...

Türk Dünyası Raporu Şubat 2021

AZERBAYCANAzerbaycan bayrağı

Azerbaycan Milli Meclisi, Türkiye ile “kimlik belgesiyle seyahat” ve “medya platformu” anlaşmalarını onayladı

Azerbaycan Milli Meclisi, Azerbaycan ile Türkiye arasında “Ortak Medya Platformu” oluşturulmasını öngören ve iki ülke arasında kimlik belgeleri ile seyahate olanak sağlayan anlaşmalara onay verdi.

Milli Meclisin Genel Kurul toplantısında, “Azerbaycan ile Türkiye Arasında Medya Alanında Stratejik İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı” görüşüldü.

Azerbaycan ile Türkiye medyalarının eş güdüm halinde hareket etmesi noktasında etkin faaliyet gösterecek “Ortak Medya Platformu”nun oluşturulmasını öngören mutabakat zaptı, milletvekillerince onaylandı.

Milletvekilleri, “Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında 25 Şubat 2020’de Bakü’de İmzalanan Karşılıklı Vize Muafiyetine Dair Anlaşma’ya Getirilen Değişikliklere Dair Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında 1 Numaralı Protokol”ü de müzakere ederek onayladı.

Bu protokolün yürürlüğe girmesiyle Azerbaycan ile Türkiye arasındaki seyahatler sadece kimlik belgesi ile gerçekleştirilebilecek.

Her iki anlaşma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 10 Aralık 2020’deki Bakü ziyareti kapsamında imzalanmıştı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’den Batılı ülkelere aşı eleştirisinde bulundu

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Korona virüsü aşısı konusunda Batılı ülkeleri adaletsiz davranmakla eleştirerek, “Sanki gayriresmi bir neo-sömürgecilik dönemine veya ilan edilmemiş bir sömürgeleştirmeye tanık oluyoruz” dedi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azerbaycan Devlet Televizyonuna yaptığı açıklamada, aşı konusunda bazı ülkeler arasında yaşanan krizlerin tedirginlik verici olduğunu söyledi.

İngiltere ile Avrupa Birliği (AB) arasında yaşanan aşı krizine de değinen Aliyev, bu ülkelerin bugüne kadar çok yakın olduğunu, dolayısıyla yaşananların ortaya birtakım sorular çıkardığını kaydetti.

- “Gelişmiş ülkeler bu aşıları adil bir şekilde paylaşamıyor”

Aliyev, AB’nin İngiltere’yi ürettiği aşıyı adaletsiz şekilde dağıtmakla suçladığını hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İngiliz vatandaşlarının yüzde 13’ünün, AB vatandaşlarının ise yüzde 2’sinin aşı olduğu belirtildi. bu durumda İngiltere’de temmuza, AB’de ise ekime kadar nüfusun yüzde 75’ine aşı sağlanacak. Bazı kısıtlamaların da uygulandığını gördük. Bazı üretim alanları Avrupa’da kuruldu. Bu yüzden böyle bir kriz ortaya çıktı. Gelişmiş ülkeler bu aşıları adil bir şekilde paylaşamıyor ve karşılıklı suçlamalarda bulunuyorlarsa diğer ülkeler ne düşünmeli? Yoksul ülkelere, gelişmekte olan ülkelerin vatandaşlarına kim yardım edecek? Bunu düşünen yok. Birçok gelişmiş ülkenin liderinden bugüne kadar bu yönde bir çağrı duymadım.”

- “Ülkeler arasındaki güvensizliği alevlendiriyor”

Aliyev, özellikle zengin ülkeler arasındaki aşı mücadelesinin, üreticiler üzerinde de olumsuz bir etki bıraktığını, birçok ülkenin vatandaşlarını bu aşılardan mahrum ettiğini söyleyerek, “Bu durum ayrıca, ülkeler arasındaki güvensizliği alevlendiriyor. İngiltere ve AB krizinden başka örnekler de var. Örneğin, gelişmiş ülkeler dünya nüfusunun yüzde 14’ünü oluşturuyor. Fakat bu ülkeler dünyadaki aşıların yüzde 53’ünü sipariş etti. Yani hala bir adaletsizlik, bir eşitsizlik var” ifadelerini kullandı.

- “Bencil davranarak kendi çıkarlarını güvence altına almak istiyorlar”

Kanada’nın 38 milyon nüfusa sahip olduğunu fakat 154 milyon aşı sipariş ettiğini bildiren Aliyev, şunları söyledi:

“Bu ülke vatan savaşımızda Ermenistan’ı, işgalciyi destekliyordu. Bayraktar SİHA’larının kameralarının Türkiye’ye ihracatına haksız şekilde ambargo koymuştu. İşte 38 milyonluk bu ülke 154 milyon aşı sipariş ediyor ve parasını ödüyor. Demek ki 120 milyon insan aşısız kalacak. Onlar hastalanacak ve ölecekler. Bunların ise umurunda değil. Bunlar bencil davranarak kendi çıkarlarını güvence altına almak istiyorlar. Bu durumda nasıl bir demokrasiden bahsedebiliriz? Nasıl bir adalet, merhamet, insan haklarından bahsedebiliriz? Bu, fakir ülke halklarının haklarının ihlal edildiği, sağlıklarının tehlikeye düştüğü anlamına gelir.”

Aliyev, bu durumun sadece salgınla bağlantılı olmadığını vurgulayarak, “Bunun çok derin kökleri vardır ve tesadüfi değildir. Çünkü bu derin kökler bizi sömürge dönemine götürüyor. Sanki gayriresmi bir neo-sömürgecilik dönemine veya ilan edilmemiş bir sömürgeleştirmeye tanık oluyoruz. Bunun başka adı yok. Bu durumda, bu ülkelerin birine bir şey söylemek, birini bir şeyle suçlamak için manevi bir hakkı var mı? Bu bencillik, vicdansızlıktır” değerlendirmesinde bulundu.

Ermenistan ordusu, Azerbaycan sınırında ateşkesi ihlal etti

Ermenistan ordusunun, Azerbaycan sınırında ateşkesi ihlal ettiği bildirildi.

Azerbaycan Devlet Sınır Hizmetinden yapılan açıklamada, yerel saatle 05.00 civarında Ermenistan ordusunun işgal altında tuttuğu Gazah ilinin Aşağı Eskipara köyündeki birliklerinin, aynı bölgedeki Azerbaycan askerlerine ateş açtığı ifade edildi.

Açıklamada, Ermenistan birliklerinin makineli tüfekle 20 kez ateş ettiği belirtildi.

Ermeni güçlerinin döşediği mayının patlaması sonucu bir Azerbaycanlı sivil öldü

Azerbaycan’ın işgalden kurtardığı Fuzuli ilinde, Ermenistan askerlerinin döşediği mayının patlaması sonucu bir Azerbaycanlı sivilin yaşamını yitirdiği bildirildi.

Azerbaycan Başsavcılığından yapılan açıklamada, Fuzuli iline bağlı Yukarı Yağlıvent köyü arazisinde hareket eden ve içerisinde 3 sivilin bulunduğu bir otomobilin mayının üzerinden geçtiği belirtildi.

Azerbaycan’a ihraç edilecek 20 mekanik mayın temizleme teçhizatının ilk partisi sevk edildi.

Milli Savunma Bakanlığı, Azerbaycan’a ihraç edilecek 20 mekanik mayın temizleme teçhizatının (MEMATT) ilk partisinin sevk edildiğini duyurdu.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, bağlı şirketleri ASFAT AŞ tarafından yerli ve milli imkânlarla üretilen 20 MEMATT’ın kardeş ülke Azerbaycan’a ihraç edilmeye başlandığı belirtilerek, Kayseri’den hareket eden Hava Kuvvetlerine ait uçağın Bakü’ye ilk parti sevkiyatı gerçekleştirdiği bildirildi.

77 Azerbaycan askeri, Bayraktar TB2 SİHA Operatörlüğü eğitimini başarıyla tamamladı

Baykar’dan yapılan açıklamaya göre, Azerbaycan Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı 77 Azerbaycan askeri, Bayraktar TB2 SİHA Operatörlüğü eğitimlerini başarıyla bitirdi.

Yaklaşık 4 aydır devam eden eğitimler sonunda SİHA pilotu, görev komutanı, faydalı yük operatörü ve teknisyen olarak Azerbaycan Ordusu’nda görev yapacak askerlerin sertifikaları düzenlenen mezuniyet töreninde verildi.

Keşan’da bulunan Baykar Uçuş Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen mezuniyet töreninde ev sahibi olarak Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar ve Baykar Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar hazır bulundu.

Törene, Azerbaycan’ın Türkiye Büyükelçisi Hazar İbrahim Khazar, Azerbaycan Hava Kuvvetleri Komutanlığı Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Namiq İslamzade, Azerbaycan Türkiye Askeri Ataşesi Albay Müşfig Mammadov, Azerbaycan Hava Kuvvetleri Komutanlığı Komutan Yardımcısı ve Personel Başkanı Albay Elşad Panahov, Azerbaycan Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekât Başkanı Albay Elçin Ahunov ve diğer yetkililer katıldı.

Diplomatlardan Karabağ’a ziyaret

Azerbaycan’da görev yapan büyükelçiler ve dış misyon temsilcileri, Ermeni işgalinden kurtarılan yerleri ziyaret ediyor. Ziyaret ile diplomatlara Ermenistan’ın bölgede gerçekleştirdiği tahribatın yerinde gösterilmesi amaçlanıyor.

Azerbaycan’daki yabancı ülkelerin büyükelçileri, askeri ataşeler ve uluslararası kuruluşların temsilcileri Ermenistan işgalinden kurtarılan Cebrayıl ve Zengilan illerini ziyaret etti.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Müşaviri Hikmet Hacıyev’in eşlik ettiği büyükelçiler, işgal döneminde Cebrayıl ve Zengilan illerinde Ermenilerce gerçekleştirilen yıkımı, taş yığını haline gelen şehir ve köyleri, tahrip edilen tarihi anıtları ve mezarlıkları gördü.

Ziyarette Türkiye’yi Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral temsil etti.

Büyükelçiler, Cebrayıl ilindeki İran sınırında Aras Nehri üzerinde bulunan tarihi Hudaferin Köprüsü’nü de ziyaret ederek burada hatıra fotoğrafı çektirdi, etrafta bulunan yıkık evleri inceledi.

Ünlü fotoğrafçı Reza Deghati, Cebrayıl ilinde işgalden önce çektiği fotoğrafları, o fotoğraflarda yer alan yıkık yapıların önünde anlattı.

Cebrayıl kent merkezindeki yıkık sinema salonunda keman dinletisine katılan büyükelçiler, kent mezarlığını da ziyaret etti.

Heyet, Zengilan ilinde de incelemelerde bulundu. Libya’nın Bakü Büyükelçisi Aşraf Adem, sadece duvarları kalan Zengilan Camisi’nde namaz kıldı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Müşaviri Hacıyev, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, işgal döneminde Ağdam, Cebrayıl ve diğer illerde bir tek sağlam bina bırakılmadığını, diplomatik misyon temsilcilerinin de buna şahit olduğunu belirtti.

Hacıyev, büyükelçilerin bu şekilde bir yıkımla karşılaşacaklarını düşünmediklerini vurgulayarak, “Konuştuğumuz büyükelçiler bu yıkımın neden yapıldığına da anlam veremiyor. Burayı işgal eden Ermeniler herhangi bir şekilde bu toprakları kullanabilirdi. Toprağı kullanmayı bile becerememişler. Tek işleri yıkmak ve vandalizm oldu. Diplomatlardan biri dedi ki ‘Ermeniler kendilerini zengin tarihe sahip ve kültürlü bir halk olarak tanıtıyor, peki bu yıkımı niye yaptılar.’ Uluslararası kamuoyu Ermenilerin yaptığı bu vahşeti kendi gözleriyle görmeli.” diye konuştu.

Azerbaycan, işgalden kurtarılan bölgelerde kapsamlı imar çalışmaları başlatacak

Azerbaycan, Ermenistan’ın işgalinden kurtarılan topraklarda modern şehircilik ilkelerinin temel alındığı kapsamlı imar çalışmaları başlatmayı planlıyor.

Yaklaşık 30 yıl işgal altında bulunan topraklarını geçen yıl başlattığı askeri harekâtla kurtaran Azerbaycan’ı, gelecek yıllarda yeni yerleşim birimlerinin inşa edileceği, altyapı ve üstyapı projelerinin gerçekleştirileceği bir dönem bekliyor.

Azerbaycan’ın işgalden kurtardığı topraklardaki yerleşim birimlerinin büyük çoğunluğu, sadece taşlardan ibaret “hayalet şehir”leri andırıyor. Ağdam, Fuzuli, Cebrayıl, Zengilan gibi kentlerde işgal döneminde büyük tahribat yaşanmış durumda.

Ermenistan güçleri, o bölgeleri işgal ettikten sonra tüm evleri yağmalayarak işe yarar her şeyi söküp götürdüğü için bugün o şehirlerde taş yığını dışında bir yapı bulmak oldukça zor. Laçın ve Kelbecer illerinde de benzer durum söz konusu. Dağlık Karabağ’ın sembol şehri Şuşa’da diğer şehirler gibi büyük tahribat yapılmasa da burada Azerbaycanlılara ait dini ve kültürel yapılar ya tamamen ya da kısmen yok edildi.

Azerbaycan’ın önceliği, Ermenistan ordusunun geri çekilirken döşediği mayınları temizleyerek bölgeyi güvenli hale getirmek. Fakat bununla eş zamanlı olarak bölgede plan ve proje çalışmaları da yapılıyor. Hasar tespiti çalışmaları da Azerbaycan’ın diğer öncelikli konuları arasında. Hükümet, uluslararası kuruluş ve şirketlerin de yardımıyla, işgal döneminde Ermenistan tarafından bölgeye vurulan hasarı hesaplamayı, sonrasında da konuyu uluslararası mahkemelere taşımayı hedefliyor.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bölgede tarihi ve özgün dokunun korunduğu aynı zamanda modern şehircilik ilkelerinin de mutlak şekilde yer alacağı yerleşim birimleri inşa ettirmeyi planlıyor. Yeniden kurulacak yerleşim birimlerinde “akıllı şehir” ve “akıllı köy” konseptlerinin temel alınacak. Dağlık Karabağ’ın zengin su kaynakları, güneş ve rüzgar enerjileri de kullanılacak ve kurtarılan topraklar “yeşil enerji” bölgesine dönüştürülecek.

Bölgedeki ilk proje Fuzuli’den Şuşa’ya uzanan yeni yolla başladı. Akabinde Fuzuli’de, uluslararası hava limanının da temeli atıldı.

Yeni ulaştırma hatlarının açılması, yıkılan şehirlerin yeniden kurulması ve tarihi anıtların restore edilmesiyle işgalden kurtarılan bölgelerin, hem ekonomik hem de turizm açısından sadece Azerbaycan’ın değil Güney Kafkasya’nın yeni cazibe merkezi olması öngörülüyor.

Azerbaycan’ın işgalden kurtarılan bölgelerde imar tecrübesi aslında yeni değil. Nisan 2016’da yaşanan çatışmalarda Azerbaycan ordusunun kontrolü yeniden sağladığı Çocuk Mercanlı kenti de yıkık durumdaydı. Fakat bu bölge, kısa sürede Azerbaycan hükümeti tarafından yeniden inşa edildi. “Büyük Dönüş”ün başlangıcı olarak nitelendirilen Çocuk Mercanlı’nın imarında Türkiye de katkı sundu.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Çocuk Mercanlı’ya geri dönen köylüler için sera ve arı çiftlikleri, Türk iş adamları da çocuk oyun alanı kurdu.

- “Yeni imar politikası hayata geçirilecek”

Azerbaycan’da faaliyet gösteren diplomatik misyon temsilcileri, Cumhurbaşkanı Müşaviri Hikmet Hacıyev ile bölgeye yaptığı son ziyarette hem Azerbaycan’ın imar ettiği Çocuk Mercanlı köyünü, hem de Ermenistan’ın Cebrayıl ve Zengilan illerinde hayata geçirdiği yıkımı kendi gözleriyle gördü.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Müşaviri Hacıyev, yaptığı açıklamada, çağdaş şehirciliğin ilke ve parametreleri göz önünde bulundurularak işgalden kurtarılan bölgelerde yeni bir manzaranın oluşturulmasını öngören bir imar siyaseti planladıklarını bildirdi.

- “Türkiye katkı vermeye hazır”

Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral, işgalden kurtarılan topraklarda çok büyük bir yıkım olduğunu, buranın yeniden imarı için çok büyük çabalar harcanması gerektiğini belirterek, “Biz Türkiye olarak bu çabalara katkı vermeye hazırız.” dedi.

Türkiye-Azerbaycan Arasında Kültür Merkezlerinin Kuruluşu Hakkında Anlaşma’ya dair kanun Resmi Gazete’de

Türkiye ile Azerbaycan Arasında Kültür Merkezlerinin Kuruluşu, İşleyişi ve Faaliyetleri Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

İki ülke arasındaki anlaşma 25 Nisan 2018’de Ankara’da imzalanmıştı.

Kanun hükümleri, Cumhurbaşkanı tarafından yürütülecek.

Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov: “TSK, dünyanın en güçlü ordularındandır”

Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) dünyanın en güçlü ordularından olduğunu belirterek, “Kardeş ülke ile güçlü bir iş birliğimiz mevcut. TSK’nin tecrübelerinden faydalanmak bizim için önemlidir.” dedi.

Bakan Hasanov, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri personelinin katılımıyla Kars’ta düzenlediği Kış 2021 Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü’nde yaptığı konuşmada, Türkiye ile tatbikat yapmanın mutluluğunu ve gururunu yaşadıklarını söyledi.

Tatbikatın, iş birliği ve koordinasyonu sağlamak, derin kar ve şiddetli soğuklarda harekât imkân ve kabiliyetlerini denemek amacıyla yapıldığını ifade eden Hasanov, şöyle konuştu:

“TSK, dünyanın en güçlü ordularındandır. Kardeş ülke ile güçlü bir iş birliğimiz mevcut. TSK’nin tecrübelerinden faydalanmak bizim için önemlidir. Azerbaycan ve Türkiye arasındaki tarih, din ve medeniyet, iki ülke arasındaki köklü bağları teşkil eder. Liderimiz Haydar Aliyev tarafından ‘tek millet iki devlet’ olarak ifade edilen Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, bugün de devlet başkanlarımızın rehberliğinde umutla devam etmektedir. Azerbaycan ile Türkiye arasında alakaların ve kardeşliğimizin devam etmesinde devlet başkanlarımızın katkısı büyük.”

Hasanov, Azerbaycan’ın 44 günlük muharebede Ermenistan’ı mağlup ederek topraklarının işgaline son noktayı koyduğunu belirterek, bu muharebede Türkiye’nin her zaman yanlarında olduğunu dile getirdi.

- “Bütün dünya kardeşliğimizin sarsılmaz olduğunu gördü”

Bunun, iki ülke arasındaki birliğin nişanesi olduğunu aktaran Hasanov, şunları kaydetti:

“Muharebe zamanında Türkiye, politikasını çizdi ve bizim yanımızdaydı. Siyasi, manevi ve diplomatik desteklerle yanımızda oldu. Türkiye bu tutumuyla dünyaya şu mesajı verdi: Türkiye Azerbaycan’ın yanındadır. Bütün dünya bir daha gördü ki Türkiye-Azerbaycan birliği, kardeşliği sarsılmazdır ve ebedidir. Türkiye’nin yanımızda olması bizi daha da gururlandırdı, bize güç verdi. Biz bu güçten istifade ederek işgal altındaki topraklarımızı işgalden azat ettik. Azerbaycan halkı bunu çok kıymetlendirdi. Türkiye’nin bize verdiği büyük destekten dolayı teşekkürlerimi bildirmek istiyorum.”

Hasanov, Karabağ muharebesinin Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini daha iyi şekilde güçlendirdiğini vurgulayarak, “Azerbaycan ve Türkiye askerleri, Azadlık Meydanı’nda zafer geçidinden geçtiler. Bu tarihi günde Azerbaycan halkı da Türkiye ve Azerbaycan bayraklarıyla desteklerini göstermiştir. Kış tatbikatımızın da başarılı, hayırlı geçmesini temenni ediyor ve hepinizi tebrik ediyorum. Eminim ki kardeşliğimiz, birliğimiz, ilişkilerimiz böyle devam edecek. Yaşasın Türkiye-Azerbaycan kardeşliği.” diye konuştu.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Ermenistan işgalinden kurtarılan bölgeleri ziyaret etti.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan’ın işgalinden kurtarılan Fuzuli, Zengilan, Laçın ve Cebrayıl illerini ziyaret etti.

Aliyev’in eşi Mihriban Aliyeva’nın Instagram hesabından paylaştığı görüntülerde, Cumhurbaşkanı Aliyev’in kendi kullandığı araçla ziyareti gerçekleştirdiği görüldü.

İlham Aliyev, görüntülerde, yol boyunca yıkık durumdaki yerleşim birimlerini göstererek, tüm köylerin Ermenistan güçlerince yıkıldığını söyledi.

Kurtarılan yerleşim birimlerinin imar sürecinin artık başladığını ifade eden Aliyev, işgal döneminde bu bölgelerdeki ormanların Ermenilerce yok edildiğini belirtti.

Tüm şehirlerin planlarının hazırlandığını, bu planların kendisine sunulduktan sonra müzakere edileceğini vurgulayan Aliyev, hemen akabinde imar çalışmalarına başlayacaklarını dile getirdi.

Aliyev, “Akıllı Köy” projesini Zengilan’ın Ağalı köyü ile başlatacaklarını, imar edilecek ilk köyün de burası olacağını söyledi.

Bir diğer görüntüde Besitçay Devlet Korusu’nda çınar ağacı dikerek buranın da yeniden kurulmasını başlattıklarını ifade eden Aliyev, burada bulunan yaklaşık 300 yıllık çınarların işgal döneminde Ermenilerce kesildiğini bildirdi.

Aliyev, Besitçay Nehri’ne balık bıraktıklarını, bölgenin zengin su kaynaklarının bundan sonra Azerbaycan halkına hizmet edeceğini ifade etti.

Ermenilerin işgal döneminde bazı bölgelerde yasa dışı iskan edildiğini hatırlatan Aliyev, onların çok kötü şartlarda yaşadığını kaydetti.

Aliyev, yasa dışı iskanın da savaş suçu olduğunu vurgulayarak, “Düşman tüm bu savaş suçları nedeniyle hak ettiğini buldu. Uluslararası seviyede de hesap verecektir.” dedi.

Ermenilerin işgal döneminde gerçekleştirdiği yıkımı “vandalizm” ve “barbarlık” olarak nitelendiren Aliyev, tüm bölgeleri kısa zamanda yeniden kuracaklarını kaydetti.

Aliyev, işgalden kurtarılan bölgelerin tarım potansiyelinin büyük olduğunu, Ermenilerin işgal döneminde burada 90 bin hektar alana tahıl ektiğini dile getirdi.

Laçın’ın Gülebirt köyünde hidroelektrik santralinin açılışına katılacağını belirten Aliyev, kısa sürede inşa edilen bu santralin işgalden kurtarılan bölgelerdeki ilk santral olacağını ifade etti.

Görüntüler, Aliyev’in Gülebirt köyünde Azerbaycan bayrağını öperek göndere çekmesiyle sona erdi.

Bakan Karaismailoğlu, Azerbaycan Ulaştırma, Haberleşme ve Yüksek Teknolojiler Bakanı Nabiyev ile görüştü

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Azerbaycan Ulaştırma, Haberleşme ve Yüksek Teknolojiler Bakanı Rashad Nabiyev ile görüşmelerinde, ulaştırma ve haberleşme alanındaki ilişkileri ele alacaklarını söyledi.

Karaismailoğlu, görüşme öncesi yaptığı açıklamada, kısa süre önce atanan Nabiyev’i yeni görevi dolayısıyla tebrik etti ve başarılar diledi.

İki halk arasındaki dostluk ve kardeşliğin temelinin ortak atalara ve kültüre, kader birliğine dayandığını dile getiren Karaismailoğlu, “Azerbaycan halkının tarih boyunca Türk halkına verdiği desteği her daim kalbimizin en derinliklerinde muhafaza etmekteyiz.” diye konuştu.

Karaismailoğlu, ülkelerin ekonomik ve coğrafi özellikleri itibarıyla hem bölgeleri hem de birbirleri için taşıdığı önemin açık olduğunu belirterek şöyle dedi:

“Değerli mevkidaşımla görüşmemizde, tüm dünyaya örnek teşkil eden yakın dostluğumuz çerçevesinde, ulaştırma ve haberleşme alanındaki ilişkilerimizi ele alacağız. Ayrıca 18-21 Şubat’ta Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Fuat Oktay ile Azerbaycan Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Ali Esedov’un eş başkanlıklarında ülkemizde gerçekleştirilecek Türkiye-Azerbaycan Karma Ekonomik Komisyonu 9. Dönem Toplantısı marjında Ar-Ge Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı imzalayacağız.”

Nabiyev’in bugün Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığını ziyaret edeceğini dile getiren Karaismailoğlu, görüşmelerin ülkeler açısından hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni etti.

Azerbaycan’dan Ermenistan’a çağrı: Yasa dışı olarak asker konuşlandırmayı durdur

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Ermenistan’dan askerlerini Azerbaycan topraklarında yasa dışı konuşlandırmaya son vermesini talep etti.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, iki ülke arasında 10 Kasım 2020’de tüm askeri faaliyetlerin durdurulmasını içeren ortak bildirinin imzalanmasının ardından, Ermenistan silahlı kuvvetleri personelinin Azerbaycan’ın uluslararası alanda tanınan topraklarına askerlik hizmeti için gönderildiği belirtildi.

Açıklamada, bunun, uluslararası hukukun norm ve ilkeleri, özellikle de ülkelerin egemenliği ve toprak bütünlüğü ilkelerinin açık ihlali olduğu vurgulandı.

Ermenistan birliklerinin şu anda Rus unsurların konuşlandırıldığı Azerbaycan topraklarına yasa dışı olarak gönderilmesinin Azerbaycan, Rusya ve Ermenistan liderlerinin 10 Kasım 2020 tarihli ortak bildirisinin de ihlali anlamına geldiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“10 Kasım bildirisi, Rus unsurların Azerbaycan topraklarına konuşlandırılmasına eş zamanlı olarak Ermenistan ordusunun bu topraklardan çıkmasını öngörüyor. Bildiri aynı zaman Laçın Koridoru ile her iki yönde de vatandaşların, araçların ve yüklerin güvenliğini garanti ediyor. Bu koridorun askeri amaçlarla kullanılması, askerlerin sivil üniformalarla ve sivil araçlarda taşınması, Laçin Koridoru ile hareket rejiminin de ihlalidir.

Ermenistan’ın bu adımları, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik tedbirleri ciddi şekilde zora sokmakta ve durumu daha da kötüleştirmeye hizmet etmektedir.

Azerbaycan tarafı, Ermenistan’ın silahlı kuvvetlerinin Azerbaycan topraklarında yasa dışı konuşlandırılmasına son vermesini talep ediyor ve uluslararası toplumu Ermenistan’ın bu tür kışkırtıcı eylemlerine son vermek için gerekli önlemleri almaya çağırıyor.”

Ermenistan’da faaliyet gösteren uluslararası medya kuruluşlarının haberlerinde, Ermenistan silahlı kuvvetleri personelinin “kandırılarak veya zorla” Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesinde askerlik hizmeti için gönderildiği, bu durumun hem askerlerin hem de ailelerinin protestolarına neden olduğu belirtilmişti.


KAZAKİSTANKazakistan bayrağı

Kazakistan’da KOVID-19’a karşı toplu aşılama 1 Şubat’ta başladı

Kazakistan’da 18-65 yaş arası vatandaşlar için Korona virüsüne karşı toplu aşılama başladı.

Korona virüsüne karşı aşılama sürecinin 6 aşamada yürütüleceği ülkede ilk etapta 100 bin sağlık çalışanına aşı yapılması planlanıyor.

Başkent Nur Sultan’daki 5 klinikte sağlık çalışanları, KOVID-19’a karşı geliştirilen Rus aşısı Sputnik V (GamKovidVak) ile aşı olmaya başladı.

Kazakistan’ın Sıhhi Başhekimi Yerlan Kiyasov ve Sağlık Bakan Yardımcısı Ajar Ginyat, Nur Sultan’daki 6 numaralı Şehir Polikliniğinde virüse karşı aşı yaptırdı.

Kiyasov ve Ginyat, ilk olarak poliklinikte özel ayrılan odada ayrı ayrı muayene edildi ve toplu aşılamaya gönüllü olarak katıldıklarına dair formu doldurdu.

Ardından aşı yapılan odalara alınan Kiyasov ve Ginyat, kameralar önünde KOVID-19 aşısı oldu.

- “Nüfusun yarısından fazlası aşılanırsa normal hayata dönülebilir”

Yaklaşık 30 dakika özel bir bölümde doktor gözetiminde kalan Kiyasov ve Ginyat, daha sonra kendilerini bekleyen gazetecilere açıklamada bulundu.

Ülke nüfusunun en az yarısından fazlasının aşılanması halinde normal yaşama dönmenin mümkün olduğunu vurgulayan Kiyasov, “Toplumun yüzde 50’sinde virüse karşı bağışıklık kazanırsak, o zaman sıkı karantina veya kapanmalara tekrar başvurmadan normal hayatımıza dönebiliriz” dedi.

- 2021’in 2’nci yarısında Pfizer aşısı tedarik edilebilir

Kiyasov, yılın ikinci yarısından itibaren Pfizer aşısının tedarikinin de muhtemel olduğunu söyledi.

Sağlık Bakan Yardımcısı Ajar Ginyat da “Aşı ilk koruyucudur. Bu nedenle, Kazakistan’ın aşıya erişen ilk ülkelerden biri olmasına sevinmeliyiz” dedi.

- Yerli aşı nisan ayında sürece dâhil edilecek

Halihazırda üçüncü faz klinik deneylerinin yapıldığı yerli aşı adayı QazKovid nisan itibarıyla aşılama sürecine dahil edilecek.

Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, ülkede son 24 saatte KOVID-19 vaka sayısı bin 259 artarak 187 bin 970’e, virüsten hayatını kaybedenlerin sayısı ise 7 kişi artarak 2 bin 556’ya çıktı.

Son 1 günde ise 854 kişinin daha iyileşmesiyle, 168 bin 768 kişi sağlığına kavuştu.

Kazakistan’ın başkenti Nur Sultan’da Kovid-19’a yönelik karantina tedbirleri 3 Şubat’ta gevşetildi

Kazakistan’ın başkenti Nur Sultan’da yeni tip Korona virüsüne (Kovid-19) karşı uygulanan bazı karantina tedbirleri gevşetildi.

Nur Sultan Devlet Sıhhi Başhekimi Sarhat Beysenova tarafından imzalanan yeni genelgeye göre, şehirde bugüne kadar pazar günleri kapalı kalan restoran, kafeterya, bar ve kantinlerin, bulunduğu konuma bağımsız olarak mekân içinde 30 koltuktan fazla olmamak ve sosyal mesafenin korunması şartıyla saat 07.00’dan 23.00’a kadar açık kalmasına izin verildi.

Yeni karar gereği, şehirdeki spor salonları, sauna ve SPA merkezleri hafta içi ve hafta sonu saat 07.00’dan 23.00’a kadar faaliyet gösterebilecek.

Aynı zamanda, şehirdeki sinema salonlarının doluluk oranı yüzde 30’u geçmemesi kaydıyla her gün 10.00’dan gece yarısına kadar açık kalması kararlaştırıldı.

Kazakistan Sağlık Bakanlığının verilerine göre, son 24 saatte Kovid-19 vakası sayısı 1228 artarak 190 bini geçti. Virüsten ölenlerin sayısı 6 kişi artarak 2 bin 565’e, iyileşenlerin sayısı ise 1136 artarak 171 bin 99’a ulaştı.

Ülkede 16 bin 695 Kovid-19 hastasının tedavisi sürüyor.

Nursultan Nazarbayev: Kazakistan’ın ulusal hedefi “eğitim” olmalı

Kazakistan’da Elbaşı Nursultan Nazarbayev başkanlığında Güvenlik Konseyi toplantısı yapıldı. Nazarbayev toplantıda eğitim konusuna özel önem vererek, eğitimin önümüzdeki on yıl için ulusal hedef olması gerektiğini vurguladı.

Toplantıda, Kazakistan Cumhuriyeti’nin 2021-2025 Ulusal Güvenlik Stratejisine yönelik ana yaklaşımlarının yanı sıra, askeri-sanayi kompleksinin geliştirilmesi planları ele alındı.

Güvenlik Konseyi Başkanı Nursultan Nazarbayev, bugün Kazakistan’ın diğer ülkelerle birlikte güvenlik ortamında niteliksel bir değişim sürecine girdiğini vurguladı.

Öte yandan Nazarbayev, modern koşullarda Kazakistan toplumunun milli güvenliği konusunda yeni gelişimlerin gerektiğini söyledi.

Elbaşı konuşmasında “Ekonomik, teknolojik, sosyal gerçekler ve dış koşullar ne kadar değişirse değişsin, ulusal çıkarlarımız her zaman önemlidir “dedi.

- “Gerçek tehdit, ülkenin etelektüel potansiyelinin kalitesindeki düşüş riskidir”

Ayrıca, bulaşıcı hastalıklar ve diğer hastalıkların küresel bir sorun haline gelmesi nedeniyle biyolojik güvenliğe yönelik tehditlere karşı hazırlıklı olmanın gündemde kalacağına dikkat çeken Nazarbayev, “Gerçek tehdit, maden kaynaklarının fiyatlarında bir düşüş değil, ülkenin entelektüel potansiyelinin kalitesinde bir düşüş riskidir” dedi.

Toplantıda, eğitimin önümüzdeki on yıl için ulusal hedef olması gerektiği vurgulandı.

Toplantının ardından Nursultan Nazarbayev, Silahlı Kuvvetlerin ve diğer birliklerin toprak savunma güçlerini güçlendirmeye yönelik özel talimat verdi.

Türkiye ile Kazakistan savunma sanayi alanında iş birliğini güçlendirecek.

Türkiye ile Kazakistan, savunma sanayi alanındaki iş birliğini güçlendirme konularını görüştü.

Kazakistan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Milli Savunma Bakanı Yardımcısı Muhsin Dere, Kazakistan’a gerçekleştirdiği iki günlük çalışma ziyareti kapsamında Bakan Nurlan Yermekbayev ile bir araya geldi.

Görüşmede, iki ülke arasındaki savunma sanayi alanındaki ortaklıkların yanı sıra askeri eğitim alanında iş birliği konuları ele alındı.

Kazakistan ile Türkiye’nin çok yönlü stratejik ilişkilerini geliştirmeye devam edeceği ifade edilen açıklamada, söz konusu görüşmede büyük Türk savunma şirketleriyle iş birliği konularının da gündeme geldiği aktarıldı.

Dere ve beraberindeki heyet, Kazakistan Sanayi ve Altyapı Geliştirme Bakanı Beibit Atamkulov’la da görüştü.

Kazak tarafının yeni tip Korona virüsüne (Kovid-19) karşı mücadelede verdiği destekten dolayı Türkiye’ye teşekkür ettiği görüşmede, iki ülkenin ortak ürettiği optik ve radyo elektronik alanındaki askeri ürünlerin imalatındaki başarılara da vurgu yapıldı.

Milli Savunma Bakanı Yardımcısı Dere, yaptığı açıklamada, Kazakistan’ın Orta Asya’da Türkiye için önemli ortaklardan biri olduğuna dikkati çekerek, “Uzun ve verimli görüşmeler gerçekleştirdik. İki kardeş ülke arasında askeri ve teknik alanlarda birçok yeni anlaşmanın yapılması planlanıyor.” dedi.

Türk heyeti, ziyaretleri sırasında başkentte yer alan 4 savunma sanayi şirketi ile Nursultan Nazarbayev Ulusal Savunma Üniversitesi’nde incelemelerde bulundu.

Kazakistan yapay zekâ için 5 yıl içinde 1 milyar dolar yatırım yapacak.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkede gelecek 5 yıl içinde yapay zekâya 1 milyar dolardan fazla yatırım yapılacağını söyledi.

Avrasya Ekonomik Birliğine (AEB) üye ülkelerin hükümet başkanları Kazakistan’ın Almatı şehrinde düzenlenen Almatı Dijital Forumu-2021’de bir araya geldi.

Kazakistan Başbakanı Askar Mamin’in ev sahipliğinde gerçekleşen foruma Rusya, Belarus, Kırgızistan, Özbekistan, Ermenistan başbakanları katıldı.

Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, forumun açılış törenine gönderdiği video mesajında geleceğin teknoloji ve inovasyonda olduğunu belirtti.

Tokayev, Kazakistan’ın da gelecek 5 yıl içinde yapay zekâ alanına 1 milyar doların üzerinde yatırım yapmayı planladığını kaydederek, “Bu amaçla, Dünya Bankası iş birliğinde Nazarbayev Üniversitesinde ulusal yapay zekâ merkezi kuruluyor. Birlik (AEB) ve bölgedeki tüm ortaklarımızı söz konusu alanda çok yönlü iş birliğine davet ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Kazakistan ile Türkiye arasında medya ortaklığı

Kazakistan Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekulı, TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren ile görüştü. Kazakistan’ın Bağımsızlığının 30. yılı için etkinlikler düzenlenmesine karar verildi.

Kazakistan ve Türkiye liderleri arasındaki yakın ve güvenilir bağlar sayesinde iki ülke arasındaki siyasi, eğitim, ticaret, ekonomi ve yatırım ilişkilerinin gelişmesinin olumlu yönde ilerlediğine dikkat çeken Büyükelçi Saparbekulı, önümüzdeki dönemlerde ikili işbirliğinin kültürel alanının da daha iyi olması gerektiğine inandığını söyledi.

- TRT Çocuk’taki çizgi filmler Kazakçaya çevrilecek

Görüşmede, önümüzdeki dönemlerde medyanın da destekleriyle kültürel ortak projeler gerçekleştirme konusu tartışıldı.

Külltürel projeler arasında, mizah ve komedi alanlarının geliştirilmesi ile TRT Çocuk kanalındaki çizgi filimlerin Kazakçaya çevrilerek Kazakistan’da yayınlanması yer alıyor.

Büyükelçi Saparbekulı, bu tür çalışmaların, iki kardeş ülke arasındaki medeni ve manevi bağın daha da güçlenmesinde önemli bir yerinin olduğunu vurguladı.

TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren, iki ülke arasındaki kültürel ilişkilere her zaman destek olacaklarını söyledi.

- Kazakistan’ın Bağımsızlığının 30. yılı

Ayrıca, taraflar Kazakistan Cumhuriyeti Bağımsızlığının 30. yıl dönümü vesilesiyle bir yıl boyunca etkinlikler düzenlemeye ve belgesel çekimi gerçekleştirmeye anlaştılar. Bu bağlamda, TRT Genel Müdürlüğü ve Kazakistan Büyükelçiliği hazırlık çalışmalarını başlatacakları konusunda anlaştı.

İleriki dönemlerde, iki kardeş ülkenin radyo, televizyon ve gazetecilik alan uzmanlarının tecrübe paylaşımı bağlamında, eğitim programlarının gerçekleştirilmesi olasılığı gündeme geldi.

- TRT, Türkistan’a davet edildi

Görüşme esnasında, Türkistan’da düzenlenmesi planlanan Türk Keneşi Ülkelerinin Gayri Resmi Zirvesi’nin gündem konuları ele alındı.

Kazakistan Büyükelçisi, Türkistan Bölgesi Valisinin selamlarını ileterek, Zirve arifesinde TRT ailesini Türkistan’a davet etti.

Büyükelçi, TRT ailesine, Türkistan gezisi sırasında Ahmet Yesevi ile ilgili belgesel çekimi teklifinde bulundu.

Kazakistan geçen yıl Özbekistan ve Kırgızistan’a 21,4 milyon dolarlık elektrik ihraç etti.

Kazakistan, 2020’de Özbekistan ve Kırgızistan’a 859 milyon kilovatsaat elektrik ihracatı gerçekleştirdi.

Devlet Enerji Şirketi Samruk-Energo Geliştirme ve Pazarlama Genel Müdürü Marat Uldanov, çevrimiçi düzenlenen basın toplantısında, son bir yılın elektrik ihracatına ilişkin verileri paylaştı.

Buna göre, Kazakistan geçen yıl Kırgızistan’a 52 milyon kilovatsaat ve Özbekistan’a 807 milyon kilovatsaat olmak üzere toplamda 859 milyon kilovatsaat elektrik ihracatı gerçekleştirdi. Söz konusu ihracatın değerinin 21,4 milyon dolar olduğu ifade edildi.

Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’a 2019’da 1 milyar kilovatsaat elektrik ihracatı gerçekleştirmişti.

Kazakistan’ın Latin alfabesine geçmesiyle Türk dili konuşan ülkeler arasındaki iletişim yeni boyut kazanacak.

Kazakistan’ın 2023’ten itibaren kademeli olarak Kiril’den Latin alfabesine geçmesiyle Türk dili konuşan ülkeler arasında iletişimin yeni boyut kazanacağı belirtiliyor.

Bağımsızlığını 1991’de kazanmasına rağmen 1940’tan beri birçok eski Sovyet ülkesi gibi Kiril alfabesini kullanmaya devam eden Kazakistan, 2017’de Kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in imzasıyla Latin alfabesine geçme kararı aldı.

Karar sonrası Ulusal Alfabe Komisyonu kurularak, ülke çapında yeni alfabeye geçiş çalışmaları başlatıldı.

O tarihten bu yana ülkede devlet binaları başta olmak üzere sokak, mağaza ve eczane adlarının Latin alfabesiyle Kazakça yazılması yaygınlaştı.

Daha önce komisyonun sunduğu kesme işaretlerin yoğun olarak kullanıldığı alfabe nüshasının kamuoyu tarafından eleştiriye maruz kalmasıyla da Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, alfabeyi yeniden geliştirme talimatı verdi.

Ulusal Alfabe Komisyonu, bağımsızlığın 30. yıl dönümü arifesinde Latin harflerine uyarlanan geliştirilmiş yeni ulusal alfabeyi tanıttı. 31 temel harften oluşan yeni Kazak alfabesi, 28 Ocak’ta Başbakan Askar Mamin başkanlığında gerçekleşen toplantı sonrası kamuoyuna sunuldu.

Kazakistan Parlamentosu Senato Milletvekili Murat Bahtiyarulı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kendisinin de Ulusal Alfabe Komisyonu üyesi olduğunu ve alfabe üzerinde yaklaşık 3 bin uzmanın çalıştığını bildirdi.

Bahtiyarulı, yeni Kazak alfabesini geliştirme sürecinde Türk dili konuşan ülkelerin tecrübelerini de dikkate aldıklarını ifade ederek, “Türkiye, Azerbaycan, Tataristan, Özbekistan ve Kırgızistan’dan 18 dil bilimi uzmanıyla çalışmalar yürütüldü.” dedi.

Kazakistan’ın alfabeye geçiş süreci ile ilgili önemli geçmişi bulunduğunu söyleyen Bahtiyarulı, “Biz 1929’a kadar eski Arap alfabesini kullandık. Daha sonra Latin alfabesine geçtik. 1940’tan itibaren de Kiril harfleriyle okuyor ve yazıyoruz. Kültürel mirasımızın kaybolabileceği korkusu dile getiriliyor. Ancak bu 21. yüzyılın teknoloji imkanlarıyla mümkün değil.” ifadesini kullandı.

Bahtiyarulı, dünyada gelişmiş ülkelerin Latin alfabesini kullandığına işaret ederek, “Ülkenin Kiril’den Latin alfabesine geçmesi hem sosyo ekonomik hem siyasi açıdan büyük önem taşıyor. Bu hamle gelecek genç nüfus arasında Kazakçanın yaygın kullanımına önemli etken olacak.” diye konuştu.

Kazakistan’da Kiril’den Latin alfabesine geçiş sürecinin kademeli olarak gerçekleşeceğini vurgulayan Bahtiyarulı, “2023’ten itibaren ülkemizdeki tüm okullar 12 yıllık eğitim sistemine geçecek. Söz konusu dönemde ilkokula gidecek çocuklar, Latin harflerine uyarlanan yeni Kazak alfabesiyle eğitim görmeye başlayacak.” dedi.

Ulusal Alfabe Komisyonu üyesi Karlıgaş Kurmangalikızı da yeni Kazak alfabesinin Türk dili konuşan ülkelerin alfabeleri ile benzerlik taşıdığını ve bunun akraba devletler arasındaki entegrasyonun artmasında önemli husus olabileceğini aktardı.

Rusya’nın Kazakistan Büyükelçisi: Rus-Kazak gündeminde toprak iddiası yok

Rusya’nın Kazakistan Nur Sultan Büyükelçisi Aleksey Borodavkin, Rusya ile Kazakistan sınırlarının anlaşma ile belirlendiğini ve iki ülke arasında toprak iddiası gündeminin olmadığını söyledi.

Borodavkin, Rus-Kazak ilişkilerini değerlendirdi.

Programda, “2020’de iki ülke arasında kritik bir an olarak öne çıkan Rus milletvekillerinin Kazakistan topraklarına ilişkin iddialarını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Borodavkin, “Bunu dramatize etmek istemiyorum ancak bu uygunsuz ifadelerin Rusya’nın resmi pozisyonuyla açıkça çeliştiğinin altını çiziyorum. Ülkelerimiz arasındaki sınır anlaşma ile belirlendi. Haliyle, Rus-Kazak gündeminde toprak iddiası gibi bir konu yok.” yanıtını verdi.

Borodavkin, Rusya’nın Kazakistan’ın egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı duyduğunu belirterek, “Bana göre, ‘sınır temasını’ ısıtanlar Rusya ile Kazakistan arasındaki dostane ilişkilere zarar vermeyi hedefliyorlar.” dedi.

Daha önce Rusya Devlet Duması Milletvekili Vyaçeslav Nikonov, Rus devlet televizyonunda “Kazakistan toprakları, Rusya ve Sovyetler Birliği’nden büyük bir armağandır.” ifadesini kullanmıştı.

Bir diğer Duma Milletvekili Yevgeny Fedorov da Kazakistan’ın, topraklarını Rusya’ya vermesi gerektiğini söylemişti.

Söz konusu açıklamalar sonrası Kazakistan Dışişleri Bakanlığı Rusya’ya nota vermiş, Dışişleri Bakanı Muhtar Tleuberdi, Rus milletvekillerinin sözlerini “saçmalık” olarak değerlendirmişti.

Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev de ulusal basın organına yazdığı makalede, Kazakistan’ın milli değerlerini her türlü koruyacağını bildirmişti.

Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Saparbekuly: “Türkiye ile ticari ilişkilerimiz her gün gelişmekte”

Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekuly, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ticari ilişkilerin her gün geliştiğini söyledi.

Bir dizi temasta bulunmak üzere Karabük’e gelen Saparbekuly, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’yi ziyaret etti.

Köse, ziyarette, Saparbekuly’e Safranbolu’ya özgü hediyeler verdi.

Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odasını da ziyaret eden Saparbekuly, Karabük Organize Sanayi Bölgesi’ndeki bazı fabrikaları gezdi.

- “Sanayi yatırımında Türkiye, ilk 3 yatırımcıdan birisi”

Saparbekuly, gazetecilere yaptığı açıklamada, Kazakistan’ın demir çelik üretiminde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu söyledi.

Kazakistan ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişmesini istediklerini belirten Saparbekuly, “Kazakistan hem eski Sovyetler coğrafyasında hem Orta Asya’da en çok yatırım çeken ülkelerden birisi. Kazakistan üzerinden Avrasya Ekonomik Birliğine, yani 200 milyonluk pazara çıkabilirsiniz. Orta Asya’da 50 milyon pazar var, Çin pazarı var. Kazakistan dünyada en iyi yatırım yapılabilecek ilk 25 ülkeden birisidir. Bu konuda Kazakistan’ın hukuk güvencesi de tamdır.” diye konuştu.

Ülkelerinde 3 bine yakın Türk şirketinin faaliyet gösterdiğine, yeni tip Korona virüsü (Kovid-19) salgınına rağmen son bir yılda bu sayının yüzde 20 arttığına dikkati çeken Saparbekuly, bunun gurur verici olduğunu dile getirdi.

Kazakistan’da yatırım yapmanın fırsat olduğunu vurgulayan Saparbekuly, şunları kaydetti:

“Sanayi yatırımında Türkiye, ilk 3 yatırımcıdan birisidir. Son 2 senede Türkiye’den gelen yatırımcılar, Türkiye’nin yurt dışında yapılan yatırımları arasında Kazakistan’da 14’üncülüğe yükselmiş. Bunu artırmayı düşünüyoruz. Ticari ilişkilerimiz her gün gelişmekte. Pandemiye rağmen ticaretimizde sadece yüzde 5’lik bir daralma var. Buna rağmen Kazakistan’daki genel ticaret hacminde Türkiye 7’nci sıradan 6’ncı sıraya yükseldi. Önemli bir gelişme. İnşallah ekonomi alanındaki ilişkilerimiz, halklarımızın kardeşliği ruhunda gelişmeye devam edecektir.”

Kazakistan Milli Müzesi, 200 bine yakın tarihi eseriyle sanal ortamda da yoğun ilgi görüyor.

Kazakistan Milli Müzesi, 200 bine yakın tarihi eseriyle sanal ortamda da ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor.

Kazakistan Milli Müzesi, ülkenin güneydoğusundaki Yesik kurganında yürütülen inşaat çalışmaları sırasında tesadüfen keşfedilen 2500 yıllık “Altın Elbiseli Adam”ın sergilendiği tek yer olarak biliniyor.

Başkent Nur Sultan’daki müzede ilk “Altın Elbiseli Adam”ın yanı sıra farklı bölgelerde bulunan altınlarla gömülmüş biri kadın 5 kişinin daha mezarlarından çıkan eşyalar da sergileniyor.

Toplamda 74 bin metrekare kapalı alana sahip müze, 18 sergi salonunda yer alan 200 bine yakın eseriyle Kazak tarihine ışık tutuyor.

Ziyaretçilerini yeni tip Korona virüsü (Kovid-19) tedbirleri kapsamında ağırlamayı sürdüren müze, sanal ortamda da sanatseverlere kapılarını açıyor.

Müze, ziyaretçilerine “kazmuseum.com” internet sitesi üzerinden Türkçenin de aralarında olduğu 8 dilde sanal tur hizmeti sunuyor.

1 milyon 71 bin Kazak, ülkesine döndü

Kazakistan’a ocak ayında, çevre ülkelerden 877 etnik Kazak geri döndü. 1991’den bu yana yurt dışından Kazakistan’a 1 milyon 71 bin Kazak yerleşti.

Sayıları Çalışma ve Sosyal Koruma Bakanlığı açıkladı. 2021’in ocak ayında Kazakistan’a 877 etnik Kazak’ın göç etti. Bunların yüzde 65,9’u Özbekistan’dan, yüzde 19,3’ü Çin’den, yüzde 6,3’ü Türkmenistan’dan, yüzde 4,2’si Moğolistan’dan ve yüzde 4,3’ün ise diğer ülkelerden geldi.

2020’de kabul edilen yeni yasa çerçevesinde, ülkeye göç eden etnik Kazaklara oturma izni ile birlikte ülke vatandaşlığına eşzamanlı olarak başvurma imkânı sağlanmıştı.

- “Nurlu göç” programı

Kazakistan’a geçen yıl 10 binden fazla Kazak’ın göç etmişti. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından demografik sorunlarla karşı karşıya kalan Kazakistan hükümeti, “Nurlu göç” programıyla tarihi vatanına dönmek isteyen Kazakları teşvik ediyor.

Hâlihazırda 40’tan fazla ülkede, yaklaşık 5 milyona yakın Kazak’ın yaşadığı, bunların çoğunluğunun 1920-1930’larda Sovyetler döneminde siyasi baskı ve yoksulluk nedeniyle gidenlerin nesli olduğu biliniyor.

Türkiye ile Kazakistan arasındaki ticaret hacminde hedef 10 milyar dolara ulaşmak

Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekuly, ülkesi ile Türkiye arasındaki ticaret hacminde hedefin uzun vadede 10 milyar dolara ulaşmak olduğunu bildirdi.

Bir dizi temaslarda bulunmak üzere Karabük’e gelen Saparbekuly, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ticari ilişkileri AA muhabirine değerlendirdi.

Yeni tip Korona virüsü (Kovid-19) salgını nedeniyle iki ülke arasındaki ticaret hacminde yüzde 8’lik küçülme beklendiğine işaret eden Saparbekuly, “Buna rağmen Türkiye’nin Kazakistan dış ticaretindeki payı bir basamak artarak 6’ncı sıraya yükseldi. Bu, Türkiye ile olan ticari ilişkilerimiz açısından önemli.” diye konuştu.

İki ülke arasındaki ticaret hacminin geçen yıl 3 milyar doları bulmasının beklendiğini ancak potansiyelin daha yüksek olduğunu vurgulayan Saparbekuly, “Kazakistan ile Türkiye arasındaki ticaret hacminde Cumhurbaşkanlarının koyduğu hedef orta vadede 5 milyar dolar, uzun vadede ise 10 milyar dolara ulaşmak.” dedi.

Saparbekuly, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri geliştirmek amacıyla karma ekonomik komisyonunun çalıştığını belirtti.

Buradaki çalışma grubunun, iki ülkenin karşılıklı ihracat ve ithalat yapabileceği ürünlerin tespitiyle ilgili faaliyetler yürüttüğünü anlatan Saparbekuly, “İnşallah bu çalışma grubu önümüzdeki süreçte çalışmalarını tamamlayacak. Başka ülkelerden aldığımız ürünleri, iki ülke arasında ithalat yapma gibi bir çalışma yürüteceğiz. Kapsamlı çalışma olacak. Ulaştırma ve lojistik ayaklarını da eklemek lazım.” ifadelerini kullandı.

Ulaşım sektörünün iki ülke arasındaki ticaretin artmasında önemli rol oynadığını dile getiren Saparbekuly, özellikle Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattının açılmasıyla Hazar Denizi üzerinden Kazakistan’a konteyner taşımacılığının hızlı şekilde arttığını vurguladı.

Bu hattın daha işlevsel hale getirilmesi için iki ülkenin demir yolu, tır şirketleri ve birliklerinin beraber çalışması gerektiğinin altını çizen Saparbekuly, “Çünkü Kazakistan’da Türkiye üzerinden dünyaya aktarılacak mal var. Sadece bunun hızlı ve daha hesaplı taşınabilmesi çalışmalarının yapılması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

- “Türk sanayicisinin Kazakistan’a yatırım yapmasını teşvik ediyoruz”

Yatırımcıların Kazakistan üzerinden başta Çin pazarı olmak üzere Avrasya ve Asya’ya açılabileceğine dikkati çeken Saparbekuly, ülkelerine yatırım yapan hiçbir girişimcinin şu ana kadar sıkıntı yaşamadığını dile getirdi.

Saparbekuly, 2020’de Kazakistan’daki Türk firmalarının sayısının 2019’a göre yüzde 15 artarak 2 bin 800’e ulaştığını bildirerek, ülkelerindeki her 8 yabancı şirketten birisinin Türk firması olduğunu kaydetti.

Hükümetin, Türk şirketlerine tüm olanakları sağladığına dikkati çeken Saparbekuly, sözlerini şöyle tamamladı:

“Kazakistan’da yapılacak 25 şehir hastanesinin büyük bölümünü Türk şirketleri üstlenmekte. Alt yapı ve lojistik alanındaki çalışmaları Türk şirketleri yapıyor. Türk şirketlerinin inşaat alanında Kazakistan devletinden aldığı işlerin hacmi 27 milyar dolar. Bunun dışında Türkiye, Kazakistan’daki reel sanayi yatırımında ilk 4 ülkeden birisi. Biz de Türk sanayicisinin Kazakistan’a gelip yatırım yapmasını teşvik ediyoruz.”

Kazakistan’da bu yıl 22,7 milyon hektar tarım alanına ekim yapılacak

Kazakistan’da 22,7 milyon hektar tarım alanına ekim yapılacağı bildirildi.

Kazakistan Tarım Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, ülke genelinde çiftçilerin yeni ekim sezonu hazırlıkları başladı.

Yeni tarım sezonunda ekim alanını 86,4 bin hektar genişleten Kazakistan, 2021’de toplamda 22,7 milyon hektar tarım alanına ekim yapacak.

Kazakistan’da bu yıl tahıllar başta olmak üzere meyve ve sebze, yağlı tohum, karabuğday ve şeker pancarı gibi sosyal açıdan önem taşıyan ürünlere ağırlık verilecek. Ancak suyun daha fazla tüketildiği pirinç ve pamukta ise ekim miktarı azalacak.

Öte yandan, ülkede tarım sektöründe 97 yatırım projesinin faaliyete geçirilmesi planlanıyor.

Kazakistan ve Özbekistan arasındaki stratejik ortaklık güçlendirilecek.

Kazakistan ve Özbekistan Dışişleri Bakanları, iki ülke arasında stratejik ortaklığı derinleştirme konularını görüştü.

Kazakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, başkent Nur Sultan’da resmi ziyarette bulunan Özbekistan Dışişleri Bakanı Abdulaziz Kamilov, Kazak mevkidaşı Muhtar Tleuberdi ile bir araya geldi.

Görüşmede, taraflar, ikili ilişkiler ve uluslararası gündemin yanı sıra Kazak-Özbek stratejik ortaklığını derinleştirme konularını ele aldı. Tleuberdi ve Kamilov, görüşmede, karşılıklı yüksek düzeyde ilişkilerin genişletilmesinin önemine vurgu yaptı.

Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisinden yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in Özbekistan Dışişleri Bakanı Abdulaziz Kamilov’u kabul ettiği bildirildi.

Açıklamada, dostluk ve iyi komşuluk ilişkilerine dayanan Kazak-Özbek stratejik ortaklığını daha da pekiştirme ve ülkeler arasındaki mevcut durumun görüşüldüğü aktarıldı.

Kazakistan’da tarım arazilerinin yabancılara satılması kanunla yasaklanacak.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkede tarım arazilerinin yabancılar tarafından satın alınması ve kiralanmasının, kanun çerçevesinde yasaklanması talimatı verdi.

2019’da iktidar ile halk arasındaki diyaloğu geliştirmek amacıyla kurulan Toplumsal Güven Ulusal Konseyi, Cumhurbaşkanı Tokayev’in başkanlığında 5’inci kez toplandı.

Tokayev, burada yaptığı konuşmada, ülkede arazilerin yabancılara satılmasına yönelik söylentilerin artık son bulması gerektiğini söyledi.

Kazakistan topraklarının devletin sembolü olduğunu vurgulayan Tokayev, Cumhurbaşkanlığı İdaresine, ülkede tarım arazilerinin yabancılar tarafından satın alınmasını ve kiralanmasını yasaklayan kanun taslağının geliştirilmesi talimatını verdi.

Tokayev, “Halkımız için toprak konusu çok önemli. Daha önce de topraklarımızın yabancılara satılmayacağını söylemiştim. Artık bu konuda somut bir karar aldım. Ülkede tarım arazileri yabancılara ve yabancı tüzel kişilere satılmayacak ve kiraya verilmeyecek. Bu yasak yabancı hisseye sahip tüzel kişiler için de geçerli olacak.” ifadelerini kullandı.

2016’da vatandaşların düzenledikleri protestoların ardından ülkede tarım arazilerinin yabancılara kiraya verilmesine moratoryum getirilmişti.

Türk Dünyası’nın manevi başkenti Türkistan “Dünya Mirası Kentleri” listesine girdi

Kazakistan’ın Türkistan şehri, Dünya Mirası Kentleri Örgütüne (OWHC) resmen üye oldu.

Türkistan Valiliği tarafından yapılan açıklamada, şehrin 2 Nisan’da düzenlenecek 10. Uluslararası Avrasya Dünya Mirası Kentleri Konferansı’na ev sahipliği yapacağı belirtildi.

Açıklamada, Kazakistan’ın güneyindeki ve Türk dünyasının manevi başkenti olarak tanınan Türkistan kentinin Dünya Mirası Kentleri Örgütüne resmen üye olduğu kaydedildi.

Şehrin söz konusu örgüte üye olmasıyla statüsünün yükseleceği vurgulanan açıklamada, “Gök rengi kubbesiyle tüm dünyayı fetheden Türkistan’daki Hoca Ahmet Yesevi Türbesi, artık daha fazla turistin ilgi odağı olacak.” ifadesi kullanıldı.

Dünya Mirası Kentleri Örgütü, UNESCO tarafından koruma altına alınmış mirasların idaresine ilişkin metotların geliştirilmesi ve uygulanmasına destek olunması amacıyla 1993’te Fas’ın Fes kentinde kurulmuştu.


KIRGIZİSTAN

Kırgızistan’ın yeni başbakanı 41 yaşındaki Ulukbek Maripov oldu.Kırgızistan bayrağı

Ülkede 10 Ocak’ta yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanan Sadır Caparov’un başbakanlık görevinden ayrılmasının ardından mecliste yeni hükümet kuruldu.

Koalisyonu oluşturan parti grup başkanları, başbakanlık görevine meclis dışından Sayıştay Başkanı Ulukbek Maripov’u aday gösterdi.

Maripov’un, hükümet programı ve yenilenen yapısını ilgili komisyonda tanıtmasının ardından meclis genel kurulunda yeni başbakan ve bakanlar kurulu için oylama yapıldı.

Meclisten güvenoyu alan Maripov ve bakanlar kurulu üyeleri meclis genel kurulunda yemin etti.

İlk icraat olarak, başbakan yardımcıların sayısını 4’ten 1’e indiren ve bazı bakanlıklarla komiteleri birleştirerek komitelerin sayısını azaltan Maripov, 6 yıl aradan sonra Genelkurmay Başkanlığı yerine yeniden Savunma Bakanlığını kurdu.

Adalet Bakanı Asel Çınbayeva, Ekonomi ve Maliye Bakanı Ulukbek Karımşanov, Kültür, Enformasyon, Spor ve Gençlik Politikası Bakanı Kayrat İmanaliyev, Acil Durumlar Bakanlığı Boobek Ajiyev, Ulaştırma, Mimari, İnşaat ve İletişim Bakanı Gülmira Abdraliyeva, Enerji ve Sanayi Bakanı Kubanıçbek Turdubayev, Tarım, Sulama ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Askarbek Djanıbekov bakanlar kurulunun yeni üyeleri oldu.

- Maripov, ülkenin 33’üncü başbakanı oldu

Bağımsızlığının 30’uncu yıl dönümünü 31 Ağustos’ta kutlayacak Kırgızistan’da Maripov, ülkenin 33’üncü başbakanı oldu.

Kırgızistan’ın güneyindeki Oş Bölgesine bağlı Nookat ilçesi Kırgız-Ata köyünde 1979 yılında dünyaya gelen Maripov, yüksek eğitimini Oş Devlet Üniversitesi Maliye ve Hukuk Fakültelerinde gördü.

Ardından, Batken Bölge Valiliğinde, Maliye ve Acil Durumlar Bakanlıklarında, meclis başkanlığı, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı idarelerinde çeşitli görevler üstlendi.

Maripov, son 5 yıldır Sayıştay Başkanlığı görevini yerine getiriyordu.

Kırgızistan’da, önümüzdeki üç ay içinde anayasa değişikliği ve yapılacak milletvekili seçimlerinin ardından bu hükümetin yeniden değişmesi bekleniyor.

Kırgızistan Merkez Bankası’nın rezervleri 2 milyar 808 milyon dolar oldu

Kırgızistan Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Merkez Bankası Başkanı Tolkunbek Abdıgulov’u kabul etti.

Abdıgulov, görüşmede mali sektördeki tüm zorluklara rağmen geçen yılı iyi göstergelerle kapattıklarını belirterek, “Toplam altın ve döviz rezervleri geçen yıl 384 milyon dolar artarak 2 milyar 808 milyon dolara yükseldi.” dedi.

Enflasyonu yüzde 5-7’lik orta vadeli hedefler içinde tutmayı başardıklarını ifade eden Abdıgulov, ülkedeki bankaların kredi hacminin yüzde 11 artarak 162 milyar 600 milyon soma (1 milyar 935 milyon 714 bin 285 dolar) çıktığını kaydetti.

Abdıgulov, Merkez Bankasının 2020 yılında 8 milyar 484 milyon som (101 milyon dolar) kar elde ettiği ve Merkez Bankası’nın reel sektörüne 9 milyar 600 milyon som (114 milyon 285 bin 714 dolar) destekte bulunulduğu bilgisini de paylaştı.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı’ndan “yatırımcıların desteklenmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi” talimatı verildi.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, hükümete yatırımcıların desteklenmesi, korunması ile yatırım ortamının iyileştirilmesi için hızlı karar alma talimatı verdi.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Caparov, bir hafta önce Başbakanlık görevine getirilen Ulukbek Maripov’u makamında kabul etti.

Görüşmede, ekonomideki durgunluğa karşı önlemler, yeni tip Korona virüsü (Kovid-19) salgınıyla mücadele tedbirleri, ülkenin orta vadeli kalkınmasının kilit alanları ile ekonomideki yapısal reformlar ele alındı.

Ülke ekonomisinin son derece zor bir durumda olduğunu belirten Caparov, hükümete özel girişimcilerin ve yatırımcıların desteklenmesi, korunması ile yatırım ortamının iyileştirilmesi için hızlı karar alınması yönünde talimat verdi.

Caparov, iş çevrelerinin devletin kurumlarına güvenini artırmak ve ekonominin desteklenmesi için hükümetin, kapsamlı bir krizle mücadele eylem planını acilen kabul etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kırgızistan’ın dış ticaret hacmi 2020’de 5,6 milyar dolar oldu

Kırgızistan’ın dış ticaret hacmi, yeni tip Korona virüsü (Kovid-19) salgınının başladığı ve önlemlerin uygulandığı 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 19 düştü.

Milli İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, 123 ülke ile ticaret yapan Kırgızistan’ın dış ticaret hacmi, geçen yılın ocak-aralık döneminde 5 milyar 600 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ülkenin ihracatı, yaklaşık 185 milyon nüfuslu pazarı olan Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) üyesi ülkelere yüzde 14,9, ithalatı ise yüzde 11,9 düşüşle 2 milyar 400 milyon dolar oldu.

Kırgızistan’da 2020 yılında ekonomi yüzde 7,6 küçülürken, sanayi üretimi yüzde 9,5, toptan ve perakende satışları yüzde 12 ve inşaat da yüzde 22,5, daraldı.

Madencilikte Kırgızistan’la iş birliği yapılacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Kırgızistan ile madencilik alanında geliştirilecek iş birliğinin çerçevesini oluşturmak için bir anlaşma imzalanacağını belirterek, “Bu mutabakat zaptının, madencilik faaliyetlerinde atacağımız adımların yol haritasını belirleyeceğine inanıyorum. Ayrıca, Kazakistan ile de enerji ve doğal kaynaklar alanında iş birliğimizin geliştirilmesine yönelik ortak çabalarımız var. İnşallah bunları daha da hızlandıracağız.” dedi.

Dönmez, çevrim içi düzenlenen Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi) Enerji Bakanları toplantısında değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin yeni tip Korona virüsü (Kovid-19) salgını döneminde hızlı ve etkili önlemler aldığına değinen Dönmez, enerji arz güvenliğinin oldukça kritik olduğunu ifade etti.

Dönmez, 2020’de ulaşılan toplam 96 gigavat kurulu gücün yüzde 52’sinin yenilenebilir kaynaklardan oluştuğunu ve elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların payının yüzde 42’yi aştığını kaydetti.

Gelecek ay bir gigavatlık yeni güneş enerjisi ihalesinin yapılacağını açıklayan Dönmez, “Küresel enerji yatırımları azalırken Türkiye’de geçtiğimiz yıl Avrupa ve Orta Doğu’daki ilk ve tek ‘Entegre Güneş Paneli İmalat Fabrikası’nın açılışını yaptık. Benzer şekilde rüzgar ekipmanlarının imalatına yönelik fabrikanın da kurulumu tamamlanmış olup çok yakında üretime başlayacaktır. Böylelikle, hem enerji arz güvenliğine hem de yerel istihdama ve teknolojik altyapıya katkı yapmış oluyoruz.” ifadelerini kullandı.

Dönmez, enerji arz güvenliği çerçevesinde uzun vadeli, dengeli ve rasyonel planlamalar yapıldığını vurgulayarak, Türkiye olarak elektrik üretiminde hidroelektrik, doğal gaz ve yerli kömür gibi kaynakların yanı sıra güneş, rüzgar ve jeotermal gibi yenilenebilir kaynaklarla çeşitlendirme yapıldığını ve 2023’te nükleer enerjinin de bu kaynaklara ekleneceğini belirtti.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov Rusya’ya gitti

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Rusya’nın başkenti Moskova’da, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, 10 Ocak’ta Kırgızistan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanması ve 28 Ocak’ta yemin ederek Cumhurbaşkanlığı görevine başlamasının ardından ilk yurtdışı ziyaretini Rusya’ya gerçekleştirdi.

Moskova’ya gelen Cumhurbaşkanı Caparov, 2 günlük Rusya temaslarının ilk gününde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi.

Caparov ve Putin arasında gerçekleştirilen görüşmede siyasi, ticari, ekonomik, kültür ve insani alanlarda ikili işbirliği geliştirmenin yanı sıra, entegrasyon birlikler kapsamında iş birliği konuları ele alındı.

Caparov’un Moskova temasları çerçevesinde, Rusya Başbakanı Mihail Mişustin, Rusya Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko ve DUMA Başkanı Vyaçeslav Volodin ile görüşmeler gerçekleştirmesi, Rus iş adamları ve Rusya’da eğitim gören Kırgız öğrencilerle de bir araya gelmesi bekleniyor.

Caparov ziyareti sırasında yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk yurt dışı ziyaretini Rusya’ya gerçekleştirmesinin Rusya ile ikili ilişkilerin üst düzeyde olduğunu gösterdiğini belirterek, “Biz stratejik ortaklık ve müttefik ilişkileri güçlendirmeyi sürdüreceğiz” dedi.

Kırgızistan’daki siyasi krizin çözülmesine yaptığı destekleri için Putin’e teşekkür eden Caparov, Avrasya Ekonomik Birliği (AEB), Bağımsız Devletler Teşkilatı (BDT), Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) ve Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ile işbirliğini devam ettireceklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Caparov, korona virüsü (KOVID-19) salgınıyla mücadelede verdiği destekler için Rusya’ya teşekkürlerini ileterek, yakın zamanda korona virüse karşı aşılama çalışmalarını başlatacaklarını ifade etti.

Rus lider Putin ise ziyaret sırasında yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin ilk sırada yer almasının sevindirici olduğunu işaret ederek, “Ülkedeki siyasi durumu normalleştirmeyi başaracağınızdan umutluyuz” dedi.

Salgınla mücadelede Kırgızistan’a destek sağladıklarına dikkati çeken Putin, ileri süreçte de desteklerine devam edeceklerini belirtti. Caparov’un başlattığı anayasa değişikliği dahil olmak üzere tüm çalışmaların Kırgızistan’ı istikrara kavuşturacağından umutlu olduğunu kaydeden Putin, Kırgızistan’da Rusça’nın devlet statüsünün korunmasında ikili ilişkiler açısından önemli olduğunun altını çizdi.

Öte yandan Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ruslan Kazakbayev, Moskova görüşmelerinin gündem maddelerinin, geçen yıl tahsis edilen 20 milyon dolara ek olarak hibe verilmesi, Avrasya İstikrar ve Kalkınma Fonundan 100 milyon dolar tahsis edilmesi ve doğal gaz fiyatlarının düşürülmesi olduğunu ifade etti.

Kırgızistan’a Rus yapımı S-300 füze sistemleri ve silahlı insansız hava araçları ulaştırılacak

Kırgızistan Cumhurbaşkanlığı Basın Sözcüsü Galina Bayterek, yakın zamanda Rusya’dan S-300 füze sistemleri ve silahlı insansız hava araçların ulaştırılacağını bildirdi.

Sözcü Bayterek, Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un, Rusya’nın başkenti Moskova’ya 24-25 Şubat’ta yaptığı ilk yurt dışı resmi ziyaretine ilişkin açıklamada bulundu.

Caparov’un Rusya ziyaretinin verimli geçtiğini belirten Bayterek, “Yakın zamanda Rusya’dan S-300 füzeleri ve silahlı insansız hava araçları ulaştırılacak. Bu da Rusya’nın, Kırgızistan’ın ve Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) ile Avrasya Ekonomik Birliğinin (AEB) dış sınır güvenliğinin sağlanmasına önemli katkı sağlayacak.” dedi.

Bayterek, temaslarda, güvenlik, ekonomik iş birliği, yeni tip Korona virüsü (Kovid-19) ile mücadele, göçmen işçilerinin sorunları, eğitim, bilim ve kültür konuları, doğal gaz ve yakıt tarifelerinin ele alındığını da kaydetti.

Rus askeri hava üssü, KGAÖ çerçevesinde başkent Bişkek’ten 25 kilometre uzaklıktaki Kant kentinde 2003’ten bu yana faaliyet gösteriyor.


ÖZBEKİSTAN

Özbekistan, Afganistan ve Pakistan “Mezarı Şerif-Kabil-Peşaver” demir yolu inşaatına bÖzbekistan bayrağı - Vikipediaşlıyor

Özbekistan, Afganistan ve Pakistan mart ayında “Mezarı Şerif-Kabil-Peşaver” demir yoluyla ilgili saha çalışmalarına başlayacak.

Taşkent’te gerçekleştirilen Özbekistan-Afganistan-Pakistan Üçlü Çalışma Grubu’nun ilk toplantısında, “Mezarı Şerif-Kabil-Peşaver” demir yolunun inşasını öngören yol haritası kabul edildi.

Özbekistan Başbakan Yardımcısı, Yatırım ve Dış Ticaret Bakanı Sardar Umrzakov, Afganistan Dışişleri Bakanı Muhammed Hanif Atmar ve Pakistan Başbakanı’nın ticaret, sanayi ve yatırımlardan sorumlu danışmanı Abdul Rezzak Davud’un katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, “Mezarı Şerif-Kabil-Peşaver” demir yolunun inşaatıyla ilgili konular ele alındı.

Toplantıda konuşan Umrzakov, söz konusu demir yolu projesinin hayata geçirilmesinin bölge ülkeleri için yeni bir dönem başlatacağını ve önemli bir dönüm noktası olacağını belirterek, bu projenin bölge ülkelerinin transit potansiyelinin belirgin ölçüde artmasını sağlayacağını kaydetti.

Orta Asya ülkelerinin limanlara en kısa erişiminin Afganistan ve Pakistan üzerinden olacağına dikkati çeken Umrzakov, demir yolunun faaliyete geçmesiyle Avrupa ve Güney Asya ülkelerinin Orta Asya üzerinden transit taşımacılığında zaman kaybı ve maliyetinin belirgin ölçüde azalacağını vurguladı.

Özbekistan parlamentosu cumhurbaşkanlığı seçiminin aralıktan ekime alınmasını onayladı.

Özbekistan parlamentosunun üst kanadı olan Senato Genel Kurulu, cumhurbaşkanlığı seçiminin aralıktan ekim ayına alınmasını tasarlayan yasa değişikliğini onayladı.

Düzenlemeye göre, daha önce aralık ayının 20’sinden sonraki ilk pazar günü yapılması öngörülen cumhurbaşkanlığı seçimi ekimin 20’sinden sonraki ilk pazar gerçekleştirilecek.

Bu yılki cumhurbaşkanlığı seçimi için yeni düzenlemeye göre 24 Ekim’de sandık başına gidilecek.

Yasa değişikliği, Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev imzalanmasının ardından yürürlüğe girecek.

Cumhurbaşkanının 5 yıllığına seçildiği ülkede son cumhurbaşkanlığı seçimi Aralık 2016’da gerçekleştirilmişti.

Türk iklimlendirme sektörü Özbekistan’da hedef yükseltti.

Türk iklimlendirme sektörü, 2021’in ilk sanal ticari heyet organizasyonunu Özbekistan’a yaptı.

İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) açıklamasına göre, 26-28 Ocak’ta düzenlenen sanal ticari heyet organizasyonu, 263 iş görüşmesiyle tamamlandı.

Özbekistan sanal ticaret heyetine Türkiye’den 20, Özbekistan’dan ise 77 firma katılım sağlarken, yapılan görüşmelerde ticari ilişkilerin geliştirilmesine ve büyütülmesine yönelik pek çok konu ele alındı.

Türk firmalarının ısıtma, soğutma, tesisat, havalandırma ve klima ürün grupları ile iştirak ettiği Özbekistan sanal heyet organizasyonu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, Taşkent Ticaret Müşaviri Abdullah Yavuz Türker, İSİB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şanal, İSİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Heyet Başkanı Levent Aydın ve heyette yer alan firmaların temsilcilerinin katıldığı bir bilgilendirme toplantısı ile başladı. İkili iş görüşmelerin gerçekleştirildiği etkinlik kapsamında, telafi görüşmeleri de yapıldı.

- “Özbekistan, Türkiye için çok ciddi bir pazar”

Açıklamada görüşlerine yer verilen İSİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Özbekistan Sanal Ticari Heyet Başkanı Levent Aydın, 2021 yılına Özbekistan sanal heyet organizasyonu ile başarılı bir şekilde başladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Her sene yaklaşık 1,8 milyar dolar iklimlendirme sektörü ithalatı yapan Özbekistan, Türkiye için çok ciddi bir pazar. Türk iklimlendirme sektörü, şu anda Özbekistan’ın iklimlendirme sektörü ithalatının yüzde 8’ini karşılıyor. Sanal heyet organizasyonumuza katılan üye firmalarımız, bu görüşmelerde ihracata dönüşecek birçok bağlantı gerçekleştirdi. Özbekistan’da 2021 yılında pazar payımızı yüzde 10 seviyelerine getirmek istiyoruz. Pandeminin ardından ülkeler ve sektörler arası ilişkilerin daha da yukarılara çıkacağını ve ihracat hedeflerimizi daha da yükselteceğimizi düşünüyoruz.”

Özbekistan Senato Başkanı Narbayeva, Türk Konseyi Genel Sekreteri Amreyev ile görüştü.

Özbekistan Senato Başkanı Tanzila Narbayeva temaslarda bulunmak üzere Taşkent’te bulunan Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi) Genel Sekreteri Büyükelçi Bağdat Amreyev’i kabul etti.

Özbekistan parlamentosunun üst kurulu olan Senato’nun Basın Ofisinden yapılan açıklamaya göre, görüşmede Narbayeva ve Amreyev, konseye üye ülkeler arasında çeşitli alanlardaki iş birliğinin yanı sıra Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) kapsamındaki ilişkilerin geliştirilmesi meselelerini ele aldı.

Görüşmede Narbayeva, Özbekistan’ın Türk Konseyi ülkeleri ile ilişkilerinin istikrarlı bir şekilde geliştiğini kaydetti.

Amreyev de sivil toplumun geliştirilmesi, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi, Türk Konseyi üyesi devletlerle dostluk ve iyi komşuluk ilişkilerinin güçlendirilmesine yönelik Özbekistan’daki gelişme ve değişimleri takdirle karşıladıklarını belirtti.

Görüşmede taraflar, konseyin faaliyetinin geliştirilmesinde kadınların ve gençlerin rolünün artırılmasının önemini de dile getirdi.

Özbekistan’dan 5 ülkeye daha 10 günlük vizesiz seyahat hakkı tanındı.

Özbekistan, son yıllarda sürdürdüğü turizmi geliştirme girişimleri kapsamında 5 ülkeye daha 10 günlüğüne vizesiz seyahat hakkı tanıdı.

Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev tarafından ülkede turizmin geliştirilmesine ilişkin imzalanan yeni kararnameye göre, Bahreyn, Katar, Kuveyt, Umman ve Çin vatandaşları 1 Mart’tan itibaren 10 günlüğüne ülkeye vizesiz giriş yapabilecek.

Söz konusu ülkelerin vatandaşlarının bu haktan yararlanmak için üçüncü bir ülkeye veya kendi ülkesine dönüş için aldıkları uçak biletini ibraz etmeleri gerekiyor.

Çin vatandaşlarına şimdiye kadar uygulanan 7 gün olarak uygulanan ülkede vizesiz bulunma hakkı, bu kararnameyle 10 güne çıkarılmış oldu.

Özbekistan hükümeti, daha önce turizmi geliştirmeye yönelik aldığı kararlar kapsamında, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 86 ülke vatandaşlarına 1-3 ay arasında değişen sürelerde ülkede vizesiz bulunma hakkı tanımıştı.

Mirziyoyev ve Gani, Özbek elektriğini Afganistan’a taşıyacak hattın inşaatının hızlandırılmasında anlaştı.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani, Özbek elektriğini Afganistan’a sevk edecek “Surhan-Puli Humri” elektrik hattı inşaatının hızlandırılması konusunda anlaşmaya vardı.

Özbekistan Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisinden yapılan açıklamaya göre, Mirziyoyev ile Gani telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

İki ülke arasındaki ilişkilerin durumu ile ilişkileri geliştirme imkânlarının ele alındığı görüşmede Gani, Afganistan’da barış ve istikrarın sağlanmasına ve ülkesinin ekonomik kalkınmasına verdiği destekten dolayı Mirziyoyev’e teşekkür etti.

Mirziyoyev ve Gani, Özbekistan, Afganistan, Pakistan ile uluslararası finans kuruluşlarının üst düzey yöneticilerinin katılımıyla “Mezarı Şerif-Kabil-Peşaver” demir yolunun inşasına ilişkin Taşkent’te gerçekleştirilen Özbekistan-Afganistan-Pakistan Üçlü Çalışma Grubu’nun ilk toplantısının başarılı bir şekilde sonuçlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Liderler, bu projenin hayata geçirilmesi, bir an önce ön fizibilite çalışmalarının yapılması ve inşaat çalışmalarının başlatılmasının önemini vurguladı.

Cumhurbaşkanları, Özbek elektriğini Afganistan’a sevk edecek “Surhan-Puli Humri” elektrik hattı inşaatının hızlandırılması konusunda mutabık kalırken, projenin hayata geçirilmesini koordine edecek ikili mekanizmanın oluşturulması ve bununla ilgili her ay videokonferans yöntemiyle toplantılar yapılmasına ilişkin karar aldı.

Afganistanlı öğrencilerin, Özbekistan’da eğitim görmesi meselesinin de ele alındığı görüşmede, martta ünlü şair ve devlet adamı Ali Şir Nevai’nin doğumunun 580. yıl dönümü dolayısıyla Afganistan’da düzenlenecek etkinliğe Özbekistan heyetinin de katılması konusunda mutabık kalındı.

Özbek-Türk ortak yapımı “Mendirman Celaleddin” Özbek izleyicilerle buluştu

Diriliş Ertuğrul dizisinin yapımcısı Mehmet Bozdağ’ın yapımcılığını üstlendiği “Mendirman Celaleddin (Ben Celaleddin’im)” adlı dizi Özbekistan’da yayımlanmaya başladı.

Özbekistan’ın Milliy TV kanalında ilk bölümü yayımlanan ve Harzemşahlar Devleti’nin son lideri Celaleddin Harzemşah’ın hayatını anlatan Türk-Özbek ortak yapımı diziye Özbek izleyiciler büyük ilgi gösterdi.

Yapımın ilk bölümü için Milliy TV stüdyosunda bir araya gelen Özbek ve Türk sanatçılar, dizinin ilk bölümünün yayımlanmasının ardından canlı yayında izleyicilerin sorularını yanıtladı.

Dizinin yapımcılığını Mehmet Bozdağ, genel yönetmenliğini Metin Günay, yönetmenliğini Nurgissa Almurat, sanat yönetmenliğini İran Azerbaycanlısı Reza Himmeti, görüntü yönetmenliğini ise Efe Kubilay üstleniyor.

Dizinin oyuncu kadrosunda Emre Kıvılcım, Gülenay Kalkan Ünlüoğlu, Cemal Hünal, Sezgin Erdemir, Ferhat Yılmaz ve Kaan Yalçın ile Özbekistanlı Yulduz Radjova, Rano Şodiyeva, Rayhan Ulesanova, Tohir Saidov ve Saide Rametova gibi sanatçılar yer alıyor.

- 13 bölümlük dizi, her pazar izleyicisi ile buluşacak.

Harzemşah Devleti’nin Sultanı Alaeddin Muhammed’in büyük şehzadesi Celaleddin Harzemşah’ın hayatını anlatan yapımda, Celaleddin’in sultan babası ve babaannesi Türkan Hatun arasındaki nüfuz mücadelesi ve kimliğini gizleyerek girdiği Moğol hükümdarı Cengiz Han’ın ülkesini ele geçirmeyi planlaması konu ediliyor.

Özbekistan hidroelektrik santrallerinde elektrik üretimini arttırmayı hedefliyor.

Özbekistan, 2030’a kadar hidroelektrik santrallerinde üretilen elektrik hacmini 11,5 milyar kilovatsaate çıkarmayı amaçlıyor.

Taşkent’te düzenlenen “Hidroenerji: Orta Asya ve Hazar” konulu uluslararası konferansta konuşan Özbekistan Hidroenerji Devlet İşletmesi Müdür Yardımcısı Bekzad Amirsaidov, ülkesinin hidroelektrik sektörünü geliştirme hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Amirsaidov, Özbekistan’daki 47 hidroelektrik santralinde, ülkede üretilen toplam elektriğin yüzde 13’üne denk gelen 6,5 milyar kilovatsaat elektrik üretildiğini ve söz konusu üretimin hükümetin çalışmaları sonucunda 2030’a kadar ülkedeki toplam elektriğin yüzde 23’üne tekabül eden 11,5 milyar kilovatsaate çıkarılmasının amaçlandığını söyledi.

Ülkesinin yıllık 27,5 milyar kilovatsaat elektriği hidroelektrik kaynaklar üzerinden alma potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Amirsaidov, halihazırda bu potansiyelin sadece yüzde 30’una yakınının kullanıldığını ifade etti.

Özbekistan hükümetince kabul edilen hidroelektrik sektörünü geliştirme programına göre, 2030’a kadar toplam tutarı 3 milyar dolar olan 20’ye yakın büyük ve küçük çaplı hidroelektrik santralinin inşa edilmesi, mevcut 21 santralin de yenilenmesi öngörülüyor.

Yıllık ortalama 52 milyar kilovatsaat elektrik üretiminin yapıldığı ülkede, 50’ye yakın termik santral ve hidroelektrik enerji santrali bulunuyor.

Özbekistan’da yapay zeka stratejisi üzerinde çalışılacak.

Özbekistan’da yapay zeka teknolojileri üzerinde çalışmalar yoğunlaştırılacak.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, “Yapay zeka teknolojilerinin hayata geçirilmesinin hızlandırılmasına ilişkin” kararnameyi imzaladı.

Kararnameye göre, “Dijital Özbekistan - 2030” Stratejisi’nin hayata geçirilmesi kapsamında ülkede yapay zeka teknolojilerinin hayata geçirilmesi ve yaygın kullanılmasının hızlandırılması, dijital verilere erişimin sağlanması amacıyla 2021-2022 yıllarında yapay zeka teknolojilerinin araştırılması ve uygulanmasına yönelik eylem planı kabul edilecek.

Buna göre, ülkede 1 Aralık 2021’e kadar yapay zekayı geliştirme stratejisi hazırlanacak, ayrıca devlet yönetimi, sosyal ve ekonomi sektörlerinde yapay zeka teknolojilerinin kullanılması için araştırma ve çalışmalar yapılacak.

Bu çerçevede 2021-2022 yıllarında ülkedeki tarım, bankacılık, finans, vergi, taşımacılık, enerji, sağlık, ilaç ve dijital hükümet sektörlerinde yapay zekayla ilgili pilot projeler hayata geçirilecek.

Ülkede ayrıca, yapay zekayı geliştirmek için bilimsel araştırmalar ve yenilikçi teknolojileri destekleme fonu oluşturulacak, dijital teknolojiler ve yapay zekayı geliştirme enstitüsü kurulacak.

Hükümet, yapay zeka alanında yapılacak araştırmalar için ilk etapta 20 milyon dolarlık kaynak sağlayacak.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev: “Demokratik reformlarımız yeni bir Özbekistan inşa etmeyi hedefliyor”

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, demokratik reformların yeni bir Özbekistan inşa etmeyi hedeflediğini ve bu değişimlerin geri dönülemez hale geldiğini bildirdi.

Mirziyoyev, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi 46’ncı Oturumunun Cenevre’de düzenlenen Yüksek Düzeyli Bölümü’ne video konferans yöntemiyle katıldı.

Mirziyoyev, ülkesinin BM İnsan Hakları Konseyi üyesi olarak ilk defa oturuma katıldığını belirterek, insan hakları ve özgürlüklerinin sağlanmasının Özbekistan’da gerçekleştirilmekte olan reformlarda önemli bir yer tuttuğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, “Demokratik reformlarımız yeni bir Özbekistan inşa etmeyi hedefliyor ve bu değişimler geri dönülemez hale geldi.” ifadesini kullandı.

BM’nin 75 yıllık tarihinin insan haklarının evrensel bir değer olduğunu açıkça gösterdiğini, bu olmadan yeryüzünde barış, güvenlik ve sürdürülebilir kalkınmanın mümkün olmayacağını kaydeden Mirziyoyev, “BM İnsan Hakları Konseyinin bir üyesi olarak Özbekistan, insan haklarına ilişkin uluslararası hukukun evrensel ilke ve normlarını güçlü şekilde savunacak ve aktif olarak teşvik edecektir.” dedi.

İnsan hakları konusunda yapılacak çok işleri olduğuna ve uluslararası ortaklarının bu konudaki desteklerinin önemine dikkati çeken Mirziyoyev, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet’i ülkesine davet etti.

Ayrıca Mirziyoyev, Semerkant İnsan Hakları Forumu temelinde Asya kıtası için sürekli faaliyet yapacak bir platform olan bölgesel insan hakları mekanizmasının oluşturulmasını teklif ederek, bu konuda gereken desteği vermeye hazır olduklarını kaydetti.


TÜRKMENİSTAN

TRT, Türkmen Televizyonunu Ziyaret Etti

Türkmenistan Televizyon Radyo ve Sinemacılık Devlet Komitesi BaşkanlığındTürkmenistan bayrağıa yapılan çalışma toplantısına TRT temsilcisi Uğur Sami Gezer, Türkmen Televizyonu Başkanı Arslan Aşirov ile ilgili bürokratlar katıldı.

Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun Orta Asya’da ilk temsilciliğini 1999 yılında Aşkabat’ta açtığını belirten Uğur Sami Gezer, iki kardeş ülke ve halk arasında, “Bir Millet, İki Devlet” temelinde dengeli, karşılıklı saygı ve işbirliği esas alındığını ifade etti. “Kadim, kardeşlik bağları temelinde ilişkilerimizi daha ileri düzeye yükseltebilmenin, iş birliğini güçlendirmenin her iki tarafın da ortak arzusu olduğunu düşünüyorum.” dedi.

“Biz Türkmenistan’ın güzelliklerini 17 TV kanalımızla, 16 radyo kanalımızla, Web yayınlarımızla en iyi şekilde dünyaya aktarmak istiyoruz. Biz burayı Atavatan olarak görüyoruz. İstiyoruz ki Türkmenistan’dan Anadolu’ya bir kültürel köprü kuralım. Buradaki Türkmen anamızın yaptığı tereyağı ile Anadolu’daki anamızın yaptığı tereyağı arasında bir bağ kuralım. Bu coğrafyaya ilgiyi arttıralım.” diyerek sözlerini sürdürdü.

Arslan Aşirov da ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade edip, TRT’nin Türkmenistan’da yapacağı yayın faaliyetlerine her türlü desteğin verileceğini söyledi. Ardından teknokratlarla yapılan toplantıda plan ve projeler ele alındı. Geleceğin İletişimcileri Yarışması hakkında bilgi verildi. Online eğitim faaliyetleri üzerinde duruldu. Diriliş ve Yunus Emre dizilerinin Türkmen televizyonunda yer alabileceği değerlendirildi.

Türkmenistan’da Kovid-19 kısıtlamaları uzatıldı

Türkmenistan’da geçen yıldan bu yana devam eden Kovid-19’un yayılmasını önleme kısıtlamaları 1 Mart’a kadar uzatıldı.

Alınan karar gereğince 1 Mart tarihine kadar ülkede demiryolu ulaşımı ve şehirlerarası otobüs seferlerinin sınırlandırılmasına devam edilecek. Önleyici tedbir kapsamında hali hazırda lokantalarda paket servisi şeklinde hizmet verilirken, spor merkezi ve cami ziyaretlerine izin verilmiyor. Diğer bazı ticari servisler dezenfeksiyon kurallarına, sağlık ve hijyen standartlarına uygun olması durumunda sınırlı hizmet verilebiliyor.

Pandemi önlemleri çerçevesinde aşıların tesciline yönelik çalışmalara da devam ediliyor. Türkmenistan Sağlık Bakanlığı’na bağlı olan İlaç Tescil Merkezi, ikinci Rus aşısı olan EpiVac Corona aşısını tescil etti. Daha önce de Türkmenistan, Rusya tarafından hazırlanan Sputnik V aşısını resmi olarak tescil ettiren Türkistan’daki ilk devlet olmuştu.

Türkmenistan ve Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği (IRU) arasında karayolu taşımacılığında iş birliği yapıldı.

Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşid Meredov ile Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği (IRU) Genel Sekreteri Umberto de Pretto arasında video konferans düzenlendi.

Görüşmede taraflar, transit ulaşım yollarının geliştirilmesi, ülkeler arasındaki lojistik bağlantıların artırılmasını amaçlayan çok çeşitli işbirliği konularını tartıştı.

2016 yılında Aşkabat’ta düzenlenen Birinci Küresel Sürdürülebilir Ulaşım Konferansı’nın başarısının değerlendirildiği toplantıda, Umberto de Pretto, Türkmenistan Hükümeti’nin her alanda ülke ve bölgedeki altyapıyı iyileştirme taahhüdünü yerine getirdiğini belirtip teşekkür etti.

Küresel salgının etkilerinin de değerlendirildiği toplantıda, acil durumlarda istikrarlı uluslararası taşımacılığın sağlanmasının önemi vurgulandı.

IRU Genel Sekreteri, Lapis-Lazuli güzergâhı ile Kuzey-Güney ve Doğu-Batı yönündeki diğer ulaşım ve transit koridorların pratik kullanım sürecinde Türkmenistan ile işbirliğine bağlılığını ifade etti.

Türkmenistan ile BAE arasında yatırım anlaşması imzalandı.

Türkmenistan Hükümeti ile Birleşik Arap Emirlikleri Abu Dabi Kalkınma Fonu arasında farklı alanlarda yatırıma ilişkin üç mutabakat zaptı imzalandı.

Türkmenistan ve Birleşik Arap Emirlikleri medyasında yer alan habere göre,

Anlaşma çerçevesinde Türkmenistan’da 100 milyon dolar sermayeye sahip bir ortak yatırım şirketi kurulacak. Abu Dabi Kalkınma Fonu, ilk etapta Türkmenistan enerji, tarım, turizm ve sanayi gibi sektörlerindeki yatırımlarına 16 milyon dolar katkıda bulunacak.

Anlaşma ayrıca 175 milyon dolar karşılığında Türkmenistan’da bir kimya sanayi kompleksi kurulmasını da öngörüyor. Yenilenebilir enerji ve hava taşımacılığı dâhil olmak üzere çeşitli sektörlerdeki altyapı projelerini finanse etme imkânı yaratıyor.

Türkmen hükümeti finansman için Abu Dabi Kalkınma Fonu’na proje önerileri sunacak ve ardından Fon, fizibilite değerlendirmelerine dayalı olarak yatırım kararı alacak.

Türkmen heyeti geçtiğimiz günlerde BAE Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan’ı ziyaret etmişti. Abu Dabi’de yapılan ziyaret, ikili ilişkilere ve ekonomi, kültür, tarım ve sağlık gibi bir dizi alanda işbirliğini genişletme amacı taşıyordu.

Türkmenistan İran’a elektrik sevkiyatını artırıyor

İran İslam Cumhuriyeti Enerji Bakanı, Türkmenistan ile elektrik ithalatını artırmak için müzakerelerin yeniden başladığını duyurdu.

İran İslam Cumhuriyeti Enerji Bakanı Reza Ardakanian gazetecilere verdiği demeçte, “Türkmenistan ile müzakereleri yeniden başlattık. Kesinti nedeniyle, önemli miktarda elektriğin Türkmenistan’dan ithal edilmesine karar verildi” dedi.

Türkmenistan’ın İran ile Türkmen elektriğinin alım, satım ve transit geçişinde uzun süredir devam eden bir ortaklığı bulunuyor.

İran’ın dışında Afganistan ve Özbekistan Türkmen elektriğinin ana ithalatçıları konumunda yer alıyor. Yakın gelecekte komşu ülkelere elektrik arzının artırılması planlanıyor.

Elektrik enerji sektörünü geliştirme planına göre, 2024 yılına kadar Türkmenistan’daki elektrik üretiminin yılda 33 milyar kilovat saate ulaşması bekleniyor.

Bu amaca ulaşmak için Türk firmaları tarafından üstlenilen yeni enerji santralleri ve servis merkezlerinin inşaatı devam ediyor. Görüntülerde Aşkabat’ın Büzmeyin ilçesinde gaz türbini enerji santralleri ekipmanlarının onarım ve bakım merkezi inşaatı yer alıyor.

Ayrıca mevcut üretim tesisleri de modernize ediliyor.

Hâlihazırda elektrik endüstrisi, toplam kapasitesi 6 bin megavatın üzerinde olan 12 enerji santrali ile işletiliyor. Bu, Türkmenistan tüketicilerine güvenilir ve kesintisiz bir elektrik temini ve komşu ülkelere ihracat tedariki için yeterli görülüyor.

Diğer yandan 2018 yılında, ülkenin ilk buhar ve doğalgazlı kombine çevrim elektrik santrali Mari’de açılmıştı.

Türkmenistan’da “Diplomatlar Günü” kutlandı

Türkmenistan’da 18 Şubat “Diplomatlar Günü” Türkmenistan Dışişleri Bakanlığı Uluslararası İlişkiler Enstitüsü bünyesinde organize edilen sergi, konferans ve çeşitli etkinlikler ile kutlandı.

 “Türkmenistan Diplomasisi: geçmişi, bugünü ve geleceği” konulu konferansa, Türkmenistan Dışişleri Bakanı ve Başkan Yardımcısı Raşid Meredov ile Türkmenistan’da akredite olan diplomatik misyon temsilcileri, yerli ve yabancı basın mensupları katıldı.

Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov konferansa yazılı bir mesaj göndererek Türkmen diplomatları tebrik etti. Dünya siyasetinde tarafsızlık politikasının önemi üzerinde duran Türkmen lider, tarafsızlık politikasının ulusal çıkarlar ile Birleşmiş Milletler’in hedefleriyle tamamen uyumlu olduğunu belirtti.

Türkmenistan’ın Kalıcı Tarafsızlığının Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun özel kararlarıyla iki kez tanındığının altını çizen Devlet Başkanı, tarafsızlık ilkelerinin, dünya ülkeleri arasında barış ve güven kültürünün daha da gelişmesini teşvik edeceğini sözlerine ekledi.

Konferansın sonunda Türkmenistan Dışişleri Bakanlığı Uluslararası İlişkiler Enstitüsü tarafında; başarılı genç diplomatlara takdir belgesi verildi.

Diplomatlar Günü dolaysıyla Enstitüsü’nün lobisinde açılan sergide ülkede bulunan üniversite ve sivil toplum kuruluşlarının tanıtım standı açıldı.

Türkmenistan ve Kazakistan Dışişleri Bakanları görüştü.

Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşid Meredov ile Kazakistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Muhtar Tleuberdi video konferans yöntemiyle bir araya geldi.

Hazar Denizine ilişkin meselelerin ele alındığı toplantıda liman altyapısının kullanımı, akaryakıt, enerji, ekoloji, ulaşım ve lojistik ile sanayi sektörlerinde işbirliğinin derinleştirilmesi konuları ele alındı.

Görüşmede ayrıca, Orta Asya ve yakın bölgelerin potansiyelinin daha iyi ortaya çıkarılması için Ekonomik İşbirliği Teşkilatı da dâhil olmak üzere ortak girişimlerin geliştirilmesi ve genişletilmesinin önemine dikkat çekildi.

İkili ilişkilerin geliştirilmesinde en üst düzeyde ziyaretlerin kilit rol oynadığını belirten bakanlar, bu yıl içinde böyle bir düzenleme yapma fırsatlarını değerlendirdi.

Meredov ve Tleuberdi, istişarelerin neticesinde, Türkmenistan Dışişleri Bakanlığı ile Kazakistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı arasında 2021-2023 dönemi İşbirliği Programını imzaladı.

Bakan Çavuşoğlu: Türkmen gazı için üzerimize düşeni yapmaya hazırız

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Türkmen gazının Türkiye’ye gelmesi ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşması için biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız” dedi.

Çavuşoğlu ve Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşid Meredov, baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından Dışişleri Bakanlığı’nda ortak basın toplantısı düzenledi.

Mevkidaşıyla 2021-2022 İş Birliği Program’ını imzaladıklarını kaydeden Çavuşoğlu, Meredov’a “İkinci vatanına hoş geldin sevgili kardeşim” dedi.

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov’un da katılımıyla bugün Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı’nı gerçekleştireceklerini duyuran Çavuşoğlu, dışişleri bakanlarının aynı zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edileceğini açıkladı.

Çavuşoğlu, Türkmenistan’ın bağımsızlığının 30’uncu yılını kutlayarak, iki ülkenin kardeşlik hukuku üzerinde ilişkilerini geliştirmek için çaba sarf ettiğini ifade etti.

- İki ülke arasındaki yol haritası gözden geçirildi

Baş başa ve heyetler arası görüşmelerde iki ülkenin hangi alanlarda hangi adımları atacağını ele aldığını belirten Çavuşoğlu, bu çerçevede hazırlanacak yol haritasının gözden geçirildiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da Türkmenistan Devlet Başkanı Kurbankulu Berdimuhammedov’un daveti üzerine ülkeye bir ziyaret düzenlemek istediğini ifade eden Çavuşoğlu, bu vesileyle Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan Zirvesi’nin Türkmenistan’da gerçekleştirmek istediklerini söyledi.

Çavuşoğlu, ekonomik ilişkilerin küresel salgına rağmen giderek arttığını, 2014 seviyesine tekrar ulaşmak için mekanizmaları canlandırma konusunda mutabık kaldıklarını dile getirdi.

Türk firmalarına gerek Türkmenistan’da gerek bölgesel projelerde verilen destekten ötürü teşekkür eden Çavuşoğlu, “Önümüzdeki süreçte imzalayacağımız anlaşmaların içinde tercihli ticaret anlaşması müzakerelerine en kısa zamanda başlamak istiyoruz” şeklinde konuştu.


KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİKuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağı

Bakan Çavuşoğlu: KKTC’yi Türkiye’den ayrı görmüyoruz

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu resmi temaslarda bulunmak üzere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gitti. Çavuşoğlu, KKTC Başbakanı Ersan Saner ile görüştü.

Gündemde, Ada’da barışa dair müzakereler için gayriresmi 5+1 formatında gerçekleştirilmesi planlanan Kıbrıs Konferansı vardı.

- “Bizim teklifimiz üzerine 5+1 toplantısı için trafik hızlandı”

Konferans için mart ayını işaret eden Çavuşoğlu, “Bizim teklifimiz üzerine 5+1 toplantısı için trafik hızlandı. Genel Sekreterin böyle bir toplantıyı mart ayında gerçekleştirme arzusu var. Sonuçta zaman yaklaşıyor.” dedi.

Konferansın Cenevre’de gerçekleştirilebileceğini dile getiren Çavuşoğlu, “KKTC’yi Türkiye’den ayrı görmüyoruz” dedi.

- “Kıbrıslı kardeşlerimize gerekli aşıları gönderiyoruz”

KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile de görüşen Çavuşoğlu, Korona virüsü salgını sürecinde Türk halkının KKTC’ye olan desteğini vurguladı.

Çavuşoğlu, “Bir taraftan acil durum hastanesi diğer taraftan sizlerin aldığı tedbirlere desteğimiz devam ederken, aşılamayla birlikte Kıbrıslı kardeşlerimize gerekli aşıları gönderiyoruz.” diye konuştu.

Çavuşoğlu: Kıbrıs meselesinde egemen eşitlik temelinde müzakere gerekiyor

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Kıbrıs meselesinde egemen eşitlik temelinde müzakere gerekiyor. Egemen eşitlik varsa o zaman iki devlet de olabilir.” dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile bir araya geldi.

Rum kesiminin Kıbrıs sorunu konusundaki tutumunu eleştiren Çavuşoğlu, Kıbrıs meselesinde egemen eşitlik temelinde müzakere gerekiyor. Egemen eşitlik varsa o zaman iki devlet de olabilir.” dedi.

Bakan Çavuşoğlu Doğu Akdeniz’de Türkiye ve KKTC’nin haklarını yok sayan hiçbir platformun geçerliliği olmadığını tekrarladı:

“Türkiye’nin olmadığı ve KKTC’nin haklarının yok sayıldığı hiçbir platform geçerli değildir. Kim gözlemci olur kim katılır onu bilemeyiz ama Türkiye ve KKTC’nin olmadığı bir platformun geçerliliği yoktur. Bunun geçerli olmadığını diplomaside de sahada da gösterdik.”

Çavuşoğlu, Avrupa Birliği’nin gözlemci olabilmesi için adil olması gerektiğini de vurguladı.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, İngiliz Bakan Raab’ı kabul etti.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, İngiltere Dışişleri Bakanı Raab’ı Lefkoşa’da kabul etti. Cumhurbaşkanı Tatar görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, adada istikrarın iki devletin birbirini tanımasıyla mümkün olacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab’la görüşmesi yaklaşık bir saat sürdü.

Cumhurbaşkanı Tatar, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada 5+1 Kıbrıs konferansı ile ilgili önemli meseleleri değerlendirdiklerini söyledi.

Adada istikrarın ancak iki devletin birbirini tanıması ile gerçekleşebileceğini ifade eden Tatar, İngiliz bakanın konuya gösterdiği yakın ilgiden memnun olduğunu söyledi.

Ersin Tatar, Raab’la Kıbrıslı Türklerin, İngiltere’nin AB’den çıkması ile nasıl daha fazla kazanım elde edebileceğini de konuştuklarını belirtti, İngiliz bakanın bu konuya eğileceğini vurguladı.

KKTC Başbakanı Saner: “Rum-Yunan ikilisi, Kıbrıs konusunu bir anlaşmayla sonuçlandırmak niyetinde değildir”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersan Saner, Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesiminin Kıbrıs konusunu bir anlaşmayla sonuçlandırmak niyetinde olmadığını ifade etti.

Başbakan Saner, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in dün Kıbrıs Rum kesimine gerçekleştirdiği ziyaret sırasındaki söylemlerine ve Kıbrıs meselesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Saner, “Rum-Yunan ikilisi, Kıbrıs konusunu karşılıklı kabul edilebilir bir anlaşmayla sonuçlandırmak niyetinde değildir. Hayalleri, Türkiye’nin Kıbrıs adası ve Kıbrıs Türkü ile bağlantısını kesmek, bizleri azınlık hakları ile bir Yunan devletine dönüşen sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yama yapmak, Ada’yı Yunan milletinin çıkarları için hegemonyaları altına almaktır.” ifadelerini kullandı.

Yunanistan ve Rum kesiminin federal çözüm arayışlarını bu hayallerini gerçekleştirecekleri güne kadar bir oyalama aracı, taktiksel bir süreç olarak gördüğüne vurgu yapan Saner, KKTC’de federal çözümü savunanların hedeflerinin Rum-Yunan ikilisine yardımcı olmaktan ve koz vermekten başka bir anlam ifade etmediğini kaydetti.

Saner, Miçotakis’in Rum kesimi ziyaretinde ortaya konulan görüşlerin net olduğunu vurgulayarak, “Rum-Yunan ikilisi hala yeni bir ortaklığın kurulmasına karşıdır. Sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin evrimleşerek federal devlet olarak yoluna devam etmesini, bizim de o yapıya yama olmamızı istediklerini açıkça söylüyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

- “Garantiler sayesinde var olmaya devam edebiliyoruz”

Yunanistan ve Rum kesiminin, Kıbrıslı Türklerin egemen eşitliğini reddettiğine ve güya fonksiyonel bir devlet yapısı istediklerini ileri sürdüğüne dikkati çeken Saner, “Oysa niyetleri bizi kararlara ortak etmemek, 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nde bile var olan veto hakkımızı elimizden almaktır. Türkiye’nin 1960 antlaşmalarından kaynaklanan etkin ve fiili garantörlüğünün devamını çağdışı olarak niteliyorlar. Oysa o garantiler sayesindedir ki biz Kıbrıs Türkleri bu adada hala kendi kimliğimizle var olmaya devam edebiliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Saner, Miçotakis’in, Rum lider Nikos Anastasiadis’le birlikte düzenledikleri basın toplantısında Türkiye’ye yönelik olarak sarf ettiği sözleri kınadığını belirterek, “Kıbrıs’ın başına bela olanın Enosis hayali yüzünden Yunanistan olduğunu” vurguladı.

Başbakan Saner, “Kıbrıs’ta bir işgalci varsa o da bizi Kıbrıs Cumhuriyeti’nden silah zoru ile kovan ve ortak olduğumuz devlete tek başına sahip çıkan Rum tarafıdır. Türkiye, Kıbrıs’ın Yunan olmasını engellemiş, Kıbrıs Türk’ünü olduğu kadar Rumları da darbecilerin katliamından kurtarmış, Yunanistan’a demokrasinin gelmesini, babası dahil pek çok Yunan politikacının sürgünden ülkelerine dönmelerini sağlamıştır.” açıklamasında bulundu.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’dan Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimi liderlerinin açıklamalarına tepki

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yakın zamanda Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde düzenlenmesi öngörülen, garantör ülkelerin de katılacağı Kıbrıs konulu 5 1 gayriresmi konferans için çalışmalar sürerken, Kıbrıs Rum kesimi ve Yunanistan’ın KKTC ile Türkiye’ye yönelik gerçek dışı iddia ve suçlamalarının, diyalog ve görüşmeleri dinamitleyici nitelikte olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in dün Kıbrıs Rum kesimine gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Rum lider Nikos Anastasiadis ile yaptıkları açıklamalara ve Kıbrıs meselesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Kıbrıs konusuyla ilgili 5 BM toplantısı için girişimlerin devam ettiğini hatırlatan Tatar, bulunacak çözüm modeliyle ilgili duruşlarının kararlılıkla devam ettiğini ifade etti.

Tatar, “Kararlılığımız halkımızın siyasi eşitliğini, egemenliğini, Türkiye’nin etkin ve filli garantörlüğü ile Türk askerinin Kıbrıs’taki varlığını korumak, halkımızı azınlık durumuna düşürmemek ve tek gerçekçi çözüm yolu olan egemen iki ayrı devlet modelini hayata geçirmek yönündedir.” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs’ın gerçeklerine uygun olan egemen iki ayrı devlet modelini hayata geçirebilmek için uğraşlarının devam ettiğini kaydeden Tatar, Rum-Yunan ikilisinin çözüm karşıtı tahriklerinin ise sürdüğünü belirtti.

- “Anastasiadis’in bu açıklaması, Rum tarafının değişmez hedefidir”

Bunun en son örneğinin de Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in dün gerçekleştirdiği Rum kesimi ziyareti sırasında yaşandığını vurgulayan Tatar, şöyle devam etti:

“Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasaidis’in düzenledikleri ortak basın toplantısında yapmış oldukları açıklamalar Rum-Yunan zihniyetinin değişmediğini ve değişmeyeceğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. BM Genel Sekreterinin gayriresmi 5 BM toplantısının gerçekleşmesi yönünde girişimleri devam ederken, Rum-Yunan ikilisinin Kıbrıs Türk tarafı ile Türkiye’ye yönelik gerçek dışı iddiaları ve suçlamaları, diyalog ile görüşmeleri dinamitleyici niteliktedir.”

Tatar, Anastasiadis’in Kıbrıs’taki garanti sistemini hedef aldığını, Türkiye’nin garantörlüğü ile Türk askerinin Kıbrıs’tan uzaklaştırılmasını içeren bir çözümü hedeflediklerini söylediğini belirtti.

Anastasiadis’in bu açıklamasının Rum tarafının değişmez hedefi olduğunu ifade eden Tatar, bunun, 1962’den bu yana Türkiye’nin garantörlüğünü kaldırma yönünde devam ettirdikleri faaliyetlerin günümüze yansıması olduğunu vurguladı.

- “Kıbrıs’ın kan gölüne dönüşmesinin sorumlusu da Yunanistan’dır”

Tatar, Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in de yaptığı açıklamada, Türkiye’yi “işgalcilikle” suçladığını ve gerçek işgalcinin kim olduğunu gizlemeye çalıştığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, şunları kaydetti:

“Kıbrıs’ta esas işgalci olan EOKA terör örgütünü kuran, Akritas Planı doğrultusunda Kıbrıs Türk halkını yok etmek için başlatılan Rum saldırılarını destekleyen ve organize eden, Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakını gerçekleştirmek için 15 Temmuz 1974 darbesini düzenleyen Yunanistan’dır. Kıbrıs’ın kan gölüne dönüşmesinin sorumlusu da Yunanistan’dır. Türkiye, Barış Harekatı ile tüm Kıbrıs’a barışı ve huzuru getirmiştir. Türkiye’nin garantörlüğü ile Türk askerinin Kıbrıs’taki varlığı da Kıbrıs Türk halkının en büyük güvencesi ve kırmızı çizgisidir. Kıbrıs Türk halkı asla Türkiye’nin garantörlüğü ile Türk askerinden vazgeçmeyecektir.”

Fuat Oktay: KKTC’yi yalnız bırakmamızı kimse beklemesin

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “KKTC’yi yalnız bırakmamızı kimse beklemesin. Adada 2 ayrı devlet ve demokrasi vardır. 2 devletli çözümden başka Kıbrıs’ta çözüm yolu yoktur.” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, ortak basın toplantısı yaptı.

Maraş konusunda KKTC’ye tam desteği her şartta devam ettireceklerini söyleyen Fuat Oktay, çözüm iradesinin yanında, çözümsüzlüğün, belirsizliğin, haksızlığın karşısında olduklarını söyledi.

KKTC’nin bugüne kadar çözüm yolunda üzerine düşeni iyi niyetle yaptığını, Türkiye olarak kendilerinin de yaptığını söyleyen Oktay, federasyon modelinin sonuç vermediğini, bunun müsebbibinin Yunanistan ve Rum kesimi olduğunu kaydetti.

Oktay, “Türkiye söylediklerinin ardında sonuna kadar durur. Masada çözüm kalmazsa çözüm nereyse gereğini yapar. Geçmişte de böyle olmuştur.” dedi.

“Biz masada da sahada da aslan olmayı çok iyi biliriz. Oluruz da.” diyen Oktay, Oluruz da gerekirse. KKTC’yi yalnız bırakmamızı kimse beklemesin. Adada 2 ayrı devlet ve demokrasi vardır. 2 devletli çözümden başka Kıbrıs’ta çözüm yolu yoktur. Egemen eşitliğe dayanan 2 devletli çözüm müzakere edilmedir.” diye konuştu.

- “Türkiye ile yüzde yüz uyum içerisindeyiz”

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da Kıbrıs meselesinde Türkiye ile yüzde yüz uyum içerisinde olduklarını söyledi.

KKTC’de küçük esnafa kredi ve kira yardımı desteği

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersan Saner, yeni tip Korona virüsüne (Kovid-19) karşı alınan ekonomik tedbirler kapsamında bin küçük esnafa 100 milyon lira kredi ve 20 milyon lira kira desteği verileceğini belirtti.

Başbakan Saner, Bakanlar Kurulu’nun ardından alınan kararları açıkladı.

Bakanlıklar ve bağlı kuruluşların bütçelerinden yüzde 10’a kadar tasarruf yapılacağını vurgulayan Saner, Mal ve Hizmetler Yasası kapsamında yapılan değişiklik yasa tasarısı ile belediyelere denetim yetkisi verilmesi konusunda karar üretildiğini aktardı.

Saner, bin küçük esnafa 100 milyon lira kredi ve 20 milyon lira kira desteği verilmesi için bankaların 22 Şubat’tan itibaren başvuru kabul edeceğini söyledi.

Tüm reel sektörün bu kredilerden yararlanmak için bütün bankalara başvuru yapabileceğini vurgulayan Saner, reel sektörün daha önce kullandığı, 3 bin 250 işletmeye verilen 1 milyar 150 milyon liralık kredinin 750 milyon lirasının geri ödemesinin ekim 2021’den itibaren geçekleşeceğini ve bu konuda herhangi bir işlem yapmaya gerek duymadıklarını anlattı.

Saner, verilecek kredi ve kira desteğinin yanı sıra ana vatan Türkiye ile 2021 Mali İşbirliği Protokolü’nün imzalanmasının ardından verilecek kredilerin miktarlarının artırılabileceğinin altını çizdi.

- Kamu maaşlarında kesinti ihtimali

Kamuda çalışanların maaşlarında kesinti yapılıp yapılmayacağı sorusu üzerine, Saner, Maliye Bakanı Dursun Oğuz’un bugün kendisine ayrıntılı bilgi aktardığını, şu anda öyle bir şey söylemenin mümkün olmadığını ancak gelirlerin yeteri derecede yüksek olmaması durumunda birtakım düzenlemelerin olabileceğini dile getirdi.

Saner, gelecek hafta bu konuda maliyede birikecek rakama bağlı olarak daha detaylı bir açıklama yapabileceklerine işaret ederek, “Amacımız böyle bir kesintiye gitmeden gerekli kaynağı toplamak. Toplayamazsak bunu düşünüyoruz.” dedi.


DİĞER

Orta Asya Uluslararası Ticaret Merkezi kuruluyor

Kazakistan-Özbekistan sınırında kurulması planlanan “Orta Asya” Uluslararası Ticaret Merkezi için çalışmalara başlandı.

Kazakistan Başbakanı Askar Mamin başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nda, Ticaret ve Entegrasyon Bakanı Bakıt Sultanov, Özbekistan ile sınır bölgede kurulması planlanan ticaret merkezine ilişkin çalışmaların devam ettiğini belirtti.

Sultanov, Özbekistan sınırında “Orta Asya” Uluslararası Ticaret Merkezi’nin kurulmasının hedeflendiğini belirterek “Söz konusu merkez projesinin uygulanması için konuşlanma yeri, Özbek tarafıyla kararlaştırıldı. Biz bir arsa tahsis ettik ve şu anda yatırımcıyla görüşüyoruz.” dedi.

Bakan Sultanov, merkezin, komşu Özbekistan ile sınır ticaretinin geliştirilmesine katkıda bulunup iki ülke arasındaki ticaret hacminin 10 milyar dolar artmasına olanak sağlayacağını kaydetti.

Türk Konseyi Ulaştırma Çalışma Grubu toplantısı çevrim içi gerçekleştirildi.

Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Keneşi-Türk Konseyi) Ulaştırma Çalışma Grubu 9’uncu toplantısı, ulaştırma bakanlıkları, gümrük, limanlar, karayolu ve demiryolu idarelerinin yetkilileri ile Trans-Hazar Ulaştırma Koridoru boyunca taşıma operasyonları gerçekleştiren özel sektör temsilcilerinin katılımıyla çevrim içi yapıldı.

Türk Konseyi’nden yapılan açıklamaya göre, toplantı çerçevesinde, taraflar, üye devletler arasında ulaştırma ve transit operasyonlarını kolaylaştırmak, Trans-Hazar güzergâhı boyunca çok modlu ulaşım sistemleri geliştirmek, Türk Konseyi Kardeş Limanları arasındaki iş birliğini derinleştirmek için alınması gereken tedbirleri görüşerek, Trans-Hazar koridorunun avantajlarını dünyaya göstermenin yolları konusunda fikir alışverişinde bulundular.

Bu konuda üye devletlerden uzmanlar, Türk Konseyi’nin Türkiye’de düzenlenecek olan 8. zirvesi sırasında sonuçlanması öngörülen “Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi Üye Devletleri Arasında Uluslararası Kombine Yük Taşımacılığı Anlaşması”nı ele aldılar.

Görüşmede, taslak anlaşmanın sonuçlandırılmasına yönelik çabaları hızlandırmak için bir alt çalışma grubu kurulması kararlaştırıldı.

Taraflar ayrıca, koridorun tüm dünyaya uygulanabilirliğini sergilemek için Trans-Hazar güzergâhı boyunca gerçekleştirilmesi planlanan Karayolu Gösteri Turu’nu (Karayolu Ticaret Kervanı) değerlendirdiler.

Değerlendirmede, turun teknik altyapısı ve zamanlaması hakkında istişarelerde bulunarak, bir grup karayolu taşıma şirketi ile birlikte tur başlamadan önce Khorgos Lojistik Merkezi ve Irkeshtam Kontrol Noktasına saha ziyaretleri düzenlenmesinin faydalı olacağı konusunda mutabık kalındı.

Türkiye tarafı, Akdeniz kıyısındaki stratejik konumu ile Mersin Limanı’nın Türk Konseyi’nin Kardeş Limanlar sürecinde yer alacağını ve bunun limanlar arasında süregelen iş birliğini artıracak bir karar olduğunu bildirdi.

Karşılıklı yarar sağlayan indirimler ve ayrıcalıklar uygulayarak ithalat-ihracatlarının nakliyesinde Kardeş Limanlar’dan yararlanmanın yollarını tartışan taraflar, devam eden iş birliğini ilerletmek için 2021 yılında Samsun Limanı’nda 4. Kardeş Limanlar toplantısını düzenlenmesi niyetlerini yinelediler.

- İdari engellerin kaldırılması gündeme geldi

Toplantı çerçevesinde taraflar ayrıca, Trans-Hazar Koridoru’nda verimli ve kesintisiz ulaştırmanın önündeki idari engelleri ortadan kaldırmak için ivedilikle hayata geçirilmesi gereken önlemlere de değindiler.

Türkiye Uluslararası Taşımacılar Derneği (UND), Trans-Hazar koridorunda karayolu taşımacılığının önündeki mevcut engellerle ilgili ilk elden değerlendirmelerini ve bunların üstesinden gelmek için somut önerileri paylaştı.

Türkiye tarafı temsilcisi, E-İzin Projesi’nin uygulanmasına ilişkin bir sunum yaparak, katılımcılara Türkiye’nin bu alandaki deneyimi ve aynı zamanda Türkiye ile Özbekistan arasında devam eden pilot proje hakkında bilgi verdi.

Türkiye tarafı, önümüzdeki dönemde Türk Konseyi bünyesinde E-İzin girişimini çok taraflı hale getirmeye hazır olduğunu ifade etti.

Taraflar, bakan yardımcıları düzeyinde Ulaştırma Koordinasyon Komitesi ile Türk Konseyi Ulaştırma Bakanları 5. Toplantısı’nın belirlenen gündem maddelerine ilişkin somut adımlar atmak üzere 2021 yılında yapılmasını kararlaştırdı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Türk Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Gismat Gozalov, üye devletlerin sosyo-ekonomik kalkınmasında ulaştırmanın önemli rol oynadığını belirterek, üye devletlerin, Türk Konseyi üye devletleri arasında ulaştırma alanında iş birliğinin geliştirilmesine ve üye ülkelerden geçen Trans-Hazar Koridoru’nun doğu-batı ticaretinde verimli ve sürdürülebilir bir güzergah haline getirilmesine büyük önem verdiklerini aktardı.

Avrasya Ekonomik Birliği Hükümetler Arası Konseyi toplandı.

Kazakistan’ın Almatı şehrinde Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) Hükümetler Arası Konsey Toplantısı yapıldı.

Başbakanlık Basın Ofisinden yapılan açıklamaya göre, Kazakistan Başbakanı Askar Mamin’in ev sahipliğindeki toplantıya Rusya Başbakanı Mihail Mişustin, Belarus Başbakanı Roman Golovçenko, Kırgızistan Başbakanı Ulukbek Maripov, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın yanı sıra birliğin gözlemci üye ülkelerinden Özbekistan Başbakanı Abdulla Aripov, Moldova Başbakan Vekili Aureli Chocoy (video konferans yoluyla) ve Küba’nın Moskova Büyükelçisi Julio Antonio Garmendia Pena katıldı.

Toplantıda, AEB’nin iç ve dış ticaret politikası, yasal çerçevesinin güçlendirilmesi, gümrük ve tarife düzenlemesi ile dijital alanda projelerin uygulanması konuları ele alındı.

Kazakistan Başbakanı Mamin, bu yıl AEB dönem başkanlığını Kazakistan’ın yürüteceğini belirterek, “Kazakistan, bu dönemde, AEB’nin endüstriyel iş birliğine yeni bir ivme kazandırmaya, karşılıklı ticaretteki engelleri kaldırmaya, ulaşım ve lojistik merkezlerinin potansiyelini artırmaya, kapsamlı dijitalleşmeye ve dış pazarlara erişim yollarını genişletmeye yönelik çalışmalara ağırlık verecektir.” dedi.

Toplantının sonunda, birlik üyesi ülkeler arasında deniz kontrol noktalarında elektronik yönetimin geliştirilmesi, hayvancılık alanında koordinasyon ve analitik desteğin sağlanmasına yönelik belgeler imzalandı.

Konsey’in bir sonraki toplantısının 23 Nisan’da Rusya’nın başkenti Moskova’da yapılmasına karar verildi.

Uluslararası Türk Akademisi, 2021’i “Ali Şir Nevai Yılı” ilan etti.

Uluslararası Türk Akademisi, ünlü şair ve devlet adamı Ali Şir Nevai’nin doğumunun 580. yıl dönümü dolayısıyla 2021’i “Ali Şir Nevai Yılı” ilan etti.

Kazakistan’ın başkenti Nur Sultan’da yer alan Uluslararası Türk Akademisi, “Ali Şir Nevai Yılı” açılış etkinliği düzenledi.

“Doğu’nun Parlak Yıldızı Ali Şir Nevai” konulu konferansa Uluslararası Türk Akademisi Başkanı Darhan Kıdırali, Özbekistan’ın Nur Sultan Büyükelçisi Saidikram Niyazhocayev, ünlü Kazak şairi ve tercüman Nesipbek Aitulı, Ali Şir Nevai Taşkent Özbek Dili ve Edebiyatı Üniversitesi Rektörü Şuhrat Sirociddinov, Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Yakup Ömeroğlu’nun yanı sıra Türk dünyasının tanınmış devlet ve bilim insanları katıldı.

Çevrim içi konferansta konuşan Kıdırali, ünlü şair ve devlet adamı Ali Şir Nevai’nin doğumunun 580. yıl dönümü dolayısıyla 2021 yılının akademide “Ali Şir Nevai Yılı” olarak ilan edildiğini belirterek, “Söz konusu konferans, bütün sene boyunca gerçekleştireceğimiz etkinliklerin başı olacak. Tüm üye ülkelerimizde Türk dünyasının önemli şahsiyeti Ali Şir Nevai’nin hayatı ve eserleri ile ilgili bilimsel konferanslar yapmayı planlıyoruz.” diye konuştu.

Akademi tarafından Ali Şir Nevai bursunun tahsis edileceğini de kaydeden Kıdırali, “Nevai mirasına ilişkin bilimsel araştırmalara burs verilecek. Ayrıca eserlerini Türk dillerine kazandırmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Ünlü Kazak şair Nesipbek Aitulı ise 30 yıldır Ali Şir Nevai’nin eserlerini incelediğini belirterek, “Nevai’nin zengin mirası, nesilden nesle aktarılmalıdır.” dedi.

Türkiye’den Kırım’daki baskı ve gözaltılara tepki

Dışişleri Bakanlığı, Rusya’nın yasa dışı ilhak ettiği Kırım’da dün Kırım Tatar Türklerinin evlerine yapılan baskınları ve alınan gözaltı kararlarının endişeyle karşılandığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “Kırım’da dün sabah saatlerinde soydaş Kırım Tatar Türklerinin evlerine yapılan baskınları ve alınan gözaltı kararlarını endişeyle karşılıyoruz.” ifadesi yer aldı.

Açıklamada, “Kırım Yarımadası’nın asli unsurları olan Kırım Tatarlarına yönelik bu tür uygulamalara son verilmesi çağrısında bulunuyoruz. Kırım’ın yasa dışı ilhakını tanımayan Türkiye, Kırım Tatarlarının yanında durmaya devam edecektir.” mesajı paylaşıldı.

Kırım’da, dün Rus güvenlik güçlerinin (FSB) bir grup Kırım Tatar Türkü’nün evine baskın düzenleyerek 6 kişiyi gözaltına aldığı bildirilmişti.

Bakan Pakdemirli, Türk Dünyası Meteoroloji Birliğinin kurulması çağrısında bulundu.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, küresel ısınma ve iklim değişikliği gibi sorunlarla başa çıkma kapasitesini artırmak, bölgenin sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunmak, imkan ve kabiliyetleri paylaşmak için “Türk Dünyası Meteoroloji Birliği”nin kurulması çağrısında bulundu.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından organize edilen Türk Dünyası Meteoroloji Forumu, Bakan Pakdemirli’nin koordinasyonunda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Azerbaycan Başbakanı Ali Esedov ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla Bakanlığın Afet Acil Durum Yönetim Merkezi’nde çevrim içi olarak gerçekleştirildi.

Toplantıya, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Özbekistan, Tacikistan ve Türkmenistan’dan temsilciler katılım sağladı.

Bakan Pakdemirli, forumun açılışında yaptığı konuşmada, etkinliğe katılan Türkiye dahil 8 ülkenin meteorolojiden sorumlu bakanlıklarının, acil durum yönetiminden ulaştırmaya, doğal kaynaklardan tarıma kadar oldukça geniş bir yelpazeyi temsil ettiğini söyledi.

Pakdemirli, “Bu da meteorolojinin hayatımızın tüm alanlarıyla bağlantısı olduğunu gösteriyor. Bu sebeple tarihi, coğrafi ve kültürel olarak güçlü bağlarımız olan dost ve kardeş ülkelerle meteoroloji alanında var olan iş birliğini geliştirmek ve kurumsallaştırmak en önemli amaçlarımızdan olmalı.” dedi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün son 19 yılda gözlem sistemlerinden süper bilgisayarlara, veri tabanından Ar-Ge çalışmalarına kadar hemen hemen tüm çalışma alanlarında yaptığı yatırımlarla adeta bir destan yazdığını belirten Pakdemirli, son 3 yılda ise özellikle iklim, zirai meteoroloji ve uluslararası ilişkiler konularında kurumsal gelişime katkıda bulunacak adımlar atıldığını, gerçekleştirilen projelerle Meteorolojinin ülkenin en güvenilir kurumu seçildiğini bildirdi.

Türkiye’nin bu çerçevede sahip olduğu bilgi ve birikimi dost ve kardeş ülkelerle paylaşmaya, bu ülkelerde var olan bilgi birikiminden ve kapasitesinden yararlanmaya hazır olduğunu ifade eden Pakdemirli, şöyle konuştu:

“Tabi bu bilgi birikimini ve başarılarımızı 2000 yılından beri Dünya Meteoroloji Örgütü Bölgesel Eğitim Merkezimiz vasıtasıyla başta bölge ülkeleri olmak üzere tüm dünyayla paylaşıyoruz. Bu kapsamda 150 ülkeden 1700’den fazla uzmanı Bölgesel Eğitim Merkezimiz tarafından düzenlenen etkinlikler kapsamında ağırladık, mesleki gelişimlerine katkıda bulunduk. Üyesi olduğumuz Avrupa Meteoroloji Uyduları İşletme Teşkilatı (EUMETSAT) ile birlikte geliştirdiğimiz Orta Asya İçin Uydu Verisi (SADCA) Projesi ile Türk dünyasından 5 ülkenin kaliteli uydu verilerine erişimine imkan sağladık.”

Hacı Bektaş Veli’nin “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” sözünü hatırlatan Pakdemirli, “Tabi sözün içerdiği mana çok önemli. Bu vesileyle günümüzde küresel ısınma ve iklim değişikliği gibi hepimizi etkileyen sorunlarla başa çıkma kapasitemizi artırmak, bölgemizin sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunmak, imkan ve kabiliyetlerimizi paylaşmak için sizlere bir çağrım var. Sizleri meteoroloji alanında da bir olmaya çağırıyorum, iri olmaya çağırıyorum, diri olmaya çağırıyorum, Türk Dünyası Meteoroloji Birliğini kurmaya çağırıyorum.” ifadelerini kullandı.

Gagavuz Özerk Yeri Başkanı İrina Vlah: “Türkiye’nin Gagavuzlara desteği paha biçilmez”

Moldova’ya bağlı Gagavuz Özerk Yeri Başkanı İrina Vlah, Türkiye’nin kendilerine desteğinin “paha biçilmez” olduğunu belirterek, “Türk yönetimiyle ilişkilerimiz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sayesinde çok sıcak, samimi dostluk ve karşılıklı saygıya dayalıdır.” dedi.

Vlah, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ankara’da yapacağı görüşme öncesi ikili ilişkileri ve Gagavuz Özerk Yeri’ndeki sorunları, değerlendirdi.

Erdoğan ile görüşmesinde endüstri okulu inşaat projesini ele alacaklarını dile getiren Vlah, bu projenin mühendislerin eğitilmesini sağlayacağını ve bölgedeki endüstri alanını geliştireceğini vurguladı.

“Bu tür projeler, Gagavuzların yurt dışına gitmesi ve bölgede doğum oranının düşmesi gibi sorunların çözümüne katkıda bulunacak.” diyen Vlah, Gagavuz Özerk Yeri’nde 2020’de doğum oranında küçük bir artış kaydettiklerini belirtti.

Vlah, “Gençlerin yurt dışına gitmemeleri, kendi geleceğini memleketiyle bağdaştırmaları, burada çalışmaları ve aile kurmaları için bölgede gerekli şartları oluşturmamız lazım. Bu bağlamda, Türkiye’nin Gagavuzlara desteği paha biçilmezdir. Türkiye’nin desteğine çok değer veriyoruz.” ifadesini kullandı.

Yunanistan’da Türk azınlığa ait okullara encümen heyeti atanmasına tepki

Batı Trakya’da, İskeçe ve Gümülcine’deki müftülük makamlarına Yunan devleti tarafından atanan müftülerin, Türk azınlığa ait okullara encümen heyeti başkanı olarak atanması, tepkilere neden oldu.

Batı Trakya Azınlık Okulları Encümen Birliğinden (BTAOEB) yapılan açıklamada, Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Bakanı Niki Kerameos’un imzası ile 8 Şubat 2021 tarihli resmi gazetede yayınlandığı belirtilen karar uyarınca, Atina tarafından tayin edilen müftülerin İskeçe ve Gümülcine’deki medreselere encümen başkanı, “240 imam yasası” olarak bilinen yasa ile Yunan devlet okullarında din öğretmeni olarak görevlendirilen azınlık mensubu bazı kişilerin de encümen heyeti üyeleri olarak atandığı belirtildi.

Açıklamada, Gümülcine ve İskeçe’deki medreselerin azınlık okulu olduğu hatırlatılarak encümen heyetleri ve velilerin rızası olmaksızın yapılan uygulamanın Türk azınlık tarafından kabul edilemez olduğu vurgulandı.

BTAOEB’nin, bu konuda hukuki mücadele vermekte kararlı olduğu dile getirilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“8 Şubat 2021 tarihli resmi gazete ile Medreselerin encümen heyetleri tayin edildi. Bunun kabul edilemez olduğunu, Medreselerin 694/1977 sayılı yasaya tabi olan azınlık okulları olduğunu dile getirdik ve bugün de aynı şekilde tepki veriyoruz. Böyle oldu bittiler ve bakanlık kararları ile medreselerin statüsü değiştirilemez, her şeyden önce bu demokratik devlet ve büyük devlet anlayışı ile bağdaşmaz. Bu antidemokratik yasa hakkında verilecek hukuki mücadelede derneğimiz üzerine düşeni yapacaktır, bundan kimsenin şüphesi olmasın.”

Yunanistan’da kısa bir süre önce, İskeçe ve Gümülcine’deki Türk azınlığa ait medreselerin isimleri değiştirilmişti.

Eğitim ve Dini İşleri Bakanlığının 13 Ağustos 2020 tarihli genelgesi doğrultusunda medreselerin isimlerinde yer alan “Azınlık” kelimesi çıkarılmış ve yerine “Müslüman” kelimesi bırakılmıştı.

Gece yarısı yapılan operasyonlarla okulların tabelalarındaki azınlık anlamına gelen Yunanca (M/KON) deyimi çıkarılarak sadece “Müslüman” deyimi bulunan yeni tabelalar konulmuştu.

Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan’dan ortak bildiri

Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan ülkelerinin dışişleri bakanları ortak bildiriye imza attı. Bildiride, kapsayıcı bir barış, istikrar ve ortak refah alanı yaratma vizyonunun altı çizildi. İş birliği olanaklarını geliştirmenin önemi vurgulandı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşid Meredov ve Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov’un Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan Üçlü Dışişleri Bakanları 5. Toplantısı’nın ardından ortak bildiri imzaladı.

Taraflar, 26 Mayıs 2014’te Bakü’de, 29 Ocak 2015’te Aşkabat’ta, 28 Ağustos 2015’te Antalya’da ve 19 Temmuz 2017’de Bakü’deki Dışişleri Bakanları Üçlü Toplantılarında kabul edilen ortak bildirilere bağlılıklarını teyit etti.

Taraf devletlerin uluslararası kabul görmüş sınırları içinde egemenlik ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygıları ve sağlam destekleri yeniden ele alındı.

- Barış, istikrar ve ortah refah

Taraflar, kapsayıcı bir barış, istikrar ve ortak refah alanı yaratma vizyonunun altını çizdi ve çok taraflı iş birliği olanaklarını geliştirmek için Türkmenistan-Türkiye-Azerbaycan üçlü mekanizmasını kullanmanın önemini vurguladı.

Taraflar, terörizm, bölücülük, aşırılık ve ayrımcılığın her türlü ve tezahürü ile sınır aşan organize suçlar ve uyuşturucu madde ve bunların öncül maddeleri, silah ve insan kaçakçılığı, kültürel ve tarihsel aleyhte suçlar, miras, siber suçlar ve düzensiz göçle mücadelede iş birliğinin daha da güçlendirilmesinin öneminin altını çizdi.

- Ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesinin önemi

Bildiride, taraf devletler arasında ekonomik ortaklığın yasal dayanağının yanı sıra üçlü ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesinin önemi de vurgulandı.

Taraflar, ticari-ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi, yatırım ve ticaretin teşvik edilmesi için mevcut potansiyelin kullanılması ve ayrıca gümrük, enerji, ulaşım, telekomünikasyon, sanayi, tarım, bilim, eğitim, kültür, turizm ve çevre alanlarında ortak projeler ve programlar yürütme yoluyla iş birliğinin daha da geliştirilmesini destekleme konusunda anlaştı.

Ulaşım ve altyapı projeleri

Taraflar, “Doğu-Batı” Trans Hazar Ulaşım Koridoru dahil olmak üzere ülkelerinin transit potansiyelini güçlendirmek için yapılan önemli çabaların altını çizdi ve bu bağlamda Türkmenbaşı (Türkmenistan) ve Alat (Azerbaycan) limanları arasında deniz taşımacılığının etkin bir şekilde işletilmesinin önemini belirtti.

- Enerji alanındaki ortaklığın altı çizildi

Bildiride, taraflar enerji alanında ortaklığın öneminin altını çizdi ve Azerbaycan’dan daha fazla hacimde doğal gazın ve Türkmenistan’ın enerji kaynaklarının Türkiye’ye ve Avrupa’nın geri kalanına ulaştırılmasını amaçlayan enerji projelerine desteğini bir kez daha teyit etti.

“Türkmenlere Yapılan Haksızlıkları Dile Getirme Zamanı Geldi”

Irak Türkmen Cephesi yayınladığı bir bildiride, Kerkük'te Türkmenlerin nüfus ağırlığını yok etmeye yönelik 2003 öncesi ve sonrası demografik yapı değişikliği politikasına gidildiğini ve bu politikanın Türkmen nüfusunu en aza indirme yöntemi olduğuna dikkat çekti.

Irak Türkmen Cephesi Resmi sözcüsü Mehmet Seman yayınladığı bildiride, Kerkük'te 2003 öncesi ve sonrası yapılan demografik yapı değişikliği nedeniyle, kentteki Türkmen nüfusunun azaldığına dikkat çekti.

Irak Türkmen Cephesi Başkanının, kukla partilerden değil milletten aldığı güçle siyasi şeriyeti kazandığına dikkat çeken Seman, Türkmen milletine karşı yapılan tüm haksızlık ve sorunları dile getirme zamanı geldiğini ifade etti.

Saman, artık Türkmen milletinin sorunlarını çözmek için adımların atılması, Irak Türkmen Cephesi'ne karış düşmanlık yapmak yerine milletin sorunlarını çözme zamanı olduğunu ifade etti.

ITC Genel Başkanı Milletvekili Erşet Salihi Salahattin'in Tuzhurmatu İlçesini Ziyaret Etti

Irak Türkmen Cephesi genel başkanı Milletvekili Erşet Salihi Salahattin'in Tuzhurmatu ilçesini ziyaret etti. Salihi burada Irak Türkmen Cephesi Salahattin İl Başkanı Heytem Haşim Muhtaroğlu ile bir araya geldi.

Görüşmede başta Tuzhurmatu olmak üzere Irak'taki son siyasi gelişmeler masaya yatırıldı. Koalisyon haritasının da ele alındığı görüşmede, Türkmenler'in Salahattin'de milletvekili çıkarabilmesi için atılacak adımlar masaya yatırıldı.

Muhtaroğlu, Tuzhurmatu'daki son siyasi gelişmeler hakkında Salihi'ye ayrıntılı bilgi verdi. Salihi ise, bu süreçte Türkmenler'in birlik ve beraberlik olması gerekliliğine vurgu yaptı.

Kerkük, Musul ve Salahaddin'de Terör Örgütü DEAŞ'a Karşı Düzenlenen Operasyonlarda 20 Kişi Gözaltına Alındı

Irak İçişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, güvenlik güçleri üç kentte eş zamanlı terör operasyonları gerçekleştirdi.

Operasyonlar sonucu Musul'da 17, Salahaddin'de 2, Kerkük'te 1 kişi yakalandı. Tamamı DEAŞ mensubu olduğu belirtilen zanlıların, mahkemeye sevk edildiği aktarıldı.

Terör örgütü DEAŞ, Haziran 2014'te Musul, Salahaddin ve Enbar vilayetlerinin tamamını, Diyala ve Kerkük vilayetlerinin bir kısmını ele geçirmiş, söz konusu bölgeler yıllar içinde örgütten geri alınmıştı.

Eski Irak Başbakanı Haydar el-İbadi, 9 Aralık 2017'de örgüte karşı zafer kazanıldığını duyurmuştu.

DEAŞ'ın bölgeden çıkarılması ve kentlerin geri alınmasının üzerinden 3 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen örgütün özellikle Kerkük, Diyala, Musul, Salahaddin ve Enbar vilayetlerinin kırsal bölgelerindeki saldırıları devam ediyor.