve yeni kabineyi seçmek üzere 10 Ocak 2021 tarihinde yapılan parlamento seçiminden bir hafta sonra ülkeyi yönetecek yeni kadro açıklandı. 15 Ocak 2021’de istifa eden eski Başbakan Askar Mamin, yeni hükumetin kurulması ile yeniden başbakanlık koltuğuna oturdu. Yaklaşık 12 milyon seçmenin oy kullandığı seçimlerde Nur Otan partisi yüzde 71,9, Ak Yol Demokratik Partisi yüzde 10,95 ve Kazakistan Halk Partisi yüzde 9,10 oy oranı ile Meclise girmişti.

- Kazakistan’da yeni hükumetin bakanları belli oldu

Kazakistan’da Askar Mamin Başbakanlığında yeni kurulan hükumetin bakanları şu şekilde;

Askar Mamin : Kazakistan Cumhuriyeti Başbakanı

Alikhan Smailov: Kazakistan Cumhuriyeti Başbakan Birinci Yardımcısı

Roman Sklyar: Kazakistan Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı

Yeraly Tugzhanov: Kazakistan Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı

Mukhtar Tileuberdi: Kazakistan Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı – Dışişleri Bakanı

Nurlan Yermekbayev: Savunma Bakanı

Yerlan Turgumbayev: İçişleri Bakanı

Aida Balayeva: Enformasyon ve Toplumsal Gelişim Bakanı

Saparkhan Omarov: Tarım Bakanı

Marat Beketayev: Adalet Bakanı

Askhat Aimagambetov: Eğitim ve Bilim Bakanı

Alexey Tsoy: Sağlık Bakanı

Serik Shapkenov: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı

Beibut Atamkulov: Sanayi ve Altyapı Geliştirme Bakanı

Yerulan Zhamaubayev: Maliye Bakanı

Aktoty Raimkulova: Kültür ve Spor Bakanı

Bakhyt Sultanov: Ticaret ve Entegrasyon Bakanı

Yuri Ilyin: Olağanüstü Durumlar Bakanı

Aset Irgaliyev: Ulusal Ekonomi Bakanı

Bagdat Mussin: Dijital Kalkınma, İnovasyon ve Uzay Endüstrisi Bakanı

Magzum Mirzagaliyev: Ekoloji, Jeoloji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

Nurlan Nogayev: Enerji Bakanı

Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, Kırgızistan’da seçimi kazanan Caparov’u tebrik etti.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan’da cumhurbaşkanı seçimini kazanan Sadır Caparov’u kutladı.

Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisinden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Tokayev, Kırgızistan’daki cumhurbaşkanı seçimini kazanan Sadır Caparov’u telefonda arayarak tebrik etti.

Tokayev görüşmede, Kazakistan’ın kardeş Kırgızistan ile dostluk, iyi komşuluk ve stratejik ortaklık ruhu içinde iş birliğinin daha da geliştirilmesine olan kararlılığını bildirdi.

Caparov da Tokayev’i Kazakistan’da yapılan parlamento seçiminin başarılı geçmesinden dolayı tebrik ederek, Kazak mevkidaşının daveti üzerine “Cumhurbaşkanı” olarak ilk yurt dışı resmi ziyaretini Kazakistan’a gerçekleştireceğini kaydetti.

Dışişleri Bakanlığı: Kazakistan’daki seçimlerin huzur ve sükunet içinde tamamlanmasından memnunuz.

Dışişleri Bakanlığı, Kazakistan’da gerçekleştirilen Parlamento’nun alt kanadı Meclis ve Yerel Meclis seçimlerinin huzur ve sükunet içinde tamamlanmasından memnuniyet duyulduğunu bildirdi.

Bakanlıktan, Kazakistan’da yapılan seçimler hakkında yazılı açıklama yayımlandı.

Açıklamada, Kazakistan’da düzenlenen Parlamento’nun alt kanadı Meclis ve Maslihat (yerel meclis) seçimlerinin huzur ve sükunet içerisinde tamamlanmasından memnuniyet duyulduğu belirtilerek şunlar kaydedildi:

“Seçim sonuçlarının dost ve kardeş Kazak halkı için hayırlı olmasını diliyoruz. Bu yıl bağımsızlığının 30. yılını kutlamakta olan kardeş Kazakistan’la stratejik iş birliğimizin önümüzdeki dönemde daha da gelişeceğine inanıyoruz.”


KIRGIZİSTANKırgızistan bayrağı

Kırgızistan’da okullarda yüz yüze eğitim kısmi olarak başladı.

Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te, Korona virüsü salgını nedeniyle mart ayında ara verilen yüz yüze eğitim kısmi olarak yeniden başladı.

Başkent Bişkek’te okulların 1, 5, 9 ve 11. sınıflarının yüz yüze eğitime geçmesine izin verildi. Okullarda yaklaşık 53 bin öğrenci ders başı yaptı.

Öğrenciler, derslere ateş ölçümü yapılarak alındı.

Sınıflarda öğrenciler, aralarına birer boşluk bırakılarak oturtuldu.

Kırgızistan Eğitim ve Bilim Bakanı Almazbek Beyşenaliyev de başkentte bir liseyi ziyaret etti.

Toplam 97 okul ve 87 kreşin eğitim hizmeti verdiği Bişkek’te 7 bin 200 öğretmen ve 1370 kreş eğitimcisi görev yapıyor.

Ülke genelinde yüz yüze eğitim süreci kasım ayında kısmen başlamıştı.

Kırgızistan’da cumhurbaşkanı seçimi ve referanduma katılım oranı yüzde 33,13 oldu.

Kırgızistan Merkez Seçim ve Referandum Komisyonu Başkanı Nurjan Şaildabekova, cumhurbaşkanı erken seçimleri ve ülkenin yönetim şeklinin belirlenmesi için süren oylamada, yerel saatle 18.00 itibarıyla katılım oranının yüzde 33,13 olduğunu açıkladı.

Yerli ve yabancı basın mensupları için oylama süreciyle ilgili brifing veren Şaildabekova, ülke içinde açılan 2 bin 474 sandıkta, 3 milyon 563 bin 574 kayıtlı seçmenden 1 milyon 180 bin 515’inin oyunu kullandığını belirtti.

Şaildabekova, ülke dışında açılan 45 sandıkta kayıtlı yaklaşık 50 bin seçmenden 9 bin 869’unun oyunu kullandığını kaydetti.

Seçimlere ve referanduma katılım oranının düşük olduğu yönündeki soruya Şaildabekova, “Aslında bu, demokratik bir katılım oranıdır.” yanıtını verdi.

- Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve referandum

Güvenlik kurumların temsilcileri, sandıkların kapanmasına saatler kala ülkede seçim sürecinin olaysız geçtiğini bildirdi.

Eski Başbakan Sadır Caparov’un da aday olduğu cumhurbaşkanı seçimlerinde 17 aday yarışırken ayrıca ülkenin yönetim şeklinin belirlenmesi için referandum yapılıyor.

Kırgızistan’daki oylama sürecini, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT), BDT Parlamenter Asamblesi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), AGİT Parlamenter Asamblesi (AGİT PA), Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Keneşi), Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), Avrupa Parlamentosu (AP) ve İslam İşbirliği Teşkilatının yanı sıra ülkelerden 333 uluslararası gözlemci takip ediyor.

Kırgızistan’ın 6’ncı Cumhurbaşkanı Caparov, yemin ederek görevine başladı.

Kırgızistan’da 10 Ocak’ta yapılan erken cumhurbaşkanlığı seçimini yüzde 79,20 oyla kazanan Sadır Caparov’un göreve başlaması dolayısıyla yemin töreni düzenlendi.

Başkent Bişkek’te Milli Büyük Konser Salonu’nda yapılan yemin törenine, 1000’den fazla konuk davet edildi.

Törene, 5-15 Ekim tarihinde sokak gösterilerinin ardından cumhurbaşkanlığı görevinden istifa eden Sooronbay Ceenbekov da katıldı.

Okunan Manas Destanı eşliğinde tören salonundaki sahneye çıkan Caparov, Merkez Seçim Komisyonu (MSK) Başkanı Nurjan Şaildabekova’ndan cumhurbaşkanlığı mazbatasını teslim aldı.

Kırgız Sancağı’nı devralan Caparov, sağ elini anayasaya koyarak ant içti.

Ülkenim 6’ncı Cumhurbaşkanı olan Caparov, ulusal marşın okunmasının ardından yaptığı konuşmada, “İki bin yıldan fazla tarihi geçmişi olan halkımın önünde muazzam sorumluluğu bilhassa hissediyorum.” dedi.

5 Ekim’de halkın ayaklanarak parlamento seçim sonuçlarının iptalini, cumhurbaşkanı ve hükümetin istifasını sağladığını hatırlatan Caparov, “Kaosun ve kanunsuzluğun eşiğine gelen ülkede milli birliği ve barışı korumak adına biz halkımızla birlikte sorumluluğu üstlendik ve ülkedeki durumu istikrara kavuşturmayı başardık.” diye konuştu.

Ülkenin zor günlerinde verdiği destekten dolayı Rusya’ya teşekkür eden Caparov, komşu Özbekistan ve Kazakistan ile ortak kaderi paylaştıklarını söyledi.

Caparov, Türkiye ile iş birliğini güçlendirmek, stratejik ortaklarla ekonomik ve kültürel bağları artırmak istediklerini ifade etti.

Çok yönlü dış politika izlemeyi tercih edeceklerinin altını çizen Caparov, Türkistan ülkeleri başta olmak üzere Çin, ABD ve Avrupa ülkeleri ile iş birliği için çaba gösterileceğini vurguladı.

Kırgızistan’daki cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Caparov basın toplantısı düzenledi.

Kırgızistan’da cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Sadır Caparov, ülkedeki sorunları çözmek için 1-2 yılın yeterli olmadığını belirterek “Siyasi istikrarın sağlanması halinde Kırgızistan’ı ekonomik krizden 3-4 yılda çıkaracağım.” dedi.

Caparov, başkent Bişkek’te düzenlediği basın toplantıda seçmenlerine teşekkür etti.

Son 30 yılda yolsuzluğun her alana kök saldığını dile getiren Caparov, yolsuzlukla mücadelede herkesin elini taşının altına koyarak devlete destek olması gerektiğini vurguladı.

- “Eski iktidarların hatalarını yapmayacağız”

Seçmenin kendisini yolsuzlukla mücadele etmesi için göreve getirdiğini kaydeden Caparov, “Eski iktidarların hatalarını yapmayacağız. Siyasi baskılardan uzak duracağız. Hukukun üstünlüğünü ihlal edenlere göz yummayacağız.” ifadelerini kullandı.

Caparov, ülkedeki sorunları çözmek için 1-2 yılın yeterli olmadığını belirterek “Siyasi istikrarın sağlanması halinde Kırgızistan’ı ekonomik krizden 3-4 yılda çıkaracağım.” diye konuştu.

Seçim yarışına giren cumhurbaşkanı adaylarına ve kendisi aleyhine karalama kampanyası yürütenlere karşı kin ve nefret duygusu içinde olmadığını ifade eden Caparov, amacının ülkesinin kalkındırmak, birlik ve beraberlik sağlamak olduğunun altını çizdi.

Caparov, AA muhabirinin Türkiye ile ilişkilerdeki beklentileriyle ilgili sorusuna, “Türkiye ile ilişkilerimizi bugünkünden daha güçlü kılmaya ve üst seviyelere taşımaya çaba sarf edeceğiz.” yanıt verdi.

Kırgızistan Merkez Seçim ve Referandum Komisyonu Başkanı Nurjan Şaildabekova, kesin olmayan sonuçlara göre oyların yüzde 79,18’ini alan Sadır Caparov’un cumhurbaşkanlığı seçimini kazandığını bildirmişti.

Caparov, ülkede 4 Ekim 2020’de yapılan parlamento seçimlerinin ardından düzenlenen protestolar üzerine başbakanlık görevine getirilmişti.

Dışişleri Bakanlığı: Kırgızistan’daki seçimlerin barış ve huzur ortamında tamamlanmasından memnunuz.

Dışişleri Bakanlığı, Kırgızistan’da düzenlenen erken cumhurbaşkanlığı seçimleri ve yönetim sistemine ilişkin halk oylamasının barış ve huzur ortamında tamamlanmasından memnuniyet duyulduğunu bildirdi.

Bakanlıktan, Kırgızistan’da yapılan erken cumhurbaşkanlığı seçimleri ve referanduma ilişkin açıklama yapıldı.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve halk oylaması sonuçlarının dost ve kardeş Kırgızistan için hayırlı olmasını temennisinde bulunulan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Türkiye, Kırgızistan’daki demokratik sürecin kapsayıcılık ve toplumsal uzlaşı temelinde neticelendirilmesi yönünde atılacak adımları destekleyecektir. Erken cumhurbaşkanlığı seçimleri ile Kırgız Cumhuriyeti’nin yönetim sistemine ilişkin halk oylamasının huzur ve barış ortamı içinde tamamlanmasından memnuniyet duyuyoruz.”

Kırgızistan Merkez Seçim ve Referandum Komisyonu Başkanı Nurjan Şaildabekova, cumhurbaşkanlığı seçiminde, kesin olmayan sonuçlara göre oyların yüzde 79,18’ini alan eski Başbakan Sadır Caparov’un kazandığını bildirmişti.


ÖZBEKİSTANÖzbekistan bayrağı - Vikipedi

Özbekistan, 2020’nin 11 ayında 1,7 milyar dolarlık tekstil ürünü ihraç etti.

Özbekistan, geçen yılın ocak-kasım döneminde 1,7 milyar dolarlık tekstil ürünleri ihracatı gerçekleştirdi.

Özbekistan Devlet İstatistik Komitesi’nden yapılan açıklamaya göre, geçen yılın 11 ayında ülkenin tekstil ürünleri ihracatı, 2019’un aynı dönemine kıyasla 225,8 milyon dolar artışla 1,7 milyar dolar oldu.

Özbekistan’ın en fazla tekstil ürünü ihraç ettiği ülkelerin başında 596,8 milyon dolarla Rusya geldi. Rusya’yı, 370,4 milyon dolarla Çin, 248,8 milyon dolarla Kırgızistan, 189,6 milyon dolarla Türkiye, 40,1 milyon dolarla Polonya ve 38,4 milyon dolarla Kazakistan takip etti.

Geçen yılın 11 ayında Özbekistan’da 2,9 milyar dolarlık tekstil ürünleri üretildi. Tekstil ürünleri ihracatı, ülkenin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 11’ini oluşturdu.

Dünyanın önde gelen pamuk üreticilerinden olan Özbekistan, 2020’den itibaren pamuk lifi ihracatını tamamen durdururken, ürettiği pamuğun tamamını ülkedeki fabrikalarda işlemeyi ve tekstil ürünleri ihracatını 2025’te 8 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor.

Özbekistan’daki üniversitelerde yüz yüze eğitim yeniden başladı.

Özbekistan’da koronavirüs salgını nedeniyle geçici olarak uzaktan eğitimin uygulandığı üniversitelerde tekrar yüz yüze eğitime geçildi.

Özbekistan’da, son dönemde salgın vakalarının belirgin ölçüde azalması üzerine Eğitim Bakanlığı kararıyla ülkedeki tüm üniversitelerde yeniden yüz yüze eğitim uygulaması başladı.

Bakanlık kararına göre, ülkedeki ilköğretim okulları ve liselerde ise dersler öğrenci velilerinin isteğine bağlı olarak yüz yüze veya uzaktan yapılmaya devam edecek.

Özbekistan’ı geçen sene 1,5 milyon turist ziyaret etti.

Özbekistan’a yurt dışından gelen turist sayısı geçen yıl yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle 4 kattan fazla düşerek yaklaşık 1,5 milyon oldu.

Özbekistan Başbakan Yardımcısı ve Turizmi Geliştirme Devlet Komitesi Başkanı Aziz Abduhakimov, yaptığı açıklamada, 2020 yılında yurt dışından ülkeye gelen turist sayısının Kovid-19’dan kaynaklanan kriz nedeniyle bir önceki seneye nazaran belirgin ölçüde azaldığını ve 1 milyon 504 bin turistin ülkeyi ziyaret ettiğini bildirdi.

Abduhakimov, bu yıl ülkeye 1,7 milyon yabancı turistin gelmesinin beklendiğini ve 370 milyon dolar turizm geliri elde edilmesinin planlandığını kaydetti.

2019’da Özbekistan’a gelen turist sayısı yüzde 26,2 artarak, 6 milyon 748 bine ulaşırken turizm geliri 1,3 milyar dolar olmuştu.

Türkiye, Özbekistan’da en çok şirket kuran ülke oldu.

Özbekistan Devlet İstatistik Komitesi verilerine göre, 2020 yılında Özbekistan’da 305 şirket kuran Türkiye, yabancı sermayeyle en çok şirket kuran ülkeler sıralamasında ilk sırada yer aldı.

İstatistik verilere göre, geçen yıl 1.715 yabancı sermayeli şirketin faaliyete geçtiği Özbekistan’da, en çok işletme kuran ülkeler arasında Türkiye’nin ardından 265 şirket ile Rusya ikinci, 147 şirket ile Çin üçüncü oldu.

Bu dönemde ülkede Kazakistan sermayesiyle 110, Güney Kore sermayesiyle 77 şirket kuruldu.

Yabancı sermayeli şirketler en çok ülkenin Taşkent, Semerkant ve Surhanderya bölgelerinde kurulurken, yabancı iş adamları en fazla sanayi, ticaret, inşaat ve tarım sektörlerine yatırımda bulundu.

1 Ocak 2021 itibarıyla ülkedeki yabancı sermayeli şirketlerin toplam sayısı ise 11 bin 781’e ulaştı.

2019’da ülkede yabancı sermayeli 3 bin 330 işletme kurulmuştu.

TİKA’nın Özbekistan’a hediye ettiği 20 mobil ofis aracı, 3 yılda 5 milyon kişiye hizmet verdi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığınca (TİKA ) Özbekistan Adalet Bakanlığına bağlı Devlet Hizmetleri Ajansına hediye edilen 20 mobil ofis aracı, şimdiye kadar 5 milyon kişiye hizmet verdi.

TİKA’nın Eylül 2018’de Devlet Hizmetleri Ajansına hediye ettiği 20 mobil ofis aracı sayesinde ülkenin en uzak köşelerinde devlet hizmetleri verilebilirken, bu araçlar sayesinde 3 yılda ülke genelindeki 5 milyon kişinin 150 çeşit devlet hizmetine erişimi sağlandı.

TİKA tarafından Özbekistan hükümetine hediye edilen mobil ofis aracı Taşkent’e 150 kilometre uzakta bulunan Tanrı Dağı eteklerindeki Çimyan köyüne giderek, onlarca vatandaşa çeşitli devlet hizmetleri sundu. Böylece, dağlık bölgede yaşayanların il merkezine gitmelerine gerek kalmazken, zaman ve paradan da tasarruf edildi.

Özbekistan’ın dış ticareti 2020’de 36,3 milyar dolara geriledi.

Özbekistan’ın dış ticaret hacmi, geçen yıl 36 milyar 299,3 milyon dolara geriledi.

Özbekistan Devlet İstatistik Komitesi’nden yapılan açıklamaya göre, geçen yıl 170’e yakın ülke ile ticari ilişkiler kuran Özbekistan’ın dış ticaret hacmi, 2019’a kıyasla yüzde 13,1 azalarak 36 milyar 299,3 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Geçen yıl ülkenin ihracatı önceki yıla göre yüzde 13,4 düşüşle 15 milyar 127,7 milyon dolar, ithalatı da yüzde 12,8 azalışla 21 milyar 171,5 milyon dolar oldu. Bu dönemde ülkenin dış ticaret açığı ise 6 milyar 43,8 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

2020’de Özbekistan’ın en fazla ticaret yaptığı ülkeler arasında 6 milyar 432,2 milyon dolarla Çin ilk sırada yer alırken, Çin’i, 5 milyar 640,7 milyon dolarla Rusya, 3 milyar 18,5 milyon dolarla Kazakistan, 2 milyar 142,4 milyon dolarla Güney Kore ve 2 milyar 101,7 milyon dolarla Türkiye takip etti.

Özbekistan’ın altın ve döviz rezervi 2020’de 5,7 milyar dolar arttı.

Özbekistan’ın toplam altın ve döviz rezervleri geçen sene 5 milyar 731,9 milyon dolar artış kaydetti.

Özbekistan Merkez Bankası, ülkenin altın ve döviz rezervlerine ilişkin verileri açıkladı. Buna göre 1 Ocak 2020’de 29 milyar 172,1 milyon dolar olan ülkenin altın ve döviz rezervleri, geçen yıl 5 milyar 731,9 milyon dolar artarak 1 Ocak 2021 itibarıyla 34 milyar 904 milyon dolara ulaştı.

Açıklamaya göre, ülkenin toplam rezervlerinin 20 milyar 216,7 milyon dolarını altın, kalan kısmını ise döviz rezervleri oluşturdu.

Özbekistan’ın altın ve döviz rezervleri 2019’da yüzde 8,3 artarak 1 Ocak 2020 itibarıyla 29 milyar 172,1 milyon dolar olmuştu.

Özbekistan, geçen yıl 1 milyar dolarlık meyve-sebze ürünleri ihraç etti.

Özbekistan Devlet İstatistik Kurumu verilerine göre, 2020’de ülkenin meyve-sebze ihracatı 2019’a kıyasla yüzde 16,5 düşerek 1 milyar 8 milyon dolar oldu.

Özbekistan, geçen yıl 1 milyon 485 bin ton meyve-sebze ürünleri ihraç etti. İhraç edilen ürünlerin 400 milyon dolarını sebze, diğerini ise kuru ve taze meyve ürünleri oluşturdu.

Özbekistan’ın en çok meyve-sebze ihraç ettiği ülkeler arasında yüzde 25,3 payla Rusya ilk sırada yer aldı. Rusya’yı, yüzde 24,9 payla Kazakistan, yüzde 18 payla Kırgızistan, yüzde 7,5 payla Pakistan, yüzde 7 payla Çin, yüzde 4,9 payla Afganistan ve yüzde 1,9 payla Türkiye izledi.

2020’de meyve-sebze ürünleri ihracatı, Özbekistan’ın toplam ihracatının yüzde 6,7’sini oluşturdu.

Özbekistan, 2019’da bir önceki yıla göre yüzde 35,5 artışla 1,2 milyar dolarlık meyve-sebze ürünü ihraç etmişti.

Özbekistan, Kovid-19’a karşı aşılama sürecini nisan ayında başlatacak

Özbekistan, yeni tip Korona virüsü (Kovid-19) salgınına karşı aşılama sürecini nisan ayında başlatmayı planlıyor.

Özbekistan Sıhhi ve Epidemiyolojik Refah Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Nurmat Atabekov, yaptığı açıklamada, ülkede aşıların taşınacağı ve muhafaza edileceği özel araç ve soğutucuların hazırlandığını kaydetti.

Atabekov, bu nedenle ülkede Kovid-19’a karşı aşılama sürecinin nisan ayında başlayacağını söyledi.

Hükümet, Pfizer/BioNTech aşısından 100 bin doz sipariş verildiğini duyurmuştu.

Ülkede Rus aşısı Sputnik V’nin hızlandırılmış tescil süreci de devam ediyor.

Anhui Zhifei Longcom ilaç şirketince geliştirilen aşı adayının 3. aşama klinik denemeleri sürüyor

Özbekistan ile Güney Kore, serbest ticaret anlaşması müzakerelerine başlayacak.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in, iki ülke arasında serbest ticaret anlaşması imzalanması için müzakerelerin başlayacağını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisinden yapılan açıklamaya göre, video konferans yöntemiyle bir araya gelen Mirziyoyev ve Moon’un, iki ülke arasındaki stratejik iş birliğinin durumunu ve ilişkileri pekiştirme imkanlarını ele aldığı görüşmede, ikili ilişkilerin Kovid-19 salgınına rağmen geliştiği, bu dönemde bir dizi ortak yatırım projesinin hayata geçirildiği kaydedildi.

Ülkeleri arasındaki stratejik ilişkilerin pekiştirilmesinden ve iş birliğinin genişletilmesinden yana olduklarını dile getiren liderler ayrıca, siyasi istişarelerin sürdürülmesi ve parlamentolar arası iş birliğinin geliştirilmesinin önemini vurguladı.

Özbekistan’da Güney Kore üniversitelerinin şubeleri ve eğitim merkezlerinin sayısının giderek artmasından duydukları memnuniyeti dile getiren liderler, bu yıl Özbekistan’da gerçekleştirilecek ortak projeler kapsamında 400 milyon dolarlık Güney Kore sermayesinin kullanılacağını belirtti.

Taraflar, ayrıca, iki ülke arasında serbest ticaret anlaşmasının imzalanmasına yönelik hazırlıklara başlayacaklarını bildirdi.

Güney Kore Devlet Başkanı Moon, Özbekistan’ın Dünya Ticaret Örgütü’ne üyeliği konusunda ülkesinin çok yönlü destek sağlamaya hazır olduğunu vurguladı.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev de salgınla mücadele konusunda Özbekistan’a verdiği destekten dolayı Güney Kore yönetimine teşekkür etti.

Mirziyoyev ayrıca, Kore Yarımadası’ndaki durumun barışçıl çözümüne yönelik Güney Kore’nin girişimlerini desteklediklerini aktardı.

Görüşmenin sonunda Mirziyoyev ve Moon, dijitalleşme alanında iş birliği, Güney Kore sermayesiyle Taşkent’te modern hastane ve Kimyasal Teknoloji Merkezinin kurulması ve Güney Kore Ekonomik Kalkınma İşbirliği Fonuyla 1 milyar dolar tutarında üç yıllık iş birliği programının hayata geçirilmesine ilişkin anlaşmaları imzaladı.


TÜRKMENİSTANTürkmenistan bayrağı

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Türkmenistanlı mevkidaşı ile görüştü.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşid Meredov ile telefonda görüştü.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşid Meredov telefon görüşmesi yaptı.

Görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Türkmenistan’da Aşkabat Belgesi’nin BM’de kabul edilmesiyle ilgili toplantı düzenlendi.

Türkmenistan’da, Aşkabat Belgesi’nin Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kabul edilmesine ilişkin toplantı gerçekleştirildi.

Başkent Aşkabat’ta video konferans yöntemiyle yapılan, BM Orta Asya Önleyici Diplomasi Bölgesel Merkezi (UNRCCA) Başkanı Natalya German’ın başkanlık ettiği toplantıya çok sayıda gazeteci ve davetli katıldı.

Geçen sene yeni tip koronavirüs (Kovid-19) krizi karşısında Orta Asya ülkelerinin dayanışma gösterdiğine dikkati çeken German, özellikle Afganistan’a yardım ettiklerini söyledi.

German, 2020’nin verdiği en iyi dersin uluslararası dayanışmanın önemini göstermesi olduğunu belirterek Orta Asya ülkelerinin yardımlaşma girişimlerinde UNRCCA’nın kilit görev aldığını hatırlattı.

Ayrıca German, Türkmenistan’ın “daimi tarafsız ülke” statüsü kazanmasının 25’inci yılı dolayısıyla 12 Aralık 2020’de gerçekleştirilen “Uluslararası Barış, Güvenlik ve Sürdürülebilir Kalkınmanın Sağlanmasında Tarafsızlık Politikasının Önemi” konferansında yayımlanan Aşkabat Belgesi’nin eşsiz bir belge olduğunu kaydetti.

Türkmenistan ile Afganistan arasında enerji, iletişim ve ulaşım hatlarının açılış töreni gerçekleştirildi.

14 Ocak’ta Türkmen ve Afgan liderler, karayolu, uluslararası fiber-optik iletişim hatları ve Kerki-Şibergan enerji nakil hattının açılışını bir törenle gerçekleştirdi.

Törene Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbanguli Berdimuhamedov ve Afganistan İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Muhammed Eşref Gani katıldı.

Türkmenistan’ın batısı ile Afganistan’ın kuzey batısını birleştiren enerji, iletişim ve ulaşım hattı ile TAP projesinin  (Türkmenistan, Afganistan, Pakistan Enerji Nakil Hattı Projesi) ilk etabı tamamlanmış oldu.

Söz konusu iletim hattı yapım projesi, TAPI (Türkmenistan, Afganistan, Pakistan, Hindistan) doğalgaz boru hattına paralel olarak sürdürülmekte.

Proje ile Asya-Pasifik bölgesi ile Avrupa ve Orta Doğu coğrafyası bir fiberoptik ağ ile karadan bağlanıyor. Yapımı tamamlanan demiryolu ile söz konusu pazarlara mal ve hizmetlerin daha sağlıklı ulaştırılması amaçlanıyor. Aynı zamanda kaynak ve üretim kapasiteleri birleştirilerek bölgedeki lojistik potansiyelin daha da artırılması hedefleniyor. Projeyle birlikte Afganistan’da elektriğin maliyeti yarı yarıya düşmüş oldu.

Türkmenistan’ın Lebap eyaletinde düzenlenen telekonferans programında, Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbanguli Berdimuhamedov açılıştan duyduğu memnuniyeti ifade ederek projelerin hazırlanmasında emeği geçen Türkmen ve Afgan uzmanlara şükranlarını sundu.

Bu projenin her iki ülkenin uzun vadeli kalkınmasına güçlü bir ivme kazandıracağını, Türkmen ve Afgan halklarının refahına değerli katkısının olacağını belirten Türkmen lideri, hızla büyüyen bir enerji, ulaşım ve iletişim sistemi yaratmayı hedeflediklerini ifade etti.

Bu tür projelerin uygulanması Afganistan ile Şangay İşbirliği Örgütü, Ekonomik İşbirliği Örgütü, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Avrasya Ekonomik Topluluğu gibi büyük kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği için elverişli koşullar oluşturacağını belirtti.

TAPI Projesi ve Lapis-Lazuli ulaşım koridoru gibi önemli projelere de dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Muhammed Eşref Gani de, Afganistan ile Türkmenistan arasındaki ilişkilerin önemli ölçüde arttığını belirterek, Türkmenistan Devlet Başkanı’nın iyi niyetinden dolayı Afgan halkı adına şükranlarını dile getirdi. Türkmenistan’ın yalnızca bölgesel bir merkez haline gelmediğini, aynı zamanda bölge ile dünya arasında bir bağlantı noktası oluşturmada kilit rol oynadığını söyledi. Söz konusu projelerin Afgan halkının yaşam koşullarını ve bölge ülkelerinin durumunu daha da iyileştireceğini vurguladı.

Açılış töreni sonrasında iki liderin talimatı ile tren seferi gerçekleştirildi.

Asya Uluslararası Demiryolu Taşımacılığı Koridorunun ilk etabına 2013 yılında başlanmıştı.

Azerbaycan ve Türkmenistan Hazar’daki “Dostluk” petrol yatağının ortak işletilmesi konusunda anlaştı.

Azerbaycan ve Türkmenistan, Hazar Denizi’nde yer alan ve “Dostluk” diye isimlendirilen petrol yatağının ortak işletilmesi konusunda anlaştı.

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Türkmenistan’da mevkidaşı Raşit Meredov ile bir araya gelerek “Dostluk” yatağında keşiflerin, işletmenin ve kullanımın iki ülke tarafından ortak yapılması konusundaki anlaşmaya imza attı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbangulu Berdimuhammedov da video konferans yöntemiyle imza törenine katıldı.

Türkmenistan’da “Serdar”, Azerbaycan’da ise “Kepez” ismiyle bilinen yatağın hangi ülkeye ait olduğu ve nasıl işletileceği konusu yıllardır iki ülke arasında diplomatik sorunlara neden oluyordu.

Hazar Denizi’nde, Azerbaycan ve Türkmenistan’a ait alanların tam ortasında yer alan yatağın yaklaşık 60 milyon ton petrol rezervine sahip olduğu öngörülüyor.

Türkmenistan Çin’e Doğalgaz Sevkiyatını Arttırıyor

Türkmenistan’nın doğusunda “Malay” sahası bölgesinde Gaz İletim Sistemi kuruldu.

TRT, 15 Ocak 2021’de açılışı yapılan söz konusu tesisin görüntülerine ulaştı.

Çin Halk Cumhuriyeti’ne gaz akışını artırmak amacıyla kurulan sistem, dünya akaryakıt pazarına önemli katkısı olacak. 12 hektarlık bir alanı kaplayan ve 4 yılda inşaatı tamamlanan proje 192 milyon dolara mal oldu.

Yeni sistemle, Türkmenistan’ın doğusundan, çıkış verilen gaz Özbekistan ve Kazakistan’daki uluslararası enerji hattı üzerinden Çin Halk Cumhuriyetine ulaşacak.

Hali hazırda Türkmen gazının en büyük tüketimini, Çin Halk Cumhuriyeti gerçekleştiriyor.

Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov’un, Türkmen – Çin doğalgaz sektörüne büyük önem verdiği biliniyor.

En son teknoloji ile kurulan tesis, gaz soğutma ve arıtma bölümleri, nitrojen ve oksijen üretme istasyonu, dizel enerji santrali, su havuzları ile iki adet kompresör istasyonundan oluşuyor. Tesisten ilk etapta yılda 30 milyar metreküp gaz tedarik edilmesi öngörülüyor.

Türkmenistan’da “2021 Uluslararası Barış ve Güven Yılı” toplantısı

Türkmenistan’ın girişimiyle BM’de kabul edilen “2021 Uluslararası Barış ve Güven Yılı”nın başlaması dolayısıyla toplantı düzenlendi.

Aşkabat’ta çevrim içi gerçekleşen toplantıya Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşid Meredov, BM 75. Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır ve pek çok uluslararası örgütten yetkililer katıldı.

Toplantıda konuşan Meredov, 2021 Uluslararası Barış ve Güven Yılı’nın Türkmenistan tarafından uluslararası durumun bir analizi sonucu önerildiğini hatırlattı.

2020’nin artan çatışmalar dahil pek çok sorunun yaşandığı zor bir sene olduğunu belirten Meredov, bu girişimin kabul edilmesinin cesaretlendirici olduğunu ifade etti.

Girişimin ülkeler arasında karşılıklı anlayışı geliştirmek için bir araç olduğunu vurgulayan Meredov, “Bugün uluslararası güveni tekrar oluşturmak için ortak bir girişim başlatıyoruz.” dedi.


KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİKuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağı

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar Anastasiadis’e “gerçekleşmeyecek hayaller peşinde koşma” çağrısı yaptı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Anastasiadis’e “gerçekleşmeyecek hayaller peşinde koşmaması” ve “diyalog çağrılarına olumlu yanıt vermesi” çağrısında bulundu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Anastasiadis’in dün Kıbrıs meselesine ilişkin yaptığı açıklamaya yazılı yanıt verdi.

Tatar, “Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos’un ‘Anastasiadis iki devletli çözüm istedi’ açıklamasından sonra Rum kesiminde konuyla ilgili tartışmalar devam ederken, Anastasiadis 2021’de yaptığı ilk açıklamada ‘Federasyondan başka bir çözüm şeklini görüşmem, Crans Montana’da savunduklarıma bağlıyım’ derken iki devletli çözüm şeklini BM Genel Sekreteri’nin eski Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin kurguladığını ileri sürerek, sorumluluğu ona yüklemeye çalışmıştır” açıklamasında bulundu.

Anastasiadis’in iki devletli çözümün gerçekçi bir çözüm olduğuna inandığının bilindiğini belirten Tatar, Rum liderin Türkiye Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmesinde de bunu dile getirdiğinin bizzat Çavuşoğlu tarafından da açıklandığını hatırlattı.

KKTC’nin yerli otomobili Günsel’den istihdam atağı.

Seri üretime hazırlanan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) yerli otomobili Günsel, yetiştirmek üzere en az lise mezunu 100 üretim personeli alacak.

Günsel’den yapılan yazılı açıklamaya göre, tasarımdan Ar-Ge’ye, üretimden pazarlamaya tüm otomotiv süreçlerini yenilikçi bir yapıda toplayan marka, seri üretim çalışmalarına devam ediyor.

Mühendis, tasarımcı ve üretim personelinden oluşan 175 kişilik ekip büyük bir özveriyle çalışmaya devam eden ve ilk etapta bin araç üretecek şirket, ekibini de büyütmeye devam ediyor.

Günsel’in kurumsal internet sitesinde, birçok pozisyon için işe alım ilanları yer alıyor. İlanlar arasında kalıp ustası, montaj elemanı, makine operatörü, kablaj işçisi, lojistik operatörü, kalıp hane elemanı, CNC operatörü, plastik enjeksiyon kalıp bakım ve makine operatörü gibi birçok pozisyon bulunuyor.

Ekibini, yetiştirmek üzere kadrosuna katacağı yeni ara üretim elemanları ile güçlendirmeyi hedefleyen Günsel, mühendis ve tasarımcı alımına da devam ediyor. Şirket, 175 kişiden oluşan mevcut ekibini, işe alacağı yaklaşık 100 kişi ile güçlendirecek.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Guterres’e iki devletli çözüm yaklaşımı mektubu yazdı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’e, Ada’da egemen eşitlik ve iki devlete dayalı iş birliği formülüne açık fikirlilikle yaklaşma çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklama göre, Cumhurbaşkanı Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in kendisine gönderdiği mektuba cevaben bir mektup yazdı.

Tatar, mektubunda, Kıbrıs’ta iki taraf arasında bir ortak zemin olup olmadığını tespit etmek amacıyla yapılacak gayri resmi ve 5 BM formatında bir toplantıyı desteklediklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Adil, gerçekçi ve sürdürülebilir bir uzlaşı için, Kıbrıs’ta ve bölgemizde hüküm süren yeni koşullar ışığında, iki taraf arasında, eşit uluslararası statüye sahip iki egemen devlete dayalı bir iş birliği ilişkisi kurulmasını amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs’ta federal bir çözüm arayışının on yıllardır devam eden bir süreç olduğunu aktaran Tatar, BM eski Genel Sekreterlerinin tüm uzlaşı, çaba ve girişimlerinin Kıbrıs Rum tarafınca engellendiğini hatırlattı.

KKTC Başbakanı Saner’den BM’ye “Anastasiadis’i iki devletli çözüm konusunda cesaretlendirme” çağrısı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersan Saner, Birleşmiş Milletlere (BM), Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Anastasiadis’i iki devletli çözüm konusunda cesaretlendirmesi çağrısında bulundu.

Başbakan Saner, yaptığı yazılı açıklamada, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute’un Kıbrıs’taki yeni temasları öncesinde yazılı açıklama yaptı.

Egemen, eşit iki ayrı halk ve iki ayrı devlet olgusunun Kıbrıs’ta devam eden bir gerçek olduğunu belirten Saner, “BM’nin yapması gereken bu gerçekten hareketle çözüme katkı sağlamayan tutumundan vazgeçerek, egemen eşit 2 devlet arasında bir anlaşma ve iş birliği sağlanmasına yeni yaklaşımlarla katkı koymaktır.” ifadesini kullandı.

Kıbrıs’ta 1968’ten bu yana yüzlerce müzakere yapıldığını ve pek çok fikir veya belge ortaya konulduğunu hatırlatan Saner, Rum tarafının Ada’yı Yunan hegemonyası altına sokma hayali yüzünden bir sonuca ulaşılamadığının altını çizdi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, KKTC’li mevkidaşı Ertuğruloğlu ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Bugün itibarıyla ocak ayı içinde ilk toplantısı gerçekleştirilmek üzere Yunanistan’ı istikşafi görüşmelere başlamaya davet ediyoruz. Ev sahibi ülke biziz ve tarihini bu müzakereleri yürütecek arkadaşlarımız, heyetlerimiz Yunanistan’daki muhataplarıyla beraber belirleyecektir. Ama biz bugünden itibaren hazırız ve tüm meseleleri her zaman olduğu gibi, kendine güvenen bir ülke olarak görüşmeye hazırız.” dedi.

Çavuşoğlu ile KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Ankara’da baş başa görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Kıbrıs sorununun çözümü konusunda 52 yıldır sonuç alınamadığını ve federasyon üzerine yapılan müzakerelerin tüketildiğini söyleyen Çavuşoğlu, garantör ülkeler ve adadaki tarafların kendi görüşlerini ortaya koyduğu bir müzakerenin gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bakan Akar KKTC Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu ile görüştü.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile bir araya geldi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Bakanlık’taki görüşmede, ikili ve bölgesel savunma, güvenlik ve iş birliği konuları ele alındı.

Görüşmede, Rum tarafının uzlaşmaz tutumlarından vazgeçmesinin gerekliliğini belirten Akar, Ada’daki Türk varlığının kabul edilmesinin, egemen ve eşit unsurlar olduğunun bilinmesinin önemine dikkati çekti.

Bakan Akar, Türkiye’nin her zaman olduğu gibi sahip çıkmaya devam edeceği KKTC’nin hak ve hukukunu hiçbir şekilde çiğnetmeyeceğini, bu konudaki tavrının açık olduğunu, 1974’te nerede duruyorsa aynı noktada bulunduğunu vurguladı.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, BM Temsilcisi Lute’u kabul etti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterinin Kıbrıs için görevlendirdiği özel danışmanı Jane Holl Lute ile yaptığı görüşmeye ilişkin, “Kıbrıs’ta artık egemen eşitlik temelinde, yan yana yaşayabilen iki devletli temel esasında bir anlaşma arayışı içerisinde olduğumuzu vurguladık.” ifadelerini kullandı.

Görüşme sonrası açıklamalarda bulunan Tatar, verimli bir toplantı olduğunu kaydetti. Tatar, Kıbrıs’ta son 50 yılda gerçekleştirilen federal temeldeki görüşmelerin sonuç vermediğini belirterek, “Kıbrıs’ta artık egemen eşitlik temelinde, yan yana yaşayabilen iki devletli temel esasında bir anlaşma arayışı içerisinde olduğumuzu vurguladık. Lute da garantör ülkeler ve BM Genel Sekreteri ile yaptığı istişareler neticesinde, (Kıbrıs’ta bir anlaşmaya) artık bir zemin olup olmadığının belirlenmesi için şubat sonu veya mart başında, herkese uyacak bir takvimde New York’ta garantör ülkeler de dahil BM öncülüğünde Kıbrıs konulu 5+1 gayriresmi toplantıya gidilebileceğini, tarihi belirlemeye çalıştıklarını söyledi.” dedi.

Kıbrıs Türk tarafının, bundan sonra yapılacak görüşmelerde,Türkiye ile de istişarelerde bulunarak, egemen eşitlik temelinde, yan yana yaşayan iki devletin müzakere edilebileceğini net bir şekilde ortaya koyduğunu belirten Tatar, 5+1 formatındaki toplantıda da bu görüşü ortaya koyacaklarını ve kabul görürse resmi görüşmelere devam edeceklerini aktardıklarını kaydetti.

Tatar, 50 yıldan bu yana yapılan görüşmelerde, hiçbir zaman bu noktaya gelinmediğini ve ilk kez bu noktaya gelindiğinin altını çizerek, BM’nin bu konuda kendilerini dinlediğini ve bunun arayışı içerisinde olduğunu söyledi.

Kıbrıs’taki gerçeklerin iki devletli çözümü konuşmayı gerektirdiğini vurgulayan Tatar, aksi takdirde netice alınamayacak birtakım görüşmelere zaman ayırmak durumunda kalınacağını, bunun da kimseye bir şey kazandırmayacağını dile getirdi.

Tatar, yapılan çalışmalar sonucunda yeni bir anlayışın geliştiğini gördüklerini, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’in eskisi gibi olmadığını ve bölgede değişimler yaşandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Biz bu süreci Türkiye ile beraber yönetmekteyiz. Kıbrıs Türk tarafı olarak sürekli Ankara ile temastayız. Türkiye Dışişleri Bakanı (Mevlüt) Çavuşoğlu da yıllardır bu meselenin içerisindedir, o da Crans Montana’da bütün süreçleri yaşamıştır ve konuyu çok iyi bilmektedir.” dedi.

Uluslararası toplumun da Kıbrıs’ta yeni bir anlayışın geliştiğini gördüğünü ifade eden Tatar, uluslararası basında da Kıbrıs’ta bir anlaşma zemini için artık iki devletten bahsedilmesi gerektiğinin yer aldığını vurguladı.

Türkiye, KKTC’ye 20 bin doz Kovid-19 aşısı gönderdi.

Türkiye, yeni tip Korona virüsü ile (Kovid-19) mücadele kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) 20 bin doz Sinovac aşısı gönderdi.

KKTC Sağlık Bakanı Ali Pilli, yaptığı yazılı açıklamada, “Bugün sabah saat 05.00’te Türkiye Cumhuriyeti’nden ambulans uçakla 20 bin doz Sinovac aşısı ülkemize gelmiştir.” ifadesini kullandı.

KKTC Başbakanı Saner: “Nüfusun yüzde 80’inin aşılanmasını hedefliyoruz”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersan Saner, yeni tip Korona virüsü ile (Kovid-19) mücadele kapsamında, nüfusun yüzde 80’ini aşılamayı hedeflediklerini söyledi.

Başbakan Saner ile Sağlık Bakanı Ali Pilli, Başbakanlık’ta düzenledikleri basın toplantısında, bu sabah saatlerinde Kovid-19’la mücadele kapsamında Türkiye’den gelen Sinovac aşılarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Saner, sabah 03.00’te Türkiye’den KKTC’ye 20 bin doz Sinovac marka aşının ulaştığını söyleyerek, “Bugün KKTC için önemli bir gün.” dedi.

Sağlık Bakanlığının yapacağı aşı programı çerçevesinde sağlık çalışanları ile 65 yaş ve üzeri kesimlerde başta olmak üzere aşılamanın başlayacağını kaydeden Saner, “Nüfusun yüzde 80’inin aşılanmasını hedefliyoruz.” ifadesini kullandı.

KKTC’de ilk aşı Cumhurbaşkanı Tatar’a yapıldı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde aşılama programı bugün başladı. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, aşı olan ilk isim oldu.

İlk Sinovac aşısı KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a Lefkoşa Acil Durum Hastanesi’nde yapıldı. Tatar’ın ardından Başbakan Ersan Saner ve Sağlık Bakanı Ali Pilli de aşı oldu.

Korona virüsü salgınının bir yıldır devam ettiğini söyleyen Tatar, şunları anlattı:

“İlk önce bu aşıları, büyük bir özveri ve fedakarlıkla, kendi halkından da tasarruf ederek, 20 bin aşıyı buraya gönderen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, hükümetine ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya yaptıkları tüm katkılardan dolayı teşekkür ediyoruz. İlk etapta 20 bin aşı buraya geldi ve ilk aşıyı ben oldum. Başbakan ve Sağlık Bakanı da oldu.”

KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanlığına Sennaroğlu seçildi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı görevine Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Önder Sennaroğlu seçildi.

Meclis Başkanlığı seçimi, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yapıldı.

Tek aday olarak gösterilen Sennaroğlu, 26 kabul, 20 ret ve 2 çekimser oyla Meclis Başkanı seçildi.

UBP, daha önce iki kez Milletvekili Resmiye Eroğlu Canaltay’ı Meclis Başkanlığı için aday göstermiş ancak Canaltay yeterli oyu alamamıştı.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, AB Yüksek Temsilcisi Borrell ile görüştü.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Josep Borrell ile telefonda görüşerek Kıbrıs’ta iki tarafın egemen eşitliği ve eşit uluslararası statülerine saygı gösterilmesi halinde sürdürülebilir ve adil bir uzlaşıya ulaşılabileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Tatar görüşmede, Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde yakın zamanda düzenlenmesi planlanan Kıbrıs konulu 5 1 gayriresmi konferans öncesi değerlendirmede bulundu.

Kıbrıs’ta iki tarafın egemen eşitliği ve eşit uluslararası statülerine saygı gösterilmesi halinde sürdürülebilir ve adil bir uzlaşıya ulaşılabileceğini vurgulayan Tatar, bu zeminde iki devlet arasında iş birliği ilişkisinin kurulabileceğini anlattı.

KKTC Dışişleri Bakanlığı, BM Barış Gücünün görev süresinin rızası alınmadan uzatılmasına tepki gösterdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs’ta konuşlu Birleşmiş Milletler Barış Gücünün (BMBG) görev süresinin uzatılması kararına tepki göstererek kararla ilgili KKTC makamlarının rızasının alınmamasının önemli bir eksiklik olduğunu belirtti.

Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Kıbrıs’ta konuşlu BMBG’nin görev süresini 6 ay uzatan 2561 (2021) sayılı BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararının 29 Ocak’ta kabul edildiği hatırlatıldı.

Açıklamada, “Geçmişte de vurguladığımız üzere, BMBG’nin Ada’daki varlığına dair Kıbrıs Türk tarafının rızasının yine alınmamış olması önemli bir eksikliktir ve BM’nin barışı koruma operasyonlarına ilişkin temel ilkelerini dahi göz ardı etmektedir. BM’nin, BMBG’nin görev süresini devletimizin rızasını aldıktan sonra uzatmasını bekliyoruz. Bunun yanı sıra makamlarımızın iyi niyeti ve yapıcı tutumu sayesinde BMBG’nin KKTC topraklarındaki faaliyetlerini sürdürebildiğini hatırlatmakta fayda görüyoruz.” ifadesi kullanıldı.

BMBG’nin KKTC topraklarındaki faaliyetlerinin doğru bir zeminde yürütülebilmesini teminen, KKTC makamları ile BM arasında yasal bir düzenleme yapılması yönündeki haklı talepte ısrarcı olmaya devam edileceğinin altı çizilen açıklamada, bu talebin karşılanmaması durumunda, BMBG’nin KKTC’deki faaliyetlerine ilişkin iyi niyete dayalı tutumun gözden geçirilebileceği belirtildi.


TÜRKMENELİ

Irak Türkmen Cephesi: PKK Kerkük’te uyuşturucu ticaretiyle gençleri zehirliyor.

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşat Salihi, terör örgütü PKK’nın Irak’ın Kerkük kentinde piyasaya uyuşturucu sürerek gençleri zehirlemeye başladığını bildirdi.

Sosyal medya hesabından yaptığı açıklama yapan Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşat Salihi, “Terör örgütü PKK, Kerkük’te uyuşturucu ticareti başlatarak gençleri zehirliyor.” ifadesini kullandı.

Salihi, yıllardır Irak Türkmen Cephesi kadrolarına karşı suikastlar düzenleyen terör örgütünün bu kez Kerkük’te uyuşturucu ticaretine başladığı bilgisini paylaştı.

ITC Başkanı, Irak’taki terör örgütlerine karşı başlatılan mücadelenin PKK’yı da kapsaması gerektiğine vurgu yaptı.

Salihi, uluslararası çapta terör örgütü olarak tanınmış PKK’ya karşı mücadelede Irak hükümetinin sorumluluğunu yerine getirmesi ve ciddi adımlar atmasını istedi.

‘Kerkük’te ekonomi konferansı düzenlensin’

Irak Türkmen Cephesi genel başkanı Milletvekili Erşet Salihi Kerkük Ticaret Odası’nı ziyaret etti. Kerkük Ticaret Odası Başkanı Sabahettin Salihi ve iş adamları ile bir araya gelen Salihi, Kerkük’ün ekonomik durumunu görüştü. İş adamları, müteahhitler ve tacirlerin karşılaştıkları sorunları dinleyen Salihi, engellerin giderilmesi için iş birliği gerekliliğine vurgu yaptı.

Türkmeneli Televizyonu’na demeç veren Irak Türkmen Cephesi genel başkanı Milletvekili Erşet Salihi, ziyaret sırasında Kerkük’teki ekonomik durumu ve tacirlerin karşılaştıkları sorunları ele aldıklarını söyledi. Doların yükselmesinin hem tacirleri hem de iş adamlarını etkilediğini belirten Salihi, zamlanan ürünlerin vatandaşları da olumsuz etkilediğini ifade etti. Salihi, özellikle Türkiye’den ithal edilen ürünlerin Kerkük’e ulaşmasında sıkıntı yaşandığını bildirdi.

Doların yükselmesinin ardından Kerkük’te dövizci, müteahhitler ve tacirlerin sorunlar yaşadıklarını vurgulayan Salihi, Hükümet’in doları yükseltme kararının yanlış olduğunun altını çizdi. Doların yükselmesi nedeniyle doğal olarak ithal edilen ürünlere zam geldiğini de bildiren Salihi, sorunların giderilme yollarını ele aldıklarını söyledi.

Kerkük Ticaret Odası’na Kerkük yerel yönetimi ile iş birliği yaparak ekonomi konferansı düzenleme çağrısı yapan Salihi, ekonomik sorunların ele alınması gerektiğini ifade etti. Salihi, düzenlenecek konferansta Maliye Komisyonu, Ticaret Bakanlığı ve Kerkük milletvekillerinin hazır bulunması gerektiğinin altını çizdi.

Öte yandan Kerkük Ticaret Odası Başkanı Sabahettin Salihi sorunları Erşet Salihi’ye yazılı olarak ilettiklerini bildirdi.

Yıldız: Türkiye Musul Havalimanı’na Uçuş Yapmaya Hazır.

Musul Havalimanın yeniden hayata geçirilmesi ile ilgili, Türkiye’nin Bağdat büyükelçisi Fatih Yıldız, ülkesinin, Musul Havalimanının tamamlanması durumunda uçuş yapmak için hazır olduğunu bildirdi.

Yıldız, Türk müteahhitler, Musul Havalimanını, doğrudan yatırım yoluyla, işletmesini de içerecek şekilde yeniden imar etmek üzere cazip tekliflerde bulunmuşlardı dedi.

Yıldız, Görünüşe göre, bu projeyi başkaları yapacak. O halde gelinen aşamada bu projenin bir an önce bitirilmesini ümit edeceğiz ifadesini kullandı.

Türkiye’nin Bağdat büyükelçisi Fatih Yıldız, projeyi üstleneceği anlaşılan diğerlerinden ziyade, Turkish Airlines ile bellibaşlı Türk havayolu şirketlerinin Musul’a ilk uçanlar olmaya şimdiden hazır olduklarına eminim dedi.

‘2021 Yılı Bütçesinde Türkmence Okullarında Ders Veren Sözleşmeli Öğretmenlerin Hakları Garanti Altına Alınsın’

Parlamento dün düzenlediği oturumda 2021 yılı bütçe yasa tasarısını görüştü. Irak Türkmen Cephesi genel başkanı milletvekili Erşet Salihi Parlamento oturumunda konuştu.

2010 yılında çıkan Eğitim Bakanlığı yasasında Türkmence Eğitimi’nin kurulduğunu bildiren Salihi, bu yasayla Türkmence eğitim veren okulların açıldığını söyledi. Diyale, Salahattin, Kerkük ve Musul’da Türkmence eğitim veren okulların açıldığını hatırlatan Salihi, bu okulların öğretmenlere ihtiyacı olduğunu bildirdi.

100 okulun atamaya ihtiyaç duyduğunu ifade eden Salihi, bu okullarda 2010 yılından bu yana Öğretmenler Enstitüsü mezunu sözleşmeli öğretmenlerin ders verdiğinin altını çizdi. Bu öğretmenlerin atamalarını talep eden Salihi, sözleşmeli öğretmenlerin bugüne kadar atanmadıklarını kaydetti. Sözleşmeli öğretmenlerin okullarda katip olarak bile atanmadığını belirten Salihi, ‘‘o dönem 30 yaşında olan bu insanlar artık 40 yaşında’’ dedi. ‘‘Bu zulüm nerede var?’’ diye soran Salihi, Parlamento Başkanlığından anadilde eğitim veren bu okullar için destek istedi.

Öte yandan Erşet Salihi Parlamento oturumunda yaptığı konuşmada ayrıca Türkmenlerin askeri fakültelere ve polis akademilerine kabul edilme oranlarının artırılmasını da istedi. Polis akademisinin azınlıklar için % 5 hisse tahsis ettiğini hatırlatan Salihi, Türkmenlerin de azınlıklarla aynı kümeye konulduğunu söyledi. Parlamentonun 28 Temmuz 2012 kararına göre Türkmenler’in azınlık olmadığını vurgulayan Salihi, ancak devletin bunu Sünni ve Şii olarak böldüğünü hatırlattı.

Anayasanın 9. maddesine göre polis ve orduda tüm tarafların temsil edilmesi gerektiğinin vurgulandığını bildiren Salihi, ancak bunun gerçekleşmediğini söyledi. Bugün akademiden mezun olan toplam 30 kişiden Kerkük’ten sadece 3-4 Türkmen olduğunu belirten Salihi, ‘‘Bu adalet mi?’’ diye sordu. Salihi son olarak Şiilerin, Sünniler’in ve Kürtler’in bu durumdan zarar görmediklerini, bundan sadece zayıf tarafların zarar gördüklerini kaydetti.

Kerkük Valisi Said: “Kerkük’te Türk yatırımcıları ve şirketlerini görmek istiyoruz”.

Kerkük kentini ziyaret eden Türkiye-Irak Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TISİAD) Başkanı Nevaf Kılıç ve beraberindeki heyet Kerkük Valisi Rakan Said ile kentin imarı ve yatırım imkanlarını görüştü.

Ziyaretin ardından düzenlenen basın toplantısında Kerkük Valisi Said, kentin imarı ve kalkınmasına Türk yatırımcı, iş adamı ve şirketlerin katkı sağlamasını istediklerini belirtti.

“Kerkük’te Türk yatırımcıları ve şirketlerini görmek istiyoruz.” ifadesini kullanan Said, kentin her alanda imar ve kalkınmaya ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.

Vali Said, Kerkük’e gelecek Türk şirketlere gereken tüm desteği sağlamaya hazır olduklarını kaydederek, Iraklıların Türk şirketlerinin kalitesine güvendiğini bu anlamda iki ülke yatırımcılarının iyi bir ortaklık yapacaklarına inandıklarını vurguladı.

TISİAD Başkanı Nevaf Kılıç da Kerkük’ün kalkınması için üzerlerine düşen ne varsa yapmaya hazır olduklarını aktardı.

Kılıç, Kerkük’ün imarına katkı sağlamak için Türkiye’den önemli yatırımcı, iş adamı ve ticari heyetleri teşvik edeceklerini vurgulayarak, bu ziyaretin başlangıç olduğunu, devamının geleceğini ve yatırımları hayata geçireceklerini belirtti.

Telafer İlçesine Bağlı İyaziye Kasabası’nda Irak Türkmen Cephesi Bürosu Yeniden Açıldı.

Telafer İlçesine Bağlı İyaziye Kasabası’nda Irak Türkmen Cephesi bürosunun yeniden açılışı yapıldı.

Büronun açılış törenine Musul’daki Irak Türkmen Cephesi yetkilileri, şeyh aşiretler ve vatandaşlar katıldı. Böylece Irak Türkmen Cephesi terör örgütü Deaş’ten kurtarılan İyaziye’de bürosunu yeniden açan ilk siyasi parti oldu.

Irak Türkmen Cephesi yetkilileri, Bu adımın İyaziye halkına hizmet vermek amacıyla atıldığını söyledi.

16 Ocak Türkmen Şehitler Günü’nde Türkmen Halkı Şehitlerini Andı.

16 Ocak Türkmen Şehitleri Gününde Türkmen şehitler saygı ve rahmetle anıyoruz. Her yıl 16 Ocak tarihinde Irak’ta Türkmen halkı şehitlerini anmaktadır.16 Ocak 1980 tarihinde eski rejim tarafından Albay Abdullah Abdurrahman, Doç. Dr. Necdet Koçak, Dr. Rıza Demirci ve Adil Şerif idam edilmişti. O günden bugüne 16O cak Türkmen şehit gününün bir simgesi olarak anılmaktadır.

Bu katliam Kerkük’te Türkmenlerin yaşadığı en büyük facialardan biriydi. Tarihe ‘Kerkük Katliamı’ olarak geçen bu soykırımda, insanlık dışı vahşetler yaşanmıştır. Irak’ta cumhuriyetin ilanının birinci yıldönümünde kutlama şenliklerine katılmak gayesiyle çoluk-çocuk, genç-ihtiyar, kadın-erkek bütün Türkmen halkı, millî giysileri ile sokağa çıkmışlardı. Ancak törenin başlaması ile birlikte, gözü dönmüş caniler, silahsız olan Türkmenlere saldırıya geçmişlerdi. Silahların patlaması ile birlikte, sinsice hazırlanmış korkunç bir soykırım planını sahneye koymuşlardı. Bu soykırımda şehit edilenler arasında Irak ordusunda yıllarca değerli hizmetler veren ve aynı zamanda Türkmen toplumunun değerli bir lideri olan emekli Albay Ata Hayrullah ile kardeşi Tabip Yarbay İhsan Hayrullah ve çok sayıda Türkmen evladı şehit edilmişti.

Kerkük’te 1979 ekim ayında Türkmen kurtuluş ordusu hareketinin üyeleri mücadele verdikleri sürede dikta rejimi tarafından tutuklandılar. 30.6.1980 yılında zulüm simgesi olan Elsevre mahkemesi tarafından hareketin sekiz üyesi idam cezasına çarptırıldılar. 8-9 Temmuz tarihinde Ebu-garip ceza evinde asılarak şehit edilmişlerdi.

16 Ocak 1980 tarihinde eski rejim tarafından Albay Abdullah Abdurrahman, Doç. Dr. Necdet Koçak, Dr. Rıza Demirci ve Adil Şerif idam edilmişti.

28 Mart 1991 yılında Kerkük’e bağlı Altunköprü nahiyesinde Türkmenlere yönelik yapılan ve Altunköprü Katliamı olarak anılan elim olayda 100’ün üzerinde Türkmen Baas rejiminin ordusu tarafından edilmişti.

Türkmenler Irak Devletinin kuruluşundan bu yana Irak’ta çok sayıdan şehit vermişti.

Tisin, Tazehurmatu, Tuzhurmatu, Tavuk, Telafer, Amirli, Erbil ve Diyale’de çok sayıda şehit vermişti.

Irak Türkmen Cephesi genel başkan yardımcısı Ali Haşim Muhtaroğlu ve Salahattin vali yardımcısı Ahmet Koca, 25 Haziran 2013 tarihinde Tuzhurmatu’da düzenlenen terörist saldırı sonucu şehit olmuşlardı. Kerkük İlçe meclis başkanı Münir Kafili ise, 24 Haziran 2014 tarihinde Kerkük’te düzenlenen silahlı saldırıda şehit olmuştu. 21 Ekim 2016 tarihinde Irak hava uçağının saldırısında 17 Türkmen kadın şehit olmuş, yaklaşık 100 kişi de yaralanmıştı.

21 Ekim 2016 tarihinde Türkmen Medyası ve Türkmeneli Televizyonu en değerli çalışanlarından birini kaybetmişti.

Türkmeneli Televizyonu Haber Merkezi müdürü Ahmet Haceroğlu Kerkük’te görevi başındayken terör örgütü DEAŞ’in keskin nişancı tarafından vurularak şehit edilmişti.

Yıllar boyu Yüzlerce Şehit haberi yazan Ahmet Haceroğlu terör örgütü DEAŞ’in Keskin nişancısının kurşununa kurban gitmişti.

Çalışkanlığı, sakinliği, güleryüzü ve tatlı diliyle herkes tarafından oldukça sevilen Ahmet Haceroğlu Türkmen medya şehidi olmuştu.

Ayrıca 22.11.2009 tarihinde Irak Türkmen Cephesi Yürütme Üyesi ve Irak Türkmen Cephesi Musul sorumlusu Yavuz Efendioğlu, evinin önünde kimliği belirsiz kişilerin silahlı saldırısına uğrayarak şehit edilmişti.

Türkiye Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Beraberindeki Heyet ITC Erbil Binası’nı Ziyaret Etti.

Türkiye Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Türkiye Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in de yer aldığı heyet Irak Türkmen Cephesi Erbil Binası’nı ziyaret etti.

Akar’ı, Kuzey Irak Bölgesel Hükümeti Türkmen bakanı ve Irak Türkmen Yürütme Kurulu üyesi Aydın Maruf’un yanısıra Irak Türkmen Cephesi yetkilileri karşıladı.

Gerçekleşen görüşmede son siyasi gelişmeler ve Türkmenler’in durumu masaya yatırıldı.

Akar ve beraberindeki heyet Irak Türkmen Cephesi Erbil Binasında Türkmen şehitlerin isimlerinin yer aldığı panoyu inceledi.

Akar’ın ziyaretine Türkiye’nin Erbil Başkonsolosu Hakan Karaçay da eşlik etti.

Irak Türkmen Cephesi Türkiye Temsilciliği’nden Ülkü Ocakları’na Anlamlı Ziyaret

ITC Türkiye Temsilcisi Mehmet Tütüncü ve ekibi, Türkiye Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’a bir ziyarette bulundu.

Tütüncü İstanbul Ülkü Ocakları Eski Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’ın Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı olarak atanmasını gönülden tebrik etti.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti Türkmeneli Televizyonu’na paylaşan Yıldırım, Türk birliği vurgusu yaptı, Türkmeneli davasına desteklerini bir kez daha yineledi.

ITC’den Türkmen Milletine “Diline Sahip Çık” Çağrısı

Irak Türkmen Cephesi Enformasyon Dairesi, Türkmenlere verilen kültürel hakların üzerinden 50 yıl geçmesi münasebetiyle bildiri yayımladı.

24 Ocak 1970’te Türkmenlere verilen kültürel haklar sayesinde Türkmenlerin okullarda kendi ana dilinde okumaya başladığını kaydeden Irak Türkmen Cephesi, Anayasa’nın 4. Maddesi uyarınca Parlamento’nun 2012’de Türkmence Eğitim Müdürlüğü’nün açılması kararını da onayladığını hatırlattı.

Türkmence eğitimine destek verilmemesi için çalışan bazı kişilerin Türkmence eğitimini yanlış raporlarla Bağdat’a ifade ettiğini vurgulayan Irak Türkmen Cephesi, Türkmen Milletini milli haklarını ortadan kaldırmak isteyenlere kulak vermemeye çağırdı.

Telafer’de ITC Kale Bürosu Yıllar Sonra Tekrar Açıldı

Türkmen Telafer ilçesinin kale bölgesindeki Irak Türkmen Cephesi’nin kale bürosu yıllar sonra tekrar açıldı.

2014 yılında Terör Örgütü DEAŞ’ın işgali nedeniyle Türkmen Telafer ilçesindeki Irak Türkmen Cephesi’nin kale bürosu kapatılmıştı.

Irak Türkmen Cephesi Telafer Kolu sorumlusu Abdülgani Efendioğlu, Irak Türkmen Cephesi Telafer Kolu üyeleri ve çok sayıda Türkmen Telafer halkının katılımıyla açılış gerçekleşti.

Türkmeneli televizyonu mikrofonuna konuşan Irak Türkmen Cephesi Telafer Kolu sorumlusu Abdülgani Efendioğlu açılış hakkında bilgi verdi.

Irak Türkmen Cephesi Kale büro sorumlusu Aydın Seyid ise, büronun Türkmen Telafer halkına hizmet sunuğunu belirtti.

Öte yandan, Irak Türkmen Cephesi Kale bürosı idari müdürü Felah Abdulgafur, büronun açılışından dolayı mutluluğunu dile getirdi.

Türkmen lider Erşat Salihi’den terör gruplarına “Bozkurtlu” cevap!

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşat Salihi, “Bozkurt İşareti” yaptığı için kendisine saldıran terör gruplarına cevap olarak Twitter profil fotoğrafını değiştirdi. Salihi, mesajındaki kararlılığı yineleyerek, “Bundan sonra selamımız, Türklüğün sembolü Bozkurt ile olacaktır.” dedi.

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşat Salihi, “Bozkurt İşareti” yaptığı gerekçesi ile kendisine saldıran terör gruplarına cevap niteliğinde bir hamlede bulundu. Salihi, 18 Ocak 2020’de Türkmen yurdu Kerkük’te, IŞİD ve PKK terör örgütlerine karşı nöbette olan Türkmen askerlerini ziyareti sırasında bozkurt işaretinin yer aldığı fotoğrafını Twitter profil fotoğrafı yaptı.,

- Türkmen lider Salihi’den terör gruplarına sert yanıt

Türkmen lider Salihi, bozkurt işareti yaptığı fotoğrafını 19 Ocak’ta resmi Twitter hesabının profil fotoğrafı yaparak verdiği net mesajın ardından konuyla ilgili açıklamasında da geri durmayacağının altını çizdi.

Salihi, “Bozkurt, ‘Ben Türk’üm’ demenin şekillenmiş hâlidir. Kimseden çekinmeden, kimselere aldırış etmeden bu işareti yapmaya devam edeceğiz. Bundan sonra selamımız, Türklüğün sembolü Bozkurt ile olacaktır.” ifadelerine vurgu yaptı.


DİĞER

TİKA, Afganistan’daki üniversiteye su kuyusu açtı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Afganistan’ın başkenti Kabil’de bulunan Şehit Prof. Rabbani Eğitim ve Öğretim Üniversitesine su kuyusu açıldı.

Afganistan’ın öğretmen yetiştiren en büyük üniversitesi özelliğine sahip Şehit Prof. Rabbani Üniversitesinin kampüsünde yapılan ve mevcut merkezi sistemine entegre edilen su kuyusundan yaklaşık 10 bin öğrenci yararlanacak.

Mostar’daki “tarihi” yerel seçimin sonuçları açıklandı.

Bosna Hersek’in Mostar şehrinde 12 yıl sonra ilk kez 20 Aralık 2020’de yapılan yerel seçimin resmi sonuçları açıklandı.

Merkez Seçim Komisyonunun (CIK) açıkladığı sonuçlara göre, 35 üyeli Şehir Konseyinde Bosna Hersek Hırvat Demokrat Birliği (HDZ BIH) 13, Mostar Koalisyonu 12, Bosna Hersek Bloku 6, Hırvat Cumhuriyet Partisi 3 ve “Burada Kalın” Sırp ittifakı da 1 sandalye kazandı.

Şehir için “tarihi” bir öneme sahip yerel seçimde, yeni belediye başkanını seçecek Şehir Konseyi’ne girebilmek için 22 siyasi parti, 4 bağımsız aday, 4 ittifak ve 1 bağımsız listeden toplam 370 aday yarışmıştı.

TİKA, Afganistan’daki üniversiteye fotoğrafçılık laboratuvarı ve radyo stüdyosu kurdu.

Afganistan Pervan Üniversitesi İletişim Fakültesinde Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) donatımını yaptığı fotoğrafçılık laboratuvarı ve radyo stüdyosu hizmete açıldı.

Açılış töreninde konuşan Pervan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Seyid Mubin Haşimi, Türkiye ve TİKA’ya üniversitelerine verdikleri destekten dolayı teşekkür etti.

BTC’den geçen yıl 210 milyon 767 bin varil petrol aktı

Hazar Denizi’nden çıkarılan petrolü Türkiye üzerinden dünya pazarlarına ulaştıran Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Ham Petrol Boru Hattı’nın Ceyhan’daki deniz terminalinden geçen yıl 210 milyon 767 bin 244 varil ham petrol sevk edildi.

BOTAŞ International ve BTC verilerine göre, “Yüzyılın enerji projesi” olarak adlandırılan ve resmi açılışı 13 Temmuz 2006’da yapılan boru hattının son durağı olan Adana’nın Ceyhan ilçesindeki Haydar Aliyev Deniz Terminali’nden 2020 yılı sonuna kadar 3 milyar 571 milyon 15 bin 467 varil petrol, 4 bin 659 tankerle dünya pazarına ulaştırıldı.

Uzunluğu 1776 kilometre olan ve 1076 kilometresi Türkiye’den geçen hatla Haydar Aliyev Deniz Terminali’ne ulaşan ham petrol, BTC hattının Türkiye’deki kısmını işleten BOTAŞ International (BIL) tarafından tankerlerle dünya pazarına sunuluyor.

Bir önceki sene 233 milyon 175 bin 907 varil ham petrolün dünya pazarına dağıtıldığı BTC’de, 2020 yılında ise 278 tankere 210 milyon 767 bin 244 varil yükleme yapıldı.

Terminalde geçen yıl en çok sevkiyat 21 milyon 327 bin 877 varille nisan ayında, en az sevkiyat ise 15 milyon 39 bin 188 varille kasım ayında gerçekleşti.

- BTC Ham Petrol Boru Hattı

BIL, petrol ve doğal gaz projeleri konusunda söz sahibi ülkelerin ve çok uluslu şirketlerin faaliyetlerine katılabilmek amacıyla 3 Temmuz 1996’da BOTAŞ tarafından kuruldu ve 2001’de BTC’yi işletmekle görevlendirildi.

Ceyhan Deniz Terminali’nden tankerlere ham petrol yüklemeye 2 Haziran 2006’da başlanan BTC’de, Hazar Denizi’nden çıkarılan petrol, boru hattı kullanılarak Gürcistan üzerinden Ceyhan’daki deniz terminaline, buradan da tankerlerle dünya pazarlarına ulaştırılıyor. 1776 kilometre uzunluğundaki hattın günlük 1 milyon varil ve yılda 50 milyon ton petrol taşıma kapasitesi bulunuyor.

Bölgede, her biri 100’er metre çapa, 20’şer metre yüksekliğe ve birer milyon varil depolama kapasitesine sahip 7 petrol tankı, 51 blok vana istasyonu, 4 pompa istasyonu ve 2 pig istasyonu bulunuyor.

- Sevkiyat rakamları

BTC’de geçen yıl aylar itibarıyla ham petrol sevkiyat rakamları şöyle oluştu:

Aylar     Sevkiyat miktarı (Varil)

Ocak      20.828.949

Şubat     19.434.590

Mart      18.196.694

Nisan     21.327.877

Mayıs    17.892.327

Haziran 15.571.802

Temmuz 16.373.216

Ağustos 15.833.426

Eylül     16.503.814

Ekim      16.840.641

Kasım    15.039.188

Aralık    16.924.720

TOPLAM             210.767.244

İran’da Azerbaycan Türkçesi sözlüğü hazırlanacak.

İran İslami İrşad ve Kültür Bakanlığının Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü’nün Erdebil’de bilimsel kapasitelerden faydalanarak hazırlanması konusunda destek vereceği bildirildi.

İran resmi ajansı IRNA’nın haberine göre, İslami İrşad ve Kültür Bakanı Abbas Salihi, Erdebil kentini ziyaret ederek, Vali Ekber Behnamcu ve Erdebil Kültür ve İslami İrşad Genel Müdürü Abdullah Bahru’l Ulumi ile yaptığı görüşmede Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü projesiyle ilgili görüş alışverişinde bulundu.

Görüşmede Bakan Salihi, Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü’nün Erdebil’de ilmi kapasitelerden faydalanarak hazırlanması konusunda destek verdi.

- İran’da Ruhani’nin vaatlerine karşın Azerbaycan Türkleri’nin talepleri karşılanmadı

İran’da yaklaşık 30 milyonluk nüfuslarıyla, ülkenin en büyük azınlık topluluğu konumundaki Azerbaycan Türkleri’nin Türkçe’nin ikinci resmi dil kabul edilmesi ve ana dilde eğitim-öğretim gibi talepleri, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin vaatlerine rağmen karşılanmadı. İran’da yaşayan Azerbaycan Türklerinin bu konudaki anayasal haklarını savunmak için düzenlediği gösteriler de Tahran yönetimi tarafından engelleniyor.

MSB’den Bosna Hersek’teki bir okula Türkçe dershanesi.

Mehmetçik, Bosna Hersek’teki bir ilkokula Türkçe dershanesi yaparak yetkililere teslim etti.

Milli Savunma Bakanlığının (MSB) Twitter hesabından, “Bosna Hersek’te destek faaliyetlerimize devam ediyoruz. Bölgede görev yapan Bosna Hersek Türk Temsil Heyeti Başkanlığımızın, Jablanica İrtibat ve İzleme Timi bölgesinde yapımını tamamladığı Gorani İlköğretim Okulu Türkçe Dershanesi yetkililere teslim edildi.” bilgisi paylaşıldı.

Türk albaya Bosna Hersek’te önemli görev

Bosna Hersek’in NATO’ya üyelik süreciyle ilgili çalışmaları yürütecek olan NATO Saraybosna Komutan Yardımcılığı görevi Albay Olcay Denizer’e verildi.

Bosna Hersek’te önemli görevler üstlenen Mehmetçik, pek çok destek faaliyetinin yanı sıra Bosna Hersek’in NATO’ya üyelik süreciyle ilgili çalışmalarda da görev yapıyor. NATO Saraybosna Karargahı Komutan Yardımcılığı kadrosunun ülkemize tahsis edilmesi nedeniyle Butmir Kışlası’nda tören düzenlendi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez “Türkiye-Nahçıvan doğal gaz anlaşması” açıklaması yaptı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye-Nahçıvan Doğal Gaz Boru Hattı anlaşmasına ilişkin, “İnşallah önümüzdeki birkaç ay içerisinde ihalesini tamamlayacağız ve boru hattının imalatının inşaatına süratle başlayacağız. İnşaat yapım süresini 12 ay olarak planladık. Bu, serhat kentimiz Iğdır’ın stratejik önemini artıracak önemli projelerden birisidir.” dedi.

Sarıkamış Harekâtı’nın 106. yılı anma etkinliklerinin ardından Iğdır’a gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ile Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Valilik ile belediyeyi ziyaret ederek Vali ve Belediye Başkan Vekili Hüseyin Engin Sarıibrahim ile bir süre görüştü.

Bakan Dönmez, belediye ziyaretinde gazetecilere yaptığı açıklamada, kentte enerji ve tabii kaynaklar alanındaki faaliyetler konusunda, ilgili birimlerden talepler, projeler ve yatırımlarla alakalı geniş bir değerlendirme imkânı bulduklarını söyledi.

TİKA’dan Bosna Hersek Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki Türkçe dil okuluna destek.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Bosna Hersek Silahlı Kuvvetleri (OSBiH) Mesleki Gelişim Eğitim Merkezi bünyesindeki Türkçe dil okuluna donanım desteğinde bulundu.

TİKA’dan yapılan açıklamada, merkez bünyesinde Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca ve Yunanca dil eğitimleri verildiği aktarılırken, Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı girişimi ile başkent Saraybosna’daki Rajlovac Kışlası’nda 1998’de kurulan Türkçe dil okulunda bugüne dek subay ve astsubay rütbesinde 900’e yakın askerin Türkçe öğrendiği kaydedildi.

Bosnalı eğitmenler tarafından merkezde A1-A2 seviyesinde sunulan Türkçe derslerinin yanı sıra NATO Barış Gücü’nde görev yapan Türk askerler tarafından da pratik konuşma ve dinleme dersleri verildiği belirtilen açıklamada, eğitimin temel kurs, geliştirme ve dil tazeleme kursu olmak üzere 3 farklı seviyede sunulduğu okulda İngilizceden sonra en çok Türkçenin tercih edildiği vurgulandı.

Proje ile Mesleki Gelişim Eğitim Merkezine destek sağlayan TİKA’nın, Türkçe dil okulunda konuşma ve dinleme derslerinin gerçekleştirildiği sınıfı ihtiyaç duyulan ekipman olan bilgisayar ve yazıcı ile donattığı ifade edilen açıklamada, proje kapsamında temin edilen cihazların TİKA Saraybosna Koordinatörü Muhammed Ünal ve Askeri Ataşe Albay Mustafa Sıtkı Tatar tarafından Mesleki Gelişim Eğitim Merkezi Komutanı Albay Hazrudin Hasagic’e teslim edildiği bildirildi.

Açıklamada, hayata geçirilen proje ile OSBiH bünyesinde görevli genç askerlerin Türkçe diline ilgisinin canlı tutulması ve Türkçenin dünya dilleri arasında etkinliğinin artırılmasına katkı sunulmasının amaçlandığı ifade edildi.

Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan’dan üçlü iş birliği.

Pakistan Dışişleri Bakanı Kureyşi, Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan’ın üçlü iş birliğini yoğunlaştırmaya ve derinleştirmeye karar verdiğini açıkladı.

Kureyşi, Türkiye-Azerbaycan-Pakistan Üçlü Dışişleri Bakanları ortak basın toplantısında konuştu.

Ülkesinin, Türkiye ve Azerbaycan ile yakın ve dostane ilişkiler yürüttüğünü söyleyen Kureyşi, üçlü ilişkilerde son derece önemli bir güvenin tesis edildiğini kaydetti.

Kureyşi, bugünkü görüşmelerde, ticaret, yatırım, güvenlik alanlarının yanı sıra stratejik ve siyasi iş birliği konularının ele alındığını belirterek, üç ülkenin birçok farklı konuda yakın düşüncelere ve ortak çıkarlara sahip olduğunu dile getirdi.

Bakan Kureyşi, üç ülkenin barışı, istikrarı ve bulunduğu bölgelerdeki refahı geliştirmek istediğinin altını çizerek, “Bizler bu çerçevede, üçlü iş birliğimizi yoğunlaştırmaya ve derinleştirmeye karar verdik. Bu diyaloğu düzenli bir hale getirmek istiyoruz.” dedi.

Bakan Çavuşoğlu: Ülkeler arası ilişkileri geliştirmenin önemine değindik

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ortak basın toplantısında konuştu. Zirvede birçok alanda birlikte çalışma konusunda karar aldıklarını vurgulayan Çavuşoğlu, “Güvenlik, istikrar ve refahı artırmak için önemli adımlar atmaya karar verdik.

Zirve toplantımızın birincisini 2017’de Bakü’de gerçekleştirdik şimdi sıra Türkiye’de. Bugün bu formattaki toplantıları daha sıklıkla gerçekleştirmeye karar verdik. Yani 3-4 yıl beklememize gerek yok.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi ve Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov’la yaptıkları üçlü toplantıda ülkeler arası ilişkileri geliştirmenin önemine de değindiklerini belirterek, “Özellikle ulaştırma ve enerji alanında altyapının geliştirilmesinin ne kadar önemli olduğundan bahsettik.” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan’dan birçok alanda iş birliğini derinleştirecek “İslamabad Deklarasyonu”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ve Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi’nin imzaladığı bildiride, ülkeler arasındaki kardeşlik, tarihi ve kültürel bağlar ile karşılıklı saygı ve güvene dayalı mevcut samimi bağlar vurgulanarak 30 Kasım 2017’de Bakü’de düzenlenen ilk Üçlü Toplantının sonucuna dayanan, siyasi, stratejik, ticari, ekonomik, barış ve güvenlik, bilim ve teknoloji ve kültürel alanlar dahil olmak üzere karşılıklı çıkarların tüm alanlarında iş birliğini daha fazla derinleştirme isteği beyan edildi.

Deklarasyonda Pakistan, Türkiye ve Azerbaycan’ın kendi bölgelerinde barış, istikrar ve kalkınmayı teşvik etmek için yaptıkları önemli katkılar ve halklarının daha geniş bölgede ortak refah ve güvenlik için bu idealleri daha da ilerletme arzusunun önemi vurgulandı.

Taraflar, yabancı destekli terörizm tehditleri, siber saldırılar, hibrit savaş biçimleri, hedefli dezenformasyon kampanyaları ve Müslümanların barış içinde bir arada yaşamasını etkileyen İslamofobi’nin artan eğilimleri dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere birçok ülkedeki Müslüman topluluklarının karşılaştığı sayısız zorlukların ve ortaya çıkan tehditlerin bilincinde olduklarını belirtti.

Deklarasyonda, dünyanın çeşitli yerlerinde Müslüman topluluklara karşı işlenen ağır insan hakları ihlalleri ve insanlığa karşı işlenen suçlarla ilgili ciddi endişeler dile getirildi. Taraflar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının geniş kapsamlı etkilerinin ve ilgili bölgelerin iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı savunmasızlığının tamamen farkında olduklarını vurguladı.

Deklarasyonda ayrıca Azerbaycan’ın kurtarılan bölgelerini yeniden inşa etme ve iyileştirme çabalarında Azerbaycan hükümeti ve halkıyla dayanışma gösterildiği ifade edildi. Barış ve kalkınma için bölgesel fikir birliği geliştirmeye yönelik taahhüdün bir kez daha teyit edildiği deklarasyonda taraflar, devletlerin egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve uluslararası sınırlarının dokunulmazlığını koruma ve savunmaya yönelik güçlü ve net desteklerini yineledi.

- Üçlü ticaret ve yatırımın artırılması

Ortak tatbikat, kapasite inşası, yeni ve yükselen teknolojilerin paylaşımı ve karşılıklı ziyaretler de dahil savunma ve güvenlik alanında iş birliği yapılacağına yer verilen deklarasyonda “Yeni tip Korona virüsü (Kovid-19) pandemisi nedeniyle ekonomik büyüme ve halk sağlığına üzerindeki geniş kapsamlı etkiler tartışıldı.

Bilgi, araştırma, uzmanlık ve en iyi uygulamaların paylaşımı kabul edildi ve zorlukların etkili ve anlaşılır bir şekilde ele alınması için mali açıdan uluslararası iş birliği ve dayanışmanın artırılması çağrısı yapıldı.” ifadesi kullanıldı.

Üçlü ticaret ve yatırımın artırılması için iş birliğinin derinleştirilmesi konusunda mutabakata varıldığı belirtilen deklarasyonda, üç ülkenin ilgili bakanlıkları eliyle tarife ve tarife dışı engellerin kaldırılması, ulaştırma maliyetlerinin azaltılması, bankacılık sisteminde daha iyi şartların oluşturulması ile ortak yatırımların korunması konusunda tavsiye kararları alan güçlü bir eylem planı hazırlanması üzerinde anlaşıldığı da vurgulandı.

Taraflar, ulaştırmada bölgesel bağlantı kurma, ticaret, enerji, halklar arası iletişim, eğitim, turizm, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında iş birliği yapmak konusunda kararlı olduklarının da altını çizdi.

Deklarasyonda gıda güvenliği, çevre koruma, sürdürülebilir kalkınma, iklim değişikliği ile mücadele gibi konularda uluslararası karşılığın zamanında verilmesinin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmada da önemli olduğunun altı çizildi. Üç ülkenin yıllık olarak üçlü zirve yapması üzerinde karar alındığı da belirtilirken gelecek zirvenin 2022 yılı içinde Türkiye’de yapılacağı ifade edildi.

Çiğdem Asafoğlu: Yunanistan önce Türk adını kaldırdı şimdi de yok saymak istiyor.

Batı Trakya’da Türklerine ait azınlık okullarının tabelaları, Yunan hükumeti tarafından 24 Aralık 2020’de hiçbir gerekçe gösterilmeden değiştirildi. Gümülcine Azınlık Medrese-i Hayriye Ortaokulu ve Lisesi ile İskeçe’deki İskeçe Medresesi’nin tabelalarındaki “azınlık” ifadesi kaldırılarak yerine “Müslüman” ibaresi eklendi.

Daha önce 1974 Albaylar Cuntası sonrasında Yunanca ve Türkçe “Gümülcine Hayriye Medresesi” yazılı olan tabela kaldırılarak sadece Yunanca tabela asılmış, ardından 25 Ağustos 2009’da Medrese-i Hayriye’nin tabelasından Hayriye ifadesi de kaldırılarak yerine “Gümülcine Medresesi Ortaokul-Lisesi” adıyla (Gimnasio Likio İerospudastiriu Komotinis) Yunanca tabela asılmıştı. Türk okulunun adını herhangi bir gerekçe göstermeden değiştirmeyi adet edinen Yunan hükumeti, sonraki dönemde de “Hayriye Medresesi Azınlık Ortaokul ve Lisesi” olarak Yunanca tabelayı yenilemişti. Yunanistan’ı yöneten Kiryakos Miçotakis hükumetinin, bundan sonra Türk azınlığı ifadesini resmi kurumlardan kaldırmaya yönelik bir politika izleyeceği ve Batı Trakya üzerinden Türkiye’ye bir mesaj vermeye çalıştığı da iddialar arasında yer aldı.

KTMM Başkanı Çubarov: Sizi, Rus işgalindeki Kırım’daki zorluklara karşı yalnız bırakmayacağız.

Rus işgali altındaki Kırım’da 10 Haziran 2019 tarihinde işgalci güçler sabah saatlerinde beş farklı adrese baskın düzenlemişti. Karasupazar (Belogorsk) şehrindeki baskından sonra Enver Omerov, oğlu Riza Omerov ve Ayder Cepparov alıkonulmuştu.

İşgalciler, Mart 2020’de uluslararası hukuku ihlal ederek Kırım Tatar siyasi tutsakları, işgal edilen Kırım’dan yasa dışı olarak Rusya’ya sevk etmişlerdi.

- Kırım Tatar aktivistlere ve bağımsız gazetecilere baskı

Rusya 2014’te Kırım’ı işgal ettikten sonra yarımadada düzenli olarak sivil aktivistlerin, bağımsız gazetecilerin, Kırım Tatar milli hareketi aktivistlerinin ve Kırım Tatar Milli meclisi üyelerinin evlerine aramalar düzenliyor. İşgalci yönetim, böylelikle baskı uygulayarak Rus işgaline karşı çıkan herkesi susturmaya çalışıyor.

Hansaray, Ukrayna ulusal kültürel mirası listesine dahil edildi.

Ukrayna, Rus işgali altında bulunan 175 anıtı, ulusal kültürel mirası listesine dahil etti. Kırım Tatar mimarisinin dünyadaki tek örneği olan Hansaray da listede yerini aldı.

Ukrayna Bakanlar Kurulu, Temmuz 2020’da işgal altındaki Kırım’da bulunan 175 kültürel miras anıtını Ukrayna’nın taşınmaz anıtlarının devlet listesine dahil edilmesine ilişkin kararı kabul etti. İnjir Media sitesinde dün yayımlanan habere göre, 6 aylık bir gecikmeyle Ukrayna Kültür ve Enformasyon Politikası Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan Ukrayna’nın taşınmaz anıtlarının devlet listesine dahil edildi.

Bahçesaray’daki Hansaray, Sudak ve Kefe’deki Ceneviz Kaleleri, Yalta’daki Kırlangıç Yuvası sarayı, Vorontsovskiy, Livadiyskiy sarayları ve diğer anıtlar listeye dahil edildi.

- Rusya, Kırım’ın kültürel mirasını yok etmeye çalışıyor

Bilindiği gibi, Kırım’ı işgal ettikten sonra Rusya yarımadadaki kültür mirası çalmaya ve yok etmeye başladı. Sözde restorasyon kılıfı altında yapılan tahrifat zaman zaman gündeme getiriliyor. Ukrayna uzun süredir bu barbarlıkla mücadele etmeye çalışıyor. 

Doğu Türkistanlıların Çin Konsolosluğu önündeki eylemleri sonuç verdi.

​Türkiye’de yaşayan Doğu Türkistanlılar, toplama kamplarındaki ailelerinden haber alabilmek için 18 Aralık 2020’den bu yana Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu önünde eylem düzenliyor. Günlerdir süren eylemlerde Doğu Türkistanlılar, Çin’den aileleri hakkında bilgi talep ediyor. Dün Uygur aktivistler, İstanbul Valiliğinin konuya müdahil olduğunu ve Çin konsolosluğuna söz konusu dilekçelerin iletileceğini aktardı.

Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu önünde nöbet tutan Doğu Türkistanlıların günlerdir süren eylemlerinin sonuç verdi ve dün itibarıyla eylemler geçici olarak durdu. İstanbul Valiliğinin, eylemcilerle görüşerek; konsolosluğa söz konusu talep dilekçelerini ileteceği öğrenildi. Ailelerinden haber alabilmek adına hazırladıkları dilekçeleri İstanbul Valiliği ile iletişime geçtikten sonra konsolosluğa ulaştıracaklarını aktaran Doğu Türkistanlılar, valiliğe teşekkürlerini bildirdi ve süreçten umutlu olduklarını aktardı.

- “Yıllardır haber alamadığımız ailelerimizin durumunu artık net bir şekilde öğrenmek istiyoruz”

Çin’in İstanbul Konsolosluğu önünde Doğu Türkistan STK’ları, 12 Ocak 2020 tarihinde bir basın açıklaması yaparak hak taleplerini yeniden dile getirdi. Dün sabah itibarıyla, İstanbul Valiliği ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Doğu Türkistanlıların hak taleplerini konsolosluğa iletecekleri bilgisini verdi. Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği Başkanı Nureddin İzbasar, “Şu anda Türkiye’deki Doğu Türkistanlılar arasında dilekçe vermek isteyen herkes bu taleplerini hazırlıyor. Bu dilekçeler toplanıyor. Bu arkadaşların belirlediği ön şartlar kabul edilirse bir görüşme gerçekleşecek. Şu anda, valilik tarafından konsolosluk binasında eylemlere son verilmesi talebi geldi. Doğu Türkistanlıların talebi, yıllardır haber alamadıkları ailelerinin durumunu artık net bir şekilde öğrenebilmektir.” ifadelerini kullandı.

Yunanistan Başpiskoposu İslam’a hakaret etti: Batı Trakya Türkleri sessiz kalmadı!

Yunanistan Başpiskoposu İeronimos, önceki gün katıldığı bir televizyon programında İslam’a hakaret eden mesajlar verdi. Yunanistan’daki Türk toplumu başta olmak üzere dünyadan yoğun tepkiler alan olayda Başpiskopos, “İslam bir din değildir. Siyasi bir partidir. İnsanları da savaşın insanlarıdır.” sözlerini sarf etti. İeronimos’un hakaretlerine, Batı Trakya Türk toplumunu temsil eden Dostluk, Eşitlik ve Barış Partisi de sessiz kalmadı.

Avrupa’nın genelinde olduğu gibi Yunanistan’da da İslamofobi her geçen gün daha görünür hale geliyor. 14 Ocak 2020 tarihinde Yunanistan’da bir TV programına katılan Yunanistan Başpiskoposu, İslam dinine hakaret eden demeçler verdi. İeronimos İslâm’ın bir din olmadığını, siyasi bir parti ve siyasi bir arayış olduğunu, insanlarının yani Müslümanların da savaşın ve yayılmacılığın insanları olduğu ileri sürdü. Bunun İslam’ın karakteristik özelliği olduğunu ve Hz. Muhammed’in öğretilerinin de bunu söylediğini iddia eden Başpiskopos’un İslam ve Müslümanlara yönelik yalan ve çarpıtmalarla dolu ifadelerine en büyük tepki de Yunanistan içerisindeki Türk azınlığından geldi.

- Batı Trakya Türklerinden Yunan Başpiskoposa sert tepki

Yunanistan’daki siyasilerden bu ifadelere herhangi bir açıklama gelmezken; Batı Trakya Türkleri tarafından kurulan DEB Partisi yaptığı açıklama ile Başpiskopos İeonimos’un bu sözlerini kınadı. DEB Partisinde yapılan açıklama şu şekilde:

“Dün gece yayınlanan bir televizyon programında, Yunanistan Başpiskoposu sn. İeronimos’un sarf ettiği sözleri şaşkınlık içerisinde takip ettik. İslam dinimizi bir din değil de bir siyasi parti ve Müslümanları da savaş insanları olarak nitelendirmesi tarafımızdan kabul edilebilir bir durum değildir. Bu doğrudan doğruya dinimize saldırı ve bariz bir İslamofobi örneğidir. Bir yılı aşkın süredir dünyayı kasıp kavuran pandemi sürecinde özellikle önde gelen din adamlarının birleştirici ve sağduyulu açıklamalar yapmak yerine ayrıştırıcı ve bölücü söylemlerin kime ve neye hizmet ettiğini anlamakta zorluk çekmekteyiz. Bu tür sözlerin 2021 yılında hala sarf edilebiliyor olmasından duyduğumuz üzüntüyü dile getirir Yunanistan Başpiskoposu sn. İeronimos’un sözlerini şiddetle kınadığımızı kamuoyun bilgisine sunarız.”

Batı Trakya Türkleri Derneği Genel Başkanı Necmettin Hüseyin: Yunan devleti inancımıza saldırıyor.

Yunanistan’da son günlerde Batı Trakya Türk Azınlığına karşı kötü niyetli söylem ve eylemlerin artması kamuoyunun dikkatini çekiyor. Batı Trakya Türklerine ait azınlık okullarının tabelalarından önce “Türk” sonra da “azınlık” ifadelerinin kaldırılmasının ardından Yeni Demokrasi Partisi (NEA) Rodop Milletvekili Evripidis Stilyanidis’in Batı Trakya Türklerini ötekileştiren ifadeleri gündeme geldi. Son olarak da Yunanistan Başpiskoposu İeronimos’in katıldığı bir televizyon programında İslam’a ve Müslümanlara hakaret içeren ifadeleri ülkedeki sükunet ortamını bozarak Türk Azınlığın rahatsız edilmek istendiği izlenimini veriyor.

Yıllardır Lozan Antlaşması’nın (1923) pek çok maddesini ihlal ederek Türk azınlığın haklarını gasp eden Yunan hükümetleri, eylem ve söylemleri ile bölgedeki gerilimi gün geçtikçe arttırıyorlar. Yunanlı yetkililer bir yandan Türk adını tabelalardan ve resmi belgelerden kaldırırken, Lozan Antlaşmasının tanıdığı hakları kullanmalarını engelliyorlar. Diğer yandan da Batı Trakya Türk Azınlığını hedef göstermekten vazgeçmiyorlar. Bunun yanı sıra Yunan hükumeti Münhasır Ekonomik Bölge krizi ile Türkiye ile gerilimi arttıran bir politika da takip ediyor.

Ülkü Ocakları Şuşa’daki okul planı için “hazırız” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Şuşa’da dokuz derslikli bir ilkokulun yapılmasını hedeflediklerini ifade eden bir açıklamada bulundu. Bu açıklamanın ardından Ülkü Ocaklarından bu okul planı için hazırız mesajı içeren bir basın açıklaması geldi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün sosyal medyadan bir açıklama yayımlayarak, “Şayet Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın müsaadeleri olursa, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de uygun bulursa, bizatihi talimatımla Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından Şuşa’da dokuz derslikli bir ilkokulun yapılması hedefimizdir.” dedi. Karabağ zaferinin, Türk milletinin son yıllarda elde ettiği en görkemli, en destansı başarılardan biri olduğunu vurgulayan Bahçeli, böylece Karabağ’ın ebedi Azerbaycan yurdu olduğunun tescil edildiğini, esaret zincirlerinin sökülüp atıldığını kaydetti.

- Şuşa’da Üzeyir Hacıbeyli Okulu

Bahçeli, Azerbaycan Ulusal Marşı’nın 30 Ocak 1920 tarihinde kabul edildiğini anımsatarak, marşın söz yazarının merhum Ahmet Cevat, bestecisinin ise, Şuşa doğumlu merhum Üzeyir Hacıbeyli olduğunu ifade etti. Bahçeli, inşa edilmesini planladıkları ilkokulun adının Üzeyir Hacıbeyli, temel atma gününün ise 30 Ocak olabileceğini söyledi.

- “Ülkü Ocaklarının eğitim kalemi Şuşa’da destan yazacak”

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamasının ardından Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı da çağrıya uyarak söz konusu okulun açılışı için hazır olduklarını duyurdu. “Ülkü Ocakları’nın eğitim kalemi Şuşa’da destan yazacak” başlığıyla bir basın açıklaması yayımlandı.

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım açıklamasında, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin sözleri üzerine, “Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı olarak, yakın zamanda işgalden kurtulan Türk yurdu Şuşa’ya ilkokul inşa etmek için hazırız. Azerbaycan balalarının yarınlarına ışık tutmak Türk coğrafyasına ve ecdadımıza karşı asli sorumluluğumuzdur.” dedi.

- Yıldırım: Sabırsızlıkla bekliyoruz.

“Can ve kan kardeşimiz Azerbaycan’ımızın düşmana karşı zaferi tüm dünyada ses getirmişken bizlere zafer coşkusu yaşatarak gururlandırmıştır.” diyen Yıldırım, Bahçeli’nin ‘Özellikle ifade ediyorum. Şuşa’nın susadığı eğitim ve öğretime destek vermek bizim fikir ve inanç vecibemizdir.’ sözleri üzerine “İnşa etmek için sabırsızlıkla beklediğimiz dokuz derslikli Üzeyir Hacıbeyli İlkokulu’nda yetişecek kardeşlerimiz Türklük gurur ve şuurunu, İslam ahlak ve faziletini nesiller boyu aktaracaktır.” ifadelerine yer verdi.

Kırımoğlu, işgalcilerin su sorununu çözmek için Kırım’ı mahvettiğini söyledi.

Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’daki su sorunu çözme girişimlerinin, yarımadanın ekolojisini olumsuz etkileyeceğini ifade etti. Kırımoğlu, işgalcilerin Kırım’da yeni su kuyuları açarak, yarımadayı mahvedeceğini vurguladı.

Ukrayna milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Telegraf haber ajansına verdiği röportajda, Kırım’ı işgal eden Rusya’nın yarımadaya füze sistemi konuşlandırmak için para bulmakta sorun çekmediğini ancak deniz suyu arıtma tesisleri için para bulamadığını kaydetti. Bununla birlikte Kırımoğlu, Rus yönetiminin yarımadadaki su sorunu çözme girişimlerinin, Kırım’ın ekolojisini mahvedeceğini ifade etti.

- “Yarımadanın ekolojisine zarar veriyorlar”

İşgalci yönetimin, su sorunu çözme yöntemlerini değerlendiren Kırımoğlu, “Şu an yeraltı suyu çıkarmak için yeni kuyu açılmasına ağırlık veriyorlar. İlk olarak yeraltı suyu rezervleri sınırsız değil ve tüm Kırım’a suyla sağlamaya yetmeyecektir. İkinci olarak, Kırım’ın ekolojisi için büyük tehdit oluşturuluyor. Tatlı su çıkarıldıktan sonra oluşan boşluklara deniz suyu dolduruluyor ve tüketimi uygun olmayan çeşitli kanalizasyon suları dolduruluyor. Bu da toprağın tuzlanmasına yol açıyor.” dedi.

- “Kırım mahvedilene kadar bu devam edecek”

Kırım Tatar milli lideri, bu sebepten dolayı işgalci yönetiminin, yaklaşık 40 kuyuyu kapatma kararı aldığını belirtti. Kırımoğlu, “Bir süre sonra, işgalcilerin açtığı yeni kuyuların başına da bunlar gelecek. Görünüşe göre tüm yarımadayı mahvedene kadar devam edecekler.” dedi.

- “Askeri ihtiyaçları için para buluyorlar”

Askeri ihtiyaçları için para bulabilen işgalci devletin, yarımadanın su sorununu çözmek için para bulamadığını belirten Kırımoğlu, “Yakın zamanda Kırım’a üç S-400 Triumf füze birliğini konuşlandırmak için (her birinin fiyatı 500 milyon dolar) parayı hemen buldular. Ama su için para bulmak onlar açısından sorun. Şimdilik galiba Akmescit’in su ihtiyaçlarını karşılamak için Sak bölgesinde bir su arıtma tesisini inşa etmek istiyorlar.” diye konuştu.

Pelijesac Köprüsü, Bosna Hersek’in tüm egemenlik haklarını yok sayıyor.

Denizlerdeki uluslararası hukuk ihlalleri, ülkeleri önemli güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya bırakıyor. Türkiye’nin çevresindeki güvenlik sorunlarından birisi olarak Doğu Akdeniz’deki üzere gelişen olaylar, bu durumun en bariz örneğiydi ve denizlerdeki hâkimiyetin önemini gün yüzüne çıkardı. Adriyatik’te ise Bosna Hersek, benzer bir meydan okumayla karşı karşıya. Hırvatistan’ın yapımına Nisan 2018’de başladığı 300 milyon avroluk köprü projesi, Bosna Hersek’in açık denize tek çıkış kapısını kapatıyor ve açık bir uluslararası hukuk ihlali içeriyor. Köprünün, 2022’de inşasının tamamlanacağı düşünüldüğünde, durumun bölge ülkelerini de ilgilendirecek bir krize yol açması an meselesi.

İşgalciler Kırım’ın Kefe kentinin tarihi dokusunu yerle bir ediyor!

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın Kefe (Feodosiya) kentinde tarihi eserler acımasızca yok ediliyor. Yerel arkeologlar ve aktivistler, kentin tarihi bölgesinde su ve kanalizasyon boruları döşeyen bir firmanın çalışmalar sırasında kalıntıları tahrip ettiğini duyurdu.

Kırım’ın işgalci yönetimiyle sözleşme imzalayan İnterbiznes-55 isimli Çeçenistan kökenli şirket, Kefe kentinin tarihi bölgesine su ve kanalizasyon boruları döşüyor. Yerel medyada geçen ay çıkan haberlere göre, şirketin yürüttüğü çalışmalar sonucu tarihi yerler tahrip ediliyor. Arkeologlara danışmadan yürütülen çalışmalar, insan kemiklerinin ve antik seramik parçalarının molozla birlikte atılmasına sebep oluyor.

- Kefe’deki arkeolojik kalıntılar tahrip ediliyor

Şirket daha önce, çalışmalarını arkeologlarla koordine etmeksizin Ceneviz hendeğinin bir kısmını inşaat molozu ile doldurmuştu. Bunun sonucunda, su tankının yerleştirildiği yere doğru giden Novokarantinnaya Sokağı’nda borular için kazılmış hendeğin duvarlarında çok sayıda kemik ortaya çıktı. Bununla birlikte şirket yürüttüğü çalışmalar sonucu ortaya çıktığı inşaat molozu yola dökülüyor. Bunun sonucunda yolun ortasında Orta Çağ’dan kalma antik seramik parçalarını ve insan kemiklerinin parçalarını bulmak mümkün. Ayrıca Ceneviz Kalesinin yakınında yapılan hendek kazma çalışmaları sırasında antik bir malikânenin kalıntıları tahrip edildi ve burada da çok sayıda kemiğin bulunduğu bir toprak yığını ortaya çıktı.

- Nekropolün bulunduğu bölge imara açılıyor

Kentin güneyinden İlya Burnu’na kadar ise höyük tarlaları yer alıyor. Bu yerde dünya çapında üne sahip antik nekropol (arkeolojik şehirlerde mezarlıkların ve toplu mezar yerlerinin bulunduğu bölge) bulunuyor. İşgalci yönetim bu bölgeyi koruma altına almak yerine onu arazilere bölerek konut inşaatı için satışa çıkarmayı planlıyor.

Izet Bajrambasic: Hırvatistan’ın köprü inşasına karşı tüm uluslararası kurumlara başvuracağız.

Hırvatistan’ın Bosna Hersek’in egemenlik haklarını ihlal eden faaliyetleri, Adriyatik Denizi’nde yeni bir krize kapı aralıyor. Hırvatistan’ın güneydeki ve kuzeydeki topraklarını birbirine bağlamak amacıyla yapılan Peljesac Köprüsü, 2018’de yapılmaya başladı. Köprü, projesi 300 günlük bir sürecin ardından tamamlanacak. Bosna Hersek’in açık denize çıkışını kapatan köprüyle ilgili, Bosna Hersek Denizcilik Birliği Derneği Başkanı Izet Bajrambasic, sosyal medya üzerinden Türkiye’ye destek çağrısı yaptı.

Ukrayna, Kırım Tatar dilinin gelişimi ve popülerleştirmesi stratejisinin proje taslağını yayımladı.

Ukrayna Geçici İşgal Altındaki Toprakların Yeniden Entegrasyonu Bakanlığı, Kırım Tatar dilinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması stratejisine dair bir proje taslağı hazırladı. Bakanlık tarafından hazırlanan proje, 2021-2032 dönemini kapsıyor.

Ukrayna Geçici İşgal Altındaki Toprakların Yeniden Entegrasyonu Bakanlığı, dün, Kırım Tatar dilini geliştirme ve yaygınlaştırma stratejisine dair hazırladığı proje taslağını yayımladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, 2021-2032 dönemini kapsayan projenin, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM), bilim insanları, gazeteciler, sivil toplum örgütleri temsilcilerinin katılımıyla hazırlandığı belirtildi. Şu an kamu istişarelerine açık olan projenin, nihai hale getirilmesinden sonra Ukrayna Bakanlar Kuruluna siyasi bir teklif olarak sunulacağı ifade edildi.

- Kırım Tatarlarının ana diline devlet desteğini artırıyor

Reznikov, projenin, Rus işgali altındaki Kırım’da durumu kritik hale gelen, Ukrayna’nın yerli halkı olan Kırım Tatarlarının ana diline yönelik sağlanan devlet desteğini artırmak için oluşturulduğunu belirtti. Bakan Reznikov, 170 milyon insanın Türk dilini konuştuğuna dikkat çekerek,”Yerli halkın dilinin korunması dışında tüm Ukrayna ulusu için açılan büyük imkânlar söz konusu. Bugün Türk dillerinde 170 milyon insan konuşuyor, bunlara stratejik ortaklarımız da dâhil.” diye kaydetti.

- Kırım Tatar dili öğrenmeye teşvik edilmeli

Bakanlık tarafından hazırlanan projede, Kırım tatar dilini konuşan kişilerin sayısını artırmaya yönelik çalışmaların yapılması gerektiğine dikkat çekildi. Ukrayna vatandaşlarının etnik kimliklerine bakmaksızın Kırım Tatar dilini öğrenmeye teşvik etmek için Kırım Tatar dilinin kullanım alanlarının geliştirilmesinin gerektiği belirtildi. Belgeyi hazırlayanlar,  “Yerli Halklar Hakkında”, “Ukrayna’daki Kırım Tatar Halkının Statüsü Hakkında” yasa tasarılarının kabul edilme sürecinde, Kırım Tatar dilinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.

Dışişleri Bakanlığından Batı Trakya Türklerine destek mesajı.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Batı Trakya Türklerinin milli direniş ve dayanışma günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Batı Trakya Türkleri için destek ifadeleri içeren mesajda “Batı Trakya Türklerinin haklı mücadelelerinde soydaşlarımızın daima yanında olacağız.” sözlerine yer verildi.

Dışişleri Bakanlığının resmi Twitter hesabından bugün 29 Ocak Batı Trakya Milli Direniş ve Dayanışma Günü için bir mesaj yayımlandı. Söz konusu mesajda, Batı Trakya Türklerinin “Türk” kimliklerinin tanınması için 30 yılı aşkın süredir devam eden mücadelelerine değinildi. AİHM’nin azınlık lehine aldığı kararlar senelerdir uygulanmadığına dikkat çekilen mesajda “Haklı mücadelelerinde soydaşlarımızın daima yanında olacağız.” ifadeleri kullanıldı.

Çubarov: Kırım’ı Rus işgalcilerden kurtarma görevi tüm Ukrayna’yı birleştirmelidir.

Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın Kırım’la ilgili açıklamalarına tepki gösterdi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy, kendisi iktidara gelene kadar kimsenin Kırım’ı işgalden kurtarmayı düşünmediği yönünde açıklama yaptı.

Kırım Tatar halkının resmi temsil organı Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov, yerel yönetim temsilcilerinden cumhurbaşkanına kadar tüm Ukrayna siyasetçilerinin, geçici işgal altındaki Kırım ve Rus işgalcilerin rehineleri olan Kırım sakinleriyle ilgili ifadeler kullanırken; söyledikleri her bir söze ve iddiaya dikkat etmesi gerektiğini kaydetti.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, 24 Ağustos 2021 tarihinde kaydedilecek olan Ukrayna’nın bağımsızlığının 30. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenecek etkinliklere hazırlık toplantısında, 28 Ocak 2021 tarihinde bir konuşma gerçekleştirdi. Zelenskıy, kendisinin cumhurbaşkanlığı görevine gelmesinden önce kimsenin Kırım’ın işgalden kurtarılması için mücadele etmediğini söylemişti. Zelenskıy, “Topraklarımızı teslim etmeyeceğiz. Bu korkunç hata bizim zamanımızda olmadı, ama bunu bizim düzeltmemiz gerekiyor. 2014 yılından ben iktidara gelene kadar Kırım’ı geri almayı kimsenin düşünmemesi çok yanlış. Kırım Platformu, uluslararası kabul görmüş sınırlar içinde Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini destekleyen uluslararası ortaklarımızı birleştirecek bir platform haline gelecektir. Bunlar benim için boş sözler değil. Arkasında net eylemler var.” ifadelerini kullanmıştı.

Çin’den bir skandal daha! Çin polisinin Doğu Türkistanlıları takibine ilişkin verileri sızdı.

Çin hükumetinin, Doğu Türkistan’da yaşayan Müslümanlara yönelik baskılarında yeni bir skandal daha gün yüzüne çıktı. Çin tarafından Doğu Türkistanlıların telefon görüşmeleri, seyahatleri ve akrabalarıyla bir araya gelmeleri dahil tüm hayatlarının anlık nasıl takip edildiği gözler önüne serildi. Urumçi merkezli veri tabanıyla Çin’in anlık nasıl veri takibi yaptığı öğrenildi.

Doğu Türkistan’ın Urumçi şehrinde Çin polisine ait veri tabanından milyonlarca belge sızdırıldı. Belgeler, telefon mesajları ve arama kayıtları gibi bilgileri telefon uygulamaları üzerinden elde ederek kişileri takip eden ve istihbarat toplayan Çin hükumetinin, bölgede çoğunluğu Uygur Türkü olan Müslümanlara karşı sindirme politikasını nasıl uyguladığını gözler önüne serdi. Çin hükumetinin, Doğu Türkistanlıları izlemek için kullandığı ve Landasoft şirketi tarafından geliştirilen veri tabanından elde edilen bilgiler, Pekin yönetiminin başta Uygurlar olmak üzere Doğu Türkistan’daki Müslümanların tüm iletişimlerini ve hayatlarını nasıl takip ettirdiğini ortaya çıkardı.

- Çin, anlık takip ile nefes aldırmıyor

Amerikan “Intercept” haber sitesinin ulaştığı ve Urumçi merkezli veri tabanında, Müslümanların telefon görüşmeleri, seyahatleri ve akrabalarıyla bir araya gelmeleri dahil tüm hayatlarının saniye saniye takip ettiği belirlendi. Çin polisine ait Urumçi merkezli veri tabanından sızan belgeler, Çin’in bölgede çoğunluğu oluşturan Uygur Türklerine ve diğer Müslümanlara karşı sistematik bir sindirme politikası olduğunu doğruladı. Veri tabanından elde edilen polis raporlarında, Çin Komünist Partisinin (ÇKP) egemen olduğu Çin’de, inançları gerekçesiyle Urumçi halkına nasıl zulüm yapıldığıyla ilgili vahim ayrıntılar yer aldı.

- Uygur Türklerinin mahremiyeti kalmadı

Veri tabanında, akrabalarının evine giden Müslümanların kıyafetlerini değiştirmelerine kadar ayrıntılı bilgilerin toplandığına ilişkin veriler yer alırken, dini sohbet yaptıkları belirlenen ailelerin “yeniden eğitim” adında toplama kamplarına gönderildiği aktarıldı.

Veri tabanında, Çin dışına seyahat edenlerin ailelerinin yakın takibe alındığını ve ülke içinde seyahat eden Müslümanların ise gittikleri yerlerin polis merkezlerine bildirilerek oralarda yakın takip talebinde bulunulduğu da ortaya çıktı. Veri tabanında, 52 gigabaytlık 250 milyon sütun datanın yer alması da yapılan izlemenin çapınının büyüklüğünü kanıtladı

- Çeşitli uygulamalar ile Uygur Türklerinin bilgileri toplanıyor

52 gigabayt ve 250 milyona yakın veri satırını içeren veri tabanı, çeşitli uygulamalardan gelen bilgilerden oluşuyor. Bu uygulamalardan biri Çin polisinin, cep telefonundaki dosyaları takip edebilmek için Uygur Türklerine zorla kullandırdığı bilinen Jingwang Weishi uygulaması. Veri tabanını besleyen verilerin bazıları da, vatandaşların birbirini yetkililere ihbar etmesini sağlayan ve kabaca “kamu güvenliği” anlamına gelen Baixing Anquan uygulamasından geliyor. Çin’de yaygın olarak kullanılan mesajlaşma uygulaması WeChat ve Çin yetkililerin toplumsal kontrolü sağlamak için kullandığı mesajlaşma, fatura ödeme, fotoğraf ve haber paylaşma uygulaması Outlook gibi uygulamalardan “delil” toplayan “Delil Toplama Yöneticisi” anlamındaki Quzheng Shuju Guanli uygulamasından da polis veri tabanına insanlar hakkında en mahrem bilgilerin akışı sağlanıyor.

Türk Konseyinden, Kazakistan ve Kırgızistan’a seçim tebriği

Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi), Kazakistan ve Kırgızistan’ı 10 Ocak’ta başarıyla düzenledikleri seçimler dolayısıyla tebrik etti.

Türk Konseyinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Genel Sekreter Baghdad Amreyev, Kırgızistan’da Cumhurbaşkanı seçilen Sadır Caparov’u kutlayarak, “Türk devletleriyle geleneksel bağlarını güçlendireceğinizi ve geleceğe emin adımlarla ilerleyeceğinizi ümit ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Amreyev, Caparov’un seçilmesinin Kırgız halkı için hayırlı ve uğurlu olması temennisinde bulundu.

- Türk Konseyi Misyonu görevlendirildi

Türk Konseyi, Kazakistan’ın daveti üzerine ülkedeki parlamento seçimini izlemek için Türk Konseyi Misyonu’nu görevlendirdi.

Türk Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ömer Kocaman’ın başkanlık ettiği ve Konsey’e üye ülkelerin yetkilileri ile diplomatlarının bulunduğu misyon, 6-10 Ocak arasında Nur-Sultan şehrinde parlamento seçimini izledi.

Türk Konseyi Misyonu yaptığı açıklamada, Kazakistan’ı başarılı seçim için tebrik ederek, sonuçların ülkede siyasi istikrarın ve sürdürülebilir ekonomik büyümenin güçlendirilmesine daha fazla katkı sağlayacağını ifade etti.

Misyon, seçim öncesi temaslar çerçevesinde Kazakistan Cumhuriyeti Birinci Dışişleri Bakan Yardımcısı Shakhrat Nurishev, Merkez Seçim Komisyonu Başkan Yardımcısı Konstantin Petrov ve Nur-Sultan Vali Yardımcısı Baktiyar Maken ile bir araya gelmişti.

Heyet, aynı zamanda seçime katılan 5 siyasi partinin ( Nur Otan, Ak Yol Demokratik Partisi, Kazakistan Halk Partisi, Auıl (Köy) Halk-Demokratik Partisi, Adal (Dürüst) Partisi) temsilcileriyle de seçim kampanyası, medyaya erişim, seçim sistemi, yasal çerçeve gibi konulara ilişkin görüşmelerde bulunmuştu.

Kazakistan Merkez Seçim Komisyonu, iktidardaki Nur Otan Partisinin oyların yüzde 71,9’unu alarak birinci, Ak Yol Demokratik Partisinin yüzde 10,95 ile ikinci ve Kazakistan Halk Partisinin yüzde 9,10 ile üçüncü olduğunu açıklamıştı.

Auıl (Köy) Halk-Demokratik Partisi yüzde 5,29 ile Adal (Dürüst) Partisi yüzde 3,57 ile parlamentoya girmek için gerekli yüzde 7 barajını geçememişti.